bugün
- gocu20
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı18
- bu koyden olsam ne olacak14
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- çaylak yapın beni11
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- sarapci koala77
- ama ben bipolarım10
- yalnızlık4
- dinlerin yalan olması13
- anderson talisca nın beşiktaşa transferi3
- enayimiknatisii4
- safiyenin kocası faik5
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- soğan yiyen kız8
- bkono5
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı15
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer10
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- sözlükte artı eksi dengesinin normal olmaması3
- ay kavga var galiba6
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- sihirli annem izleyen erkek4
- boşnaklar3
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- tavada yumurta yapıp üzerine kırmızı biber katmak2
- sözlük kızları adam mıdır5
- tobey maguire lı spiderman3
- 30 ağustos zafer bayramı19
- katatespizartmasi10
- kavga eden yazarlar5
- yazım hataları4
- türkiye savaşa girecek5
- her fikre saygı duyulmalı mıdır3
- sözlükte zorbalanınca ne yapıyorsunuz3
- güler duman'ı arzulamak2
- ay diyen ekek4
- sözlükteki linç kültürü4
- istatistiklerin yenilenmemesi2
- anayasa değişikliği4
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- testo taylan true ziyareti2
- hadsiz insan3
- karadağ2
- adam olan sözünü tutar2
- ilkay gündoğan5
- acı kıyaslamak5
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
çakma bir devlettir. esperanto diller içinde neyse, belçika da ülkeler içinde odur. fransa ile almanyanın kedi köpekliğine bir son vermek üzere yekden kurdurulmuştur. ancak böyle olması onun sömürgecilikten alıkoymamıştır, gitmiş kongo'yu allahına kadar sömürmüş, brüksel'de bu sömürü getirileriyle anıtsal yapılar dikebilmişlerdir. yoksa göt kadar ülkenin hepsini toplasan brükseldeki eski binaların onda biri yapılamaz.
bu ülkede flamanlar ve valonlar yaşarlar. flamanlar hollandaca'dan apartma hollandaca konuşurlar, ama eskaza kendinerine "naber lan hollandalı" falan derseniz siktiri çekerler, "hoşt lan ağzını topla hollandalı değil flamanım" derler.
valonlar da ülkenin fransızca konuşan takımıdır, bi elit takılırlar görseniz. kendileri türkiyenin radikal laik ve kemalistlerine benzer, sayıca daha az olmalarına rağmen sesleri çok gür çıkar ve baskın bir karakter olarak zeytinyağı rolünü oynarlar. bunlar biz fransızca konuşuruz derler ama paris'deki fransıza sorsanız "hastirsin dingiller, ne fransızcası brükselce konuşuyor onlar, öyle kıro gibi fransızca mı olurmuş" diye tepki koyarlar.
avrupa'da da pek sevilmezler. bizdeki karadeniz fıkralarına benzer fıkraların baş kahramanıdırlar ama mevzubahis fıkralar çok pistir. misal şöyle "belçikada turistler neden silecekli gözlük takmalı? çünkü belçikalı yerellerin tükürerek konuşmalarınan etkilenmesinler diye" aha buna benzer iğrenç fıkraların başrolünde hep belçikalılar vardır.
biranın hası bizdedir diye böbürlenirler ama dişe dokunur doğru düzgün biraları yoktur aslında. yani bir çek birası, bir yerel alman biraları varken bunlar nelerine güvenerek yırtık dondan çıkıyorlar anlamak mümkün değil. ha gazoz niyetine bir vişne mi kiraz mı ne olduğu belli olmayan kirkebier'ları var bodrum mandalinalı fanta niyetine içilir.
yine çikoloata deyince bunlar akla geliyor ama şimdi swiss çikolatası dururken bunlar yine ezik kalacak. pek övündükleri godiva ise artık ülker'in olması hasebiyle türk ama inanın çoğu belçikalının bundan haberi yok. hala kendi milli markaları sanıyor kazmalar. gitti olm godiva, uyanın aloo? uygun fiyata lezzetli çikolata için (bkz: leonidas)
çok bi tarihi kent olduğunu iddia ederler brükselin. amma velakin en meşhur işeyen çocuk heykeli* dediğin şey minnacık bi heykel, ama o minicik heykeli öyle pazarlamış ki bu dingiller sanırısın meşhur rodin heykeli. yok la, valla bildiğin el kadar bişi. ama etrafındaki sürekli foto çeken caponlardan görülemiyor o ayrı. zaten bu caponlar bi garip grohe markt'da benim bile fotomu çektiler. çekme la dedim ama capon gülümseyerek birşeyler deyince hadi lan çek madem dedim.
afyon emirdağlılar burayı çok severler ve sanki türkiyenin seksen küsürünci vilayetiymiş gibi korurlar. laf ettirmezler brüksele, schaerbeek sen bizim her şeyimizsin derler. sanırım kendileri başbakan'ın en az 3 çocuk önerisini daha o söylemeden uyguluyor olsa gerekler ki türk nüfusu sağlam artıyor. yakınlarda valonları geçerlerse şaşmamak lazım.
bu ülkede flamanlar ve valonlar yaşarlar. flamanlar hollandaca'dan apartma hollandaca konuşurlar, ama eskaza kendinerine "naber lan hollandalı" falan derseniz siktiri çekerler, "hoşt lan ağzını topla hollandalı değil flamanım" derler.
valonlar da ülkenin fransızca konuşan takımıdır, bi elit takılırlar görseniz. kendileri türkiyenin radikal laik ve kemalistlerine benzer, sayıca daha az olmalarına rağmen sesleri çok gür çıkar ve baskın bir karakter olarak zeytinyağı rolünü oynarlar. bunlar biz fransızca konuşuruz derler ama paris'deki fransıza sorsanız "hastirsin dingiller, ne fransızcası brükselce konuşuyor onlar, öyle kıro gibi fransızca mı olurmuş" diye tepki koyarlar.
avrupa'da da pek sevilmezler. bizdeki karadeniz fıkralarına benzer fıkraların baş kahramanıdırlar ama mevzubahis fıkralar çok pistir. misal şöyle "belçikada turistler neden silecekli gözlük takmalı? çünkü belçikalı yerellerin tükürerek konuşmalarınan etkilenmesinler diye" aha buna benzer iğrenç fıkraların başrolünde hep belçikalılar vardır.
biranın hası bizdedir diye böbürlenirler ama dişe dokunur doğru düzgün biraları yoktur aslında. yani bir çek birası, bir yerel alman biraları varken bunlar nelerine güvenerek yırtık dondan çıkıyorlar anlamak mümkün değil. ha gazoz niyetine bir vişne mi kiraz mı ne olduğu belli olmayan kirkebier'ları var bodrum mandalinalı fanta niyetine içilir.
yine çikoloata deyince bunlar akla geliyor ama şimdi swiss çikolatası dururken bunlar yine ezik kalacak. pek övündükleri godiva ise artık ülker'in olması hasebiyle türk ama inanın çoğu belçikalının bundan haberi yok. hala kendi milli markaları sanıyor kazmalar. gitti olm godiva, uyanın aloo? uygun fiyata lezzetli çikolata için (bkz: leonidas)
çok bi tarihi kent olduğunu iddia ederler brükselin. amma velakin en meşhur işeyen çocuk heykeli* dediğin şey minnacık bi heykel, ama o minicik heykeli öyle pazarlamış ki bu dingiller sanırısın meşhur rodin heykeli. yok la, valla bildiğin el kadar bişi. ama etrafındaki sürekli foto çeken caponlardan görülemiyor o ayrı. zaten bu caponlar bi garip grohe markt'da benim bile fotomu çektiler. çekme la dedim ama capon gülümseyerek birşeyler deyince hadi lan çek madem dedim.
afyon emirdağlılar burayı çok severler ve sanki türkiyenin seksen küsürünci vilayetiymiş gibi korurlar. laf ettirmezler brüksele, schaerbeek sen bizim her şeyimizsin derler. sanırım kendileri başbakan'ın en az 3 çocuk önerisini daha o söylemeden uyguluyor olsa gerekler ki türk nüfusu sağlam artıyor. yakınlarda valonları geçerlerse şaşmamak lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar