bugün
- teomancalmasur15
- sözlükte aksiyon ve sataşma4
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- ak partiyi savunan dayılar10
- türk solu12
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi4
- türkiyeliyim ve mutluyum13
- kudüs üç semavi din için önemlidir10
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- nervio13
- tarih dizileri4
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- okulda zil çalmasının gereksizliği2
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- motorun yatak sarması6
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- atatürk ü abartmaya gerek yok2
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması5
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek2
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı4
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- simko34
- üçler yediler kırklar11
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- jeffrey epstein5
- smile 33
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- insan doğuştan iyi midir17
- call of duty filmi3
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- patrick stewart5
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi4
- yeni parti2
- anın görüntüsü15
- ismet'i aklınoksan efendi4
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- popo silerken dikkat edilmesi gerkenler3
- sevgilinin iri ve dolgun göğüslerini özlemek3
- yarınlar yokmuş gibi sallamak3
- balık yanına en yakışan çorba11
- kafkas çingeneleri3
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi5
- aleksey batrakov7
- sherqiy turkistan3
- kia rio3
kainattaki herşey, eşref-i mahlukat olan insanın hizmetine verilmiş onun istifadesine sunulmuştur. ağaçlar, bulutlar, hayvanlar, rüzgarlar vs. dünya üzerindeki bütün varlıklar allah tarafından insanın emrine verilerek bunlardan faydalanabilmesi sağlanmıştır. hatta melekler bile sürekli allaha müminlerin için dua ederek bir bakıma insanın yararına çalışmaktadırlar. nitekim mümin suresinin 7,8 ve 9. ayetlerinde bu durum şöyle ifade edilmiştir: arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), rablerini hamd ile tesbih ederler, o''na iman ederler. müminlerin de bağışlanmasını isterler: ey rabbimiz! senin rahmet ve ilmin herşeyi kuşatmıştır. o halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). rabbimiz! onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vaat ettiğin adn cennetlerine koy. şüphesiz aziz ve hakim olan sensin! bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. o gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. bu en büyük kurtuluştur. ancak dünya üzerindeki şeylerin insanın hizmetine sunulmuş olması, bunlar üzerinde insanın sınırsız ve sorumsuz bir kullanım hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.
allah bütün kainatı; tek idrak/irade sahibi olarak yaratılan insan, onun azametini kudretini anlasın, eşsiz sanatını görsün ve mutlak gücünü bihakkın idrak edebilsin diye yaratmış ve insana arz etmiştir. dolayısıyla insan-kainat ilişkisi modern anlamıyla bir sahip-köle formu şeklinde değil daha farklı olarak iki yaratılmış arasında mutlakı anlayabilmeyi sağlayan bir nevi rahmet eseri olarak görülmelidir. insan kendi dışındaki yaratılmışlara rahmanın lütfü olarak bakıp ona yakınlaşmaya vesile olacak vasıtalar gözüyle baktığında, onlara, tahakküm kuran bir zorba gibi değil, şefkat gösteren bir anne edasıyla yaklaşacaktır. bu yüzden gerçek islami bilince varmış bir müslüman için çevre, üzerine hassasiyetle eğileceği bir rahmetler cümbüşüdür. ilahi direktiflerin yönlendirmesi ölçüsünde doğadan faydalanır, kendine menfaat edinir ve belirlenen limitlerin haricinde onu, kendi himayesine verilmiş bir emanet misali koruyup kollar.
meyve ağaçları, sebzeler, türlü türlü bitkiler, tatlı sular, her türlü hayvanlar insan için iki mana taşır. evvela doğada kendisine bahşedilen bütün bu nimetleri israf etmeden, şımarmadan kullanması için vardır bütün bunlar. bu araf suresinin 31. ayetinde çok net bir şekilde ifade edilmişitir: yiyin için fakat israf etmeyin. çünkü o, israf edenleri sevmez. saniyen doğada var olan herşey allahın büyüklüğünün bir göstergesi, ululuğunun harika işaretleri, yüceliğinin sağlam delilleri olarak insana allahı hatırlatır. dolayısıyla insan bu yaratılmışlara hep bir basiret gözüyle bakmalı ve kadir-i mutlak yüce rahmanı ve onun eşsiz sanatını görmelidir. doğaya basiret ve feraset gözüyle bu şekilde bakmak, aynı zamanda insanın acziyetini de hatırlatacak ve bütün bunlar birlikte yüce yaratana olan imanımızı kuvvetlendirerek tahkiki imanı elde etmemize vesile olacaktır. görüldüğü gibi doğa, birisi bedene diğeri ruha bakan yönüyle insan için iki taraflı bir fayda sağlamaktadır. aslında bu ikilik allahın yarattığı herşeyde vardır. allahın yarattığı/emrettiği herşey biri zahiri görece kolay görülen ve anlaşılan diğeri batıni hemen anlaşılamayan, hikmet sebebi diye adlandırdığımız farklı sebeplerin altında gizli olmak üzere çift taraflı bir mahiyet arz eder. insanoğlu, allahtan gelen herşeye bu gözle baktığında, ilahi emirlerdeki güzelliği tam olarak görebilecektir, bu yaratılan şey olumsuz/kötü görünse bile.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=24
allah bütün kainatı; tek idrak/irade sahibi olarak yaratılan insan, onun azametini kudretini anlasın, eşsiz sanatını görsün ve mutlak gücünü bihakkın idrak edebilsin diye yaratmış ve insana arz etmiştir. dolayısıyla insan-kainat ilişkisi modern anlamıyla bir sahip-köle formu şeklinde değil daha farklı olarak iki yaratılmış arasında mutlakı anlayabilmeyi sağlayan bir nevi rahmet eseri olarak görülmelidir. insan kendi dışındaki yaratılmışlara rahmanın lütfü olarak bakıp ona yakınlaşmaya vesile olacak vasıtalar gözüyle baktığında, onlara, tahakküm kuran bir zorba gibi değil, şefkat gösteren bir anne edasıyla yaklaşacaktır. bu yüzden gerçek islami bilince varmış bir müslüman için çevre, üzerine hassasiyetle eğileceği bir rahmetler cümbüşüdür. ilahi direktiflerin yönlendirmesi ölçüsünde doğadan faydalanır, kendine menfaat edinir ve belirlenen limitlerin haricinde onu, kendi himayesine verilmiş bir emanet misali koruyup kollar.
meyve ağaçları, sebzeler, türlü türlü bitkiler, tatlı sular, her türlü hayvanlar insan için iki mana taşır. evvela doğada kendisine bahşedilen bütün bu nimetleri israf etmeden, şımarmadan kullanması için vardır bütün bunlar. bu araf suresinin 31. ayetinde çok net bir şekilde ifade edilmişitir: yiyin için fakat israf etmeyin. çünkü o, israf edenleri sevmez. saniyen doğada var olan herşey allahın büyüklüğünün bir göstergesi, ululuğunun harika işaretleri, yüceliğinin sağlam delilleri olarak insana allahı hatırlatır. dolayısıyla insan bu yaratılmışlara hep bir basiret gözüyle bakmalı ve kadir-i mutlak yüce rahmanı ve onun eşsiz sanatını görmelidir. doğaya basiret ve feraset gözüyle bu şekilde bakmak, aynı zamanda insanın acziyetini de hatırlatacak ve bütün bunlar birlikte yüce yaratana olan imanımızı kuvvetlendirerek tahkiki imanı elde etmemize vesile olacaktır. görüldüğü gibi doğa, birisi bedene diğeri ruha bakan yönüyle insan için iki taraflı bir fayda sağlamaktadır. aslında bu ikilik allahın yarattığı herşeyde vardır. allahın yarattığı/emrettiği herşey biri zahiri görece kolay görülen ve anlaşılan diğeri batıni hemen anlaşılamayan, hikmet sebebi diye adlandırdığımız farklı sebeplerin altında gizli olmak üzere çift taraflı bir mahiyet arz eder. insanoğlu, allahtan gelen herşeye bu gözle baktığında, ilahi emirlerdeki güzelliği tam olarak görebilecektir, bu yaratılan şey olumsuz/kötü görünse bile.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=24
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar