bugün
- en lezzetli balık15
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- karşı cinsteki en itici özellik12
- yeni biriyle nerede tanışılır9
- ben geldim naneler13
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- online listesindeki sıralama mantığı9
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- online listesi neden kaldırıldı10
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- mansur yavaş14
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- gocu33
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- en son neye çok üzüldünüz12
- inci sözlük8
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- game of thrones taki kerhaneci21
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- chatgpt2
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- arkadaşlar5
- ismet kalk çay koy kanka3
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- whalefall2
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- başkent istanbul olsun11
- yazılımcıların flört edememesi7
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- true nickli yazar22
- mamudo gurban niye doğdun9
- insanların sizden uzak durması7
ismet özel şiiri.
köleler gördüm, karavaşlar
hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı
artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranılmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyor kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca
köleler!
gözleri camekânlarda.
silâhlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
çare yok, radyoları kapatsam
çare yok, secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeymi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk, işte ırmak! diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca:
gördüm
gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silâhları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım
koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi, acıyı anlatırken
sessizce öperken, koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni.
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri.
köleler gördüm, karavaşlar
hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı
artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranılmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyor kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca
köleler!
gözleri camekânlarda.
silâhlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
çare yok, radyoları kapatsam
çare yok, secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeymi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk, işte ırmak! diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca:
gördüm
gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silâhları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım
koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi, acıyı anlatırken
sessizce öperken, koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni.
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar