bugün
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- sözlük yazarlarının ruh hali15
- ciğer vs kokoreç7
- ciğer yiyen midesizler10
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- fatma betül sayan kaya63
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması6
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- nervioya açılamayan utangaç gammaz2
- yarın yataktan kalkamayacak yazar6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı15
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- hiram abas2
- filistin6
- yunan aşığı tip15
- yulaf yiyen insan5
- sözlük gammazları2
- aşerei mubeşşere2
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- hayati yazıcı'nın oğlunun mal varlığına tedbir3
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- rüyada nervio yu görmek9
- boşanmaların artma sebebi4
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması3
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- yüz görünümlüğü5
- dertliyken dinlenilecek şarkılar2
- nervio benimle evlenir misin5
- cadı büyücü tipli kadınlar3
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması13
- truesuz sözlük11
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- mony tontana2
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- en lezzetli balık6
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- korkulan ölüm şekli5
- ismet gürbüz'ü çarmıha germek3
- rujlu erkekle öpüşmek14
- arjantinli erkekler6
- karton abi2
- nazım hikmet ruzi nazar görüşmesi3
- ismet gürbüz'ü denize atmak3
- 34 yaşındayım noldu ki2
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- nervio yu ciğer tavasına atmak3
- sexting4
kendi nickaltına 3. entryi utanmadan, sıkılmadan giren yazar. troll mü lan yoksa bu?
burası kızıltepe.
et-balık kurumunun terör olayları sebebiyle terk ettiği binalar kışla haline getirilmiş. tavan yüksekliği en az 5 metre. soğuk hava depolarının dev kapıları hala duruyor. koridorların ortalarında mazgallar var. akan kanı ve suyu tahliye etmek için olsa gerek. aradan geçen 18 yılda çeşitli değişiklikler yapılsa da bir mezbahanede ya da soğuk hava deposunda yaşamak ürkütücü.
mardin(eski mardin) harika bir yer. tarihi doku bozulmuş diyemem, ama dokuya dokunulmadığını da söyleyemem. diyarbakır tarafından şehre girerken yeni mardin'in yüksek katlı binalar eşliğinde yükselişini görebilirsiniz. kürtçe daha baskın olmakla birlikte, sokakta arapça ve türkçe konuşulan üç hakim dil. halk yardım sever ve sıcak kanlı. bunun parayla ilgisinin olup olmadığını çözebilecek kadar süre geçirmedim sokaklarında o ayrı mesele. taylan, babası ve eski bir asker olan eniştesiyle birlikte girdik kışlaya. nizamiye kapısının hemen yanındaki bankamatiklerin önüne örülmüş kalınca duvar sanki şöyle söylüyordu; burası güneydoğu, hani şu haberlere çıkan. evet, o duvar tsk personelinin bankamatikten para çekerken vurulmaması için inşa edilmiş.
tamamı uzman askerlerden oluşan özel harekatçılar, aylar süren görevlere çıkan komando birlikleri hep aynı şeyi sokuşturuyorlar insanın gözüne: burası güneydoğu, hani haberlere çıkan.
yemekhane berbat durumda. bize neden tetanoz aşısı yaptıklarını daha iyi anladım. paslı zemine konulan bardaklar, ve dahası. banyo koğuşlardan ayrı bir alanda. benim gibi biri için burada duş almak sadece hayal. bir an evvvel dağıtım yapıldığım ilçeye gitmek istiyorum. yazarken dikkatli olmak zorundayım. o yüzden izlenimlerimi aktarırken yoğun filtrasyon uyguluyorum.
ilk kura çekimine göre mardin il merkezinde görev yapmam gerekiyordu. her meslekten bir kişi il merkezine gönderilecekti. 76 kişilik gruptaki tek çevre mühendisi olduğum için görev yerim il merkeziydi. sonra albay bunun haksızlık olduğunu düşündüğü için kura iptal edildi. tek isteğim yeni kurada kardeşim taylan'la aynı yeri çekmekti, olmadı. o gideli üç gün oldu. kendimi kimsesiz ve erken hissedilmiş hissediyorum. içimdeki çocuğa sarılacak oluyorum " ben büyüdüm artık abi, sen de büyü" diyor. (bu sözlüğü sevmemin sebebi iş bu. son iki cümlede şahane bir sezen aksu şarkısına gönderme yaptığımı anlayacak insanların yazdıklarımı okumaları beni çok mutlu ediyor)
orada internet kafe yokmuş. bir daha ne zaman bilgisayar monitörü görebilirim bilmiyorum. ayrıca bu ilin tamamında çarşı izni yokmuş. bunların ne kadar üzücü olduğunu anlatamam. haftada bir gün de olsa sivil kıyafetler giyip sivil yüzler görmek çok güzeldi.
sözlüğün mobil uygulamasından ne kadar istifade edebilirim bilmiyorum ama bana yazın kardeşlerim. size cevap yazabilir miyim bilmiyorum ama bana mesaj atın. allah'a emanet olun.
burası kızıltepe.
et-balık kurumunun terör olayları sebebiyle terk ettiği binalar kışla haline getirilmiş. tavan yüksekliği en az 5 metre. soğuk hava depolarının dev kapıları hala duruyor. koridorların ortalarında mazgallar var. akan kanı ve suyu tahliye etmek için olsa gerek. aradan geçen 18 yılda çeşitli değişiklikler yapılsa da bir mezbahanede ya da soğuk hava deposunda yaşamak ürkütücü.
mardin(eski mardin) harika bir yer. tarihi doku bozulmuş diyemem, ama dokuya dokunulmadığını da söyleyemem. diyarbakır tarafından şehre girerken yeni mardin'in yüksek katlı binalar eşliğinde yükselişini görebilirsiniz. kürtçe daha baskın olmakla birlikte, sokakta arapça ve türkçe konuşulan üç hakim dil. halk yardım sever ve sıcak kanlı. bunun parayla ilgisinin olup olmadığını çözebilecek kadar süre geçirmedim sokaklarında o ayrı mesele. taylan, babası ve eski bir asker olan eniştesiyle birlikte girdik kışlaya. nizamiye kapısının hemen yanındaki bankamatiklerin önüne örülmüş kalınca duvar sanki şöyle söylüyordu; burası güneydoğu, hani şu haberlere çıkan. evet, o duvar tsk personelinin bankamatikten para çekerken vurulmaması için inşa edilmiş.
tamamı uzman askerlerden oluşan özel harekatçılar, aylar süren görevlere çıkan komando birlikleri hep aynı şeyi sokuşturuyorlar insanın gözüne: burası güneydoğu, hani haberlere çıkan.
yemekhane berbat durumda. bize neden tetanoz aşısı yaptıklarını daha iyi anladım. paslı zemine konulan bardaklar, ve dahası. banyo koğuşlardan ayrı bir alanda. benim gibi biri için burada duş almak sadece hayal. bir an evvvel dağıtım yapıldığım ilçeye gitmek istiyorum. yazarken dikkatli olmak zorundayım. o yüzden izlenimlerimi aktarırken yoğun filtrasyon uyguluyorum.
ilk kura çekimine göre mardin il merkezinde görev yapmam gerekiyordu. her meslekten bir kişi il merkezine gönderilecekti. 76 kişilik gruptaki tek çevre mühendisi olduğum için görev yerim il merkeziydi. sonra albay bunun haksızlık olduğunu düşündüğü için kura iptal edildi. tek isteğim yeni kurada kardeşim taylan'la aynı yeri çekmekti, olmadı. o gideli üç gün oldu. kendimi kimsesiz ve erken hissedilmiş hissediyorum. içimdeki çocuğa sarılacak oluyorum " ben büyüdüm artık abi, sen de büyü" diyor. (bu sözlüğü sevmemin sebebi iş bu. son iki cümlede şahane bir sezen aksu şarkısına gönderme yaptığımı anlayacak insanların yazdıklarımı okumaları beni çok mutlu ediyor)
orada internet kafe yokmuş. bir daha ne zaman bilgisayar monitörü görebilirim bilmiyorum. ayrıca bu ilin tamamında çarşı izni yokmuş. bunların ne kadar üzücü olduğunu anlatamam. haftada bir gün de olsa sivil kıyafetler giyip sivil yüzler görmek çok güzeldi.
sözlüğün mobil uygulamasından ne kadar istifade edebilirim bilmiyorum ama bana yazın kardeşlerim. size cevap yazabilir miyim bilmiyorum ama bana mesaj atın. allah'a emanet olun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar