bugün
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor16
- cedidacer tarzı entry girmek4
- pazartesi görünümlü cuma3
- sinem dedetaş11
- insan doğuştan iyi midir16
- dabbet ul arz geldiğinde bilimin sıçacak olması3
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi18
- türk solu4
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız6
- üçler yediler kırklar6
- amedspor12
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma3
- ösym gözetmenlerinin tavan yapan egosu2
- türkiyeliyim ve mutluyum7
- aykut kocaman2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak10
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak4
- oğlak burcu2
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar6
- katalonya özerk bölgesi5
- ekşi sözlük toplu yazar alımı9
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- anın görüntüsü15
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- papatya çayı içen erkek7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- ismet inönü6
- gecenin şarkısı12
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- cumhuriyet bayramı14
- escort taş mı yesin11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak4
- bir adaya düşsek6
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- yaşasın cumhuriyet7
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- ese dezze7
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- dersimli kızlar6
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
kainattaki herşey, eşref-i mahlukat olan insanın hizmetine verilmiş onun istifadesine sunulmuştur. ağaçlar, bulutlar, hayvanlar, rüzgarlar vs. dünya üzerindeki bütün varlıklar allah tarafından insanın emrine verilerek bunlardan faydalanabilmesi sağlanmıştır. hatta melekler bile sürekli allaha müminlerin için dua ederek bir bakıma insanın yararına çalışmaktadırlar. nitekim mümin suresinin 7,8 ve 9. ayetlerinde bu durum şöyle ifade edilmiştir: arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), rablerini hamd ile tesbih ederler, o''na iman ederler. müminlerin de bağışlanmasını isterler: ey rabbimiz! senin rahmet ve ilmin herşeyi kuşatmıştır. o halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). rabbimiz! onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vaat ettiğin adn cennetlerine koy. şüphesiz aziz ve hakim olan sensin! bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. o gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. bu en büyük kurtuluştur. ancak dünya üzerindeki şeylerin insanın hizmetine sunulmuş olması, bunlar üzerinde insanın sınırsız ve sorumsuz bir kullanım hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.
allah bütün kainatı; tek idrak/irade sahibi olarak yaratılan insan, onun azametini kudretini anlasın, eşsiz sanatını görsün ve mutlak gücünü bihakkın idrak edebilsin diye yaratmış ve insana arz etmiştir. dolayısıyla insan-kainat ilişkisi modern anlamıyla bir sahip-köle formu şeklinde değil daha farklı olarak iki yaratılmış arasında mutlakı anlayabilmeyi sağlayan bir nevi rahmet eseri olarak görülmelidir. insan kendi dışındaki yaratılmışlara rahmanın lütfü olarak bakıp ona yakınlaşmaya vesile olacak vasıtalar gözüyle baktığında, onlara, tahakküm kuran bir zorba gibi değil, şefkat gösteren bir anne edasıyla yaklaşacaktır. bu yüzden gerçek islami bilince varmış bir müslüman için çevre, üzerine hassasiyetle eğileceği bir rahmetler cümbüşüdür. ilahi direktiflerin yönlendirmesi ölçüsünde doğadan faydalanır, kendine menfaat edinir ve belirlenen limitlerin haricinde onu, kendi himayesine verilmiş bir emanet misali koruyup kollar.
meyve ağaçları, sebzeler, türlü türlü bitkiler, tatlı sular, her türlü hayvanlar insan için iki mana taşır. evvela doğada kendisine bahşedilen bütün bu nimetleri israf etmeden, şımarmadan kullanması için vardır bütün bunlar. bu araf suresinin 31. ayetinde çok net bir şekilde ifade edilmişitir: yiyin için fakat israf etmeyin. çünkü o, israf edenleri sevmez. saniyen doğada var olan herşey allahın büyüklüğünün bir göstergesi, ululuğunun harika işaretleri, yüceliğinin sağlam delilleri olarak insana allahı hatırlatır. dolayısıyla insan bu yaratılmışlara hep bir basiret gözüyle bakmalı ve kadir-i mutlak yüce rahmanı ve onun eşsiz sanatını görmelidir. doğaya basiret ve feraset gözüyle bu şekilde bakmak, aynı zamanda insanın acziyetini de hatırlatacak ve bütün bunlar birlikte yüce yaratana olan imanımızı kuvvetlendirerek tahkiki imanı elde etmemize vesile olacaktır. görüldüğü gibi doğa, birisi bedene diğeri ruha bakan yönüyle insan için iki taraflı bir fayda sağlamaktadır. aslında bu ikilik allahın yarattığı herşeyde vardır. allahın yarattığı/emrettiği herşey biri zahiri görece kolay görülen ve anlaşılan diğeri batıni hemen anlaşılamayan, hikmet sebebi diye adlandırdığımız farklı sebeplerin altında gizli olmak üzere çift taraflı bir mahiyet arz eder. insanoğlu, allahtan gelen herşeye bu gözle baktığında, ilahi emirlerdeki güzelliği tam olarak görebilecektir, bu yaratılan şey olumsuz/kötü görünse bile.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=24
allah bütün kainatı; tek idrak/irade sahibi olarak yaratılan insan, onun azametini kudretini anlasın, eşsiz sanatını görsün ve mutlak gücünü bihakkın idrak edebilsin diye yaratmış ve insana arz etmiştir. dolayısıyla insan-kainat ilişkisi modern anlamıyla bir sahip-köle formu şeklinde değil daha farklı olarak iki yaratılmış arasında mutlakı anlayabilmeyi sağlayan bir nevi rahmet eseri olarak görülmelidir. insan kendi dışındaki yaratılmışlara rahmanın lütfü olarak bakıp ona yakınlaşmaya vesile olacak vasıtalar gözüyle baktığında, onlara, tahakküm kuran bir zorba gibi değil, şefkat gösteren bir anne edasıyla yaklaşacaktır. bu yüzden gerçek islami bilince varmış bir müslüman için çevre, üzerine hassasiyetle eğileceği bir rahmetler cümbüşüdür. ilahi direktiflerin yönlendirmesi ölçüsünde doğadan faydalanır, kendine menfaat edinir ve belirlenen limitlerin haricinde onu, kendi himayesine verilmiş bir emanet misali koruyup kollar.
meyve ağaçları, sebzeler, türlü türlü bitkiler, tatlı sular, her türlü hayvanlar insan için iki mana taşır. evvela doğada kendisine bahşedilen bütün bu nimetleri israf etmeden, şımarmadan kullanması için vardır bütün bunlar. bu araf suresinin 31. ayetinde çok net bir şekilde ifade edilmişitir: yiyin için fakat israf etmeyin. çünkü o, israf edenleri sevmez. saniyen doğada var olan herşey allahın büyüklüğünün bir göstergesi, ululuğunun harika işaretleri, yüceliğinin sağlam delilleri olarak insana allahı hatırlatır. dolayısıyla insan bu yaratılmışlara hep bir basiret gözüyle bakmalı ve kadir-i mutlak yüce rahmanı ve onun eşsiz sanatını görmelidir. doğaya basiret ve feraset gözüyle bu şekilde bakmak, aynı zamanda insanın acziyetini de hatırlatacak ve bütün bunlar birlikte yüce yaratana olan imanımızı kuvvetlendirerek tahkiki imanı elde etmemize vesile olacaktır. görüldüğü gibi doğa, birisi bedene diğeri ruha bakan yönüyle insan için iki taraflı bir fayda sağlamaktadır. aslında bu ikilik allahın yarattığı herşeyde vardır. allahın yarattığı/emrettiği herşey biri zahiri görece kolay görülen ve anlaşılan diğeri batıni hemen anlaşılamayan, hikmet sebebi diye adlandırdığımız farklı sebeplerin altında gizli olmak üzere çift taraflı bir mahiyet arz eder. insanoğlu, allahtan gelen herşeye bu gözle baktığında, ilahi emirlerdeki güzelliği tam olarak görebilecektir, bu yaratılan şey olumsuz/kötü görünse bile.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=24
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar