bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nervionun mavi gözleri11
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- teselli vermek5
- kolye142
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- etek tıraşı4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- sexting3
- ofis pornosu4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- diksiyon3
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek2
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- yer yön hafızası sıfır olan insan2
- migren2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- iffet2
- istanbul13
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- ona bir şey söyle10
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- cep telefonu22
- bik bik'in kraliçe olması10
- fransa11
- mesihin inişi4
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- nokia20
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
seviyorum. kaşını, gözünü, ellerini, gözlerini seviyorum. onu o yapan her şeyini seviyorum.
sabah uyanıyorum. geceden kalan gözyaşlarım daha tam kurumamış. elimle silmeye kıyamıyorum. içinde "o" var çünkü. onun için akan gözyaşlarını nasıl silsin ki ellerim? kısa bir süre önce ona dokunan ellerim nasıl silsin gözyaşlarını.
aklımda hine onun hayali var. yaşadığımız günlerin hayali. ölene kadar unutmayacağım belki de tek şey. tekrar koyuyorum başımı yastığa. aklımda hep o var. elleri var, gözleri var, gülüşü var. gözlerimin içine bakıp gülümsemesi var. allahım. niye çıkaramıyorum onu aklımdan. nasıl bu kadar sevebiliyorum onu. nasıl her aklıma geldiğinde ağlayabiliyorum. nasıl yaşadığımız anları hatırlarken tebessüm ediyorum gözlerim dolu bir şekilde?
internetten resimlerine bakıyorum sonra. normal bir resmi yok ki bende. keşke diyorum, yanımdakyen bir fotoğrafını çekseydim. şimdi böyle bilgisayar ekranına boş gözlerle bakmazdım. özlediğimde sarılıp uyuyabileceğim bir resim isteseydim ondan.
şu an sevgilisiyle çok mutlu. birbirlerine şarkı yolluyorlar, buluşuyorlar, eğleniyorlar. birbirlerine "aşkım" diyorlar. bunlara nasıl dayandığımı bilmiyorum. onun kalbi başka bir erkek için atarken, sevgilisi mesaj attığında yüreği pırpır ederken nasıl dayandığımı ben de bilmiyorum. onun elini tutarken, gözlerine bakarken yaşama gücünü nereden buluyorum ben? bilmiyorum. bilmek de istemiyorum.
profiline bakıyorum. "ilişkisi yok olan durumunu ilişkisi var olarak değiştirdi" yazıyor. bu gerçeği biliyordum ama ilk kez böyle net olarak gözüme görünmüştü. üstelik bir yığın adam beğenmiş. onlara ne oluyor ki? tabi, onları bağlayan bir şey yok. onların canı, kalbi başka biriyle ilişki yaşamıyor, başka biriyle mutlu olmuyor. beğenirler tabi. ben de beğenirdim belki bilmiyorum.
kızıyorum biraz. "neden bıraktın beni böyle" diye soruyorum ona. duymuyor tabi. sinirleniyorum. iki saniye sonra onun resmine bakınca eskisi gibi oluyor her şey. yine deli gibi sevdiğimi fark ediyorum. yanına gidip ona sarılmak, saçlarını okşamak istiyorum. soğuk, küçücük ellerini tutup ısıtmak istiyorum. yüzüne tatlı bir öpücük kondurmak istiyorum.
tekrar özlediğimi fark ediyorum. onunla ilgili her şeyi özlüyorum. eskiz defterini, çizdiği şeyleri, sesini, kokusunu her şeyini. "burada olması için dünyamı verirdim" diyorum kendi kendime. yeter ki yanımda olsun, eskisi gibi olmasına da gerek yok, iki arkadaş gibi konuşsak yeter diyorum. hatta fazla bile gelir. onun beni dinlemesi yeter. gözlerini bana dikip bakması yeter.
"aslında başkasına aşık olmasına seviniyorum" diyorum kendime. birine aşık ve onunla birlikte. onunla olma ihtimalini düşündükçe kahrolsam da "o mutlu" diyorum. o birini seviyor ve onunla mutlu. aslında benim istediğim de bu değil mi? onun mutlu olması yetmez mi ki bana? yeter tabi. hem de fazlasıyla. o mutlu olsun, üzülmesin, hep gülsün yeter. beni dinlemese de, umursamasa da, nefret etse de olur. yeter ki onun tatlı yüzü hep gülsün.
soruyorum kendime "ne zaman unutacağım acaba" diye. ne zaman aklımdan çıkacak. o anda şu dizeler çalıyor kafamda :
"sevdim seni bir kere
başkasını sevemem
deli diyorlar bana
desinler değişemem."
o anda anlıyorum. onu sevdiğimi, onsuz her şeyin eksik olduğunu. bununla yaşamak zorunda olduğumu fark ediyorum.belki de aşk böyle bir şeydir diyorum. tek taraflı olunca daha anlamlı oluyor, daha bir saygı duyulası hale geliyor. bu düşüncelerle rahatlamaya çalışıyorum.
tekrar yatağa giriyorum. onun hayaliyle dalıyorum. gözlerimin, yatağımın sabah uyanınca tekrar ıslanacağını bile bile gözlerimi kapıyorum.
ölüm uykusuna yatar gibi.
deli divane aşık gibi.
sabah uyanıyorum. geceden kalan gözyaşlarım daha tam kurumamış. elimle silmeye kıyamıyorum. içinde "o" var çünkü. onun için akan gözyaşlarını nasıl silsin ki ellerim? kısa bir süre önce ona dokunan ellerim nasıl silsin gözyaşlarını.
aklımda hine onun hayali var. yaşadığımız günlerin hayali. ölene kadar unutmayacağım belki de tek şey. tekrar koyuyorum başımı yastığa. aklımda hep o var. elleri var, gözleri var, gülüşü var. gözlerimin içine bakıp gülümsemesi var. allahım. niye çıkaramıyorum onu aklımdan. nasıl bu kadar sevebiliyorum onu. nasıl her aklıma geldiğinde ağlayabiliyorum. nasıl yaşadığımız anları hatırlarken tebessüm ediyorum gözlerim dolu bir şekilde?
internetten resimlerine bakıyorum sonra. normal bir resmi yok ki bende. keşke diyorum, yanımdakyen bir fotoğrafını çekseydim. şimdi böyle bilgisayar ekranına boş gözlerle bakmazdım. özlediğimde sarılıp uyuyabileceğim bir resim isteseydim ondan.
şu an sevgilisiyle çok mutlu. birbirlerine şarkı yolluyorlar, buluşuyorlar, eğleniyorlar. birbirlerine "aşkım" diyorlar. bunlara nasıl dayandığımı bilmiyorum. onun kalbi başka bir erkek için atarken, sevgilisi mesaj attığında yüreği pırpır ederken nasıl dayandığımı ben de bilmiyorum. onun elini tutarken, gözlerine bakarken yaşama gücünü nereden buluyorum ben? bilmiyorum. bilmek de istemiyorum.
profiline bakıyorum. "ilişkisi yok olan durumunu ilişkisi var olarak değiştirdi" yazıyor. bu gerçeği biliyordum ama ilk kez böyle net olarak gözüme görünmüştü. üstelik bir yığın adam beğenmiş. onlara ne oluyor ki? tabi, onları bağlayan bir şey yok. onların canı, kalbi başka biriyle ilişki yaşamıyor, başka biriyle mutlu olmuyor. beğenirler tabi. ben de beğenirdim belki bilmiyorum.
kızıyorum biraz. "neden bıraktın beni böyle" diye soruyorum ona. duymuyor tabi. sinirleniyorum. iki saniye sonra onun resmine bakınca eskisi gibi oluyor her şey. yine deli gibi sevdiğimi fark ediyorum. yanına gidip ona sarılmak, saçlarını okşamak istiyorum. soğuk, küçücük ellerini tutup ısıtmak istiyorum. yüzüne tatlı bir öpücük kondurmak istiyorum.
tekrar özlediğimi fark ediyorum. onunla ilgili her şeyi özlüyorum. eskiz defterini, çizdiği şeyleri, sesini, kokusunu her şeyini. "burada olması için dünyamı verirdim" diyorum kendi kendime. yeter ki yanımda olsun, eskisi gibi olmasına da gerek yok, iki arkadaş gibi konuşsak yeter diyorum. hatta fazla bile gelir. onun beni dinlemesi yeter. gözlerini bana dikip bakması yeter.
"aslında başkasına aşık olmasına seviniyorum" diyorum kendime. birine aşık ve onunla birlikte. onunla olma ihtimalini düşündükçe kahrolsam da "o mutlu" diyorum. o birini seviyor ve onunla mutlu. aslında benim istediğim de bu değil mi? onun mutlu olması yetmez mi ki bana? yeter tabi. hem de fazlasıyla. o mutlu olsun, üzülmesin, hep gülsün yeter. beni dinlemese de, umursamasa da, nefret etse de olur. yeter ki onun tatlı yüzü hep gülsün.
soruyorum kendime "ne zaman unutacağım acaba" diye. ne zaman aklımdan çıkacak. o anda şu dizeler çalıyor kafamda :
"sevdim seni bir kere
başkasını sevemem
deli diyorlar bana
desinler değişemem."
o anda anlıyorum. onu sevdiğimi, onsuz her şeyin eksik olduğunu. bununla yaşamak zorunda olduğumu fark ediyorum.belki de aşk böyle bir şeydir diyorum. tek taraflı olunca daha anlamlı oluyor, daha bir saygı duyulası hale geliyor. bu düşüncelerle rahatlamaya çalışıyorum.
tekrar yatağa giriyorum. onun hayaliyle dalıyorum. gözlerimin, yatağımın sabah uyanınca tekrar ıslanacağını bile bile gözlerimi kapıyorum.
ölüm uykusuna yatar gibi.
deli divane aşık gibi.
Gündemdeki Haberler