bugün
- en çok sevdiğiniz yazar19
- sözlük yazarlarının numaraları12
- hoşlanılan erkeğin soru eklerini birleşik yazması3
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek4
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- borç verebilecek yazarlar listesi5
- sigara içsem mi lan eşiği5
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi3
- oğlak burcu kadını3
- müstehcen şarkılar4
- sözlüğün tanrıçası olmak19
- hayatın güzel olması6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- gocu27
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- kendi ağzına vermek11
- selam sana seri eksicim4
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- 17 temmuz 2026 ümraniyespor galatasaray maçı7
- ayakkabıya sinen ayak kokusu2
- sona doğru yaklaşan akp hükümeti5
- türk kızlarının selülit sorunu2
- kadın cinayetlerinin abartılması5
- bazı insanlardan nefret etmek3
- dağ evine kapanıp korku filmi izlemek2
- haluk levent14
- kızılayın çadır satması5
- bir gün öleceğini unutmak4
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- yanlışlıkla popo vermek3
- abartılmış yöresel lezzetler2
- birader yazarlar birader baydırlar4
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- hoşlanılan kızın haşemayla denize girmesi4
- ülkeyi kimler yönetiyor5
- ingiliz arabaları2
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması17
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- 17 temmuz 2026 oğuzhan uğur'un gözaltına alınması4
- arkadaşlar kek yaptım9
- türk milletinin çirkin olma sebepleri2
- baklavanın yanında kola içmek7
- renault toros'un kar kış dinlememesi4
- muhsin bey3
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması9
- arkadaşlar opera dinlemeye başladım4
- polyanna kalpazan bir kahraman2
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- esenyurt ta çıkan meydan muharebesi2
immortal technique'in ilk albümü olan revolutionary vol 1'ın içinde bulunan, sade bir beat üzerine işlenmiş olan konuşmalar bütünü. beat var ama şarkı değil bu. ingilizcesine her yerden ulaşılabilir, size türkçesini sunuyorum ben.
[immortal technique]
latin ve afrika kökenli halkım, geçim derdiyle öylesine meşgul ki, özgürlük ve sosyal demokrasi kavramlarını düşünecek halde değil. amerika'nın onları kendi kimliklerine yabancılaştırmadan var olamayacağının farkında da değiller, zira gerçekten kim olduğumuz hakkında bir fikir sahibi olsaydık bu ülkede gerçekleşen kırımlara izin vermezdik. böyle bir cehalet mevcut, lakin bunun üstesinden gelebiliriz.
ağzından "değişim" lafı düşmeyen insanlar, bunu başarmak için sistemin içinde çalışıyorlar. sorun şu ki; konformist olmak demek, sistemi içten fethetmeye çalışmak demek. fakat bu yarışın galibi siz değil, ele geçirmeye çalıştığınız sistem olacak. bir durum içinde uzlaşmaya varmak kötü bir şey değil, lakin bir durum içinde kendinizle uzlaşmak tamamıyla farklı bir şey. bu gerçekten çok ciddi bir problem. latin amerika emperyalist devletlerin büyük bir kolonisiydi. bildiğiniz gibi, 3. dünya ülkeleri doğal zenginlik bakımından oldukça verimli yerler. bu ülkelerin çoğu, hem kendi halkına, hem de çöplerde bir lokma ekmek arayan çocuklara yetecek kadar kaynağa sahip. zenginler tarafından yönetilen ülkeler ya da baskıcı avrupa hükümetleri 3. dünyaya işe yaramaz mallar satarken, oradaki doğal kaynakları kendi tekellerine alıyorlar.
eminim insanlar davranışlarımı ve düşüncelerimi küçümseyecekler ve sözlerimde ikiyüzlülük ve nefret arayacaklar. ne var ki, benim devrimim insanlarıma olan sevgimden doğuyor, diğerlerine olan nefretimden değil. gördüğünüz gibi, latinlerin çoğu amerika'nın kendi ülkelerinde neden olduğu enflasyon sebebiyle burada yaşıyor. yani bu insanlar, el salvador, guatemala, kolombiya, nikaragua gibi, tabii bu sadece ispanyolca konuşulan yerlerle sınırlı değil, mesela haiti ve jamaika da bunların içinde, kukla demokrasilerden kaçıp yeni hayatlar arıyorlar.
her ne kadar sistem tarafından birbirimize düşman edilsek de, hepimizin davası aynı. mamafih, biz bunu fark edinceye dek, irademizle hareket etmemizi önleyip, bizi kendine köle yapan sistemden en küçük payı almaya devam edeceğiz. işte bu yüzden, küba için ambargonun ne zaman kaldırılacağına dair bir fikrimiz yok, tıpkı viegues'i vuran bombaların ne zaman dineceğini bilmediğimiz gibi.
amerikalıların düşüncesi ne biliyor musunuz? aynen şu: amerika dışında daha az insan yaşıyor. onları siktir et gitsin, başlarının çaresine baksınlar. hayır. asıl seni sikmeli. zira onlar sen demek. sen istediğin kadar saçını sarıya boyat, gözlerine renkli lensler tak, ya da güzel olmak için bir deri bir kemik kal, ya da seni vahşice sömüren insanlardan istediğin kadar elmas al, istediğin kadar pahalı arabalara bin ya da çok güzel kıyafetler giy; sen asla onlar gibi olamayacaksın. sana sadece değersiz bir köpek gibi bakacaklar. ben, olmadığım biri gibi davranmaktansa, ne olduğumla gurur duymayı tercih ederim. kabul edin ya da etmeyin, bizi besleyen şey bu kültür ya da kültürsüzlük.
ailem ve çocuklarım için daha iyi bir hayat istiyorum. fakat bu memlekette yaşayan diğer insanların hayatına mâl olmamalı. beynimize işlenen düşünce şu: eğer sömüreceğimiz bu insanlar olmasaydı, şu anda yaşadığımız standartlara sahip olmazdık. hayır, bu tamamıyla yanlış.
http://ulu.so/urt996
[immortal technique]
latin ve afrika kökenli halkım, geçim derdiyle öylesine meşgul ki, özgürlük ve sosyal demokrasi kavramlarını düşünecek halde değil. amerika'nın onları kendi kimliklerine yabancılaştırmadan var olamayacağının farkında da değiller, zira gerçekten kim olduğumuz hakkında bir fikir sahibi olsaydık bu ülkede gerçekleşen kırımlara izin vermezdik. böyle bir cehalet mevcut, lakin bunun üstesinden gelebiliriz.
ağzından "değişim" lafı düşmeyen insanlar, bunu başarmak için sistemin içinde çalışıyorlar. sorun şu ki; konformist olmak demek, sistemi içten fethetmeye çalışmak demek. fakat bu yarışın galibi siz değil, ele geçirmeye çalıştığınız sistem olacak. bir durum içinde uzlaşmaya varmak kötü bir şey değil, lakin bir durum içinde kendinizle uzlaşmak tamamıyla farklı bir şey. bu gerçekten çok ciddi bir problem. latin amerika emperyalist devletlerin büyük bir kolonisiydi. bildiğiniz gibi, 3. dünya ülkeleri doğal zenginlik bakımından oldukça verimli yerler. bu ülkelerin çoğu, hem kendi halkına, hem de çöplerde bir lokma ekmek arayan çocuklara yetecek kadar kaynağa sahip. zenginler tarafından yönetilen ülkeler ya da baskıcı avrupa hükümetleri 3. dünyaya işe yaramaz mallar satarken, oradaki doğal kaynakları kendi tekellerine alıyorlar.
eminim insanlar davranışlarımı ve düşüncelerimi küçümseyecekler ve sözlerimde ikiyüzlülük ve nefret arayacaklar. ne var ki, benim devrimim insanlarıma olan sevgimden doğuyor, diğerlerine olan nefretimden değil. gördüğünüz gibi, latinlerin çoğu amerika'nın kendi ülkelerinde neden olduğu enflasyon sebebiyle burada yaşıyor. yani bu insanlar, el salvador, guatemala, kolombiya, nikaragua gibi, tabii bu sadece ispanyolca konuşulan yerlerle sınırlı değil, mesela haiti ve jamaika da bunların içinde, kukla demokrasilerden kaçıp yeni hayatlar arıyorlar.
her ne kadar sistem tarafından birbirimize düşman edilsek de, hepimizin davası aynı. mamafih, biz bunu fark edinceye dek, irademizle hareket etmemizi önleyip, bizi kendine köle yapan sistemden en küçük payı almaya devam edeceğiz. işte bu yüzden, küba için ambargonun ne zaman kaldırılacağına dair bir fikrimiz yok, tıpkı viegues'i vuran bombaların ne zaman dineceğini bilmediğimiz gibi.
amerikalıların düşüncesi ne biliyor musunuz? aynen şu: amerika dışında daha az insan yaşıyor. onları siktir et gitsin, başlarının çaresine baksınlar. hayır. asıl seni sikmeli. zira onlar sen demek. sen istediğin kadar saçını sarıya boyat, gözlerine renkli lensler tak, ya da güzel olmak için bir deri bir kemik kal, ya da seni vahşice sömüren insanlardan istediğin kadar elmas al, istediğin kadar pahalı arabalara bin ya da çok güzel kıyafetler giy; sen asla onlar gibi olamayacaksın. sana sadece değersiz bir köpek gibi bakacaklar. ben, olmadığım biri gibi davranmaktansa, ne olduğumla gurur duymayı tercih ederim. kabul edin ya da etmeyin, bizi besleyen şey bu kültür ya da kültürsüzlük.
ailem ve çocuklarım için daha iyi bir hayat istiyorum. fakat bu memlekette yaşayan diğer insanların hayatına mâl olmamalı. beynimize işlenen düşünce şu: eğer sömüreceğimiz bu insanlar olmasaydı, şu anda yaşadığımız standartlara sahip olmazdık. hayır, bu tamamıyla yanlış.
http://ulu.so/urt996
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar