bugün
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı15
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- israil'in kızlarından daha ucuzu6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- milan skriniar5
- anın görüntüsü23
- fenerbahçe 1 göztepe 14
- bel soğukluğu2
- keremi çıkarken ıslıkladılar3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak5
- israilli kızlar5
- fenerbahçe 1 göztepe 22
- bmw 760i long3
- martin luther'in yahudiler hakkındaki sözleri2
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- fener felaket kaçırdı2
- göztepe neymiş böyle be2
- müdürün nöbetçi olduğu gece vardiyası2
- idealist misiniz6
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- 2002 yazı2
- ekmek yemeyi bırakmak3
- sigara içmek2
- kenan evren3
- cedidacer6
- ferhat güzel2
- bu devirde evlenmek5
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı4
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- uzun yol otobüs eziyetleri2
- 14 yıl sonra 2012 li lerin liseye başlaması2
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar8
- kenan evren'in fesli gavatı vatandaşlıktan atması3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı24
- akp'lilerin ahmet kaya'yı sevmesi4
- yağı emmiş patates kızartması3
- göztepe 3 ledi2
- gammaz adama güvenilir mi3
- sıdıka2
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz5
- en sevdiğiniz radyo kanalları4
- moralin çok bozuk olması5
- türkiye şahlanıyor5
- fenerbahçe göztepe3
- aziz yıldırım2
- en sağlam akıllı telefon2
- engineer288
- street fighter5
ingiltere'de geçen bir anımı nakledeceğim size.
yer, king's cross, londra, yağmurlu bir pazar günü.
orada kaldığım yerde, julia isimli bir ev arkadaşım vardı. bir gün, biz oradaki anadolu çocukları olarak, oturmuş siyaset konuşuyorduk, tabii türkçe konuştuğumuz için julia pek bir şey anlayamıyordu. geldi sordu, 'ne konuşuyorsunuz?' diye, hemen şey ettim, 'uh, we're talking about ethnic diversities in anatolia zart zurt'*
tabii, julia'nın bu konuda bilgili olduğunu bilmiyorduk.
+ julia
- siempre
+ turkish government is committing a great felony by not giving the kurds their rights (türkiye hükümeti kürtlere haklarını vermeyerek büyük bir suç işliyor)
- where do you know this stuff? (bunları nereden biliyorsun)
+ 5 years ago, when in marmaris, some people were saying 'i'm kurdish', but they were saying this in a whispering tone that expresses a lot. (5 yıl önce, ben marmaris'teyken bazı insanlar 'ben kürdüm' diyorlardı, ama bunu kısık sesle söylüyorlardı, bu çok şey ifade ediyor...)
- wow, i'm kurdish, did you know that? (vay, ben kürdüm, biliyor musun?)
+ do you want your own country? (kendi ülkeni istiyor musun)
- yes. (evet)
+ than you're supporting a right cause in my opinion. (o zaman kanaatimce doğru bir davayı destekliyorsun)
- oh god, thank you so much! (aman tanrım, çok teşekkür ederim)
ingiliz'lerin deyişi ne imiş, öğrenelim ve öğretelim. kuzey ırak'ta bölge ismi değil, bizzat tanınmış özerk bir cumhuriyet olarak vardır kürdistan. hatta hewlêr havaalanında kocaman 'welcome to kurdistan' yazıyor, bayrak ile. ben gittim gördüm, siz de kıçınızı kaldırıp gidin.
edit: çeviri hatası yapmışız. düzeltildi.
yer, king's cross, londra, yağmurlu bir pazar günü.
orada kaldığım yerde, julia isimli bir ev arkadaşım vardı. bir gün, biz oradaki anadolu çocukları olarak, oturmuş siyaset konuşuyorduk, tabii türkçe konuştuğumuz için julia pek bir şey anlayamıyordu. geldi sordu, 'ne konuşuyorsunuz?' diye, hemen şey ettim, 'uh, we're talking about ethnic diversities in anatolia zart zurt'*
tabii, julia'nın bu konuda bilgili olduğunu bilmiyorduk.
+ julia
- siempre
+ turkish government is committing a great felony by not giving the kurds their rights (türkiye hükümeti kürtlere haklarını vermeyerek büyük bir suç işliyor)
- where do you know this stuff? (bunları nereden biliyorsun)
+ 5 years ago, when in marmaris, some people were saying 'i'm kurdish', but they were saying this in a whispering tone that expresses a lot. (5 yıl önce, ben marmaris'teyken bazı insanlar 'ben kürdüm' diyorlardı, ama bunu kısık sesle söylüyorlardı, bu çok şey ifade ediyor...)
- wow, i'm kurdish, did you know that? (vay, ben kürdüm, biliyor musun?)
+ do you want your own country? (kendi ülkeni istiyor musun)
- yes. (evet)
+ than you're supporting a right cause in my opinion. (o zaman kanaatimce doğru bir davayı destekliyorsun)
- oh god, thank you so much! (aman tanrım, çok teşekkür ederim)
ingiliz'lerin deyişi ne imiş, öğrenelim ve öğretelim. kuzey ırak'ta bölge ismi değil, bizzat tanınmış özerk bir cumhuriyet olarak vardır kürdistan. hatta hewlêr havaalanında kocaman 'welcome to kurdistan' yazıyor, bayrak ile. ben gittim gördüm, siz de kıçınızı kaldırıp gidin.
edit: çeviri hatası yapmışız. düzeltildi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar