bugün
- herzevekil19
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- türkler ırkçı mıdır10
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı21
- üstteki yazarı öv6
- gençler iş beğenmiyor13
- norveç11
- geri zekalı demek hakaret mi21
- seni onaracağım diyen kadın16
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- ta ki seni görene kadar6
- geniş omuzlu kadınlar5
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- 2026 dünya kupası29
- biraderlere laf edenler5
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- bir kadının ensemi okşaması10
- sabah dörtte kalkmak5
- futbol22
- hayatında ilk defa kendini akışa teslim etmek2
- alexander sörloth3
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- sigarayı azaltmak4
- penis boyu takıntısı14
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- her şeye sarımsak koyan insan11
- geceye bi şarkı bırak5
- birleşik krallık4
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- bir soru sor2
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması2
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- izlanda başbakanına türklerden takip patlaması4
- evlenmek için para biriktirmek9
- sözlüğün mal dolması3
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- israil basınından türkiye itirafı5
- eski sevgiliyi başkasıyla görmek2
- marmaris datça yolu10
- ingiltere8
- birader beylerin birader yazarlar olmaları4
- kiraz cicegi kolonyasi45
- muslettin amca ile revani yemek3
uyanıyor kadın, kıyafet niyetine üzerine sardığı çarşafı sürükleyerek kapıya doğru yürüyor. geriye dönüp bakınca gördüğü manzara önce geçmişini, sonra Arthur'u anımsatıyor. başı öne eğik halde kapı kolunu sarıyor parmaklarıyla. hafifçe ittirince aralanıyor kapı, güneş ışığı kadının gözlerini yararak ilerliyor vücudunda. Kadın kendine gelmeye başlıyor:
"kendimi ne zaman kaybettim? ne zamandır kendimden geçmiş halde yatıyorum?"
Yeşil yapraklı bahçesine bakıyor, yere düşmüş portakallara, limonlara göz atıyor. Yere düşmüş olmalarına rağmen renklerini, canlılıklarını, parlaklıklarını kaybetmemeleri canını yakıyor kadının.
"Meyveler bile benden daha güçlü."
Diğerlerinin arasında zor seçilen çürük portakalı alıyor eline:
"neden güçsüzsün? neden yıkıldın? rengin... rengin neden solgun böylesine? hadi gel, seni baştan yaratalım!"
Bıçağı alıyor eline:
" şimdi biraz canın yanacak sevgili, kalbini alacağım çünkü. sonra onu toprağa gömeceğim, kim bilir belki bereketli bir ağaç doğurursun?.."
Çürük portakalın tek bir hücresi bile anlamazken olanları, kadın başlamıştır bile bıçağı kalbine yaklaştırmaya. Portakalın suyu kadının elinden sararmış çimlere akarken kadın elinde sıcak bir sıvı hisseder:
"belki kanımın damladığı yere ekmeliyim seni sevgili, ne dersin?"
sol elinde çekirdekler, sağ elinde toprak kalıntısı... başını kaldırır, kuyuyu görür.
"sadece kuyu..."
çekirdekleri, kendi kanıyla ısınmış toprakta açtığı oyuğa özenle yerleştirir. Kuyuya doğru yürümeye başlar:
"sadece kuyu..."
Kuyudan su çekip can vereceği portakal ağacına doğru adım atar, atar, atar... Yavaşça, sadece toprağı nemlendirecek kadar su döker kızarmış toprağa.
"ilk suyunu verdim sevgili. Herkes verir ilk suyu. ama bu senin için bir ilk, değil mi? korkma, susuz bırakmayacağım seni. ben başkaları gibi değilim, ben de yaşadım solmayı, çürümeyi, düşmeyi; güçlülerin arasında kaybolmayı..."
gülümseyerek odasına gider kadın. tekrar hatırlar geçmişi. gözünden damlamak için canını dişine takmış yaşlarla, boğazındaki acıyla savaşır kadın. kapıya doğru iki adım attıktan sonra başını kaldırıp kuyuya bakar.
"arthur! seni özlemiştim!"
koşa koşa gider kuyunun yanına. sarılır:
"seni seviyorum sevgilim... susamışsındır, su getireyim sana."
kuyudan su çeker, gidip arthur'un toprağına döker, bol bol.
--------------
şimdi diyeceksiniz "neden yazdın bu kısa hikayeyi?". çünkü bu şarkıyı ne zaman dinlesem, hayalimde canlanıyor bu hikaye. beğendiyseniz ne mutlu bana, beğenmediyseniz zamanınızı çaldığım için özür dilerim.
"kendimi ne zaman kaybettim? ne zamandır kendimden geçmiş halde yatıyorum?"
Yeşil yapraklı bahçesine bakıyor, yere düşmüş portakallara, limonlara göz atıyor. Yere düşmüş olmalarına rağmen renklerini, canlılıklarını, parlaklıklarını kaybetmemeleri canını yakıyor kadının.
"Meyveler bile benden daha güçlü."
Diğerlerinin arasında zor seçilen çürük portakalı alıyor eline:
"neden güçsüzsün? neden yıkıldın? rengin... rengin neden solgun böylesine? hadi gel, seni baştan yaratalım!"
Bıçağı alıyor eline:
" şimdi biraz canın yanacak sevgili, kalbini alacağım çünkü. sonra onu toprağa gömeceğim, kim bilir belki bereketli bir ağaç doğurursun?.."
Çürük portakalın tek bir hücresi bile anlamazken olanları, kadın başlamıştır bile bıçağı kalbine yaklaştırmaya. Portakalın suyu kadının elinden sararmış çimlere akarken kadın elinde sıcak bir sıvı hisseder:
"belki kanımın damladığı yere ekmeliyim seni sevgili, ne dersin?"
sol elinde çekirdekler, sağ elinde toprak kalıntısı... başını kaldırır, kuyuyu görür.
"sadece kuyu..."
çekirdekleri, kendi kanıyla ısınmış toprakta açtığı oyuğa özenle yerleştirir. Kuyuya doğru yürümeye başlar:
"sadece kuyu..."
Kuyudan su çekip can vereceği portakal ağacına doğru adım atar, atar, atar... Yavaşça, sadece toprağı nemlendirecek kadar su döker kızarmış toprağa.
"ilk suyunu verdim sevgili. Herkes verir ilk suyu. ama bu senin için bir ilk, değil mi? korkma, susuz bırakmayacağım seni. ben başkaları gibi değilim, ben de yaşadım solmayı, çürümeyi, düşmeyi; güçlülerin arasında kaybolmayı..."
gülümseyerek odasına gider kadın. tekrar hatırlar geçmişi. gözünden damlamak için canını dişine takmış yaşlarla, boğazındaki acıyla savaşır kadın. kapıya doğru iki adım attıktan sonra başını kaldırıp kuyuya bakar.
"arthur! seni özlemiştim!"
koşa koşa gider kuyunun yanına. sarılır:
"seni seviyorum sevgilim... susamışsındır, su getireyim sana."
kuyudan su çeker, gidip arthur'un toprağına döker, bol bol.
--------------
şimdi diyeceksiniz "neden yazdın bu kısa hikayeyi?". çünkü bu şarkıyı ne zaman dinlesem, hayalimde canlanıyor bu hikaye. beğendiyseniz ne mutlu bana, beğenmediyseniz zamanınızı çaldığım için özür dilerim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar