bugün
- fusya şemsiyeli ve hipopotam10
- kız sanılan yazarlar11
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- hilafetin türklere faydası18
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- kibarhergele14
- nervioya talip olmak3
- gocu8
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- george washington7
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- masum sözlük kızları3
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- sorusormayin7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- sözlüğün kırbacı10
- laptop a notebook ya da dizustu demek2
- fenerbahçe adası4
- pavyonları dönüştürmek5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- ucan tekme atan hipopotam45
- cehennemde sigara içme yasağı5
- hangi yazarla çift olursunuz28
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- ismet gurbuz bey bey3
- kuz3
- yogartiksen11
- unutulmayan anılar2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- yazarların sağlık sorunları7
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- lahana sarma turşusu3
- total war3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- kuzum2
- erecto bey bey2
- her kararın başka bir ihtimali öldürmesi2
- özgür özel3
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- karıncaların trafik sıkışıklığı yaşaması2
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- kırmızı ruj vs pembe ruj2
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- ya bi siktirin gidin15
1933 yılında istanbul'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini istanbul'da tamamladı, küçük yaşlarından itibaren başladığı müzik eğitimini daha da geliştirmek için istanbul belediye konservatuarı'nın türk müziği bölümü'ne girdi. o yıllarda konservatuarın en seçkin hocaları olan münir nurettin selçuk, şefik gümeriç, emin ongan, halil bedi yönetken, nevzat atlığ, mefharet yıldırım'dan dersler aldı. 1958 yılında bu okuldan mezun oldu. seha okuş istanbul radyosu'nda veya konservatuarın icra heyetinde ses sanatçısı olmak istiyordu. ancak kadrosuzluk nedeniyle bu iki kurumda da sanatını icra edecek ortam bulamadı.
bu sırada, konservatuarın klasik batı müziği bölümü korosunun "soprano" kadrolarından birinde açık vardır. arkadaşlarının ve hocalarının teşvikiyle bu görevi kabul eder; iki buçuk yıl bu kadroda görev yapar. o yıllarda konservatuarın batı müziği korosunun, istanbul operası korosu ile birleştirilmesi gündeme gelir. seha okuş, opera - şan bölümü mezunu olmadığından bu göreve devam etmek için tereddütlüdür. koronun şefi muhittin sadak ve yardımcısı şerif yüzbaşıoğlu. okuş'u çok başarılı bulmalarına ve görevine devam etmesini istemelerine rağmen, okuş, konservatuarın halk müziği topluluğuna naklini yaptırır (1961). aslında ilk başlarda bu durumdan çok memnun olmamıştır. çünkü gönlü "klasik türk müziği" icracılığındadır. ancak zamanla halk müziği uygulamalarına alışır, halk müziğini sever, hatta öylesine büyük bir tutku ile bağlanır ki yaşamının kalan kesiminde halk müziğinden kopamaz, seha okuş'a göre "halk müziğinde kutsal bir yön vardır", işin içine girmeden, özümsemeden bunu anlamak imkansızdır. bu görüşünü meslek yaşamı boyunca pek çok yerde tekrarladığı şu cümle ile tanımlar: "halk müziğimiz halkın özüdür, ondaki toprak kokusunun piyasadaki türkücülerin icrasından alınması asla mümkün olamaz".okuş'un türk halk müziği'ni sevmesine, ona gönül vermesine katkıda bulunmuş bir folklorcumuzu burada anmadan geçemiyeceğiz. o dönemde belediye konservatuarının halk müziği şefi olan sadi yaver ataman, radyodaki oluşumun (yurttan sesler/ koral çalgısal topluluk) bir benzerini konservatuar bünyesinde oluşturmuş ve yetenekli gençleri burada değerlendirmiştir, işte kentli bir bayan olan seha okuş'un halk müziğine bu denli ilgi duymasına, sadi yaver ataman'ın büyük katkıları olmuştur.
seha okuş'un icra heyetine (thm topluluğu) girdiği tarihten yaklaşık iki yıl sonra istanbul radyosu'nda "kadınlar topluluğu" adı ile bir topluluk oiuşturulmasına karar vermişti, önceleri radyonun içinden eleman alınması düşünüldü ise de, yeterli eleman sayısına bu yolla ulaşılamadı. topluluğun şefi olan neriman tüfekçi, kadroyu geliştirmek için, sesi halk müziğine yatkın, nota bilen bayan sanatçılar aramaktaydı... daha önceleri nida tüfekçi ile seha okuş bir vesile ile tanışmış olduğundan, bu arayış sırasında 'nida tüfekçi okuş'u kadınlar korosu için önerdi. okuş girdiği sınavı kazanarak radyonun elemanları arasına katıldı. seha okuş bu toplulukta 4 yıl korist olarak çalıştı. hemen ardından solistliği onaylandı. kısa bir süre sonra ahmet yamacı'nın yurttan sesler topluluğu'na katıldı. bu dönemde halk müziğine ilişkin bilgi ve görgüsünü artırmak için neriman ve nida tüfekçi çiftinden çok yararlandı. halk müziğinin "inceliklerini" ve "derinliklerini" bu hocalardan öğrendi. bu bağlamda seha okuş'u "neriman tüfekçi ekolü"ndeki ilk kuşak sanatçılarından saymak yanlış olmaz. bu hocalara duyduğu sevgi ve saygı okuş'un sanat yaşamının tüm kesitlerinde belirleyici rol oynamıştır. seha okuş asıl kadrosunun bulunduğu konservatuarın yanısıra radyoda da mukaveleli sanatçı otarak 35 yıl görev yaptı.
okuş, konservatuar'ın thm topluluğu şefi s. yaver ataman'ın emekliliğinden sonra yerine getirilen oğlu adnan ataman'la da yıllarca süren başarılı çatışmalara imza attı, o dönemde topluluğun tek konservatuar mezunu bayan sanatçısı seha okuş'tu.
okuş, adnan ataman'ın da teşvikiyle topluluğun kadınlar kısminin öğretmentiğine getirildi. bir süre bu görevini sürdürdü. 1976 yılında istanbul türk musikisi devlet konservatuarı'na repertuar dersi hocası otarak atandı,
fiili görevine başlayamadan kısa bir süre sonra ailevi ve sağlık sebeplerinden ötürü bu görevinden ayrıldı. eski kurumuna geri döndü ve sanatçılık görevine devam etti. okuş'a göre artık belediye konservatuarı'ndaki görevinden emekli olma zamanı gelmişti. ancak yakın arkadaşları ve dostları (muazzan sepetçioğlu, ismail hakkı özkan, süheyla altmışdört) o'nun bu fikrine karşı daha başka bir fikir üretmişterdi. türk müziği bölümü'nün halk müziği repertuarı hocalığını teklif ettiler. okuş, bu görevi severek kabul etti. böylece konservatuardaki icracılığı sona erdi; öğretmenlik görevi ise başlamış oldu. bu görevini hala sürdürmektedir. seha okuş kendisini halk müziği icracılığının ardından repertuar öğretmenliği kulvarında da kabul ettirmiş bir sanatçıdır. aradan geçen zaman içinde iyiden iyiye ısındığı repertuar hocalığını sürdürebileceği bir başka ortam oluşur. yeğeni müjdat gezen binbir güçlükle kurduğu "müjdat gezen sanat merkezi"nin halk müziği bölümü'nün başına halasını getirmek ister. seha okuş yeğeninin ısrarlı teklifini kabul eder... 1990 yılından itibaren bu kurumun halk müziği bölümü başkanlığının yanısıra repertuar hocalığı görevlerini sürdürmektedir. seha okuş sanat hayatına başladığı ilk günden bu zamana kadar heyecanını, duygusallığını, ümidini yitirmemiş bir sanatçıdır. azimli ve özverili çalışmaları sayesinde daima başarıya ulaşmış, fakat bu başarısını zedeleyebilecek küçük çıkarların ardından hiç bir zaman koşmamıştır.
doldurduğu plaklar, radyoda ve konser salonlarında seslendirdiği türküler, okuş'u popüler bir sanatçı yapmamıştır belki, ancak, seha okuş mesleğine aşık bir ses sanatçısı ve öğrencilerine sevgi iie yaklaşan başarılı bir öğretmen olarak müzik tarihinin saygın simaları arasında yerini çoktan almıştır.
bu sırada, konservatuarın klasik batı müziği bölümü korosunun "soprano" kadrolarından birinde açık vardır. arkadaşlarının ve hocalarının teşvikiyle bu görevi kabul eder; iki buçuk yıl bu kadroda görev yapar. o yıllarda konservatuarın batı müziği korosunun, istanbul operası korosu ile birleştirilmesi gündeme gelir. seha okuş, opera - şan bölümü mezunu olmadığından bu göreve devam etmek için tereddütlüdür. koronun şefi muhittin sadak ve yardımcısı şerif yüzbaşıoğlu. okuş'u çok başarılı bulmalarına ve görevine devam etmesini istemelerine rağmen, okuş, konservatuarın halk müziği topluluğuna naklini yaptırır (1961). aslında ilk başlarda bu durumdan çok memnun olmamıştır. çünkü gönlü "klasik türk müziği" icracılığındadır. ancak zamanla halk müziği uygulamalarına alışır, halk müziğini sever, hatta öylesine büyük bir tutku ile bağlanır ki yaşamının kalan kesiminde halk müziğinden kopamaz, seha okuş'a göre "halk müziğinde kutsal bir yön vardır", işin içine girmeden, özümsemeden bunu anlamak imkansızdır. bu görüşünü meslek yaşamı boyunca pek çok yerde tekrarladığı şu cümle ile tanımlar: "halk müziğimiz halkın özüdür, ondaki toprak kokusunun piyasadaki türkücülerin icrasından alınması asla mümkün olamaz".okuş'un türk halk müziği'ni sevmesine, ona gönül vermesine katkıda bulunmuş bir folklorcumuzu burada anmadan geçemiyeceğiz. o dönemde belediye konservatuarının halk müziği şefi olan sadi yaver ataman, radyodaki oluşumun (yurttan sesler/ koral çalgısal topluluk) bir benzerini konservatuar bünyesinde oluşturmuş ve yetenekli gençleri burada değerlendirmiştir, işte kentli bir bayan olan seha okuş'un halk müziğine bu denli ilgi duymasına, sadi yaver ataman'ın büyük katkıları olmuştur.
seha okuş'un icra heyetine (thm topluluğu) girdiği tarihten yaklaşık iki yıl sonra istanbul radyosu'nda "kadınlar topluluğu" adı ile bir topluluk oiuşturulmasına karar vermişti, önceleri radyonun içinden eleman alınması düşünüldü ise de, yeterli eleman sayısına bu yolla ulaşılamadı. topluluğun şefi olan neriman tüfekçi, kadroyu geliştirmek için, sesi halk müziğine yatkın, nota bilen bayan sanatçılar aramaktaydı... daha önceleri nida tüfekçi ile seha okuş bir vesile ile tanışmış olduğundan, bu arayış sırasında 'nida tüfekçi okuş'u kadınlar korosu için önerdi. okuş girdiği sınavı kazanarak radyonun elemanları arasına katıldı. seha okuş bu toplulukta 4 yıl korist olarak çalıştı. hemen ardından solistliği onaylandı. kısa bir süre sonra ahmet yamacı'nın yurttan sesler topluluğu'na katıldı. bu dönemde halk müziğine ilişkin bilgi ve görgüsünü artırmak için neriman ve nida tüfekçi çiftinden çok yararlandı. halk müziğinin "inceliklerini" ve "derinliklerini" bu hocalardan öğrendi. bu bağlamda seha okuş'u "neriman tüfekçi ekolü"ndeki ilk kuşak sanatçılarından saymak yanlış olmaz. bu hocalara duyduğu sevgi ve saygı okuş'un sanat yaşamının tüm kesitlerinde belirleyici rol oynamıştır. seha okuş asıl kadrosunun bulunduğu konservatuarın yanısıra radyoda da mukaveleli sanatçı otarak 35 yıl görev yaptı.
okuş, konservatuar'ın thm topluluğu şefi s. yaver ataman'ın emekliliğinden sonra yerine getirilen oğlu adnan ataman'la da yıllarca süren başarılı çatışmalara imza attı, o dönemde topluluğun tek konservatuar mezunu bayan sanatçısı seha okuş'tu.
okuş, adnan ataman'ın da teşvikiyle topluluğun kadınlar kısminin öğretmentiğine getirildi. bir süre bu görevini sürdürdü. 1976 yılında istanbul türk musikisi devlet konservatuarı'na repertuar dersi hocası otarak atandı,
fiili görevine başlayamadan kısa bir süre sonra ailevi ve sağlık sebeplerinden ötürü bu görevinden ayrıldı. eski kurumuna geri döndü ve sanatçılık görevine devam etti. okuş'a göre artık belediye konservatuarı'ndaki görevinden emekli olma zamanı gelmişti. ancak yakın arkadaşları ve dostları (muazzan sepetçioğlu, ismail hakkı özkan, süheyla altmışdört) o'nun bu fikrine karşı daha başka bir fikir üretmişterdi. türk müziği bölümü'nün halk müziği repertuarı hocalığını teklif ettiler. okuş, bu görevi severek kabul etti. böylece konservatuardaki icracılığı sona erdi; öğretmenlik görevi ise başlamış oldu. bu görevini hala sürdürmektedir. seha okuş kendisini halk müziği icracılığının ardından repertuar öğretmenliği kulvarında da kabul ettirmiş bir sanatçıdır. aradan geçen zaman içinde iyiden iyiye ısındığı repertuar hocalığını sürdürebileceği bir başka ortam oluşur. yeğeni müjdat gezen binbir güçlükle kurduğu "müjdat gezen sanat merkezi"nin halk müziği bölümü'nün başına halasını getirmek ister. seha okuş yeğeninin ısrarlı teklifini kabul eder... 1990 yılından itibaren bu kurumun halk müziği bölümü başkanlığının yanısıra repertuar hocalığı görevlerini sürdürmektedir. seha okuş sanat hayatına başladığı ilk günden bu zamana kadar heyecanını, duygusallığını, ümidini yitirmemiş bir sanatçıdır. azimli ve özverili çalışmaları sayesinde daima başarıya ulaşmış, fakat bu başarısını zedeleyebilecek küçük çıkarların ardından hiç bir zaman koşmamıştır.
doldurduğu plaklar, radyoda ve konser salonlarında seslendirdiği türküler, okuş'u popüler bir sanatçı yapmamıştır belki, ancak, seha okuş mesleğine aşık bir ses sanatçısı ve öğrencilerine sevgi iie yaklaşan başarılı bir öğretmen olarak müzik tarihinin saygın simaları arasında yerini çoktan almıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar