bugün
- ne kadar yaşlısın13
- tai lung52
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği5
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak5
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- ankete gelin beyler25
- meb den okullara terörsüz türkiye genelgesi4
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- bir soru sor6
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması5
- sevmediğiniz yazarlar13
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek20
- iki deli bir araya gelmemeliydik2
- koalaya yeni nick önerisi5
- koala fetö başarılı olsa fetöcü de olurdu5
- her dönerin adamı2
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- sarapci koala39
- aktrollerin keyfinin yerinde olması3
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- sözlüğün bünyeyi yorması7
- bar kokhba isyanı5
- sözlük yazarlarının kendi çalıp kendi oynaması5
- ekonomiden şikayet eden insan4
- türk bayrağını indirip yerine pkk paçavrası çekmek2
- her şeyden önce sadece allah'ın zihni vardı3
- yalnızlık rahatlıktır15
- kapadokya5
- yapay zeka ve işsizlik8
- beni sevmeyen o kişi8
- dinginlik3
- bilinmeyen doğa yasaları2
- yalanlar söyleyip iç huzuru bulmak2
- ben de reise oy vericem13
- kendini her konuda haklı gören tip6
- auschwitz3
- sabırsız olmak2
- en büyük hatalar3
- avanos3
- nervio hamferdi13
- kızarmış ekmek2
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali11
- kutlu doğum haftası9
- inci sözlük5
- aziz ihsan aktaş davası8
- sözlük kızları nerede sorunsalı10
- tatilbudur com2
- tanrı2
- hepsiburada4
- ikea2
charles baudelaire'nin yasaklanmış şiirlerinden bir tanesi.
LESBOS
(yasaklanmış şiir)
Annesi sahnelerin, yunan şehvetlerinin
Lesbos, sen de şen veya hüzülü öpücükler,
Güneşler gibi sıcak, karpuzlar gibi serin,
Defneli gündüzleri ve geceleri süsler,
- Annesi sahnelerin, yunan şehetlerinin,
Lesbos, sen de öpüşler çağlayanlar gibidir,
Korkusuzca atılır dipsiz uçurumlara,
Koşar, hıçkırır, çoşar sarsıntılarla birbir,
- Fırtınalı, esrarlı, kaynaşıp durur orda;
Lesbos, sen de öpüşler çağlayanlar gibidir!
Lesbos, sende Phrynéler birbirlerini sarar,
Sende iç çekişleri asla karşılıksız kalmaz,
Ve tıpkı Paphos gibi yıldızlar sana tapar
Sapho, ey Sapho! Venüs seni nasıl kıskanmaz!
Lesbos, sende Phrynéler birbirlerini sarar,
Lesbos, sıcak ve hüzünlü gecelerin ülkesi,
Aynalarında kısır arzuları yansıtan,
Kızlar, gözleri çukur, sevdalı bedenleri,
Okşar erginliklerin yemişlerini her ân,
Lesbos, sıcak ve hüzünlü gecelerin ülkesi,
Varsın yaşlı Eflâtun, kısık sert gözle baksın;
Çoktan bağışlandın sen ateşli bûselerle,
Tatlı bir imparatorluk ve soylu bir topraksın,
Sonsuz inceliklerin ülkesi, kraliçe,
Varsın yaşlı Eflâtun, kısık sert gözle baksın;
Ölümsüz kurban zaten bağışlamıştı seni,
Göklerin kıyısında belli belirsiz yanan
Parlak gülüşün bizden uzaklara çektiği
O tutkulu, sevdalı yüreklere sunulan
Ölümsüz kurban zaten bağışlamıştı seni!
Hangi Tanrı yargılar, işten solmuş alnını,
Hangi Tanrı, hâkimin olmaya cüret eder?
Denizlere döktüğün gözyaşı tufanını
Altın terazilerle tartmamışlarsa eğer?
Hangi Tanrı yargılar, işten solmuş alnını,
Bu kanûnların bizden istedikleri nedir?
Duyarlı, ince kızlar, gururu adaların,
Başka din gibi sizin dininiz de yücedir
Aşk, cennet, cehennemle alay edecek yarın!
Bu kanûnların bizden istedikleri nedir?
Lesbos beni kendine dost seçti şu dünyada,
Çiçekli kızlarımın esrarını şakı, dedi,
Çünkü çocukluğumdan beri, beni, yaşlarla
Islanmış gülüşlerin karanlığı besledi,
Lesbos beni kendine dost seçti şu dünyada,
Leucate tepelerinde beklerim yıllardır ben,
Hani gözcüler vardır, şaşmaz keskin gözleri,
Ufukta, uzaklarda şekilleri titreşen
Kadırgaları izler, o nöbetçiler gibi
Leucate tepelerinde beklerim yıllardır ben.
Denize, dalgalara bakarım uzun uzun,
Kayaları çınlatan hıçkırıklar içinde
Bir akşam tapılası cesedini Saphonun
Lesbos kıyılarına getirecek mi diye,
Denize, dalgalara bakarım uzun uzun,
Âşık ve şair Sapho, erce seven kalb,
Hâzîn solgunluğuyla Venüsten de güzel kız!
- Acılarla çizilmiş halkanın benek benek
Sardığı kara göze yenilmiş lacivert göz,
Âşık ve şair Sapho, erce seven kalb!
Venüsten de güzel kız! Venüs ki dünyamızda
Doğrulup, boşaltırdı berrak hazinesi
Ve kumral gençliğinin ışıklarını, hazla
O yaşlı okyanusun ayağına sererdi,
Venüsten de güzel kız, bu yalan dünyamızda!
O Sapho ki, ölmüştü sövgüyle, doğduğu ân,
Uydurulmuş inançla ve nice âyinlerle!
Bir gururki, zındığı bile cezalandıran,
Güzelim bedeneni çayır gibi sunmuştu bize,
O Sapho ki, ölmüştü sövgüyle, doğduğu ân,
Lesbos, yanıp yakınır nice çağlardan beri,
Ve kâinatın sunduğu o büyük azâmetlere
Aldırmaz, kıyıların gökyüzüne ittiği
Acının çığlığıyla sarhoş olur her gece.
Lesbos, yanıp yakınır nice çağlardan beri!
LESBOS
(yasaklanmış şiir)
Annesi sahnelerin, yunan şehvetlerinin
Lesbos, sen de şen veya hüzülü öpücükler,
Güneşler gibi sıcak, karpuzlar gibi serin,
Defneli gündüzleri ve geceleri süsler,
- Annesi sahnelerin, yunan şehetlerinin,
Lesbos, sen de öpüşler çağlayanlar gibidir,
Korkusuzca atılır dipsiz uçurumlara,
Koşar, hıçkırır, çoşar sarsıntılarla birbir,
- Fırtınalı, esrarlı, kaynaşıp durur orda;
Lesbos, sen de öpüşler çağlayanlar gibidir!
Lesbos, sende Phrynéler birbirlerini sarar,
Sende iç çekişleri asla karşılıksız kalmaz,
Ve tıpkı Paphos gibi yıldızlar sana tapar
Sapho, ey Sapho! Venüs seni nasıl kıskanmaz!
Lesbos, sende Phrynéler birbirlerini sarar,
Lesbos, sıcak ve hüzünlü gecelerin ülkesi,
Aynalarında kısır arzuları yansıtan,
Kızlar, gözleri çukur, sevdalı bedenleri,
Okşar erginliklerin yemişlerini her ân,
Lesbos, sıcak ve hüzünlü gecelerin ülkesi,
Varsın yaşlı Eflâtun, kısık sert gözle baksın;
Çoktan bağışlandın sen ateşli bûselerle,
Tatlı bir imparatorluk ve soylu bir topraksın,
Sonsuz inceliklerin ülkesi, kraliçe,
Varsın yaşlı Eflâtun, kısık sert gözle baksın;
Ölümsüz kurban zaten bağışlamıştı seni,
Göklerin kıyısında belli belirsiz yanan
Parlak gülüşün bizden uzaklara çektiği
O tutkulu, sevdalı yüreklere sunulan
Ölümsüz kurban zaten bağışlamıştı seni!
Hangi Tanrı yargılar, işten solmuş alnını,
Hangi Tanrı, hâkimin olmaya cüret eder?
Denizlere döktüğün gözyaşı tufanını
Altın terazilerle tartmamışlarsa eğer?
Hangi Tanrı yargılar, işten solmuş alnını,
Bu kanûnların bizden istedikleri nedir?
Duyarlı, ince kızlar, gururu adaların,
Başka din gibi sizin dininiz de yücedir
Aşk, cennet, cehennemle alay edecek yarın!
Bu kanûnların bizden istedikleri nedir?
Lesbos beni kendine dost seçti şu dünyada,
Çiçekli kızlarımın esrarını şakı, dedi,
Çünkü çocukluğumdan beri, beni, yaşlarla
Islanmış gülüşlerin karanlığı besledi,
Lesbos beni kendine dost seçti şu dünyada,
Leucate tepelerinde beklerim yıllardır ben,
Hani gözcüler vardır, şaşmaz keskin gözleri,
Ufukta, uzaklarda şekilleri titreşen
Kadırgaları izler, o nöbetçiler gibi
Leucate tepelerinde beklerim yıllardır ben.
Denize, dalgalara bakarım uzun uzun,
Kayaları çınlatan hıçkırıklar içinde
Bir akşam tapılası cesedini Saphonun
Lesbos kıyılarına getirecek mi diye,
Denize, dalgalara bakarım uzun uzun,
Âşık ve şair Sapho, erce seven kalb,
Hâzîn solgunluğuyla Venüsten de güzel kız!
- Acılarla çizilmiş halkanın benek benek
Sardığı kara göze yenilmiş lacivert göz,
Âşık ve şair Sapho, erce seven kalb!
Venüsten de güzel kız! Venüs ki dünyamızda
Doğrulup, boşaltırdı berrak hazinesi
Ve kumral gençliğinin ışıklarını, hazla
O yaşlı okyanusun ayağına sererdi,
Venüsten de güzel kız, bu yalan dünyamızda!
O Sapho ki, ölmüştü sövgüyle, doğduğu ân,
Uydurulmuş inançla ve nice âyinlerle!
Bir gururki, zındığı bile cezalandıran,
Güzelim bedeneni çayır gibi sunmuştu bize,
O Sapho ki, ölmüştü sövgüyle, doğduğu ân,
Lesbos, yanıp yakınır nice çağlardan beri,
Ve kâinatın sunduğu o büyük azâmetlere
Aldırmaz, kıyıların gökyüzüne ittiği
Acının çığlığıyla sarhoş olur her gece.
Lesbos, yanıp yakınır nice çağlardan beri!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar