bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak11
- açık oylayan yazar ne demek istiyor4
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur13
- nervio31
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı5
- günün sözü8
- çin de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne4
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit6
- sözlüğün en ılık yazarı8
- leş kaktüsü6
- bik bik'in gerçek yüzü6
- cennet çamuru5
- göbek marul3
- anın görüntüsü27
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sözlüğün yeni tasarımı23
- keyif kaçıran şeyler6
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- ne bu fon vurgunu6
- ucuz atlatmak5
- akp'nin kemalistleşmesi5
- sigara içmeyince sinirlenmek2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- samsak döveci9
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası3
- ona bir şey söyle2
- öyle yeme böyle ye2
- galatasaray amed operasyonu5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- iran kürtleri2
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- polo ralph lauren vs us polo assn3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- iranlı genç kızın annesinin adalet arayışı2
- tinto brass12
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- aponun villası9
- ne yapıyorsun2
- aşk17
- opel vectra b4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- rothschildin hayat bir anda değişebilir twiti2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- terhis oluyorum sözlük21
diego velazquez' in 350 yıllık enigması. türkçesi nedimeler olup, velazquez saray ressamı olduğunda kral iv. philip' in isteği üzerine yapılmıştır. dönem resimlerinden çok farklı bir şekilde tablonun ağırlık merkezini muğlak tutan velazquez, kralı onurlandırırken, eleştirmenlerin hala tartıştığı, picasso' nun her sabah kabusu olan bir multi-grift perspektif kullanmıştır.
zat-ı şahaneleri: http://i54.tinypic.com/2nsv32f.jpg
tabloda sol yanda diego velazquez arkası bize, yani izleyiciye dönük bir tuvalde çalışmaktadır. bu görünüm kral ile kraliçenin portrelerini yapıyor görünse de aslında ne çizdiğini asla göremeyiz. kimi uzmanlar tarafından seyircinin kendisini izlediği sonsuz bir döngü de olabilir resmedilen.
diğer yandan kralın asık suratlı kızı elbise provası yapmakta, nedimeleri ise prensese yardım etmektedir. sağ altta iki tane cüce (biri kız çocuğu da olabilir) dönemin nezaket kuralları gereği saraya alınmış, biri şaşkın bir şekilde bilinmeyen bir noktaya bakarken, diğeri ise sarayın kör köpeğinin üzerine ayağını koymuş durmaktadır. arka tarafta peder ile rahibe konuşurken, en arka planda ise içeri mi girdiği, yoksa dışarı mı çıktığı anlaşılamayan gizemli birisi durur. bu gizemli yabancı bir görüşe göre o dönemde kralın bir ortamda bulunduğunu simgeleyen bir saygı emaresidir.
gelelim asıl soruna. tüm tablo kral ile yeni eşini resmetmesi gerekirken, onlar sadece arkadaki aynada yan yana görünmektedirler. burada perspektif dikkatle incelenirse aynadaki görüntüde kral ile eşi yan yanadırlar ve bakış açısı gereği aynanın hemen önünde durmaları gerekir. ama tabloya bakılınca gerçek görüntülerini görmeyişimiz onların bakış açısının dışında bir yerlerde, uzakta olmaları gerektiğini gösterir. peki kralla kraliçe nerede durmaktadır?
açıklamalı anlatım: http://oi55.tinypic.com/2aiprw5.jpg
çoğu kişinin iddia ettiği üzere tabloda görünmeyen bir ikinci ayna vardır ve bu iki ayna birbirlerini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. fakat bu iki ayna öyle bir açıyla konumlandırılmalıdır ki hem kral ile kraliçenin yansımasını yakından göstersin, hem karşılıklı olmayacak şekilde kurulup sonsuz görüntü döngüsü yaratmasın, hem de prenses ve nedimeler bu yansımaya dahil olmasın. peki velazquez bu açıyı nasıl ayarlamıştır?
işte burada görüşler çok çeşitli ve kesin bir çözüm bulabilen yok. tabloda altın üçgenler (altın oranlar) ve 1/3 kuralı kullanıldığı bilinse de sorun çözülemiyor. üstelik tablonun merkez noktası olması gereken imge böyle saklanırken; prenses, nedimeler ve ressamın aynaya mı, kral ile kraliçeye mi, yoksa tabloya bakan kişiye mi baktıkları, dahası arkası görünen tuvalin üzerinde ne olduğu tam bir bilmeceye dönüşüyor. üstelik hepsinin üzerine tabloya kralı çağrıştıracak bir isim yerine ''nedimeler'' ismini veren velazquez kilidi tam anlamıyla üzerimize kapatıyor.
prensesin elbise provası yapması ve nedimelerden birinin ve cücenin tam karşıya bakışı önlerinde bir ayna olması gerektiği tezini destekliyor. üstelik kral ile kraliçenin tablodaki aynada yakın görünen yansımalarını elde etmenin başka bir yolu da yok gibi. tabi bu durumda kral ile kraliçenin bizim göremediğimiz, açılı duran ikinci aynanın hemen dibinde, yansımaları prenses ve nedimelerin görüntüsüne karışmayacak biçimde ayakta ve nedimelere sırtını dönmüş vaziyette durmaları gerekir. yani benim şahsi teorim bu. bunu paintte yarım yamalak çizdiğim şematik anlatımla şöyle gösterebilirim:
müthiş paint çalışması: http://oi56.tinypic.com/25s698z.jpg
açıları doğru çizemediğimin ve ayna görüntüsünün yine de o şekilde çıkmayacağının farkındayım. burada kral ile kraliçenin, sırtları nedimelere dönük durduklarını belirteyim. tabi bu akla yakın bir teori gibi dursa da, resmin içindeki tabloyu yapan velazquez' in ikinci aynadaki görüntüyü görmesi biraz zor gibi görünüyor. dahası prenses ve nedimeler ikinci aynanın açısından dolayı kendi görüntülerini tam göremeyebilirler. tabi benim çizimimde açılardan kaynaklı hatalar da mevcuttur. (optik dersi geçeli çok oldu tabi) hepsiyle birlikte velazquez neden böyle bir ayna düzeneği ile kral ve kraliçeye bir çeşit gizli sunu ile çok katmanlı görüngü vermek istemiştir? yoksa tablo faucoult' un görüşündeki gibi ''bakanın bakılan olduğu'' bir özelliğe mi sahiptir. yani belki de o göremediğimiz tuvalde kendimiz varız. ve paradoksal olarak tabloda tam karşımızda duran aynada ise biz yokuz!
neticeyle en sevdiğim ama kafamı en çok bulandıran bu çok katmanlı, anlam şenliği tablo bir anlamda saraydaki entrikalar gibi, her karakterin baktığı yerin muğlaklığını, bir anlamda kimin eli kimin cebinde durumunu belirten, bakış açısı gereği tabloya bakan gözü de tabloya dahil edip vertigo etkisi yaratan müthiş bir muamma. sanıyorum ki jan van eyck, arnolfini' nin düğünü' nü çizerken las meninas' dan oldukça etkilenmiştir.
nihayetinde bu bilmeceyi çözebilecek var mıdır?
not: gece gece beni de iki saat oyaladı. çocuk gibi paint falan, töbe töbe!
zat-ı şahaneleri: http://i54.tinypic.com/2nsv32f.jpg
tabloda sol yanda diego velazquez arkası bize, yani izleyiciye dönük bir tuvalde çalışmaktadır. bu görünüm kral ile kraliçenin portrelerini yapıyor görünse de aslında ne çizdiğini asla göremeyiz. kimi uzmanlar tarafından seyircinin kendisini izlediği sonsuz bir döngü de olabilir resmedilen.
diğer yandan kralın asık suratlı kızı elbise provası yapmakta, nedimeleri ise prensese yardım etmektedir. sağ altta iki tane cüce (biri kız çocuğu da olabilir) dönemin nezaket kuralları gereği saraya alınmış, biri şaşkın bir şekilde bilinmeyen bir noktaya bakarken, diğeri ise sarayın kör köpeğinin üzerine ayağını koymuş durmaktadır. arka tarafta peder ile rahibe konuşurken, en arka planda ise içeri mi girdiği, yoksa dışarı mı çıktığı anlaşılamayan gizemli birisi durur. bu gizemli yabancı bir görüşe göre o dönemde kralın bir ortamda bulunduğunu simgeleyen bir saygı emaresidir.
gelelim asıl soruna. tüm tablo kral ile yeni eşini resmetmesi gerekirken, onlar sadece arkadaki aynada yan yana görünmektedirler. burada perspektif dikkatle incelenirse aynadaki görüntüde kral ile eşi yan yanadırlar ve bakış açısı gereği aynanın hemen önünde durmaları gerekir. ama tabloya bakılınca gerçek görüntülerini görmeyişimiz onların bakış açısının dışında bir yerlerde, uzakta olmaları gerektiğini gösterir. peki kralla kraliçe nerede durmaktadır?
açıklamalı anlatım: http://oi55.tinypic.com/2aiprw5.jpg
çoğu kişinin iddia ettiği üzere tabloda görünmeyen bir ikinci ayna vardır ve bu iki ayna birbirlerini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. fakat bu iki ayna öyle bir açıyla konumlandırılmalıdır ki hem kral ile kraliçenin yansımasını yakından göstersin, hem karşılıklı olmayacak şekilde kurulup sonsuz görüntü döngüsü yaratmasın, hem de prenses ve nedimeler bu yansımaya dahil olmasın. peki velazquez bu açıyı nasıl ayarlamıştır?
işte burada görüşler çok çeşitli ve kesin bir çözüm bulabilen yok. tabloda altın üçgenler (altın oranlar) ve 1/3 kuralı kullanıldığı bilinse de sorun çözülemiyor. üstelik tablonun merkez noktası olması gereken imge böyle saklanırken; prenses, nedimeler ve ressamın aynaya mı, kral ile kraliçeye mi, yoksa tabloya bakan kişiye mi baktıkları, dahası arkası görünen tuvalin üzerinde ne olduğu tam bir bilmeceye dönüşüyor. üstelik hepsinin üzerine tabloya kralı çağrıştıracak bir isim yerine ''nedimeler'' ismini veren velazquez kilidi tam anlamıyla üzerimize kapatıyor.
prensesin elbise provası yapması ve nedimelerden birinin ve cücenin tam karşıya bakışı önlerinde bir ayna olması gerektiği tezini destekliyor. üstelik kral ile kraliçenin tablodaki aynada yakın görünen yansımalarını elde etmenin başka bir yolu da yok gibi. tabi bu durumda kral ile kraliçenin bizim göremediğimiz, açılı duran ikinci aynanın hemen dibinde, yansımaları prenses ve nedimelerin görüntüsüne karışmayacak biçimde ayakta ve nedimelere sırtını dönmüş vaziyette durmaları gerekir. yani benim şahsi teorim bu. bunu paintte yarım yamalak çizdiğim şematik anlatımla şöyle gösterebilirim:
müthiş paint çalışması: http://oi56.tinypic.com/25s698z.jpg
açıları doğru çizemediğimin ve ayna görüntüsünün yine de o şekilde çıkmayacağının farkındayım. burada kral ile kraliçenin, sırtları nedimelere dönük durduklarını belirteyim. tabi bu akla yakın bir teori gibi dursa da, resmin içindeki tabloyu yapan velazquez' in ikinci aynadaki görüntüyü görmesi biraz zor gibi görünüyor. dahası prenses ve nedimeler ikinci aynanın açısından dolayı kendi görüntülerini tam göremeyebilirler. tabi benim çizimimde açılardan kaynaklı hatalar da mevcuttur. (optik dersi geçeli çok oldu tabi) hepsiyle birlikte velazquez neden böyle bir ayna düzeneği ile kral ve kraliçeye bir çeşit gizli sunu ile çok katmanlı görüngü vermek istemiştir? yoksa tablo faucoult' un görüşündeki gibi ''bakanın bakılan olduğu'' bir özelliğe mi sahiptir. yani belki de o göremediğimiz tuvalde kendimiz varız. ve paradoksal olarak tabloda tam karşımızda duran aynada ise biz yokuz!
neticeyle en sevdiğim ama kafamı en çok bulandıran bu çok katmanlı, anlam şenliği tablo bir anlamda saraydaki entrikalar gibi, her karakterin baktığı yerin muğlaklığını, bir anlamda kimin eli kimin cebinde durumunu belirten, bakış açısı gereği tabloya bakan gözü de tabloya dahil edip vertigo etkisi yaratan müthiş bir muamma. sanıyorum ki jan van eyck, arnolfini' nin düğünü' nü çizerken las meninas' dan oldukça etkilenmiştir.
nihayetinde bu bilmeceyi çözebilecek var mıdır?
not: gece gece beni de iki saat oyaladı. çocuk gibi paint falan, töbe töbe!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com