bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi7
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- özel ders vermek4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı6
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- duygu özaslan6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü5
- timsah yürüyüşü3
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- ya şeytan haklıysa5
- fenerbahçenin keşkeleri3
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 2008 09 süper lig2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- espiyonaj dizisi3
- 17 kasım 2002 fenerbahçe bursaspor maçı2
- bana aşık olan var mı3
- helin kandemir4
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- 15 kasım 20264
- başkalarının hayatı dizisi4
- 90lar türkçe pop5
- karaçulhaspor3
- 1990 1995 arası beşiktaş3
- 812
- 1997 2002 arası galatasaray3
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- gassal dizisi2
- kürt menemeni2
- askerde özlenen şeyler9
- dokuz eylül üniversitesi2
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- kars şehir stadyumu2
- 16 kasım 20262
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- binbir gece masalları dizisi2
- 80 yıl cumhuriyet şehir stadyumu2
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- helin elveren4
- sarı koala2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- gençler sakın büyümeyin3
- abdullah öcalan3
- centilmen dizisi3
1920li yılların sonunda hollywood sinema sektörünü kökünden değiştirecek teknolojik bir devrim yaşandı. ses, "henüz hiçbir şey duymadınız" repliği ile film pelikülüne bir daha hiç ayrılmamak üzere girdi. gel gelelim sinema sektöründe yaşanan bu devrim boyutundaki bu değişim pek çok insanın mesleğini ve kariyerini de derinden sarstı. işte bu sessiz haykırış tam da bu nokta da devreye giriyor. bir adamın gösterişli hollywood potasından yavaş yavaş düşüşünü gözler önüne sermiş. aslında filmde her birimizden birçok alıntı yapılmış, filmde beni içine çeken etkenlerden biride bu nokta.. bazen ihtiraslı, bazen güzel gelişen olaylar zinciri bir sanatçının gözünden sessiz bir şekilde ancak bu kadar iyi anlatılırdı.
psikolojik öğeler ve mesajlarla komplike haline getirilişi ve hikaye adeta akıp giderken, basite indirgediğimiz yaşamsal döngülerin, esasen o yaşamların temelleri olduğunu göz ardı ettiğimiz ve ne derece karmaşık olduklarını hatırlatıyor. çok başarılı.. 'siyah beyaz ve sessiz'in iticiliği' inancında salınanların kesinlikle ikinci kez düşünüp, gitmeleri/izlemeleri gereken filmdir. oyunculukta, vurgu tadını veren ses olmadan, mimik ile mesajı iletme başarısına, örnek olabilecek bir görsel şölen, the artist.. yalın gibi gözüken konuda, erkek egosu, sinema dünyasının, insanoğlunun 'yeni'ye özlemi, bitmek bilmez hevesi ile yokolan oyuncular, onların hayatları, yönetmen ve prodüktörlerin oyuncunun her zaman yarı düşman görevini göreceği gerçeği, kadın duyarlılığı, hatasını kabullenişi ve erkeğin bir kadından en zor durumunda bile yardım almayı reddedecek kadar kodlanmış toplumsal ve cinsiyet rolleri girdabında, evrenseli yakalayabileceğimiz bir yapım. film siyah-beyaz olup, saniyede 22 kare çekilmiş. oscar'ı bana göre sonuna kadar hak eden bir yapım olmuş.
demet akalın'a da filmin 10. dakikasında konuşma yok diye çıkıp parasını geri isteği film olma özelliği var. demet, charlie chaplin filmi izleme, ustanın da kemiklerini sızlatma sakın. ben demiyorum ki kusursuz bir film.. çok sayıda eleştiri alan ve olumsuz yönde görüş bildirenlere sıkça rastladığım bir filmdi. sıkılan, beğenmeyen, 'balon film' eleştirisini yapanlar elbet olacaktır, oldu da.. filmi izleyin..
psikolojik öğeler ve mesajlarla komplike haline getirilişi ve hikaye adeta akıp giderken, basite indirgediğimiz yaşamsal döngülerin, esasen o yaşamların temelleri olduğunu göz ardı ettiğimiz ve ne derece karmaşık olduklarını hatırlatıyor. çok başarılı.. 'siyah beyaz ve sessiz'in iticiliği' inancında salınanların kesinlikle ikinci kez düşünüp, gitmeleri/izlemeleri gereken filmdir. oyunculukta, vurgu tadını veren ses olmadan, mimik ile mesajı iletme başarısına, örnek olabilecek bir görsel şölen, the artist.. yalın gibi gözüken konuda, erkek egosu, sinema dünyasının, insanoğlunun 'yeni'ye özlemi, bitmek bilmez hevesi ile yokolan oyuncular, onların hayatları, yönetmen ve prodüktörlerin oyuncunun her zaman yarı düşman görevini göreceği gerçeği, kadın duyarlılığı, hatasını kabullenişi ve erkeğin bir kadından en zor durumunda bile yardım almayı reddedecek kadar kodlanmış toplumsal ve cinsiyet rolleri girdabında, evrenseli yakalayabileceğimiz bir yapım. film siyah-beyaz olup, saniyede 22 kare çekilmiş. oscar'ı bana göre sonuna kadar hak eden bir yapım olmuş.
demet akalın'a da filmin 10. dakikasında konuşma yok diye çıkıp parasını geri isteği film olma özelliği var. demet, charlie chaplin filmi izleme, ustanın da kemiklerini sızlatma sakın. ben demiyorum ki kusursuz bir film.. çok sayıda eleştiri alan ve olumsuz yönde görüş bildirenlere sıkça rastladığım bir filmdi. sıkılan, beğenmeyen, 'balon film' eleştirisini yapanlar elbet olacaktır, oldu da.. filmi izleyin..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com