bugün
- yazarların en sevdiği şeyler13
- birleşik krallık'ın yok olması6
- kadınların güçlü erkek tercihi7
- irmik helvası6
- islamda namaz yoktur17
- sözlük yazarlarının boydan fotoları4
- ekşi sözlük7
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- sigaralar ucuzlamalı6
- bütün yapay zekaların yahudi olması2
- facebook whatsapp instagram yahudilere ait2
- hangi ünlüye benzetiliyorsun6
- beni özlediniz mi sözlük2
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları7
- sevgilinin içine işemek2
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması2
- efes pilsen2
- tinder da algoritma açıklamak3
- pazarcıların seçtirmemesi7
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı6
- son dönemde yaşadıklarımız şaka mı3
- taliban9
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler3
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister8
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- sıradan bir insan olduğunu anlama eşiği7
- youtuberların ideolojileri9
- youtube'un en güzel özelliği2
- özgür özel5
- iştah oburluk ve açgözlülük şeytandan gelir6
- silvermist'in mutfağına konuk olmak20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- sözlüğün bugün çok sıkıcı olması2
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- islamcılık cihat cariyelik ve seks köleliği5
- katılımevim3
- insanların aptal olması2
- pkklı anaları3
- 12 eylül 2026 samsunspor çorum maçı2
- abd de solcular iktidara gelirse türkiye batar2
- sözlüğün aptal kaynaması2
- raikagetokatlayan2
- trump gitsin diye ağlayan ezik ekşiciler2
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek5
- aşk7
- flörtöz erkek iticiliği12
- kadınlar2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- tora'ya göre musa rabbi eleştirebilir4
--spoiler--
6 yaşındayken babasını kaybeden Mutlucan, 13 yaşında annesiyle birlikte istanbul'a taşınırlar. Ortaokul yıllarında (1940) dekoratör çırağı olarak çalıştığı tiyatroda, oyunculardan biri rahatsızlanınca ilk defa sahneye çıkar. Tiyatro sanatçısı Necdet Mahfi Ayral tarafından, rahatsızlanan oyuncunun yerine Mutlucan seçilir. Oyuncunun repliği çok kısadır: "Burası Kaf Dağı, ne işin var senin burada". Bu kısacık replik seyirciler arasında bulunan Muhsin Ertuğrul'un çok ilgisini çeker ve tiyatroda ufak roller almaya başlar. Daha sonra Muhlis Sebahattin ile tanışır ve onun operet kumpanyasına katılır. O'nun ölümünden sonra istanbul Belediye Konservatuvarı'na girer. Konservatuarın o dönemki yönetmeni Münir Nurettin Selçuk'tur. Sesinin az bulunur kalitedeki bas tınısı, Faust operasına girme imkânı bile vermiştir ona fakat Mutlucan türküleri çok sevdiği için bu teklifi kabul etmemiştir. 1973 yılında TRT radyosunda 15'er dakikalık programlarla davudi sesini tüm Türkiye tanır.
Sadi Yaver Ataman'ın ısrarıyla kahramanlık türküleri söyler ve bir de plak çıkartır. 12 Eylül 1980'de darbe okunan bildirinin ardından Hasan Mutlucan'ın Kahramanlık Türküleri albümünden "Yine de Şahlanıyor" türküsü çalınır. Bu türkü günün şartlarıyla birlikte öyle bir etki yapar ki artık o davudi sesi ve ismi darbelerle özdeşleşir. Fakat Mutlucan bu durumdan son derece rahatsız olmaktadır. Bu rahatsızlığını da şu cümlelerle dile getirir: "Dehşetli bozuluyorum. Çünkü darbe sanatçısı değilim. Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya. Sanki bütün millet, hislerinin tercümanıymış gibi kabul etti. Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi. Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler. Ama yukarı kademelerden bazı kişiler beni maalesef kullandılar. Propaganda, reklam vasıtası yaptılar. Darbecilere mal etmek istediler, o türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatan menkıbelerdi. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Hissiyatıma kapılabilirim. Küskünüm efendim." Kendisi, sosyal demokrat çizgide ve darbe karşıtı olduğunu defaatle belirtmiştir. Siyasi görüşü ile yaptığı müziği propaganda aracı haline getirenlerin militarist tavrı arasıdaki tezatı anlatan en çarpıcı deyişlerinden biri, 2006 yılında bir gazete röportajında söylediği: "(...) kendi sesimle kendimi uyandırmaktan bıktım artık" cümlesidir. 1962 yılında TRT'den politik sebeplerden dolayı ayrılmak durumunda kalır. Sonrasında istanbul Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Topluluğu'na katılır.
--spoiler--
6 yaşındayken babasını kaybeden Mutlucan, 13 yaşında annesiyle birlikte istanbul'a taşınırlar. Ortaokul yıllarında (1940) dekoratör çırağı olarak çalıştığı tiyatroda, oyunculardan biri rahatsızlanınca ilk defa sahneye çıkar. Tiyatro sanatçısı Necdet Mahfi Ayral tarafından, rahatsızlanan oyuncunun yerine Mutlucan seçilir. Oyuncunun repliği çok kısadır: "Burası Kaf Dağı, ne işin var senin burada". Bu kısacık replik seyirciler arasında bulunan Muhsin Ertuğrul'un çok ilgisini çeker ve tiyatroda ufak roller almaya başlar. Daha sonra Muhlis Sebahattin ile tanışır ve onun operet kumpanyasına katılır. O'nun ölümünden sonra istanbul Belediye Konservatuvarı'na girer. Konservatuarın o dönemki yönetmeni Münir Nurettin Selçuk'tur. Sesinin az bulunur kalitedeki bas tınısı, Faust operasına girme imkânı bile vermiştir ona fakat Mutlucan türküleri çok sevdiği için bu teklifi kabul etmemiştir. 1973 yılında TRT radyosunda 15'er dakikalık programlarla davudi sesini tüm Türkiye tanır.
Sadi Yaver Ataman'ın ısrarıyla kahramanlık türküleri söyler ve bir de plak çıkartır. 12 Eylül 1980'de darbe okunan bildirinin ardından Hasan Mutlucan'ın Kahramanlık Türküleri albümünden "Yine de Şahlanıyor" türküsü çalınır. Bu türkü günün şartlarıyla birlikte öyle bir etki yapar ki artık o davudi sesi ve ismi darbelerle özdeşleşir. Fakat Mutlucan bu durumdan son derece rahatsız olmaktadır. Bu rahatsızlığını da şu cümlelerle dile getirir: "Dehşetli bozuluyorum. Çünkü darbe sanatçısı değilim. Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya. Sanki bütün millet, hislerinin tercümanıymış gibi kabul etti. Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi. Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler. Ama yukarı kademelerden bazı kişiler beni maalesef kullandılar. Propaganda, reklam vasıtası yaptılar. Darbecilere mal etmek istediler, o türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatan menkıbelerdi. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Hissiyatıma kapılabilirim. Küskünüm efendim." Kendisi, sosyal demokrat çizgide ve darbe karşıtı olduğunu defaatle belirtmiştir. Siyasi görüşü ile yaptığı müziği propaganda aracı haline getirenlerin militarist tavrı arasıdaki tezatı anlatan en çarpıcı deyişlerinden biri, 2006 yılında bir gazete röportajında söylediği: "(...) kendi sesimle kendimi uyandırmaktan bıktım artık" cümlesidir. 1962 yılında TRT'den politik sebeplerden dolayı ayrılmak durumunda kalır. Sonrasında istanbul Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Topluluğu'na katılır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar