bugün
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- nervio11
- ak partiyi savunan dayılar5
- üçler yediler kırklar11
- sibel can'ın nutellalı memeleri4
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- teomancalmasur5
- kia rio3
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği3
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- balık yanına en yakışan çorba11
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- patrick stewart3
- sherqiy turkistan2
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- turski respublika2
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması2
- başlık sıçıyorum başlık sıçıyorum popom hala kuru2
- kedi3
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa3
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- arayan yaşlı akraba2
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi5
- türk solu8
- mızıkçı3
- aleksey batrakov7
- sözgür başkan teoman çalmaşur3
- türkiyeliyim ve mutluyum10
- kim cha eon2
- sözgür3
- ekşi sözlük toplu yazar alımı11
- cedidacer tarzı entry girmek6
- ismet'i aklınoksan efendi2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak11
- pazartesi görünümlü cuma5
- insan doğuştan iyi midir16
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma4
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar8
- ölüm haberi almak3
- nöbetçi teknik direktör2
- ismet vel frenk ibni kasım el italyani2
- kafede kış çayı içen erkek5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritmaları2
- arabistan'ın sınava çarşafla girmeyi yasaklaması3
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı2
- edebi tetkik yapmak için kumarhaneye gitmek2
- sinem dedetaş11
- oğlak burcu4
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- mahmud abbas5
--spoiler--
6 yaşındayken babasını kaybeden Mutlucan, 13 yaşında annesiyle birlikte istanbul'a taşınırlar. Ortaokul yıllarında (1940) dekoratör çırağı olarak çalıştığı tiyatroda, oyunculardan biri rahatsızlanınca ilk defa sahneye çıkar. Tiyatro sanatçısı Necdet Mahfi Ayral tarafından, rahatsızlanan oyuncunun yerine Mutlucan seçilir. Oyuncunun repliği çok kısadır: "Burası Kaf Dağı, ne işin var senin burada". Bu kısacık replik seyirciler arasında bulunan Muhsin Ertuğrul'un çok ilgisini çeker ve tiyatroda ufak roller almaya başlar. Daha sonra Muhlis Sebahattin ile tanışır ve onun operet kumpanyasına katılır. O'nun ölümünden sonra istanbul Belediye Konservatuvarı'na girer. Konservatuarın o dönemki yönetmeni Münir Nurettin Selçuk'tur. Sesinin az bulunur kalitedeki bas tınısı, Faust operasına girme imkânı bile vermiştir ona fakat Mutlucan türküleri çok sevdiği için bu teklifi kabul etmemiştir. 1973 yılında TRT radyosunda 15'er dakikalık programlarla davudi sesini tüm Türkiye tanır.
Sadi Yaver Ataman'ın ısrarıyla kahramanlık türküleri söyler ve bir de plak çıkartır. 12 Eylül 1980'de darbe okunan bildirinin ardından Hasan Mutlucan'ın Kahramanlık Türküleri albümünden "Yine de Şahlanıyor" türküsü çalınır. Bu türkü günün şartlarıyla birlikte öyle bir etki yapar ki artık o davudi sesi ve ismi darbelerle özdeşleşir. Fakat Mutlucan bu durumdan son derece rahatsız olmaktadır. Bu rahatsızlığını da şu cümlelerle dile getirir: "Dehşetli bozuluyorum. Çünkü darbe sanatçısı değilim. Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya. Sanki bütün millet, hislerinin tercümanıymış gibi kabul etti. Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi. Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler. Ama yukarı kademelerden bazı kişiler beni maalesef kullandılar. Propaganda, reklam vasıtası yaptılar. Darbecilere mal etmek istediler, o türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatan menkıbelerdi. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Hissiyatıma kapılabilirim. Küskünüm efendim." Kendisi, sosyal demokrat çizgide ve darbe karşıtı olduğunu defaatle belirtmiştir. Siyasi görüşü ile yaptığı müziği propaganda aracı haline getirenlerin militarist tavrı arasıdaki tezatı anlatan en çarpıcı deyişlerinden biri, 2006 yılında bir gazete röportajında söylediği: "(...) kendi sesimle kendimi uyandırmaktan bıktım artık" cümlesidir. 1962 yılında TRT'den politik sebeplerden dolayı ayrılmak durumunda kalır. Sonrasında istanbul Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Topluluğu'na katılır.
--spoiler--
6 yaşındayken babasını kaybeden Mutlucan, 13 yaşında annesiyle birlikte istanbul'a taşınırlar. Ortaokul yıllarında (1940) dekoratör çırağı olarak çalıştığı tiyatroda, oyunculardan biri rahatsızlanınca ilk defa sahneye çıkar. Tiyatro sanatçısı Necdet Mahfi Ayral tarafından, rahatsızlanan oyuncunun yerine Mutlucan seçilir. Oyuncunun repliği çok kısadır: "Burası Kaf Dağı, ne işin var senin burada". Bu kısacık replik seyirciler arasında bulunan Muhsin Ertuğrul'un çok ilgisini çeker ve tiyatroda ufak roller almaya başlar. Daha sonra Muhlis Sebahattin ile tanışır ve onun operet kumpanyasına katılır. O'nun ölümünden sonra istanbul Belediye Konservatuvarı'na girer. Konservatuarın o dönemki yönetmeni Münir Nurettin Selçuk'tur. Sesinin az bulunur kalitedeki bas tınısı, Faust operasına girme imkânı bile vermiştir ona fakat Mutlucan türküleri çok sevdiği için bu teklifi kabul etmemiştir. 1973 yılında TRT radyosunda 15'er dakikalık programlarla davudi sesini tüm Türkiye tanır.
Sadi Yaver Ataman'ın ısrarıyla kahramanlık türküleri söyler ve bir de plak çıkartır. 12 Eylül 1980'de darbe okunan bildirinin ardından Hasan Mutlucan'ın Kahramanlık Türküleri albümünden "Yine de Şahlanıyor" türküsü çalınır. Bu türkü günün şartlarıyla birlikte öyle bir etki yapar ki artık o davudi sesi ve ismi darbelerle özdeşleşir. Fakat Mutlucan bu durumdan son derece rahatsız olmaktadır. Bu rahatsızlığını da şu cümlelerle dile getirir: "Dehşetli bozuluyorum. Çünkü darbe sanatçısı değilim. Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya. Sanki bütün millet, hislerinin tercümanıymış gibi kabul etti. Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi. Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler. Ama yukarı kademelerden bazı kişiler beni maalesef kullandılar. Propaganda, reklam vasıtası yaptılar. Darbecilere mal etmek istediler, o türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatan menkıbelerdi. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Hissiyatıma kapılabilirim. Küskünüm efendim." Kendisi, sosyal demokrat çizgide ve darbe karşıtı olduğunu defaatle belirtmiştir. Siyasi görüşü ile yaptığı müziği propaganda aracı haline getirenlerin militarist tavrı arasıdaki tezatı anlatan en çarpıcı deyişlerinden biri, 2006 yılında bir gazete röportajında söylediği: "(...) kendi sesimle kendimi uyandırmaktan bıktım artık" cümlesidir. 1962 yılında TRT'den politik sebeplerden dolayı ayrılmak durumunda kalır. Sonrasında istanbul Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Topluluğu'na katılır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar