bugün
- gece gelen açlık9
- iyi menemenin sırrı18
- alexander nübel7
- sözlüğün yeni tasarımı13
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- hayatın anlamı ne6
- muslettin amca23
- insanlık nasıl geliştirilebilir6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sigara içmek8
- arabayı satıp akülü araba almak3
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- vincenzo italiano3
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- yeraltı varlıkları7
- fatma betül sayan kaya8
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- sözlüğe ne oldu5
- gülden karaböcek3
- uyudunuz mu2
- pankek8
- mehmet şimşek5
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- aşk bir yemek olsaydı8
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- memeliler kaça ayrılır3
- kendimi intihar edeceğim3
- futbol16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- michael myers3
- sansür devri2
- gülşen in memeleri14
- üniversite yıllarını özlemek4
- fransız arabaları2
- hangi yemek nerede yenir4
- caligula'nın korkusu5
- kum dökmek4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- avrupa4
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
yaratıcının yönetim işleriyle ilgili hükümlerini bir kenara bırakıp insanların kendi akıllarıyla ürettikleri ilkeleri benimsemesidir.
böylece hangi dine inanırsa inansın insanlar devlet nazarında eşit olacaktır. özgürce dini vecibelerini yerine getirebilecekler tabi oldukları yargı sistemine göre yargılanacaklardır.
inançtan önce insan faktörü ön plana alınır ve kimse giyim tarzı ya da yaşama tarzından , bulunduğu cemaatten dolayı aşağılanamaz.
modernlik adı altında din ve dindardan soğutma çabaları diğer insanların inanç alanına saldırmaktır ve buna karşı devlet yetkisini kullanmalıdır. devlet dinsizdir, insanların kendince inancı ya da inançsızlığı vardır devlet bu insanların inanç şekillerinin hepsini garanti altına alır.
dinine göre yaşamak, yargılanmak isteyen insanların önüne engel koymamalıdır. laiklik gerçekten samimi uygulansa şayet çoklu hukuk sistemi gibi şeylerin gündeme gelmesi gerekirdi.
laiklik mevcut dünyada dinleri kontrol altına almak, din dışı fikirlere özellikle özgürlük alanı sağlamak, dinlerin hakir görülmesini ve modern hayat tarzı denilen hayat tarzının bir şekilde dayatılmasını sağlamaktadır.
mevcut hali ile en laik ülke malezya gibi ülkelerdir.
laiklik adı altında inancın mevcut yaşamdaki uygulamalarından bile rahatsız olan koyu laisizm yanlısı insanlar devlet ilkesini kendi vicdanlarına taşıma saçmalığıyla içinde bulundukları dini sulandırmayı, dinini her şeyin, değerin önüne alan insanlara da kendi anlayışlarını dayatma sevdalısı çelişkili insanlardır.
dinde samimi olmamakla suçlanan dini hassasiyetleri olan insanlar yerine kendilerinin laiklikte samimi olmadıkları aşikardır.
bir inanan allah'ın emir ve yasaklarınca yaşamak, yargılanmak ve öylece ölmek istiyorsa laiklik adına bunu engellemek doğru mudur? hani her dine eşit mesafe??
şeriat adı altında inancı bozuk insanları zorla kalıba sokma çabası da anlamsız. o insan allah'ın hükümlerini kendi aklından değersiz gören bir insan ise zaten inancı tahrip olmuş biridir, bu insana neden zorla bir şeyler dayatılsın. kendi hükümlerini hak etmeyen insanlara allah böyle bir nimeti neden versin? şeriat adı altında eski alimlerin bir takım katı görüşleriyle kur'an merkezli olmayan bir yaklaşımla yapılabilecek yanlışlıkların hesabını da iyi düşünmek gerekir.
velhasıl laiklik tüm dünya da içi boş bir kavramdır. laiklik adı altında dinler değersizleştirilip yerine ortak akıl evrensel akıl denilen ilkeler konularak ipini koparan çılgın at gibi nefsaniyetin şahlandığı bir dünya alıp yürümektedir.
kimseye zorla bir şey dayatma taraftarı değilim, kimsenin de kimsenin dini inancını aşağılaması taraftarı değilim. bir müslümanın allah'ın hükümlerini bireysel mana da hayatına aksettirmesini ve hukuk alanında da allah'ın hükümlerini her şeyden üstün tutmasının gereğine inanıyorum. yalnız zedenlenmiş inançlar taşıyanlara zorla dayatmak da istemem bu hukuku. o insan kısmen iman eden birisi.
zaten türkiye'de dinden korkma nedeni bu... gerçek islam ile birlikte anlaşılan allah'ın hükümlerini reddetmenin imanı zedelediği gerçeği karşısında insanların çoğunluğunun çelişkiden sıyrılması korkusu.
oysa özgürlük denilen yalan düşünce de belli bir sınır çizilerek olamaz. samimi özgürlük yanlısı insanlar iseniz diğer insanların hakaret ve şiddet içermeyen her fikrine öcü gözüyle bakamazsınız.
sizin yalancı özgürlük anlayışınızdan da laiklik anlayışınızdan da allah'a sığınırım.
böylece hangi dine inanırsa inansın insanlar devlet nazarında eşit olacaktır. özgürce dini vecibelerini yerine getirebilecekler tabi oldukları yargı sistemine göre yargılanacaklardır.
inançtan önce insan faktörü ön plana alınır ve kimse giyim tarzı ya da yaşama tarzından , bulunduğu cemaatten dolayı aşağılanamaz.
modernlik adı altında din ve dindardan soğutma çabaları diğer insanların inanç alanına saldırmaktır ve buna karşı devlet yetkisini kullanmalıdır. devlet dinsizdir, insanların kendince inancı ya da inançsızlığı vardır devlet bu insanların inanç şekillerinin hepsini garanti altına alır.
dinine göre yaşamak, yargılanmak isteyen insanların önüne engel koymamalıdır. laiklik gerçekten samimi uygulansa şayet çoklu hukuk sistemi gibi şeylerin gündeme gelmesi gerekirdi.
laiklik mevcut dünyada dinleri kontrol altına almak, din dışı fikirlere özellikle özgürlük alanı sağlamak, dinlerin hakir görülmesini ve modern hayat tarzı denilen hayat tarzının bir şekilde dayatılmasını sağlamaktadır.
mevcut hali ile en laik ülke malezya gibi ülkelerdir.
laiklik adı altında inancın mevcut yaşamdaki uygulamalarından bile rahatsız olan koyu laisizm yanlısı insanlar devlet ilkesini kendi vicdanlarına taşıma saçmalığıyla içinde bulundukları dini sulandırmayı, dinini her şeyin, değerin önüne alan insanlara da kendi anlayışlarını dayatma sevdalısı çelişkili insanlardır.
dinde samimi olmamakla suçlanan dini hassasiyetleri olan insanlar yerine kendilerinin laiklikte samimi olmadıkları aşikardır.
bir inanan allah'ın emir ve yasaklarınca yaşamak, yargılanmak ve öylece ölmek istiyorsa laiklik adına bunu engellemek doğru mudur? hani her dine eşit mesafe??
şeriat adı altında inancı bozuk insanları zorla kalıba sokma çabası da anlamsız. o insan allah'ın hükümlerini kendi aklından değersiz gören bir insan ise zaten inancı tahrip olmuş biridir, bu insana neden zorla bir şeyler dayatılsın. kendi hükümlerini hak etmeyen insanlara allah böyle bir nimeti neden versin? şeriat adı altında eski alimlerin bir takım katı görüşleriyle kur'an merkezli olmayan bir yaklaşımla yapılabilecek yanlışlıkların hesabını da iyi düşünmek gerekir.
velhasıl laiklik tüm dünya da içi boş bir kavramdır. laiklik adı altında dinler değersizleştirilip yerine ortak akıl evrensel akıl denilen ilkeler konularak ipini koparan çılgın at gibi nefsaniyetin şahlandığı bir dünya alıp yürümektedir.
kimseye zorla bir şey dayatma taraftarı değilim, kimsenin de kimsenin dini inancını aşağılaması taraftarı değilim. bir müslümanın allah'ın hükümlerini bireysel mana da hayatına aksettirmesini ve hukuk alanında da allah'ın hükümlerini her şeyden üstün tutmasının gereğine inanıyorum. yalnız zedenlenmiş inançlar taşıyanlara zorla dayatmak da istemem bu hukuku. o insan kısmen iman eden birisi.
zaten türkiye'de dinden korkma nedeni bu... gerçek islam ile birlikte anlaşılan allah'ın hükümlerini reddetmenin imanı zedelediği gerçeği karşısında insanların çoğunluğunun çelişkiden sıyrılması korkusu.
oysa özgürlük denilen yalan düşünce de belli bir sınır çizilerek olamaz. samimi özgürlük yanlısı insanlar iseniz diğer insanların hakaret ve şiddet içermeyen her fikrine öcü gözüyle bakamazsınız.
sizin yalancı özgürlük anlayışınızdan da laiklik anlayışınızdan da allah'a sığınırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar