bugün

behzat ç.

Behzat Ç. için en güzel tanımı Ercüment Çözer yapmıştır:"Zavallının teki." Başarısız bir evlilik, kızıyla sorunları, kızını kaybeden bir baba, abisiyle kör topal ilişkisi olan bir kardeş, yıllar sonra ortaya çıkan diğer kızı ve onunla yaşadıkları, alkol, sürekli bir buhran...
Bir bölümünde de üstlerinden biri amirimi azarlarken şöyle demişti:"Senin işin kocasını kıtır kıtır kesen kadınları yakalamak." Ve amirim üstünün haklı olduğunu bildiği için boynunu bükmüştü. Ama yine de her seferinde üstüne üstüne gitti ve her seferinde ya hayatı bağışlandı ya yakalamak istediği adamı saklamak zorunda kaldı ya da eline boş bir silah verildi kendisini öldürmesin diye "Kafana falan sıkarsın." denilerek. Ve en sonunda kendisi de savcı Esra'ya şu minvalde bir şeyler söyledi: " Ben anlamıyorum. Cinayet çözmek istiyorum ben. Sonu olan işlerle uğraşmak istiyorum." Ki kendisine de kanımca en çok yakışan budur. Harun'dan, Hayalet'ten, Akbaba'dan, Cevdet'ten, Eda'dan, Savcı Esra'dan, ara ara Ceyda'dan, Şule'den, Şevket'ten oluşan dünyasında kimi zaman mutlu, kimi zaman mutsuz ama cinayet çözmede başarılı, büro geyiklerinde gülümseyen meyhane sohpetlerinde ekibiyle dertleşen bir başkomiser. O, telefonları hep "Heaaa" diye açsın, tost yesin, cinayet çözsün, akşamına içkisini içsin, kendi dünyasında yaşasın ama Ercüment gibi dallamalarla, Memduh gibi her devrin adamlarıyla uğraşmasın. Gerçek zavallılar amirime zavallı diyemesin. Amirime zavallı diyecek biri varsa o yine kendisi olsun çünkü bunu yapabilen bir insandır amirim.
© copyright 2005 - 2026