bugün
- sözlükler arası savaş çıksa10
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çaya şeker atan erkek5
- çay içen kız8
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- ütü12
- telefona cevap vermeyen kız3
- yıkık yazarlar4
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- latte içen erkek4
- galatasaray 3 rennes 32
- manifest grubu2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- canım adanalım2
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- oralet içen erkek3
- sanat2
- sulu boya2
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- iq düşüren şeyler3
- placebo dinleyen erkeklerdeki hafif gaylik2
- tavada yumurta yapmak2
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- kadınların erkeklerin götlerine bakması2
- anın fotoğrafı14
- zaman2
- galatasaray4
- sevda gazozcusu2
- gocu bak bi5
- en boktan on yıl7
- ütü ile yemek yapmak3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- tinder'ı mastürbasyon için kullanmak2
- forlove197
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- çabasız şıklık3
- beyler çok acil bakar mısınız4
- akşam esintisi3
- renault vel satis2
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- davetsiz misafir2
- demokratik sol parti3
- patates kızartması2
kainattaki herşey, eşref-i mahlukat olan insanın hizmetine verilmiş onun istifadesine sunulmuştur. ağaçlar, bulutlar, hayvanlar, rüzgarlar vs. dünya üzerindeki bütün varlıklar allah tarafından insanın emrine verilerek bunlardan faydalanabilmesi sağlanmıştır. hatta melekler bile sürekli allaha müminlerin için dua ederek bir bakıma insanın yararına çalışmaktadırlar. nitekim mümin suresinin 7,8 ve 9. ayetlerinde bu durum şöyle ifade edilmiştir: arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), rablerini hamd ile tesbih ederler, o''na iman ederler. müminlerin de bağışlanmasını isterler: ey rabbimiz! senin rahmet ve ilmin herşeyi kuşatmıştır. o halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). rabbimiz! onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vaat ettiğin adn cennetlerine koy. şüphesiz aziz ve hakim olan sensin! bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. o gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. bu en büyük kurtuluştur. ancak dünya üzerindeki şeylerin insanın hizmetine sunulmuş olması, bunlar üzerinde insanın sınırsız ve sorumsuz bir kullanım hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.
allah bütün kainatı; tek idrak/irade sahibi olarak yaratılan insan, onun azametini kudretini anlasın, eşsiz sanatını görsün ve mutlak gücünü bihakkın idrak edebilsin diye yaratmış ve insana arz etmiştir. dolayısıyla insan-kainat ilişkisi modern anlamıyla bir sahip-köle formu şeklinde değil daha farklı olarak iki yaratılmış arasında mutlakı anlayabilmeyi sağlayan bir nevi rahmet eseri olarak görülmelidir. insan kendi dışındaki yaratılmışlara rahmanın lütfü olarak bakıp ona yakınlaşmaya vesile olacak vasıtalar gözüyle baktığında, onlara, tahakküm kuran bir zorba gibi değil, şefkat gösteren bir anne edasıyla yaklaşacaktır. bu yüzden gerçek islami bilince varmış bir müslüman için çevre, üzerine hassasiyetle eğileceği bir rahmetler cümbüşüdür. ilahi direktiflerin yönlendirmesi ölçüsünde doğadan faydalanır, kendine menfaat edinir ve belirlenen limitlerin haricinde onu, kendi himayesine verilmiş bir emanet misali koruyup kollar.
meyve ağaçları, sebzeler, türlü türlü bitkiler, tatlı sular, her türlü hayvanlar insan için iki mana taşır. evvela doğada kendisine bahşedilen bütün bu nimetleri israf etmeden, şımarmadan kullanması için vardır bütün bunlar. bu araf suresinin 31. ayetinde çok net bir şekilde ifade edilmişitir: yiyin için fakat israf etmeyin. çünkü o, israf edenleri sevmez. saniyen doğada var olan herşey allahın büyüklüğünün bir göstergesi, ululuğunun harika işaretleri, yüceliğinin sağlam delilleri olarak insana allahı hatırlatır. dolayısıyla insan bu yaratılmışlara hep bir basiret gözüyle bakmalı ve kadir-i mutlak yüce rahmanı ve onun eşsiz sanatını görmelidir. doğaya basiret ve feraset gözüyle bu şekilde bakmak, aynı zamanda insanın acziyetini de hatırlatacak ve bütün bunlar birlikte yüce yaratana olan imanımızı kuvvetlendirerek tahkiki imanı elde etmemize vesile olacaktır. görüldüğü gibi doğa, birisi bedene diğeri ruha bakan yönüyle insan için iki taraflı bir fayda sağlamaktadır. aslında bu ikilik allahın yarattığı herşeyde vardır. allahın yarattığı/emrettiği herşey biri zahiri görece kolay görülen ve anlaşılan diğeri batıni hemen anlaşılamayan, hikmet sebebi diye adlandırdığımız farklı sebeplerin altında gizli olmak üzere çift taraflı bir mahiyet arz eder. insanoğlu, allahtan gelen herşeye bu gözle baktığında, ilahi emirlerdeki güzelliği tam olarak görebilecektir, bu yaratılan şey olumsuz/kötü görünse bile.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=24
allah bütün kainatı; tek idrak/irade sahibi olarak yaratılan insan, onun azametini kudretini anlasın, eşsiz sanatını görsün ve mutlak gücünü bihakkın idrak edebilsin diye yaratmış ve insana arz etmiştir. dolayısıyla insan-kainat ilişkisi modern anlamıyla bir sahip-köle formu şeklinde değil daha farklı olarak iki yaratılmış arasında mutlakı anlayabilmeyi sağlayan bir nevi rahmet eseri olarak görülmelidir. insan kendi dışındaki yaratılmışlara rahmanın lütfü olarak bakıp ona yakınlaşmaya vesile olacak vasıtalar gözüyle baktığında, onlara, tahakküm kuran bir zorba gibi değil, şefkat gösteren bir anne edasıyla yaklaşacaktır. bu yüzden gerçek islami bilince varmış bir müslüman için çevre, üzerine hassasiyetle eğileceği bir rahmetler cümbüşüdür. ilahi direktiflerin yönlendirmesi ölçüsünde doğadan faydalanır, kendine menfaat edinir ve belirlenen limitlerin haricinde onu, kendi himayesine verilmiş bir emanet misali koruyup kollar.
meyve ağaçları, sebzeler, türlü türlü bitkiler, tatlı sular, her türlü hayvanlar insan için iki mana taşır. evvela doğada kendisine bahşedilen bütün bu nimetleri israf etmeden, şımarmadan kullanması için vardır bütün bunlar. bu araf suresinin 31. ayetinde çok net bir şekilde ifade edilmişitir: yiyin için fakat israf etmeyin. çünkü o, israf edenleri sevmez. saniyen doğada var olan herşey allahın büyüklüğünün bir göstergesi, ululuğunun harika işaretleri, yüceliğinin sağlam delilleri olarak insana allahı hatırlatır. dolayısıyla insan bu yaratılmışlara hep bir basiret gözüyle bakmalı ve kadir-i mutlak yüce rahmanı ve onun eşsiz sanatını görmelidir. doğaya basiret ve feraset gözüyle bu şekilde bakmak, aynı zamanda insanın acziyetini de hatırlatacak ve bütün bunlar birlikte yüce yaratana olan imanımızı kuvvetlendirerek tahkiki imanı elde etmemize vesile olacaktır. görüldüğü gibi doğa, birisi bedene diğeri ruha bakan yönüyle insan için iki taraflı bir fayda sağlamaktadır. aslında bu ikilik allahın yarattığı herşeyde vardır. allahın yarattığı/emrettiği herşey biri zahiri görece kolay görülen ve anlaşılan diğeri batıni hemen anlaşılamayan, hikmet sebebi diye adlandırdığımız farklı sebeplerin altında gizli olmak üzere çift taraflı bir mahiyet arz eder. insanoğlu, allahtan gelen herşeye bu gözle baktığında, ilahi emirlerdeki güzelliği tam olarak görebilecektir, bu yaratılan şey olumsuz/kötü görünse bile.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=24
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar