bugün
- hikayeyi devam ettir55
- sözlük yazarlarının saatleri9
- arkadaşlar bakar mısınız28
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası36
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak6
- pilot bir erkekle sevgili olmak9
- köy evinde sex yapmak3
- mezoterapi9
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- unutulmayan sadakat örnekleri3
- kürk giyen erkek4
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- türklerin islama göre yaşamaması4
- muhibbi3
- at4
- en iyi james bond canlandıran oyuncu3
- sokakta kavga teknikleri13
- casio f91w3
- gerilla anaları4
- omega 32
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- soundtrack2
- karma düşürme teknikleri3
- cemil mont2
- gammaz nedir nasıl olunur4
- soğan tadı2
- askerdeki otomat4
- ismet gurbuz 20245
- normal hat yerine whatsappdan arama yapan insan3
- benkimki7
- uysaljakoben15
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- cbd yağı2
- kız düşürme teknikleri2
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- mehdi kim sorunsalı3
- yazarların okuduğu bölümler6
- nickten isim tahmini yapmak72
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- tekne turu11
- özelde çalışmak5
- yaşamak güzel2
- yeni parti53
- theofanis gekas2
- askerliğin gereksiz olması2
ders veren hikayeleri olan zatı muhteremdir.
işte bir hikaye...
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.
Meşrebin usulünce ...bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir.
Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir...
Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir.
Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar.
Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:
'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki,
gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.
Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!
işte bir hikaye...
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.
Meşrebin usulünce ...bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir.
Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir...
Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir.
Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar.
Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:
'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki,
gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.
Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar