bugün
- yazarların en sevdiği sözler9
- kiraz cicegi kolonyasi34
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- yazarların en sevdiği meyve7
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- mantra grubu6
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- 10 temmuz 20265
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 1000 liralık boxer giymek5
- kuran da namazın olmaması21
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- kürdistan5
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- fas11
- kadın yazarların kavga etmesi11
- fransa8
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- velvet38
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- corona sonrası dünya düzeni4
- smallville dizisinde ki meteor ucubeleri2
- ayakseverlik5
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- söylemek istenilenler4
- johnny sinsin araba vurdurması4
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- 2026 dünya kupası24
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- trump a kafa atmak2
- futbol21
- saraca finch house25
- tabağında yemek bırakan erkek5
- düşün ki o bunu okuyor6
- john glover2
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- menemen4
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- fiat 131 vs peugeot 5043
- bonnie tyler5
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
diego velazquez' in 350 yıllık enigması. türkçesi nedimeler olup, velazquez saray ressamı olduğunda kral iv. philip' in isteği üzerine yapılmıştır. dönem resimlerinden çok farklı bir şekilde tablonun ağırlık merkezini muğlak tutan velazquez, kralı onurlandırırken, eleştirmenlerin hala tartıştığı, picasso' nun her sabah kabusu olan bir multi-grift perspektif kullanmıştır.
zat-ı şahaneleri: http://i54.tinypic.com/2nsv32f.jpg
tabloda sol yanda diego velazquez arkası bize, yani izleyiciye dönük bir tuvalde çalışmaktadır. bu görünüm kral ile kraliçenin portrelerini yapıyor görünse de aslında ne çizdiğini asla göremeyiz. kimi uzmanlar tarafından seyircinin kendisini izlediği sonsuz bir döngü de olabilir resmedilen.
diğer yandan kralın asık suratlı kızı elbise provası yapmakta, nedimeleri ise prensese yardım etmektedir. sağ altta iki tane cüce (biri kız çocuğu da olabilir) dönemin nezaket kuralları gereği saraya alınmış, biri şaşkın bir şekilde bilinmeyen bir noktaya bakarken, diğeri ise sarayın kör köpeğinin üzerine ayağını koymuş durmaktadır. arka tarafta peder ile rahibe konuşurken, en arka planda ise içeri mi girdiği, yoksa dışarı mı çıktığı anlaşılamayan gizemli birisi durur. bu gizemli yabancı bir görüşe göre o dönemde kralın bir ortamda bulunduğunu simgeleyen bir saygı emaresidir.
gelelim asıl soruna. tüm tablo kral ile yeni eşini resmetmesi gerekirken, onlar sadece arkadaki aynada yan yana görünmektedirler. burada perspektif dikkatle incelenirse aynadaki görüntüde kral ile eşi yan yanadırlar ve bakış açısı gereği aynanın hemen önünde durmaları gerekir. ama tabloya bakılınca gerçek görüntülerini görmeyişimiz onların bakış açısının dışında bir yerlerde, uzakta olmaları gerektiğini gösterir. peki kralla kraliçe nerede durmaktadır?
açıklamalı anlatım: http://oi55.tinypic.com/2aiprw5.jpg
çoğu kişinin iddia ettiği üzere tabloda görünmeyen bir ikinci ayna vardır ve bu iki ayna birbirlerini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. fakat bu iki ayna öyle bir açıyla konumlandırılmalıdır ki hem kral ile kraliçenin yansımasını yakından göstersin, hem karşılıklı olmayacak şekilde kurulup sonsuz görüntü döngüsü yaratmasın, hem de prenses ve nedimeler bu yansımaya dahil olmasın. peki velazquez bu açıyı nasıl ayarlamıştır?
işte burada görüşler çok çeşitli ve kesin bir çözüm bulabilen yok. tabloda altın üçgenler (altın oranlar) ve 1/3 kuralı kullanıldığı bilinse de sorun çözülemiyor. üstelik tablonun merkez noktası olması gereken imge böyle saklanırken; prenses, nedimeler ve ressamın aynaya mı, kral ile kraliçeye mi, yoksa tabloya bakan kişiye mi baktıkları, dahası arkası görünen tuvalin üzerinde ne olduğu tam bir bilmeceye dönüşüyor. üstelik hepsinin üzerine tabloya kralı çağrıştıracak bir isim yerine ''nedimeler'' ismini veren velazquez kilidi tam anlamıyla üzerimize kapatıyor.
prensesin elbise provası yapması ve nedimelerden birinin ve cücenin tam karşıya bakışı önlerinde bir ayna olması gerektiği tezini destekliyor. üstelik kral ile kraliçenin tablodaki aynada yakın görünen yansımalarını elde etmenin başka bir yolu da yok gibi. tabi bu durumda kral ile kraliçenin bizim göremediğimiz, açılı duran ikinci aynanın hemen dibinde, yansımaları prenses ve nedimelerin görüntüsüne karışmayacak biçimde ayakta ve nedimelere sırtını dönmüş vaziyette durmaları gerekir. yani benim şahsi teorim bu. bunu paintte yarım yamalak çizdiğim şematik anlatımla şöyle gösterebilirim:
müthiş paint çalışması: http://oi56.tinypic.com/25s698z.jpg
açıları doğru çizemediğimin ve ayna görüntüsünün yine de o şekilde çıkmayacağının farkındayım. burada kral ile kraliçenin, sırtları nedimelere dönük durduklarını belirteyim. tabi bu akla yakın bir teori gibi dursa da, resmin içindeki tabloyu yapan velazquez' in ikinci aynadaki görüntüyü görmesi biraz zor gibi görünüyor. dahası prenses ve nedimeler ikinci aynanın açısından dolayı kendi görüntülerini tam göremeyebilirler. tabi benim çizimimde açılardan kaynaklı hatalar da mevcuttur. (optik dersi geçeli çok oldu tabi) hepsiyle birlikte velazquez neden böyle bir ayna düzeneği ile kral ve kraliçeye bir çeşit gizli sunu ile çok katmanlı görüngü vermek istemiştir? yoksa tablo faucoult' un görüşündeki gibi ''bakanın bakılan olduğu'' bir özelliğe mi sahiptir. yani belki de o göremediğimiz tuvalde kendimiz varız. ve paradoksal olarak tabloda tam karşımızda duran aynada ise biz yokuz!
neticeyle en sevdiğim ama kafamı en çok bulandıran bu çok katmanlı, anlam şenliği tablo bir anlamda saraydaki entrikalar gibi, her karakterin baktığı yerin muğlaklığını, bir anlamda kimin eli kimin cebinde durumunu belirten, bakış açısı gereği tabloya bakan gözü de tabloya dahil edip vertigo etkisi yaratan müthiş bir muamma. sanıyorum ki jan van eyck, arnolfini' nin düğünü' nü çizerken las meninas' dan oldukça etkilenmiştir.
nihayetinde bu bilmeceyi çözebilecek var mıdır?
not: gece gece beni de iki saat oyaladı. çocuk gibi paint falan, töbe töbe!
zat-ı şahaneleri: http://i54.tinypic.com/2nsv32f.jpg
tabloda sol yanda diego velazquez arkası bize, yani izleyiciye dönük bir tuvalde çalışmaktadır. bu görünüm kral ile kraliçenin portrelerini yapıyor görünse de aslında ne çizdiğini asla göremeyiz. kimi uzmanlar tarafından seyircinin kendisini izlediği sonsuz bir döngü de olabilir resmedilen.
diğer yandan kralın asık suratlı kızı elbise provası yapmakta, nedimeleri ise prensese yardım etmektedir. sağ altta iki tane cüce (biri kız çocuğu da olabilir) dönemin nezaket kuralları gereği saraya alınmış, biri şaşkın bir şekilde bilinmeyen bir noktaya bakarken, diğeri ise sarayın kör köpeğinin üzerine ayağını koymuş durmaktadır. arka tarafta peder ile rahibe konuşurken, en arka planda ise içeri mi girdiği, yoksa dışarı mı çıktığı anlaşılamayan gizemli birisi durur. bu gizemli yabancı bir görüşe göre o dönemde kralın bir ortamda bulunduğunu simgeleyen bir saygı emaresidir.
gelelim asıl soruna. tüm tablo kral ile yeni eşini resmetmesi gerekirken, onlar sadece arkadaki aynada yan yana görünmektedirler. burada perspektif dikkatle incelenirse aynadaki görüntüde kral ile eşi yan yanadırlar ve bakış açısı gereği aynanın hemen önünde durmaları gerekir. ama tabloya bakılınca gerçek görüntülerini görmeyişimiz onların bakış açısının dışında bir yerlerde, uzakta olmaları gerektiğini gösterir. peki kralla kraliçe nerede durmaktadır?
açıklamalı anlatım: http://oi55.tinypic.com/2aiprw5.jpg
çoğu kişinin iddia ettiği üzere tabloda görünmeyen bir ikinci ayna vardır ve bu iki ayna birbirlerini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. fakat bu iki ayna öyle bir açıyla konumlandırılmalıdır ki hem kral ile kraliçenin yansımasını yakından göstersin, hem karşılıklı olmayacak şekilde kurulup sonsuz görüntü döngüsü yaratmasın, hem de prenses ve nedimeler bu yansımaya dahil olmasın. peki velazquez bu açıyı nasıl ayarlamıştır?
işte burada görüşler çok çeşitli ve kesin bir çözüm bulabilen yok. tabloda altın üçgenler (altın oranlar) ve 1/3 kuralı kullanıldığı bilinse de sorun çözülemiyor. üstelik tablonun merkez noktası olması gereken imge böyle saklanırken; prenses, nedimeler ve ressamın aynaya mı, kral ile kraliçeye mi, yoksa tabloya bakan kişiye mi baktıkları, dahası arkası görünen tuvalin üzerinde ne olduğu tam bir bilmeceye dönüşüyor. üstelik hepsinin üzerine tabloya kralı çağrıştıracak bir isim yerine ''nedimeler'' ismini veren velazquez kilidi tam anlamıyla üzerimize kapatıyor.
prensesin elbise provası yapması ve nedimelerden birinin ve cücenin tam karşıya bakışı önlerinde bir ayna olması gerektiği tezini destekliyor. üstelik kral ile kraliçenin tablodaki aynada yakın görünen yansımalarını elde etmenin başka bir yolu da yok gibi. tabi bu durumda kral ile kraliçenin bizim göremediğimiz, açılı duran ikinci aynanın hemen dibinde, yansımaları prenses ve nedimelerin görüntüsüne karışmayacak biçimde ayakta ve nedimelere sırtını dönmüş vaziyette durmaları gerekir. yani benim şahsi teorim bu. bunu paintte yarım yamalak çizdiğim şematik anlatımla şöyle gösterebilirim:
müthiş paint çalışması: http://oi56.tinypic.com/25s698z.jpg
açıları doğru çizemediğimin ve ayna görüntüsünün yine de o şekilde çıkmayacağının farkındayım. burada kral ile kraliçenin, sırtları nedimelere dönük durduklarını belirteyim. tabi bu akla yakın bir teori gibi dursa da, resmin içindeki tabloyu yapan velazquez' in ikinci aynadaki görüntüyü görmesi biraz zor gibi görünüyor. dahası prenses ve nedimeler ikinci aynanın açısından dolayı kendi görüntülerini tam göremeyebilirler. tabi benim çizimimde açılardan kaynaklı hatalar da mevcuttur. (optik dersi geçeli çok oldu tabi) hepsiyle birlikte velazquez neden böyle bir ayna düzeneği ile kral ve kraliçeye bir çeşit gizli sunu ile çok katmanlı görüngü vermek istemiştir? yoksa tablo faucoult' un görüşündeki gibi ''bakanın bakılan olduğu'' bir özelliğe mi sahiptir. yani belki de o göremediğimiz tuvalde kendimiz varız. ve paradoksal olarak tabloda tam karşımızda duran aynada ise biz yokuz!
neticeyle en sevdiğim ama kafamı en çok bulandıran bu çok katmanlı, anlam şenliği tablo bir anlamda saraydaki entrikalar gibi, her karakterin baktığı yerin muğlaklığını, bir anlamda kimin eli kimin cebinde durumunu belirten, bakış açısı gereği tabloya bakan gözü de tabloya dahil edip vertigo etkisi yaratan müthiş bir muamma. sanıyorum ki jan van eyck, arnolfini' nin düğünü' nü çizerken las meninas' dan oldukça etkilenmiştir.
nihayetinde bu bilmeceyi çözebilecek var mıdır?
not: gece gece beni de iki saat oyaladı. çocuk gibi paint falan, töbe töbe!
Gündemdeki Haberler