bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- geceye bir şarkı bırak11
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- travesti sesi çekiciliği6
- biraderilyö de biraderito2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- gece denize girmek5
- nick vermeden bir yazara seslen14
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- ioçk14
- grup seksin mantığı10
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- dünyaya çocuk getirmek10
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- müslüman cinler3
- akrep burcu4
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- yatın artık orçolar3
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- dünyanın en samimi cümlesi6
- arkadaşlar bir şey dicem5
- gecenin köründe5
- şarap içemeyen erkek6
- yeni parti46
- vantilatör2
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nervio burak demirbilek evliliği13
- nohut yaptım nası olmuş10
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- yorgun mermi vs nervio12
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- her yaptığı olay olan insanlar3
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- berlin de lgbt yürüyüşüne araçla saldırı2
- doğu batı sentezi2
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- seni karım yapacağım3
hakkindaki bilgilerimizi tazelemek, anlatilara degil dogrudan kurana gitmek zorunda oldugumuz kavram/varlik.
seytan deyince zihnimizde hemen bir "kotuluk tanrisi" olusuyor. zahhak gibi, ehrimen gibi, apophis gibi, iskeletor gibi, shredder gibi, melodramlardan ve cizgi filmlerden firlayan bir "kotu" tasviri canlaniyor zihnimizde. oysa seytani iyi tanimaliyiz. "kotuyu ne kadar kotulersen o kadar iyi" zihniyeti bizi onlari "kotulugun tanrisi" konumuna getirmemize yol acabilir ki bu dogru olmaz.
kendisi allah korkusu olan bir varliktir, bunu enfal-48'de soyluyor: "ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. ben allah'tan korkarım."
mantikut tayr'da gecen bir hikaye ise bize bambaska bir bakis kazandirir. bir adam seytani gorur, ve seytan cok yakisikli, cok nazik ve efendidir. ona hayretle sorar, "ben hep seni igrenc, orasindan burasindan pislik akan, cirkin ve rezil bir canli sanardim, hic oyle degil missin..." seytan cevaplar: "sen beni hep dusmanlarimin anlatimlarindan dinledin, gercegi merak edip beni tanimadin ki..." buradan olayi abartip yezidilik'e, veya "seytanin insana secde etmemesi aslinda onun tevhid inancinin kuvvetindendi, zira o kovulmak pahasina dahi allah'tan baska kimseye secde etmemeye yemin etmisti" gibi onu olumlayici tasavvufi yorumlara gitmeyi dogru bulmamakla birlikte onu "pur kotu" olarak tasvir etmeyi de dogru bulmuyorum.
zira onu 0-1 araliginda 0'a oturtursaniz ondan daha kotu olan insanlara biceceginiz rakam kalmaz. onu en azindan 0.2'ye filan koyun ki allah'tan korkmakta seytan kadar dahi olamayan insanlarin imani icin 0-0.2 araliginda bir yer kalsin.
kendisine buradan selamlarimi yolluyorum, umarim hakkindaki bu guzel cumlelerimden sonra bana bir daha asla dalasmaz, kardes kardes yasayip gideriz. canim benim. hep uzak dur e mi? arayi iyi tutmak lazim, musallat oldu mu adami yakmaktan baska careniz kalmaz. lan? ortacag karanligi!!!
ha bir de seytanin avukati'nin o vurucu final sahnesinden de biliriz ki en sevdigi gunah kibirdir.
seytan deyince zihnimizde hemen bir "kotuluk tanrisi" olusuyor. zahhak gibi, ehrimen gibi, apophis gibi, iskeletor gibi, shredder gibi, melodramlardan ve cizgi filmlerden firlayan bir "kotu" tasviri canlaniyor zihnimizde. oysa seytani iyi tanimaliyiz. "kotuyu ne kadar kotulersen o kadar iyi" zihniyeti bizi onlari "kotulugun tanrisi" konumuna getirmemize yol acabilir ki bu dogru olmaz.
kendisi allah korkusu olan bir varliktir, bunu enfal-48'de soyluyor: "ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. ben allah'tan korkarım."
mantikut tayr'da gecen bir hikaye ise bize bambaska bir bakis kazandirir. bir adam seytani gorur, ve seytan cok yakisikli, cok nazik ve efendidir. ona hayretle sorar, "ben hep seni igrenc, orasindan burasindan pislik akan, cirkin ve rezil bir canli sanardim, hic oyle degil missin..." seytan cevaplar: "sen beni hep dusmanlarimin anlatimlarindan dinledin, gercegi merak edip beni tanimadin ki..." buradan olayi abartip yezidilik'e, veya "seytanin insana secde etmemesi aslinda onun tevhid inancinin kuvvetindendi, zira o kovulmak pahasina dahi allah'tan baska kimseye secde etmemeye yemin etmisti" gibi onu olumlayici tasavvufi yorumlara gitmeyi dogru bulmamakla birlikte onu "pur kotu" olarak tasvir etmeyi de dogru bulmuyorum.
zira onu 0-1 araliginda 0'a oturtursaniz ondan daha kotu olan insanlara biceceginiz rakam kalmaz. onu en azindan 0.2'ye filan koyun ki allah'tan korkmakta seytan kadar dahi olamayan insanlarin imani icin 0-0.2 araliginda bir yer kalsin.
kendisine buradan selamlarimi yolluyorum, umarim hakkindaki bu guzel cumlelerimden sonra bana bir daha asla dalasmaz, kardes kardes yasayip gideriz. canim benim. hep uzak dur e mi? arayi iyi tutmak lazim, musallat oldu mu adami yakmaktan baska careniz kalmaz. lan? ortacag karanligi!!!
ha bir de seytanin avukati'nin o vurucu final sahnesinden de biliriz ki en sevdigi gunah kibirdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar