bugün
- uyudunuz mu arkadaşlar6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı23
- sözlükteki kızların bilgisiz olması13
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- midye dolma5
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- bundesliga3
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- 2026 ekim ayı nasıl geçti3
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- futbol14
- erkek komedyenlerin komik olmaması gerçeği3
- kadıköy5
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- rüya3
- fon olaylarında adı geçen şahıslar2
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- tayta duyulan yoğun ilginin kaynağı3
- heidegger benimle ol3
- türk usulü ödeyelim diyen alman3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- kahverengi keşiş örümceği2
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- deli divane dizisi4
- çorapsız uyumak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- gece gece aniden gelen kelle paça içme hissi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- en son ne aldınız16
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- göztepe neymiş böyle be3
- milan skriniar7
- kızın haberi yokken fotoğrafıyla şarkı yapmak3
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- efendi erkek5
- avakado kestim al'ye diyen anne3
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- evde makyaj malzemesi yapmak4
- fidan'dan rusya ukrayna açıklaması3
- düşün ki o bunu okuyor3
- gülriz sururi'nin gözleri3
- sanırım yeterince yazdım2
- senin gibisi yok4
- kedilerin açacağı başlıklar3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi2
kasım 15 - aralık 12 tarihleri arasında acil yıkılacak binaların tespit edildiği komisyonda görev yaptığım, doğunun en güzeli ve en bahtsızı olduğuna inandığım şehir.
van ın merkezinde çarşı pazar insan dolu ancak, apartmanlar boş. neredeyse her sokakta, evden eve nakliye firmaları bir evi boşaltıyor. depremi 4 duvar içinde yaşamış olmanın etkisiyle insanlar az hasarlı evlerinde bile oturmayıp evlerinin yanı başına kurdukları çadırlarda yaşıyorlar. halkın bilinçlendirilmesinde ve bilgilendirilmesinde ciddi sorunlar var. hangi yardımın nerede ve hangi belgelerle yapıldığı ilan edilmeden insanlar o kurum senin bu kurum benim gezmek zorunda bırakılıyor. gidilen her kurumda vatandaşın sinir katsayısı da haklı olarak artıyor.
halkın mağduriyetinden bile rant elde etmeye çalışan insan müsvettelerinden de bolca var van da. sağlam evini 3 kat fazlaya kiraya veren, çadırların kış şartlarına daha dayanıklı olmasına yarayan izolasyon malzemelerini, sera naylonlarını fahiş fiyatlara satan, van a kesin hasar tespit çalışmaları için gönüllü gelmiş gibi gözüken meslek etiğinden uzak teknik personelin* acil yıkım kararı verilmiş binanın sahibine "ben senin binanı güçlendiririm" diyerek adamın aklını çelmeye çalışan insanlar var orada. çadır hırsızları da cabası.
binaların hasar görmesinin en büyük nedeni; elle karılmış beton kullanılması, düz demir kullanılması ki bu 10-12 sene önceki binalar için kaçınılmazdı, kolonları saran etriye aralıklarının fazla geniş olması, bitişik nizam yapılarda döşeme hizalarının birbirini tutmaması nedeniyle çekiçleme etkisiyle bir birilerinin kolonlarına zarar vermesi diyebilirim. yeni ev almak isteyenlere tavsiyem olacak, mümkünse üst katlardan bir daire alın. binanın göçmesi ihtimalini saymazsak zemin kata yakın katlardaki dairelerde duvarların dökülüp içinde yaşayanlara zarar verme ihtimali daha yüksek.
farklı kurumlardan yaklaşık 300-400 mühendis mimar vardı van da. yüzüncü yıl üniversitesi içindeki kız yurdunda barındırıldık. ama bu yurt binası, üniversite öğrencilerinin depremden sonra valizlerini toplamadan memleketlerine gidip, artçıların şiddeti azalınca eşyalarını almaya geldiğinde binaya kendi rızasıyla girdiğini imza karşılığı beyan ettikleri yurttu. 3 bakanın, garnizon komutanının, valinin, rektörün ve biz teknik personellerin katıldığı moral!!! toplantısında bir arkadaşın rektöre sorduğu bu durumla ilgili sorudan sonra verilen yarım yamalak bir cevapla toplantı bitirildi ne hikmetse.
devlet belki bütün imkanlarını seferber etti, ama hazırlıksız yakalandı bu afete. koordinasyon ve planlama eksikliği ilk göze çarpan durum oldu. umarım gerekli dersler alınır, bundan sonra olması kaçınılmaz depremler sonrasında ekipler daha koordineli ve planlı çalıştırılır.
van da kaldığımız 27 gün boyunca 1 gün izin yaptık ekip arkadaşlarımla. (insanlar orada yaşamaya mahkum, gidemiyorlar diyerek çok görmeyin ne olur. anadan babadan yardan ayrı olmak çok zor.) O izin günümüzde akdamar adasına gittik. mutlaka gidin görün.
van ın merkezinde çarşı pazar insan dolu ancak, apartmanlar boş. neredeyse her sokakta, evden eve nakliye firmaları bir evi boşaltıyor. depremi 4 duvar içinde yaşamış olmanın etkisiyle insanlar az hasarlı evlerinde bile oturmayıp evlerinin yanı başına kurdukları çadırlarda yaşıyorlar. halkın bilinçlendirilmesinde ve bilgilendirilmesinde ciddi sorunlar var. hangi yardımın nerede ve hangi belgelerle yapıldığı ilan edilmeden insanlar o kurum senin bu kurum benim gezmek zorunda bırakılıyor. gidilen her kurumda vatandaşın sinir katsayısı da haklı olarak artıyor.
halkın mağduriyetinden bile rant elde etmeye çalışan insan müsvettelerinden de bolca var van da. sağlam evini 3 kat fazlaya kiraya veren, çadırların kış şartlarına daha dayanıklı olmasına yarayan izolasyon malzemelerini, sera naylonlarını fahiş fiyatlara satan, van a kesin hasar tespit çalışmaları için gönüllü gelmiş gibi gözüken meslek etiğinden uzak teknik personelin* acil yıkım kararı verilmiş binanın sahibine "ben senin binanı güçlendiririm" diyerek adamın aklını çelmeye çalışan insanlar var orada. çadır hırsızları da cabası.
binaların hasar görmesinin en büyük nedeni; elle karılmış beton kullanılması, düz demir kullanılması ki bu 10-12 sene önceki binalar için kaçınılmazdı, kolonları saran etriye aralıklarının fazla geniş olması, bitişik nizam yapılarda döşeme hizalarının birbirini tutmaması nedeniyle çekiçleme etkisiyle bir birilerinin kolonlarına zarar vermesi diyebilirim. yeni ev almak isteyenlere tavsiyem olacak, mümkünse üst katlardan bir daire alın. binanın göçmesi ihtimalini saymazsak zemin kata yakın katlardaki dairelerde duvarların dökülüp içinde yaşayanlara zarar verme ihtimali daha yüksek.
farklı kurumlardan yaklaşık 300-400 mühendis mimar vardı van da. yüzüncü yıl üniversitesi içindeki kız yurdunda barındırıldık. ama bu yurt binası, üniversite öğrencilerinin depremden sonra valizlerini toplamadan memleketlerine gidip, artçıların şiddeti azalınca eşyalarını almaya geldiğinde binaya kendi rızasıyla girdiğini imza karşılığı beyan ettikleri yurttu. 3 bakanın, garnizon komutanının, valinin, rektörün ve biz teknik personellerin katıldığı moral!!! toplantısında bir arkadaşın rektöre sorduğu bu durumla ilgili sorudan sonra verilen yarım yamalak bir cevapla toplantı bitirildi ne hikmetse.
devlet belki bütün imkanlarını seferber etti, ama hazırlıksız yakalandı bu afete. koordinasyon ve planlama eksikliği ilk göze çarpan durum oldu. umarım gerekli dersler alınır, bundan sonra olması kaçınılmaz depremler sonrasında ekipler daha koordineli ve planlı çalıştırılır.
van da kaldığımız 27 gün boyunca 1 gün izin yaptık ekip arkadaşlarımla. (insanlar orada yaşamaya mahkum, gidemiyorlar diyerek çok görmeyin ne olur. anadan babadan yardan ayrı olmak çok zor.) O izin günümüzde akdamar adasına gittik. mutlaka gidin görün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar