bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı11
- seni hayata bağlayan şey8
- yuzırların süper güçleri8
- enteresan beddualar7
- dövmesi olan yazarlar6
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- nervio'nun kedi kumu5
- siz yazın ben yatıyorum3
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- a milli futbol takımına bir bahane bırak2
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- sevgilisini paylaşan adam3
- johnny deep barış akarsu benzerliği2
- keranenin darvinci açıklaması2
- vurduran erkek davranışları3
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- 48 takım içinde 47 nci olmak2
- renault toros ile eğitim veren sürücü kursu2
- treni kaçırmak5
- gavat bir insan olmak3
- köle isaura2
- platonik aşk5
- 0 gol 0 puan2
- crrc corporation3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- jd vance2
- ankara mı istanbul mu9
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- billy joel2
- berberlere zam gelmesi7
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- haiti3
- iç anadolu ağzı3
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- öpüşemeyen zenon2
- yaz gribi3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- teoman müziği bıraktı2
- gamba biber2
- sözlük düşünce çalılıkları sıklığı2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- inek yalamış saç stili2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı3
- duş alıp yatağa çırılçıplak atlamak2
ismet özel şiiri.
köleler gördüm, karavaşlar
hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı
artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranılmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyor kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca
köleler!
gözleri camekânlarda.
silâhlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
çare yok, radyoları kapatsam
çare yok, secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeymi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk, işte ırmak! diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca:
gördüm
gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silâhları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım
koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi, acıyı anlatırken
sessizce öperken, koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni.
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri.
köleler gördüm, karavaşlar
hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı
artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranılmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyor kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca
köleler!
gözleri camekânlarda.
silâhlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
çare yok, radyoları kapatsam
çare yok, secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeymi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk, işte ırmak! diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca:
gördüm
gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silâhları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım
koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi, acıyı anlatırken
sessizce öperken, koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni.
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar