bugün
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- simko310
- heybeliada ruhban okulu4
- sarapci koala3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak4
- hakan altun3
- kürtçülük3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- tom barrack4
- türk ırkçısı3
- şarkılarım dağlara3
- cedidacer3
- özgür özel5
- kadınlar denizi2
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- ikinci abdülhamid4
- dinsiz milliyetçilik4
- düşün ki o bunu okuyor6
- internet kafede porno izleyen tip2
- futbol24
- cansever16
- türk islam sentezi zırvaları2
- allah2
- gocunun freddy travması6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- durmazlar çetesi3
- sadece akçomarların gördüğü büyük oyun2
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- victor osimhen8
- okan buruk5
- galatasaray ın yine başını alması3
- honda civic5
- dem parti3
- ayşen gruda4
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar3
- a9 tv3
- kışlık domates konservesi yapmak5
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- pkk lılara af çıkması4
- anın görüntüsü10
- adnan oktar vs fethullah gülen3
- namuslu filmi3
- kaplanın sırtında2
- almanya11
- spor yapmak2
- çinliler4
ismet özel şiiri.
köleler gördüm, karavaşlar
hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı
artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranılmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyor kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca
köleler!
gözleri camekânlarda.
silâhlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
çare yok, radyoları kapatsam
çare yok, secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeymi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk, işte ırmak! diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca:
gördüm
gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silâhları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım
koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi, acıyı anlatırken
sessizce öperken, koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni.
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri.
köleler gördüm, karavaşlar
hayaları burulmuş bir adamın ayaklarını yıkamaktalardı
artık kelimeleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranılmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyor kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca
köleler!
gözleri camekânlarda.
silâhlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
çare yok, radyoları kapatsam
çare yok, secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeymi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk, işte ırmak! diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca:
gördüm
gözlerinde zındanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silâhları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım
koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi, acıyı anlatırken
sessizce öperken, koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni.
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar