bugün
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- from gold'un bicepsleri10
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- kokoreç6
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- carlsberg3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı15
- kolpa insanlar6
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- fon vurgunu43
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- muzlu centro2
- kabaklı börek3
- ismail kartal14
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- anın görüntüsü21
- kolye140
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- sergen yalçın10
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- true tarzında entry girmek2
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- victor osimhen8
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması2
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- özelden gelen saçma mesajlar12
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- 27 ocak 2027 paris saint germain galatasaray maçı2
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- arkadaşlar bu nedir sizce11
simdi sen kalkip gidiyorsun. git.
gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugun iyi uyanmistik
sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
sanki hic olmamisti
oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli istanbullar
surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi ki sevmek
ki karakoy koprusune yagmur yagarken
biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
cunku iki kisiydik
oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
iki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
sonrasi iyilik guzellik.
cemal süreya nın çok güzel açıkladığı, ama dünyada ne kadar aşkı bilen insan varsa hepsinin farklı yorumlayacağı his işte.
iki kişinin paylaşımı değil miydi ki,
hatalardan ders almak bile bir parçasıydı sanki,
kendini vermekti;
arzunun dudaklara gelmiş haliydi,
kalbin küt sesine kor olan gözlerdi,
bir bardağın içine girebileceği en şeffaf suydu belki de,
ukalalığın bittiği yerde başlıyordu aşk...
muhtaçlık;
ana karnına ihtiyacı olan bir bebek,
havanın içine girdiği ciğer,
madalyonun çift yüzü;
şefkat ile huzrun uyuması içiçe,
yüzünle, nefesinle, saçlarınla buluşmaktı
teninde...
görünmeyen,
kendini saklasan bile içine her türlü alan,
en kuvvetli elektrikli süpürgelerden farksızdı,
çünkü senden gizlenmeyen azraildi peşin sıra bekleyen...
takılmamaktı geçmişe geleceğe,
zamanın buhusu,
üzerine rahat bir şeyler giymek,
camın üzerinde biriken çiy tanesi...
ruhun sofradan aç kalkmadan
şehvete bürünmesiydi.
aşk;
sendin,
gözlerinden akan bendi,
sana muhtaç olan benin,
biz olmasıydı.
gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugun iyi uyanmistik
sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
sanki hic olmamisti
oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli istanbullar
surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi ki sevmek
ki karakoy koprusune yagmur yagarken
biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
cunku iki kisiydik
oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
iki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
sonrasi iyilik guzellik.
cemal süreya nın çok güzel açıkladığı, ama dünyada ne kadar aşkı bilen insan varsa hepsinin farklı yorumlayacağı his işte.
iki kişinin paylaşımı değil miydi ki,
hatalardan ders almak bile bir parçasıydı sanki,
kendini vermekti;
arzunun dudaklara gelmiş haliydi,
kalbin küt sesine kor olan gözlerdi,
bir bardağın içine girebileceği en şeffaf suydu belki de,
ukalalığın bittiği yerde başlıyordu aşk...
muhtaçlık;
ana karnına ihtiyacı olan bir bebek,
havanın içine girdiği ciğer,
madalyonun çift yüzü;
şefkat ile huzrun uyuması içiçe,
yüzünle, nefesinle, saçlarınla buluşmaktı
teninde...
görünmeyen,
kendini saklasan bile içine her türlü alan,
en kuvvetli elektrikli süpürgelerden farksızdı,
çünkü senden gizlenmeyen azraildi peşin sıra bekleyen...
takılmamaktı geçmişe geleceğe,
zamanın buhusu,
üzerine rahat bir şeyler giymek,
camın üzerinde biriken çiy tanesi...
ruhun sofradan aç kalkmadan
şehvete bürünmesiydi.
aşk;
sendin,
gözlerinden akan bendi,
sana muhtaç olan benin,
biz olmasıydı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar