bugün
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek10
- trabzon büyükşehir belediyesi19
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi6
- 15 temmuz tiyatro mu6
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı10
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kısa boylu olmak4
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi4
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- erdogan'a suikast timi itirafı7
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- batıl inançlar5
- sözlük yazarlarının iyi insanlar olması2
- sevgiliye hitap şekilleri6
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- devlet aklı2
- yediniz kendinizi masklaviyle be2
- 3 şubat 2026 masklavi'nin şahsıma dana demesi2
- renault 9 broadway12
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- dört elle piyano çalmak2
- mason greenwood10
- öğretmenlerin nöbeti5
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- kırmızı kaka7
- piyanoya başlama yaşı2
- zara2
- kola neden koşer4
- velvet hanım ile kahve içmek6
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak2
- dopamin eksikliği2
- kelebek dövmesi yaptıran kız2
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- günaydın büyük uludağ sözlük ailesi2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- fahri trafik müfettişi2
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- şerif hüseyin2
- seksenler2
arsenal'i 3 sene üst üste şampiyon, son sene de şampiyonlar ligi şampiyonu yapmamın akabinde sıkılıp istifa ettikten sonra yaşadıklarımdır.
tekrardan beni isteyeceklerinden emin bir şekilde istifa ettikten 2 gün sonra, sanki ben hiç varolmamışım, hiç o klübe antrenörlük yapmamışım gibi arsene wenger'i tekrardan takımın başına getirdiler. ulan şerefsizler, herif senelerdir ne bi şampiyonluk yaşatmış ne adam gibi bir başarısı var ne iş lan bu? takımı herifin elinden alıp 3 sene gece gündüz emek vermişim, ter akıtmışım, kupa üstüne kupa kaldırmışım nasıl görmezden gelirsiniz olm beni? o sinirle yeni bir teknik direktör ekleyerek arsenal'e atadım kendimi. atar atamaz da istifa mektubumu fırlattım yönetimdeki adi heriflerin suratına. siklemediler doğal olarak ve hoop arsene wenger gene takımın başına. tekrardan yeni bir isimle geçtim arsenal'in başına ve ilk gün, yönetime stadyumu büyütmezlerse siktirolup gideceğimi söyleyerek ültimatom verdim. zaten fırsat kollayan pezevenkler beni siktiredip anında arsene wenger'i teknik direktörlüğe yeniden getirdiler.
bu ne arsene sevdasıymış arkadaş? dalağını siktiğimin klüp başkanıyla nasıl bir ilişkisi var bu herifin? ne olaylar dönüyor gizli kapılar arkasında? bulamadım, çözemedim ve boynumu bükerek kendimce yeni bir sayfa açtım teknik direktörlük hayatımda. arsenal benim için bitmişti artık. diğer klüplerden teknik direktörlük için teklif üstüne teklif yağacak diye kendimden emin bir şekilde yaklaşık 10 gün bekledim. 10 gün boyunca teklif gelmeyince hafiften kıllanmaya başladım ve antrenörünü kovmuş olan liverpool'a başvuru yaptım. benden iyisini mi bulacaklardı? arsenal'in başındayken her maçta yenmiştim onları ve her maçta yenmeme rağmen kendilerine övgü üstüne övgü yağdırmış, gerrard hakkında olumlu eleştirilerde bulunmuştum. başvurum için teşekkür edip başka bir isimle anlaştıklarını görünce aston villa'ya yöneldim. adiler teşekkür bile etmeden, 2 gün sonra başka birini aldılar. can havliyle boşta olan tüm klüpleri sıraladım ve sırasıyla hepsine başvurdum. bu dengesizliğimi farketmiş olacaklar ki hiçbiri beni kabul etmeyerek başka isimlerle anlaştı. şaka gibi. piç gibi ortalıkta kalmıştım.
sezonun ilk yarısını arsenal'i ve başvuru yaptığım diğer klüpleri izleyerek boşta geçirdim. aldıkları her başarısız sonuçtan sonra baykuş sikmiş fare gibi seviniyor, delicesine mutlu oluyordum. arsenal onuncu, liverpool dokuzuncu sıradaydı ama bunlar azdı bile bunlara. daha beter olmalı, rezil rüsva edilmeliydiler. ama değişen bir şey olmadı ve başarısız sonuçlara rağmen aynı isimlerle yollarına devam ettiler..
sezonun ilk yarısı bitince süpriz bir şekilde italya'nın atalanta takımından teklif aldım ve bavulumu toplayarak klübün bulunduğu bergamo yollarına düştüm. ligdeki en büyük başarısı 1948'te 5.lik olan klüpte geçirdiğim iki sezonda kayda değer bir başarı gösteremeyince buradan da istifa ettim. istifadan sonra yönetim "gel etme eyleme iyiydik böyle" dese de istemedim. hiçbir şey arsenal'deki gibi olamazdı.
o hayal kırıklığıyla oyundan çıkıp bilgisayarıma girdim ve program ekle kaldır'a tıklayıp cm'nin üzerine geldim. gözyaşları içerisinde oyunu silerken hala arsene wenger adlı orospu çocuğundan ne eksiğim olduğunu düşünüyordum. unutulmaz..
tekrardan beni isteyeceklerinden emin bir şekilde istifa ettikten 2 gün sonra, sanki ben hiç varolmamışım, hiç o klübe antrenörlük yapmamışım gibi arsene wenger'i tekrardan takımın başına getirdiler. ulan şerefsizler, herif senelerdir ne bi şampiyonluk yaşatmış ne adam gibi bir başarısı var ne iş lan bu? takımı herifin elinden alıp 3 sene gece gündüz emek vermişim, ter akıtmışım, kupa üstüne kupa kaldırmışım nasıl görmezden gelirsiniz olm beni? o sinirle yeni bir teknik direktör ekleyerek arsenal'e atadım kendimi. atar atamaz da istifa mektubumu fırlattım yönetimdeki adi heriflerin suratına. siklemediler doğal olarak ve hoop arsene wenger gene takımın başına. tekrardan yeni bir isimle geçtim arsenal'in başına ve ilk gün, yönetime stadyumu büyütmezlerse siktirolup gideceğimi söyleyerek ültimatom verdim. zaten fırsat kollayan pezevenkler beni siktiredip anında arsene wenger'i teknik direktörlüğe yeniden getirdiler.
bu ne arsene sevdasıymış arkadaş? dalağını siktiğimin klüp başkanıyla nasıl bir ilişkisi var bu herifin? ne olaylar dönüyor gizli kapılar arkasında? bulamadım, çözemedim ve boynumu bükerek kendimce yeni bir sayfa açtım teknik direktörlük hayatımda. arsenal benim için bitmişti artık. diğer klüplerden teknik direktörlük için teklif üstüne teklif yağacak diye kendimden emin bir şekilde yaklaşık 10 gün bekledim. 10 gün boyunca teklif gelmeyince hafiften kıllanmaya başladım ve antrenörünü kovmuş olan liverpool'a başvuru yaptım. benden iyisini mi bulacaklardı? arsenal'in başındayken her maçta yenmiştim onları ve her maçta yenmeme rağmen kendilerine övgü üstüne övgü yağdırmış, gerrard hakkında olumlu eleştirilerde bulunmuştum. başvurum için teşekkür edip başka bir isimle anlaştıklarını görünce aston villa'ya yöneldim. adiler teşekkür bile etmeden, 2 gün sonra başka birini aldılar. can havliyle boşta olan tüm klüpleri sıraladım ve sırasıyla hepsine başvurdum. bu dengesizliğimi farketmiş olacaklar ki hiçbiri beni kabul etmeyerek başka isimlerle anlaştı. şaka gibi. piç gibi ortalıkta kalmıştım.
sezonun ilk yarısını arsenal'i ve başvuru yaptığım diğer klüpleri izleyerek boşta geçirdim. aldıkları her başarısız sonuçtan sonra baykuş sikmiş fare gibi seviniyor, delicesine mutlu oluyordum. arsenal onuncu, liverpool dokuzuncu sıradaydı ama bunlar azdı bile bunlara. daha beter olmalı, rezil rüsva edilmeliydiler. ama değişen bir şey olmadı ve başarısız sonuçlara rağmen aynı isimlerle yollarına devam ettiler..
sezonun ilk yarısı bitince süpriz bir şekilde italya'nın atalanta takımından teklif aldım ve bavulumu toplayarak klübün bulunduğu bergamo yollarına düştüm. ligdeki en büyük başarısı 1948'te 5.lik olan klüpte geçirdiğim iki sezonda kayda değer bir başarı gösteremeyince buradan da istifa ettim. istifadan sonra yönetim "gel etme eyleme iyiydik böyle" dese de istemedim. hiçbir şey arsenal'deki gibi olamazdı.
o hayal kırıklığıyla oyundan çıkıp bilgisayarıma girdim ve program ekle kaldır'a tıklayıp cm'nin üzerine geldim. gözyaşları içerisinde oyunu silerken hala arsene wenger adlı orospu çocuğundan ne eksiğim olduğunu düşünüyordum. unutulmaz..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar