bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- aklını yitirmek4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- matbaanın gecikmesine sebep5
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- 50 tl ile rolling yapmak6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- horoz hayası çorbası5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- slavko vincic15
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eski nahif sözlük kızları2
- bira cips6
- nervio11
- manifest grubu3
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- ispanya20
- acıktım ben3
- ona bir şey söyle9
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- kadim kültürler4
- 2026 dünya kupası25
- laptop5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- devlet bahçeli5
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- gocusuz sözlük4
- tememda kenka nalaka10
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
yıllar öncesiydi. ilkokul yıllarındayım.1993-1994 olsa gerek. kalbim her zamanki gibi kaldırabileceğinden çok daha ağır yüklerin altında eziliyordu. abilerimden benimle en çok ilgileneni a.b.d. ye doktora yapmaya gitmişti. her gün biraz daha özlüyordum. çocukluğum elimden alınmış gibi geliyordu. her yıl bana bir spor ayakkabı fazladan alıyordu bu abim çünkü çalışmaya başlamıştı. bir yıl sürmedi bu saadet dönemi. yerini sadece acı almıştı.
Her sınıfta olur ya hani, adidas yeni bir ayakkabı çıkarınca ilk alan bi piç vardır, ya da sony yeni bir walkman çıkarınca ilk alan bi orospu çocuğu, şimdileri iphone u türkiyeye gelmeden alan götlekler de var. onlardan bizim sınıfta neden bu kadar çok vardı bilemiyorum.
Neticede bir varoş semti okulu, nereden buluyorlarsa parayı. Belki de az buçuk kaliteli bir şey bile bana çok erişilmez geldiği için böyle düşünüyorumdur.
Ayağımda pazardan alınma ayakkabılarımdan biri olurdu genelde, bir tane spor ayakkabı, futbol oynanamayacak olanlardan, bir tane de normal siyah ayakkabı alınırdı yırtılana kadar. (yırtıldıktan sonra ayakkabı giyenler kardeşimdir)
Bu benim psikolojimi bozmaya yetiyordu. Şimdi olsa hiç umurumda olmazdı ama, nedense o dönemler çok utanıyordum bu durumdan ama bir şey de yapamıyordum.
ve sonrasında hayatımın en güzel hediyelerinden biri geldi. bir gün kargo bir paket getirdi abd den; abim göndermiş, heyecanla açtığımda, reebok marka bir ayakkabı gördüm. çok ilginç bir ayakkabıydı, birkaç numara büyüktü ama, bağcıkların altında kalan kısmında ilginç bir sistem vardı ve şişirilebiliyordunuz o bölgeyi, böylelikle ayağınıza uygun boyuta geliyordu ayakkabı. Hemen giydim bir mutluluk ki anlatamam be, tabii ayakkabı eskidi bir iki yıl içinde, ama giyecek başka "markalı" ayakkabım olmadığı için ben sadece o ayakkabımı giyiyordum.
o ayakkabıyı markalı ayakkabı takıntısı yüzünden 5 ya da 6 yıl aralıksız giydim.
şimdi düşünüyorum da, keşke bir akşam, babam eskisi gibi eve gelse...
geldiğinde elindeki siyah ve kötü kokulu poşetin içinden, pazardan alınmış bir ayakkabı çıksa.
ve ben de, sobaya yakın bir köşeye sinmiş, http://ulu.so/uaakg2bu lastik toplarımla oynuyor olsam.
keşke...
Her sınıfta olur ya hani, adidas yeni bir ayakkabı çıkarınca ilk alan bi piç vardır, ya da sony yeni bir walkman çıkarınca ilk alan bi orospu çocuğu, şimdileri iphone u türkiyeye gelmeden alan götlekler de var. onlardan bizim sınıfta neden bu kadar çok vardı bilemiyorum.
Neticede bir varoş semti okulu, nereden buluyorlarsa parayı. Belki de az buçuk kaliteli bir şey bile bana çok erişilmez geldiği için böyle düşünüyorumdur.
Ayağımda pazardan alınma ayakkabılarımdan biri olurdu genelde, bir tane spor ayakkabı, futbol oynanamayacak olanlardan, bir tane de normal siyah ayakkabı alınırdı yırtılana kadar. (yırtıldıktan sonra ayakkabı giyenler kardeşimdir)
Bu benim psikolojimi bozmaya yetiyordu. Şimdi olsa hiç umurumda olmazdı ama, nedense o dönemler çok utanıyordum bu durumdan ama bir şey de yapamıyordum.
ve sonrasında hayatımın en güzel hediyelerinden biri geldi. bir gün kargo bir paket getirdi abd den; abim göndermiş, heyecanla açtığımda, reebok marka bir ayakkabı gördüm. çok ilginç bir ayakkabıydı, birkaç numara büyüktü ama, bağcıkların altında kalan kısmında ilginç bir sistem vardı ve şişirilebiliyordunuz o bölgeyi, böylelikle ayağınıza uygun boyuta geliyordu ayakkabı. Hemen giydim bir mutluluk ki anlatamam be, tabii ayakkabı eskidi bir iki yıl içinde, ama giyecek başka "markalı" ayakkabım olmadığı için ben sadece o ayakkabımı giyiyordum.
o ayakkabıyı markalı ayakkabı takıntısı yüzünden 5 ya da 6 yıl aralıksız giydim.
şimdi düşünüyorum da, keşke bir akşam, babam eskisi gibi eve gelse...
geldiğinde elindeki siyah ve kötü kokulu poşetin içinden, pazardan alınmış bir ayakkabı çıksa.
ve ben de, sobaya yakın bir köşeye sinmiş, http://ulu.so/uaakg2bu lastik toplarımla oynuyor olsam.
keşke...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar