bugün
- sözlüğün yeni tasarımı12
- muslettin amca22
- insanlık nasıl geliştirilebilir4
- iyi menemenin sırrı14
- yeraltı varlıkları7
- mehmet şimşek5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- sözlüğe ne oldu4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- michael myers3
- ucanpembekoala7
- fatma betül sayan kaya6
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- pankek8
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- aşk bir yemek olsaydı8
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- üniversite yıllarını özlemek4
- kendimi intihar edeceğim2
- hangi yemek nerede yenir4
- karpuzcu libos panda2
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- gece yolculuğu2
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi2
- caligula'nın korkusu5
- hayatın anlamı ne3
- kum dökmek4
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- bira ile aspirin icmek2
- yahudiye3
- gülşen in memeleri14
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- kırkayakların ayaklanması2
- olmayınca olmaması4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı4
- saatin daha on olması3
- futbol15
- geceye bir şiir bırak3
Basileios (Aziz Büyük) (d.y. 329, Kaisareia [Kayseri], Kappadokia- 1 Ocak 379, Kaisareia; Katolik Kilisesi yortu günü 2 Ocak, Ortodoks Kilisesi yortu günü 1 Ocak), Ariusçu haretiklere karşı yerleşik din öğretilerini savunan ilk Kilise Babaları'ndan. Kaisareia (Kayseri) piskoposu olarak keşişlik, ilahiyat ve kilise hukukuna ilişkin birçok yapıt vermiştir. Ölümünden kısa bir süre sonra, azizler listesine alındı.
Basileios, Kaisareia'nın seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Kaisareia, 4. yüzyılda, Konstantinopolis (istanbul) ile Antiokheia (Antakya) arasındaki askeri yol üzerinde bulunması nedeniyle özel bir önem taşıyan Kappadokia'nın başkentiydi. Basileios'un ailesi, Hıristiyanlara baskı döneminde Hıristiyanlığı kabıl etmişti. Basileios'un amcalarından biri piskopostu; sonraki yıllarda iki kardeşi de (Gregorios ve Sebasteialı [Sivas] Petros) piskopos oldular. Ama Basileios babası gibi avukat ve hatip olmak üzere edebiyat eğitimi gördü. Kaisareia ve Konstantinopolis'ten sonra Atina'da (y 351-356) okudu. Burada Nazianzoslu Gregorios'la arkadaşlık kurdu. Dönüşünde dindışı bir mesleğe girdi. Sonradan manastır başrahibesi olan dindar kızkardeşi Makrina'nın etkisiyle öteden beri dinsel çileciliğe duyduğu eğilim belirginleşti. Bir arkadaş topluluğuyla Annesi'deki (Pontus) aile malikanesinde bir manastır kurdu. 357'de Mısır'daki manastırları gezmek üzere uzun bir yolculuk yaptı. 360'ta Konstantinopolis'te toplanan bir sinoda Kappadokialı piskoposların yardımcısı olarak katıldı. Bir önceki yıl toplanan Ariminum (Rimini) Konsili'nde Ariusçu inancın genel kabul görmesi, özellikle de kendi piskoposu Kaisareialı Dianios'un Ariusçuluğu desteklemesi Basileios'u üzmüştü. Ama Dianios'un ölümünden (362) kısa bir süre önce onunla barıştı ve yerine geçen yeni Hıristiyan olmuş Eusebios'a yardımcı olmak üzere presbyteros'luğa (Hıristiyanlığın ilk döneminde diyakoz ile piskopos arasında bir papazlık unvanı) atandı. Yeteneklerini ve saygınlığını çekemeyen ve çilecilikten hoşlanmayan Eusebios ile ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Annesi'ye çekildi. Ariusçu imparator Valens'in kiliseye baskı yapmaya başladığı 365'te Kaisareia'ya geri çağrıldı. Ariusçulara karşı eski Yarı-Ariusçularla Nikaia (iznik) yandaşlarını bir tözde (ousia) üç kişi (hypostases) formülü temelinde birleştirmeye ve böylece hem birliği, hem de tanrısallık kavramındaki gerekli ayrımları korumaya çalıştı. Eusebios'un 370'te ölmesinden sonra, Kappadokia'daki bazı piskoposların muhalefetine karşın, onun yerine geçti.
Basileios, Kaisareia piskoposu olarak Kappadokia metropolitliğini de üstlendi. Piskoposluk bölgesine giren Kappadokia'nın doğusundaki geniş topraklarda, kendisine yardımcı olmak üzere bir dizi köy piskoposu (chorepiscopi) atadı. Yoksullara, sakatlara ve yolculara yardım amacıyla hayırevleri kurdu. 371'de Kaisareia'dan geçen Valens'in boyun eğmesi için kendisine yaptığı baskılara karşı koydu. Valens'in 372'de Kappadokia'yı ikiye ayırmasını ve böylece Tyanalı Anthimos'un batıdaki kentlerin metropoliti olmasını kişisel bir saldırı olarak kabul etti. Buna sınır kasabalarından bazılarına yandaşlarını (Sasima'ya Nazianzoslu Gregorios'u, Nyssa'aya da kardeşi Gregorios'u) yerleştirerek karşılık verdi. Bu girişimi sınırlı bir başarı sağladı; ama Valens'in yerleşik dinsel öğretilere bağlı başka piskoposlara yönelttiği saldırılara uğramaktan da kurtuldu. Bu arada katı Nikaia azınlığının önderi Paulinos'a karşı çıkarak eski Yarı-Ariusçulardan Meletios'un Antiokheia (Hıristiyanlığın ilk döneminde beş büyük patriklikten biri) piskoposluğuna getirilmesi için destek sağlamaya çalıştı. Onu bu davranışa yönelten aşırı Nikaialıların Tanrı'nın tekliğini abartan Sabellius heretikliğine doğru kaymasından duyduğu korkuydu. Ama iskenderiye piskoposlarının ve (bir dizi anlaşmaya karşın) 375'ten sonra da Romalı Papa Damasus'un Paulinus'u tanıması yüzünden, Basileios'un yaşadığı sırada Meletios'un atanması gerçekleşmedi.
Basileios, keşiş, papaz ve kilise önderi olarak ilgilendiği konulardan yola çıkarak etkili birçok kitap yazdı. Uzun Kurallar ve Kısa Kurallar ve Çilecilikle ilgili öbür kitapları, Annes'de ve daha sonra piskopos olarak Kappadokia'daki manastırları yönetirken edindiği deneyimlerden çıkardığı özel sonuçlara dayanır. Ortodoks manastır yaşamı üzerine çok etkili olan bu yazıların ilginç bir yönü de Basileios'un münzevilik yerine, kardeşçe sevgiye dayalı bir manastır yaşamını yeğlemesidir. Basileios'un bugüne ulaşan vaazları, genelde ahlaki ve toplumsal sorunlarla ilişkindir. En ünlülerinden biri olan Gençlere Hitap, Hıristiyanların pagan kaynaklarını incelemeleri gerektiğini savunur. Basileios'un kendisi de eleşitirel bir yaklaşımla Yunan felsefesinden önemli ölçüde yararlanmıştır. Yaratılış günlerine ilişkin dokuz Büyük Perhiz vaazının yer aldığı Heksaemeron (Altı Gün) adlı yapıtında Basileios, dünyadaki çeşitli güzelliklerin Tanrı'nın görkemini yansıttığından söz eder. Eunomios'a Karşı adlı vaazında, aşırı Ariusçu bir düşünüre karşı Oğul'un tanrısallığını savunur. Kutsal Ruha Dair adlı vaazında, daha önce kilise öğretisinde üstü kapalı olarak yer almakla birlikte resmen tanımlanmayan ruhun tanrısallığı görüşünü açıklar. Basileios'un düşüncelerini en açık biçimde ortaya koyan yazıları, 300'den fazlası günümüze ulaşmış olan mektuplardır. Mektupların birçoğu, günlük çalışmalara ilişkindir; bir bölümü ise ilahiyat ve etik üzerine kısa incelemeler niteliğindedir. Kilise Yasaları Üzerine Mektuplar'ın bazıları disiplin konularındaki kararları içermektedir; bunlar Rum Ortodoks Kilise hukukunun parçası haline gelmiştir. Aziz Basileios Duaları adıyla bilinen görkemli komünyon dualarına Basileios'un ne ölçüde katkıda bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte ana takdis duası (şarap ve ekmeğin ayrılması) onun anlayışına uygundur; ayrıca yaşadığı dönemde Kaisareia'da bu duanın okunduğu sanılmaktadır.
Çileci yaşamın güçlükleri yüzünden sağlığı pek iyi olmayan Basileios, Valens'in Adrianopolis (Edirne) Savaşı'nda ölmesiyle önündeki engellerin kalkmasından kısa bir süre sonra öldü. Enerjik kararlı ve kendinden emin bir kişi olan Basileios, yaşadığı dönemde yakınları arasında bile sevgiden çok hayranlık kazanmıştır. Bununla birlikte ölümü geniş çevreleri yasa boğdu.
Basileios, Kaisareia'nın seçkin ailelerinden birinin oğluydu. Kaisareia, 4. yüzyılda, Konstantinopolis (istanbul) ile Antiokheia (Antakya) arasındaki askeri yol üzerinde bulunması nedeniyle özel bir önem taşıyan Kappadokia'nın başkentiydi. Basileios'un ailesi, Hıristiyanlara baskı döneminde Hıristiyanlığı kabıl etmişti. Basileios'un amcalarından biri piskopostu; sonraki yıllarda iki kardeşi de (Gregorios ve Sebasteialı [Sivas] Petros) piskopos oldular. Ama Basileios babası gibi avukat ve hatip olmak üzere edebiyat eğitimi gördü. Kaisareia ve Konstantinopolis'ten sonra Atina'da (y 351-356) okudu. Burada Nazianzoslu Gregorios'la arkadaşlık kurdu. Dönüşünde dindışı bir mesleğe girdi. Sonradan manastır başrahibesi olan dindar kızkardeşi Makrina'nın etkisiyle öteden beri dinsel çileciliğe duyduğu eğilim belirginleşti. Bir arkadaş topluluğuyla Annesi'deki (Pontus) aile malikanesinde bir manastır kurdu. 357'de Mısır'daki manastırları gezmek üzere uzun bir yolculuk yaptı. 360'ta Konstantinopolis'te toplanan bir sinoda Kappadokialı piskoposların yardımcısı olarak katıldı. Bir önceki yıl toplanan Ariminum (Rimini) Konsili'nde Ariusçu inancın genel kabul görmesi, özellikle de kendi piskoposu Kaisareialı Dianios'un Ariusçuluğu desteklemesi Basileios'u üzmüştü. Ama Dianios'un ölümünden (362) kısa bir süre önce onunla barıştı ve yerine geçen yeni Hıristiyan olmuş Eusebios'a yardımcı olmak üzere presbyteros'luğa (Hıristiyanlığın ilk döneminde diyakoz ile piskopos arasında bir papazlık unvanı) atandı. Yeteneklerini ve saygınlığını çekemeyen ve çilecilikten hoşlanmayan Eusebios ile ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine, Annesi'ye çekildi. Ariusçu imparator Valens'in kiliseye baskı yapmaya başladığı 365'te Kaisareia'ya geri çağrıldı. Ariusçulara karşı eski Yarı-Ariusçularla Nikaia (iznik) yandaşlarını bir tözde (ousia) üç kişi (hypostases) formülü temelinde birleştirmeye ve böylece hem birliği, hem de tanrısallık kavramındaki gerekli ayrımları korumaya çalıştı. Eusebios'un 370'te ölmesinden sonra, Kappadokia'daki bazı piskoposların muhalefetine karşın, onun yerine geçti.
Basileios, Kaisareia piskoposu olarak Kappadokia metropolitliğini de üstlendi. Piskoposluk bölgesine giren Kappadokia'nın doğusundaki geniş topraklarda, kendisine yardımcı olmak üzere bir dizi köy piskoposu (chorepiscopi) atadı. Yoksullara, sakatlara ve yolculara yardım amacıyla hayırevleri kurdu. 371'de Kaisareia'dan geçen Valens'in boyun eğmesi için kendisine yaptığı baskılara karşı koydu. Valens'in 372'de Kappadokia'yı ikiye ayırmasını ve böylece Tyanalı Anthimos'un batıdaki kentlerin metropoliti olmasını kişisel bir saldırı olarak kabul etti. Buna sınır kasabalarından bazılarına yandaşlarını (Sasima'ya Nazianzoslu Gregorios'u, Nyssa'aya da kardeşi Gregorios'u) yerleştirerek karşılık verdi. Bu girişimi sınırlı bir başarı sağladı; ama Valens'in yerleşik dinsel öğretilere bağlı başka piskoposlara yönelttiği saldırılara uğramaktan da kurtuldu. Bu arada katı Nikaia azınlığının önderi Paulinos'a karşı çıkarak eski Yarı-Ariusçulardan Meletios'un Antiokheia (Hıristiyanlığın ilk döneminde beş büyük patriklikten biri) piskoposluğuna getirilmesi için destek sağlamaya çalıştı. Onu bu davranışa yönelten aşırı Nikaialıların Tanrı'nın tekliğini abartan Sabellius heretikliğine doğru kaymasından duyduğu korkuydu. Ama iskenderiye piskoposlarının ve (bir dizi anlaşmaya karşın) 375'ten sonra da Romalı Papa Damasus'un Paulinus'u tanıması yüzünden, Basileios'un yaşadığı sırada Meletios'un atanması gerçekleşmedi.
Basileios, keşiş, papaz ve kilise önderi olarak ilgilendiği konulardan yola çıkarak etkili birçok kitap yazdı. Uzun Kurallar ve Kısa Kurallar ve Çilecilikle ilgili öbür kitapları, Annes'de ve daha sonra piskopos olarak Kappadokia'daki manastırları yönetirken edindiği deneyimlerden çıkardığı özel sonuçlara dayanır. Ortodoks manastır yaşamı üzerine çok etkili olan bu yazıların ilginç bir yönü de Basileios'un münzevilik yerine, kardeşçe sevgiye dayalı bir manastır yaşamını yeğlemesidir. Basileios'un bugüne ulaşan vaazları, genelde ahlaki ve toplumsal sorunlarla ilişkindir. En ünlülerinden biri olan Gençlere Hitap, Hıristiyanların pagan kaynaklarını incelemeleri gerektiğini savunur. Basileios'un kendisi de eleşitirel bir yaklaşımla Yunan felsefesinden önemli ölçüde yararlanmıştır. Yaratılış günlerine ilişkin dokuz Büyük Perhiz vaazının yer aldığı Heksaemeron (Altı Gün) adlı yapıtında Basileios, dünyadaki çeşitli güzelliklerin Tanrı'nın görkemini yansıttığından söz eder. Eunomios'a Karşı adlı vaazında, aşırı Ariusçu bir düşünüre karşı Oğul'un tanrısallığını savunur. Kutsal Ruha Dair adlı vaazında, daha önce kilise öğretisinde üstü kapalı olarak yer almakla birlikte resmen tanımlanmayan ruhun tanrısallığı görüşünü açıklar. Basileios'un düşüncelerini en açık biçimde ortaya koyan yazıları, 300'den fazlası günümüze ulaşmış olan mektuplardır. Mektupların birçoğu, günlük çalışmalara ilişkindir; bir bölümü ise ilahiyat ve etik üzerine kısa incelemeler niteliğindedir. Kilise Yasaları Üzerine Mektuplar'ın bazıları disiplin konularındaki kararları içermektedir; bunlar Rum Ortodoks Kilise hukukunun parçası haline gelmiştir. Aziz Basileios Duaları adıyla bilinen görkemli komünyon dualarına Basileios'un ne ölçüde katkıda bulunduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte ana takdis duası (şarap ve ekmeğin ayrılması) onun anlayışına uygundur; ayrıca yaşadığı dönemde Kaisareia'da bu duanın okunduğu sanılmaktadır.
Çileci yaşamın güçlükleri yüzünden sağlığı pek iyi olmayan Basileios, Valens'in Adrianopolis (Edirne) Savaşı'nda ölmesiyle önündeki engellerin kalkmasından kısa bir süre sonra öldü. Enerjik kararlı ve kendinden emin bir kişi olan Basileios, yaşadığı dönemde yakınları arasında bile sevgiden çok hayranlık kazanmıştır. Bununla birlikte ölümü geniş çevreleri yasa boğdu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar