bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez19
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- sözlük kızlarının kekleri13
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir4
- korkusuz korkak3
- çorumda konser için müzik grubu öner5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak12
- yeni parti50
- galataport3
- ona bir şey söyle7
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak8
- sevgili4
- huzur5
- habire1222
- kıyafet alışverişi6
- manifest grubu vs tarkan14
- bana onu sormayin4
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim2
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- yine çok fena burnum kanadı3
- 4 mevsim lastiği kullanan erkek2
- parcalandim toparlanamiyorum3
- the odyssey3
- kadınların kültürel muhabbetlere girmemesi5
- hikayeyi devam ettir54
- gebze fm5
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- manyak olmaya karar verdim6
- çekirge istilası3
- en iyi web tarayıcısı3
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- taliban vs ışid3
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması6
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- whopper2
- nickten isim tahmini yapmak72
- oooo manifest2
- kedilerin artık fare yakalamaması6
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- camlar açık çıplak yatmak5
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi3
- sinem dedetaş6
- kemal kılıçdaroğlu16
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek5
- sözlük erkeklerinin kekleri2
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü3
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı2
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri3
ingiltere'de geçen bir anımı nakledeceğim size.
yer, king's cross, londra, yağmurlu bir pazar günü.
orada kaldığım yerde, julia isimli bir ev arkadaşım vardı. bir gün, biz oradaki anadolu çocukları olarak, oturmuş siyaset konuşuyorduk, tabii türkçe konuştuğumuz için julia pek bir şey anlayamıyordu. geldi sordu, 'ne konuşuyorsunuz?' diye, hemen şey ettim, 'uh, we're talking about ethnic diversities in anatolia zart zurt'*
tabii, julia'nın bu konuda bilgili olduğunu bilmiyorduk.
+ julia
- siempre
+ turkish government is committing a great felony by not giving the kurds their rights (türkiye hükümeti kürtlere haklarını vermeyerek büyük bir suç işliyor)
- where do you know this stuff? (bunları nereden biliyorsun)
+ 5 years ago, when in marmaris, some people were saying 'i'm kurdish', but they were saying this in a whispering tone that expresses a lot. (5 yıl önce, ben marmaris'teyken bazı insanlar 'ben kürdüm' diyorlardı, ama bunu kısık sesle söylüyorlardı, bu çok şey ifade ediyor...)
- wow, i'm kurdish, did you know that? (vay, ben kürdüm, biliyor musun?)
+ do you want your own country? (kendi ülkeni istiyor musun)
- yes. (evet)
+ than you're supporting a right cause in my opinion. (o zaman kanaatimce doğru bir davayı destekliyorsun)
- oh god, thank you so much! (aman tanrım, çok teşekkür ederim)
ingiliz'lerin deyişi ne imiş, öğrenelim ve öğretelim. kuzey ırak'ta bölge ismi değil, bizzat tanınmış özerk bir cumhuriyet olarak vardır kürdistan. hatta hewlêr havaalanında kocaman 'welcome to kurdistan' yazıyor, bayrak ile. ben gittim gördüm, siz de kıçınızı kaldırıp gidin.
edit: çeviri hatası yapmışız. düzeltildi.
yer, king's cross, londra, yağmurlu bir pazar günü.
orada kaldığım yerde, julia isimli bir ev arkadaşım vardı. bir gün, biz oradaki anadolu çocukları olarak, oturmuş siyaset konuşuyorduk, tabii türkçe konuştuğumuz için julia pek bir şey anlayamıyordu. geldi sordu, 'ne konuşuyorsunuz?' diye, hemen şey ettim, 'uh, we're talking about ethnic diversities in anatolia zart zurt'*
tabii, julia'nın bu konuda bilgili olduğunu bilmiyorduk.
+ julia
- siempre
+ turkish government is committing a great felony by not giving the kurds their rights (türkiye hükümeti kürtlere haklarını vermeyerek büyük bir suç işliyor)
- where do you know this stuff? (bunları nereden biliyorsun)
+ 5 years ago, when in marmaris, some people were saying 'i'm kurdish', but they were saying this in a whispering tone that expresses a lot. (5 yıl önce, ben marmaris'teyken bazı insanlar 'ben kürdüm' diyorlardı, ama bunu kısık sesle söylüyorlardı, bu çok şey ifade ediyor...)
- wow, i'm kurdish, did you know that? (vay, ben kürdüm, biliyor musun?)
+ do you want your own country? (kendi ülkeni istiyor musun)
- yes. (evet)
+ than you're supporting a right cause in my opinion. (o zaman kanaatimce doğru bir davayı destekliyorsun)
- oh god, thank you so much! (aman tanrım, çok teşekkür ederim)
ingiliz'lerin deyişi ne imiş, öğrenelim ve öğretelim. kuzey ırak'ta bölge ismi değil, bizzat tanınmış özerk bir cumhuriyet olarak vardır kürdistan. hatta hewlêr havaalanında kocaman 'welcome to kurdistan' yazıyor, bayrak ile. ben gittim gördüm, siz de kıçınızı kaldırıp gidin.
edit: çeviri hatası yapmışız. düzeltildi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar