bugün
- dejavu yaşamak5
- en son ne yediniz5
- iki zenciyle aynı odada uyumak4
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması26
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- sözlük erkeklerinin göğüsleri10
- mastürbasyon yapmayı unutmayın6
- haftanın gammazları listesi25
- uyuyan kızın ayaklarını koklamak4
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle7
- şükredilecek şeyler6
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- tarih tekerrür eder mi6
- kaslı serseri mi göbekli iş adamı mı6
- bir kızı meyveli sodaya alıştırmak4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması24
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması11
- yiyip yiyip kilo almamak4
- hangi sözlük kızının sağ koltuğuna oturursunuz9
- zeki insanlar5
- pforzheim den talimat alan yazarlar4
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum4
- anın görüntüsü21
- ahmet mümtaz taylan3
- osimhen lukaku vlahovic salah4
- seyir terasının parmaklıklarına yaslanmak5
- farklı bakış açıları3
- süleymancılar6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı6
- meme arasının terlemesi4
- beyin ameliyatından çıkmak7
- beyaz ekmek3
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri3
- yüksekten düşen karınca3
- bin milyon2
- mehdinin bir anda gelecek olması11
- chp başa gelirse demirtaş serbest kalır4
- ispartalı kızların gül kokması8
- iha yaptı siha yaptı7
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği3
- gammaz olup kimseyi gammazlamamak8
- almanya da pazar günleri dükkanlar açık olsun6
- sağ koltukta bacağını elleten erkek7
- sözlük kadınları üzerine süper tespitler4
- dusan vlahovic8
- balıkesir de orman yangını3
- mekke anlaşması23
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı8
--spoiler--
Beşinci gezegen çok ilginçti. En küçükleriydi. Üzerinde bir sokak feneri vardı ve bu feneri yakan adamın sığacağı kadar yer vardı. Küçük prens uzayın bir köşesinde, üzerinde hiçbir insanın ve evin bulunmadığı bir gezegende fener ve fenercinin ne işe yarayabileceğini kestiremedi. Ama yine de kendi kendine, "Belki de kaçığın biridir," diye düşündü. "Ama o kral kadar, kendini beğenmiş adam kadar, ayyaş adamla işadamı kadar kaçık değil. Feneri yaktığı zaman bir yıldız ya da bir çiçek daha kazandırmış oluyor bize. Fenerini söndürdüğü zaman da çiçeği ya da yıldızı uykuya göndermiş oluyor. Bu çok güzel bir uğraş. Ve güzel olduğu için de yararlı." Gezegene vardığında fenerciyi selamladı.
"Günaydın. Fenerinizi niçin söndürdünüz?"
"Emir böyle," dedi fenerci. "Günaydın."
"Emir mi? Ne emri?"
"Fenerimi söndürmem gerektiğini belirten emir. iyi akşamlar."
Yine feneri yaktı.
"Ama niye yine yaktınız?"
"Emir böyle," dedi fenerci yine.
"Anlamıyorum," dedi küçük prens.
Berbat bir meslek bu.
Fenerci, "Anlayacak bir şey yok," dedi. "Emir emirdir. Günaydın." Ve feneri söndürdü. Sonra da üzerinde kırmızı küçük kareler bulunan bir mendille alnında biriken terleri sildi.
"Berbat bir meslek bu. Eskiden bir anlamı vardı. Sabahları söndürüp, akşamları yakıyordum. Gündüzün kalan bölümünü dinlenerek, geceyi de uyuyarak geçirebiliyordum."
"Herhalde sonradan emir değişti."
"Hayır, emir aynı," dedi fenerci. "Sorun da bu! Yıldan yıla gezegen daha hızlı dönmeye başladı, ama emir değişmedi!"
"Sonra?"
"Sonrası şu: Gezegen şimdi kendi çevresindeki dönüşünü bir dakikada tamamlıyor. Bu yüzden de kendime ayıracak saniyem bile kalmıyor. Dakika başı feneri yakıp söndürmek zorundayım!"
"Çok komik! Demek burada bir gün yalnızca bir dakika sürüyor."
"Bunun neresi komik?" dedi fenerci. "Şu konuşmamızı yaptığımız sırada tam bir ay geçti."
"Bir ay mı?"
"Evet, bir ay. Otuz dakika. Otuz gün yani. iyi akşamlar." Sonra da fenerini yaktı yine.
Küçük prens görevine bu denli sadık olan bu adamı sevdiğini düşündü. iskemlesini kaydırarak peşine takıldığı kendi günbatımlarını düşündü; yeni arkadaşına yardım etmek istedi.
"Biliyor musunuz," dedi. "Size dilediğinizde dinlenebilmeniz için bir yol gösterebilirim..."
"Hep dinlenmek istiyorum," dedi fenerci.
Bir adamın hem görevine sadık, hem de tembel olması olanaksız bir şey değildi.
Küçük prens açıklamasını sürdürdü:
"Bu gezegen öyle küçük ki, üç adımda çevresini dolaşırsınız. Hep gündüz olmasını istiyorsanız ağır ağır yürürsünüz. Böylece siz istediğiniz sürece hep gündüz olur."
"Bunun bana pek yararı olmaz," dedi fenerci. "Hayatta en sevdiğim şey uyumaktır."
"O zaman yapabileceğiniz hiçbir şey yok," dedi küçük prens.
"Tabii, yok. Günaydın," dedi fenerci. Ve fenerini söndürdü.
Küçük prens kendi kendine, "Bu adamı bütün ötekiler çok küçümserdi herhalde," diye düşündü yine yola koyulurken, "Kral, kendini beğenmiş adam, ayyaş, işadamı. Yine de kaçık olmayan tek kişi o gibi geliyor bana. Belki de kendisinden başka bir şeyi daha düşündüğü için."
Sonra da üzüntüyle içini çekerek, "Arkadaşım olarak seçebileceğim tek kişi o. Ama gezegeni çok küçük. ikimize birden yer yok..." diye düşündü.
Küçük prensin kendine asıl itiraf edemediği şey üzüntüsünün daha çok bir günde 1440 günbatımı izleyemeyeceğinden kaynaklanmasıydı!
--spoiler--
kücük prensten,
bütün ömrünün kücük prens gibi geçmesi dileği ile iyi seneler.
Beşinci gezegen çok ilginçti. En küçükleriydi. Üzerinde bir sokak feneri vardı ve bu feneri yakan adamın sığacağı kadar yer vardı. Küçük prens uzayın bir köşesinde, üzerinde hiçbir insanın ve evin bulunmadığı bir gezegende fener ve fenercinin ne işe yarayabileceğini kestiremedi. Ama yine de kendi kendine, "Belki de kaçığın biridir," diye düşündü. "Ama o kral kadar, kendini beğenmiş adam kadar, ayyaş adamla işadamı kadar kaçık değil. Feneri yaktığı zaman bir yıldız ya da bir çiçek daha kazandırmış oluyor bize. Fenerini söndürdüğü zaman da çiçeği ya da yıldızı uykuya göndermiş oluyor. Bu çok güzel bir uğraş. Ve güzel olduğu için de yararlı." Gezegene vardığında fenerciyi selamladı.
"Günaydın. Fenerinizi niçin söndürdünüz?"
"Emir böyle," dedi fenerci. "Günaydın."
"Emir mi? Ne emri?"
"Fenerimi söndürmem gerektiğini belirten emir. iyi akşamlar."
Yine feneri yaktı.
"Ama niye yine yaktınız?"
"Emir böyle," dedi fenerci yine.
"Anlamıyorum," dedi küçük prens.
Berbat bir meslek bu.
Fenerci, "Anlayacak bir şey yok," dedi. "Emir emirdir. Günaydın." Ve feneri söndürdü. Sonra da üzerinde kırmızı küçük kareler bulunan bir mendille alnında biriken terleri sildi.
"Berbat bir meslek bu. Eskiden bir anlamı vardı. Sabahları söndürüp, akşamları yakıyordum. Gündüzün kalan bölümünü dinlenerek, geceyi de uyuyarak geçirebiliyordum."
"Herhalde sonradan emir değişti."
"Hayır, emir aynı," dedi fenerci. "Sorun da bu! Yıldan yıla gezegen daha hızlı dönmeye başladı, ama emir değişmedi!"
"Sonra?"
"Sonrası şu: Gezegen şimdi kendi çevresindeki dönüşünü bir dakikada tamamlıyor. Bu yüzden de kendime ayıracak saniyem bile kalmıyor. Dakika başı feneri yakıp söndürmek zorundayım!"
"Çok komik! Demek burada bir gün yalnızca bir dakika sürüyor."
"Bunun neresi komik?" dedi fenerci. "Şu konuşmamızı yaptığımız sırada tam bir ay geçti."
"Bir ay mı?"
"Evet, bir ay. Otuz dakika. Otuz gün yani. iyi akşamlar." Sonra da fenerini yaktı yine.
Küçük prens görevine bu denli sadık olan bu adamı sevdiğini düşündü. iskemlesini kaydırarak peşine takıldığı kendi günbatımlarını düşündü; yeni arkadaşına yardım etmek istedi.
"Biliyor musunuz," dedi. "Size dilediğinizde dinlenebilmeniz için bir yol gösterebilirim..."
"Hep dinlenmek istiyorum," dedi fenerci.
Bir adamın hem görevine sadık, hem de tembel olması olanaksız bir şey değildi.
Küçük prens açıklamasını sürdürdü:
"Bu gezegen öyle küçük ki, üç adımda çevresini dolaşırsınız. Hep gündüz olmasını istiyorsanız ağır ağır yürürsünüz. Böylece siz istediğiniz sürece hep gündüz olur."
"Bunun bana pek yararı olmaz," dedi fenerci. "Hayatta en sevdiğim şey uyumaktır."
"O zaman yapabileceğiniz hiçbir şey yok," dedi küçük prens.
"Tabii, yok. Günaydın," dedi fenerci. Ve fenerini söndürdü.
Küçük prens kendi kendine, "Bu adamı bütün ötekiler çok küçümserdi herhalde," diye düşündü yine yola koyulurken, "Kral, kendini beğenmiş adam, ayyaş, işadamı. Yine de kaçık olmayan tek kişi o gibi geliyor bana. Belki de kendisinden başka bir şeyi daha düşündüğü için."
Sonra da üzüntüyle içini çekerek, "Arkadaşım olarak seçebileceğim tek kişi o. Ama gezegeni çok küçük. ikimize birden yer yok..." diye düşündü.
Küçük prensin kendine asıl itiraf edemediği şey üzüntüsünün daha çok bir günde 1440 günbatımı izleyemeyeceğinden kaynaklanmasıydı!
--spoiler--
kücük prensten,
bütün ömrünün kücük prens gibi geçmesi dileği ile iyi seneler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar