bugün
- para tip fizik olmadan bir kız nasıl etkilenir11
- kadınların güçlü erkek tercihi20
- anın fotoğrafı20
- sözlük erkeklerinin kol kasları8
- aragornun düğününde havaya ok sıkan terbiyesiz elf4
- sözlükte eğlence arayan yazarlar10
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı27
- telegram kullanan erkek8
- çok iyi birisin diyen ama ayrılan kız9
- kolları damarlı erkek5
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem7
- sarapci koala hatayi13
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- fantastik sinemanın sıkıcılığı3
- çok zeki olup belli etmemek4
- üzülünce halıya uzanmak10
- elf gözlerim ebeminkini görüyor yakup3
- uludağ itiraf10
- sözlük yazarlarının yaşadığı mistik olaylar7
- aşk nedir8
- aşkım uruk hai olsam beni sever miydin3
- akçomarların beynini açıp incelemek4
- iremga7
- partiden partiye giden erkekle evlenir misiniz5
- elfler kadir kıymet bilmiyor anne3
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası7
- tmdb2
- reddit kullanan erkek4
- sapyoseksüel kızlar bir saniye bakabilir mi3
- haydi yorgun mermi okula6
- yaşlandıkça beliren durumlar3
- aşkım arwen mi ben mi diyen kız2
- letterboxd2
- avrupa çıkışlı yapay zeka sohbet botları2
- jalapeno6
- kuş pisliği diye soyada sahip olmak2
- yarın okulların açılacak olması5
- discord kullanan erkek3
- hakan günday2
- yeralti edebiyatcisi12
- whatsapp grubu kuralım5
- yazarların en sevdiği şeyler15
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- elf dili ve edebiyati2
- iletişim kurulamayan kişiyi hayattan silmek3
- islamda namaz yoktur21
- zorbalanmaya alışkın insan6
- kadıköy2
- ufurukcu kedi4
- galatasaray12
kasım 15 - aralık 12 tarihleri arasında acil yıkılacak binaların tespit edildiği komisyonda görev yaptığım, doğunun en güzeli ve en bahtsızı olduğuna inandığım şehir.
van ın merkezinde çarşı pazar insan dolu ancak, apartmanlar boş. neredeyse her sokakta, evden eve nakliye firmaları bir evi boşaltıyor. depremi 4 duvar içinde yaşamış olmanın etkisiyle insanlar az hasarlı evlerinde bile oturmayıp evlerinin yanı başına kurdukları çadırlarda yaşıyorlar. halkın bilinçlendirilmesinde ve bilgilendirilmesinde ciddi sorunlar var. hangi yardımın nerede ve hangi belgelerle yapıldığı ilan edilmeden insanlar o kurum senin bu kurum benim gezmek zorunda bırakılıyor. gidilen her kurumda vatandaşın sinir katsayısı da haklı olarak artıyor.
halkın mağduriyetinden bile rant elde etmeye çalışan insan müsvettelerinden de bolca var van da. sağlam evini 3 kat fazlaya kiraya veren, çadırların kış şartlarına daha dayanıklı olmasına yarayan izolasyon malzemelerini, sera naylonlarını fahiş fiyatlara satan, van a kesin hasar tespit çalışmaları için gönüllü gelmiş gibi gözüken meslek etiğinden uzak teknik personelin* acil yıkım kararı verilmiş binanın sahibine "ben senin binanı güçlendiririm" diyerek adamın aklını çelmeye çalışan insanlar var orada. çadır hırsızları da cabası.
binaların hasar görmesinin en büyük nedeni; elle karılmış beton kullanılması, düz demir kullanılması ki bu 10-12 sene önceki binalar için kaçınılmazdı, kolonları saran etriye aralıklarının fazla geniş olması, bitişik nizam yapılarda döşeme hizalarının birbirini tutmaması nedeniyle çekiçleme etkisiyle bir birilerinin kolonlarına zarar vermesi diyebilirim. yeni ev almak isteyenlere tavsiyem olacak, mümkünse üst katlardan bir daire alın. binanın göçmesi ihtimalini saymazsak zemin kata yakın katlardaki dairelerde duvarların dökülüp içinde yaşayanlara zarar verme ihtimali daha yüksek.
farklı kurumlardan yaklaşık 300-400 mühendis mimar vardı van da. yüzüncü yıl üniversitesi içindeki kız yurdunda barındırıldık. ama bu yurt binası, üniversite öğrencilerinin depremden sonra valizlerini toplamadan memleketlerine gidip, artçıların şiddeti azalınca eşyalarını almaya geldiğinde binaya kendi rızasıyla girdiğini imza karşılığı beyan ettikleri yurttu. 3 bakanın, garnizon komutanının, valinin, rektörün ve biz teknik personellerin katıldığı moral!!! toplantısında bir arkadaşın rektöre sorduğu bu durumla ilgili sorudan sonra verilen yarım yamalak bir cevapla toplantı bitirildi ne hikmetse.
devlet belki bütün imkanlarını seferber etti, ama hazırlıksız yakalandı bu afete. koordinasyon ve planlama eksikliği ilk göze çarpan durum oldu. umarım gerekli dersler alınır, bundan sonra olması kaçınılmaz depremler sonrasında ekipler daha koordineli ve planlı çalıştırılır.
van da kaldığımız 27 gün boyunca 1 gün izin yaptık ekip arkadaşlarımla. (insanlar orada yaşamaya mahkum, gidemiyorlar diyerek çok görmeyin ne olur. anadan babadan yardan ayrı olmak çok zor.) O izin günümüzde akdamar adasına gittik. mutlaka gidin görün.
van ın merkezinde çarşı pazar insan dolu ancak, apartmanlar boş. neredeyse her sokakta, evden eve nakliye firmaları bir evi boşaltıyor. depremi 4 duvar içinde yaşamış olmanın etkisiyle insanlar az hasarlı evlerinde bile oturmayıp evlerinin yanı başına kurdukları çadırlarda yaşıyorlar. halkın bilinçlendirilmesinde ve bilgilendirilmesinde ciddi sorunlar var. hangi yardımın nerede ve hangi belgelerle yapıldığı ilan edilmeden insanlar o kurum senin bu kurum benim gezmek zorunda bırakılıyor. gidilen her kurumda vatandaşın sinir katsayısı da haklı olarak artıyor.
halkın mağduriyetinden bile rant elde etmeye çalışan insan müsvettelerinden de bolca var van da. sağlam evini 3 kat fazlaya kiraya veren, çadırların kış şartlarına daha dayanıklı olmasına yarayan izolasyon malzemelerini, sera naylonlarını fahiş fiyatlara satan, van a kesin hasar tespit çalışmaları için gönüllü gelmiş gibi gözüken meslek etiğinden uzak teknik personelin* acil yıkım kararı verilmiş binanın sahibine "ben senin binanı güçlendiririm" diyerek adamın aklını çelmeye çalışan insanlar var orada. çadır hırsızları da cabası.
binaların hasar görmesinin en büyük nedeni; elle karılmış beton kullanılması, düz demir kullanılması ki bu 10-12 sene önceki binalar için kaçınılmazdı, kolonları saran etriye aralıklarının fazla geniş olması, bitişik nizam yapılarda döşeme hizalarının birbirini tutmaması nedeniyle çekiçleme etkisiyle bir birilerinin kolonlarına zarar vermesi diyebilirim. yeni ev almak isteyenlere tavsiyem olacak, mümkünse üst katlardan bir daire alın. binanın göçmesi ihtimalini saymazsak zemin kata yakın katlardaki dairelerde duvarların dökülüp içinde yaşayanlara zarar verme ihtimali daha yüksek.
farklı kurumlardan yaklaşık 300-400 mühendis mimar vardı van da. yüzüncü yıl üniversitesi içindeki kız yurdunda barındırıldık. ama bu yurt binası, üniversite öğrencilerinin depremden sonra valizlerini toplamadan memleketlerine gidip, artçıların şiddeti azalınca eşyalarını almaya geldiğinde binaya kendi rızasıyla girdiğini imza karşılığı beyan ettikleri yurttu. 3 bakanın, garnizon komutanının, valinin, rektörün ve biz teknik personellerin katıldığı moral!!! toplantısında bir arkadaşın rektöre sorduğu bu durumla ilgili sorudan sonra verilen yarım yamalak bir cevapla toplantı bitirildi ne hikmetse.
devlet belki bütün imkanlarını seferber etti, ama hazırlıksız yakalandı bu afete. koordinasyon ve planlama eksikliği ilk göze çarpan durum oldu. umarım gerekli dersler alınır, bundan sonra olması kaçınılmaz depremler sonrasında ekipler daha koordineli ve planlı çalıştırılır.
van da kaldığımız 27 gün boyunca 1 gün izin yaptık ekip arkadaşlarımla. (insanlar orada yaşamaya mahkum, gidemiyorlar diyerek çok görmeyin ne olur. anadan babadan yardan ayrı olmak çok zor.) O izin günümüzde akdamar adasına gittik. mutlaka gidin görün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar