bugün
- abberline ın yeni hesabı13
- hepinizi yazdım bir kenara7
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- s'i l v'e r m'i s t17
- gocu'nun 2 günde unutulması6
- nasıl faydalı olunur4
- yilan hikayesindeki kursat7
- ismet dur allasen zaten ortalık karışık5
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis14
- silvermistin nefes kesen fotoğrafı4
- 28 eylül dünya kuduz günü5
- 2003 model seymbol alınır mı9
- bana onu sormayin6
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- from gold from dust5
- yağmur adına yapılmış şarkılar5
- lahmacun diyeti2
- kurban bayramının kokeni2
- akp'li birine laf anlatmak4
- almanya saati2
- futbola aykırı bir fikrini yaz8
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması5
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı7
- cem yılmaz vs deniz göktaş5
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- tematik mod eski özellikleri gelsin2
- albea var mı abi düşük kilometreli10
- sözlükte olgun insan var mı4
- 0 0 79
- kavga alevlensin diye her iki tarafı açık oylamak2
- romanya53
- nörüyon nörüyüm2
- fatır suresi 37 ayet2
- bir şey söyle14
- sözlükte yükselen akp fobisi2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- 45 gün çaylaklık cezası2
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır5
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi16
- silvermist'in bininci entrysini kutluyoruz4
- husiler2
- kedi2
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması4
- ismet biraderin koşturmaya başlaması4
- kolesterol6
- yağmurdan nefret etmek9
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- koca aramiyorum ki3
- erdoğan'ın wüst'ü kabulü3
--spoiler--
Beşinci gezegen çok ilginçti. En küçükleriydi. Üzerinde bir sokak feneri vardı ve bu feneri yakan adamın sığacağı kadar yer vardı. Küçük prens uzayın bir köşesinde, üzerinde hiçbir insanın ve evin bulunmadığı bir gezegende fener ve fenercinin ne işe yarayabileceğini kestiremedi. Ama yine de kendi kendine, "Belki de kaçığın biridir," diye düşündü. "Ama o kral kadar, kendini beğenmiş adam kadar, ayyaş adamla işadamı kadar kaçık değil. Feneri yaktığı zaman bir yıldız ya da bir çiçek daha kazandırmış oluyor bize. Fenerini söndürdüğü zaman da çiçeği ya da yıldızı uykuya göndermiş oluyor. Bu çok güzel bir uğraş. Ve güzel olduğu için de yararlı." Gezegene vardığında fenerciyi selamladı.
"Günaydın. Fenerinizi niçin söndürdünüz?"
"Emir böyle," dedi fenerci. "Günaydın."
"Emir mi? Ne emri?"
"Fenerimi söndürmem gerektiğini belirten emir. iyi akşamlar."
Yine feneri yaktı.
"Ama niye yine yaktınız?"
"Emir böyle," dedi fenerci yine.
"Anlamıyorum," dedi küçük prens.
Berbat bir meslek bu.
Fenerci, "Anlayacak bir şey yok," dedi. "Emir emirdir. Günaydın." Ve feneri söndürdü. Sonra da üzerinde kırmızı küçük kareler bulunan bir mendille alnında biriken terleri sildi.
"Berbat bir meslek bu. Eskiden bir anlamı vardı. Sabahları söndürüp, akşamları yakıyordum. Gündüzün kalan bölümünü dinlenerek, geceyi de uyuyarak geçirebiliyordum."
"Herhalde sonradan emir değişti."
"Hayır, emir aynı," dedi fenerci. "Sorun da bu! Yıldan yıla gezegen daha hızlı dönmeye başladı, ama emir değişmedi!"
"Sonra?"
"Sonrası şu: Gezegen şimdi kendi çevresindeki dönüşünü bir dakikada tamamlıyor. Bu yüzden de kendime ayıracak saniyem bile kalmıyor. Dakika başı feneri yakıp söndürmek zorundayım!"
"Çok komik! Demek burada bir gün yalnızca bir dakika sürüyor."
"Bunun neresi komik?" dedi fenerci. "Şu konuşmamızı yaptığımız sırada tam bir ay geçti."
"Bir ay mı?"
"Evet, bir ay. Otuz dakika. Otuz gün yani. iyi akşamlar." Sonra da fenerini yaktı yine.
Küçük prens görevine bu denli sadık olan bu adamı sevdiğini düşündü. iskemlesini kaydırarak peşine takıldığı kendi günbatımlarını düşündü; yeni arkadaşına yardım etmek istedi.
"Biliyor musunuz," dedi. "Size dilediğinizde dinlenebilmeniz için bir yol gösterebilirim..."
"Hep dinlenmek istiyorum," dedi fenerci.
Bir adamın hem görevine sadık, hem de tembel olması olanaksız bir şey değildi.
Küçük prens açıklamasını sürdürdü:
"Bu gezegen öyle küçük ki, üç adımda çevresini dolaşırsınız. Hep gündüz olmasını istiyorsanız ağır ağır yürürsünüz. Böylece siz istediğiniz sürece hep gündüz olur."
"Bunun bana pek yararı olmaz," dedi fenerci. "Hayatta en sevdiğim şey uyumaktır."
"O zaman yapabileceğiniz hiçbir şey yok," dedi küçük prens.
"Tabii, yok. Günaydın," dedi fenerci. Ve fenerini söndürdü.
Küçük prens kendi kendine, "Bu adamı bütün ötekiler çok küçümserdi herhalde," diye düşündü yine yola koyulurken, "Kral, kendini beğenmiş adam, ayyaş, işadamı. Yine de kaçık olmayan tek kişi o gibi geliyor bana. Belki de kendisinden başka bir şeyi daha düşündüğü için."
Sonra da üzüntüyle içini çekerek, "Arkadaşım olarak seçebileceğim tek kişi o. Ama gezegeni çok küçük. ikimize birden yer yok..." diye düşündü.
Küçük prensin kendine asıl itiraf edemediği şey üzüntüsünün daha çok bir günde 1440 günbatımı izleyemeyeceğinden kaynaklanmasıydı!
--spoiler--
kücük prensten,
bütün ömrünün kücük prens gibi geçmesi dileği ile iyi seneler.
Beşinci gezegen çok ilginçti. En küçükleriydi. Üzerinde bir sokak feneri vardı ve bu feneri yakan adamın sığacağı kadar yer vardı. Küçük prens uzayın bir köşesinde, üzerinde hiçbir insanın ve evin bulunmadığı bir gezegende fener ve fenercinin ne işe yarayabileceğini kestiremedi. Ama yine de kendi kendine, "Belki de kaçığın biridir," diye düşündü. "Ama o kral kadar, kendini beğenmiş adam kadar, ayyaş adamla işadamı kadar kaçık değil. Feneri yaktığı zaman bir yıldız ya da bir çiçek daha kazandırmış oluyor bize. Fenerini söndürdüğü zaman da çiçeği ya da yıldızı uykuya göndermiş oluyor. Bu çok güzel bir uğraş. Ve güzel olduğu için de yararlı." Gezegene vardığında fenerciyi selamladı.
"Günaydın. Fenerinizi niçin söndürdünüz?"
"Emir böyle," dedi fenerci. "Günaydın."
"Emir mi? Ne emri?"
"Fenerimi söndürmem gerektiğini belirten emir. iyi akşamlar."
Yine feneri yaktı.
"Ama niye yine yaktınız?"
"Emir böyle," dedi fenerci yine.
"Anlamıyorum," dedi küçük prens.
Berbat bir meslek bu.
Fenerci, "Anlayacak bir şey yok," dedi. "Emir emirdir. Günaydın." Ve feneri söndürdü. Sonra da üzerinde kırmızı küçük kareler bulunan bir mendille alnında biriken terleri sildi.
"Berbat bir meslek bu. Eskiden bir anlamı vardı. Sabahları söndürüp, akşamları yakıyordum. Gündüzün kalan bölümünü dinlenerek, geceyi de uyuyarak geçirebiliyordum."
"Herhalde sonradan emir değişti."
"Hayır, emir aynı," dedi fenerci. "Sorun da bu! Yıldan yıla gezegen daha hızlı dönmeye başladı, ama emir değişmedi!"
"Sonra?"
"Sonrası şu: Gezegen şimdi kendi çevresindeki dönüşünü bir dakikada tamamlıyor. Bu yüzden de kendime ayıracak saniyem bile kalmıyor. Dakika başı feneri yakıp söndürmek zorundayım!"
"Çok komik! Demek burada bir gün yalnızca bir dakika sürüyor."
"Bunun neresi komik?" dedi fenerci. "Şu konuşmamızı yaptığımız sırada tam bir ay geçti."
"Bir ay mı?"
"Evet, bir ay. Otuz dakika. Otuz gün yani. iyi akşamlar." Sonra da fenerini yaktı yine.
Küçük prens görevine bu denli sadık olan bu adamı sevdiğini düşündü. iskemlesini kaydırarak peşine takıldığı kendi günbatımlarını düşündü; yeni arkadaşına yardım etmek istedi.
"Biliyor musunuz," dedi. "Size dilediğinizde dinlenebilmeniz için bir yol gösterebilirim..."
"Hep dinlenmek istiyorum," dedi fenerci.
Bir adamın hem görevine sadık, hem de tembel olması olanaksız bir şey değildi.
Küçük prens açıklamasını sürdürdü:
"Bu gezegen öyle küçük ki, üç adımda çevresini dolaşırsınız. Hep gündüz olmasını istiyorsanız ağır ağır yürürsünüz. Böylece siz istediğiniz sürece hep gündüz olur."
"Bunun bana pek yararı olmaz," dedi fenerci. "Hayatta en sevdiğim şey uyumaktır."
"O zaman yapabileceğiniz hiçbir şey yok," dedi küçük prens.
"Tabii, yok. Günaydın," dedi fenerci. Ve fenerini söndürdü.
Küçük prens kendi kendine, "Bu adamı bütün ötekiler çok küçümserdi herhalde," diye düşündü yine yola koyulurken, "Kral, kendini beğenmiş adam, ayyaş, işadamı. Yine de kaçık olmayan tek kişi o gibi geliyor bana. Belki de kendisinden başka bir şeyi daha düşündüğü için."
Sonra da üzüntüyle içini çekerek, "Arkadaşım olarak seçebileceğim tek kişi o. Ama gezegeni çok küçük. ikimize birden yer yok..." diye düşündü.
Küçük prensin kendine asıl itiraf edemediği şey üzüntüsünün daha çok bir günde 1440 günbatımı izleyemeyeceğinden kaynaklanmasıydı!
--spoiler--
kücük prensten,
bütün ömrünün kücük prens gibi geçmesi dileği ile iyi seneler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar