bugün
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- eğitimin anlamsızlığı3
- tekne turu13
- yunanistan29
- en son aldığınız iltifat14
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- nureddin mahmud zengi2
- sabahın köründe denize girmek2
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü2
- gebze2
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- balıkesir vs eskişehir2
- japonya23
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- cem küçük10
- anın görüntüsü13
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
- gürcistan26
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- hırvatistan2
- nebiye salat ve resule itaat4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- gelecek partisi'nin kapanması12
- ctrlx22
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- adalet ve kalkınma partisi4
- hayvan gibi acı salça yemek5
- bik bikle yemek yapmak9
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- nickten isim tahmini yapmak71
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
şuanki koşullarda gayet rahat görünen, dışı seni içi beni durumundaki meslektir.
bir dünya eleştiri yapılır memurlukla alakalı, ortak özellik ise herkesin kendi tuttuğu tarafından genelleme yaparak karalaması ya da aklaması bu mesleği. objektif bakmak lazım olaya.
dışardan bakan adam ne rahat iş der; bilmez ki oturma zordur!
ana- baba kalkar garanti iş der; bilmezler ki hayallerin vardır.
işin içindeki memur adam açız der;asgari ücret ne kada bilmiyor gibi gelir.
tuhaftır, ama... aması vardır işte işin. birçok kurumda işler yavaş döner ve kafa belli bir periyottan sonra rahattır. saat 17.00 oldu mu, allahın oğlu gelse orada kimseyi tutamaz, tatil gününden maaş gününe her türlü mevzu belirlidir. rahattır işte.
rahattır; çünkü istikrarsızlığın hüküm sürdüğü türkiyedeki en garanti işlerdendir. sıkıcıdır, parası azdır, iş zordur... bunlar bahanesi işin. özel sektörde kıçına tekme yemeden, maaşını alamadan, aç be aç günlerce maaşlar ne gün kaçta yatacak derdine düşmeden memur olmuş kitlede hep olumsuzluk vardır bu anlamda.
yet- mi- yor!
yetmeyen nedir? bunun cevabını da herkes veremez, nihayetinde 750 liraya kölelik yapmış adama birden 1500-2000 tl arasında maaş versen gıkı çıkmaz; ama yedi düvel memurluktan gelen adamlara göre azdır.
diğer yandan ise özel sektörde çalışan, şu ya da bu şekilde bir yerlere gelmiş kişiler çok sert eleştirirler bu meslekteki güruhu. işe yaramaz, beceriksiz, garantici kişiler olarak genelleme yaparlar ki, bu çok yanlıştır.
bu memlekette kim ne niyetle memur olur?
- garanticiler: bunlar her daim zaten vardılar, tercih meselesi nihayetinde.
- sakin yaşayanlar: bu tarz memurlarda bana dokunmasın bin yaşasın diyerek sakin ve macerasız olan memurluğu seçmiştir.
- çaresizler: en acıklı güruhtur. genelde akıllı, kafası çalışan, ama bir türlü şansı yaver gitmeyen kişilerdir. çoğu özel sektörden şiddetli darbeler yedikten sonra, son çare bu kapıya sığınır, özgürlüklerini kısıtlayan masalarda günü tamamlarlar.
bu örnekler çoğaltılabilir, ama asıl amaç memuriyetin ne olduğu, nasıl bir meslek olduğunu konuşmaksa buna gerek yok.
bu işi beğenmeyenler ise yukarıda da belirttiğim üzere hali vakti yerinde olan ya da hayatın zorluklarını sadece aşk meşk acısı zannedenlerden oluşur. bugünün türkiyesinde sen hangi işten 17.00 oldu mu çat diye çıkabilirsin?
hangi işte haftada 2 gün tatil, kar yağdı tatil, bayram oldu tatil şeklinde çalışabilirsin?
hangi işte stressiz, kovulma tehlikesi olmadan, yalakalık yapmadan/yapma mecburiyetine girmeden, esnek çalışma saatlerine uymayarak çalışabilirsin?
ve hangi işte eşşek gibi çalışıp en azından başlangıç safhasında 1000tl maaş alınca rahat rahat şükredebilirsin?
kötü koşullarda çalışan ve en az yüksekokul mezunu olan kaç bin insan var bu memlekette, bu sebepten çok fazla koşulları zorlamamak gerekli diye düşünüyorum. memur değilim, çaresizler kategorisndeyim, aldığım darbelerden serseri mayına döndüm, ve ben de memur olma yolunda ilerliyorum şu anda. buna rağmen bazı memurların bu serzenişlerini yersiz buluyorum.
unutmamak lazım, ağlayan karıncanın sesi gülen filin kahkasını bastırırmış.
bir dünya eleştiri yapılır memurlukla alakalı, ortak özellik ise herkesin kendi tuttuğu tarafından genelleme yaparak karalaması ya da aklaması bu mesleği. objektif bakmak lazım olaya.
dışardan bakan adam ne rahat iş der; bilmez ki oturma zordur!
ana- baba kalkar garanti iş der; bilmezler ki hayallerin vardır.
işin içindeki memur adam açız der;asgari ücret ne kada bilmiyor gibi gelir.
tuhaftır, ama... aması vardır işte işin. birçok kurumda işler yavaş döner ve kafa belli bir periyottan sonra rahattır. saat 17.00 oldu mu, allahın oğlu gelse orada kimseyi tutamaz, tatil gününden maaş gününe her türlü mevzu belirlidir. rahattır işte.
rahattır; çünkü istikrarsızlığın hüküm sürdüğü türkiyedeki en garanti işlerdendir. sıkıcıdır, parası azdır, iş zordur... bunlar bahanesi işin. özel sektörde kıçına tekme yemeden, maaşını alamadan, aç be aç günlerce maaşlar ne gün kaçta yatacak derdine düşmeden memur olmuş kitlede hep olumsuzluk vardır bu anlamda.
yet- mi- yor!
yetmeyen nedir? bunun cevabını da herkes veremez, nihayetinde 750 liraya kölelik yapmış adama birden 1500-2000 tl arasında maaş versen gıkı çıkmaz; ama yedi düvel memurluktan gelen adamlara göre azdır.
diğer yandan ise özel sektörde çalışan, şu ya da bu şekilde bir yerlere gelmiş kişiler çok sert eleştirirler bu meslekteki güruhu. işe yaramaz, beceriksiz, garantici kişiler olarak genelleme yaparlar ki, bu çok yanlıştır.
bu memlekette kim ne niyetle memur olur?
- garanticiler: bunlar her daim zaten vardılar, tercih meselesi nihayetinde.
- sakin yaşayanlar: bu tarz memurlarda bana dokunmasın bin yaşasın diyerek sakin ve macerasız olan memurluğu seçmiştir.
- çaresizler: en acıklı güruhtur. genelde akıllı, kafası çalışan, ama bir türlü şansı yaver gitmeyen kişilerdir. çoğu özel sektörden şiddetli darbeler yedikten sonra, son çare bu kapıya sığınır, özgürlüklerini kısıtlayan masalarda günü tamamlarlar.
bu örnekler çoğaltılabilir, ama asıl amaç memuriyetin ne olduğu, nasıl bir meslek olduğunu konuşmaksa buna gerek yok.
bu işi beğenmeyenler ise yukarıda da belirttiğim üzere hali vakti yerinde olan ya da hayatın zorluklarını sadece aşk meşk acısı zannedenlerden oluşur. bugünün türkiyesinde sen hangi işten 17.00 oldu mu çat diye çıkabilirsin?
hangi işte haftada 2 gün tatil, kar yağdı tatil, bayram oldu tatil şeklinde çalışabilirsin?
hangi işte stressiz, kovulma tehlikesi olmadan, yalakalık yapmadan/yapma mecburiyetine girmeden, esnek çalışma saatlerine uymayarak çalışabilirsin?
ve hangi işte eşşek gibi çalışıp en azından başlangıç safhasında 1000tl maaş alınca rahat rahat şükredebilirsin?
kötü koşullarda çalışan ve en az yüksekokul mezunu olan kaç bin insan var bu memlekette, bu sebepten çok fazla koşulları zorlamamak gerekli diye düşünüyorum. memur değilim, çaresizler kategorisndeyim, aldığım darbelerden serseri mayına döndüm, ve ben de memur olma yolunda ilerliyorum şu anda. buna rağmen bazı memurların bu serzenişlerini yersiz buluyorum.
unutmamak lazım, ağlayan karıncanın sesi gülen filin kahkasını bastırırmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar