bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak17
- clemence baptista17
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker6
- spor salonu kokusu5
- s'i l v'e r m'i s t15
- kahvaltım güzel mi8
- ojeli el fotoğrafı4
- sabah 11 akşam 16 haftada 4 gün iş3
- sözlükte çok göze batan bir yazar olmak3
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- aynı anda 2 ayakla merdiven çıkmak2
- siz neden böylesiniz3
- ismet gurbuz 20249
- ioçk'nın motorla gezdirmesi2
- gençlere tavsiyelerim4
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- iskelet ellerin boğazınıza sarılması2
- kale3112 ifşa9
- iltica28
- mısır daki haladan miras kalması6
- sinek as5
- mermerin edepsiz yarığı3
- refah'ın vakti geldi3
- hesabı gizli yeni yazar2
- masklavi ile çay içmek5
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- kolye140
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- arkadaşlar kavga etmeyin3
- sabah kahve demleyip müzik açarak güne başlamak2
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- eve jobs4
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- trabzonspor4
- fon vurgunu29
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
karmaşık duygular içerisindeyim.
ortaokulda türkçe hocamız, bize kitap okumayı aşılamak isterken söylemişti bu kitabı. iki kitabı çıktı alın okuyun demişti. ankara'da okuyorum o zamanlar, ama memleket izmir, izmir'de almıştım kitabı. ilk sayfalarını defalarca okumuştum, girmemişti kafama. sonra olanlar oldu işte. senelerimizi harry özlemiyle geçirdik, yaz gelse de biz de okusak şu kitabı diye bekledik bütün sene. haberlerde yazıyordu, "harry potter'ın son kitabı çıktı" diye,ulan diyordum çabuk çevirsinler de hemen alıp okuyalım. ama öyle de nalet bir meretti ki bu kitap(lar), 1 yıl beklersin yenisi çıksın diye, ama kitap eline geçince bitirene kadar odadan çıkmazsın. ben öyleydim en azından. bitirene kadar çıkmazdım odadan, mutfaktan gelen davetlere başta net, sonrasında kavgalı şekilde red cevapları verirdim kitabı okucam diye. zaten 1 haftayı bulmaz biterdi kitap. yaz tatili yeni başlamış, kitabı almışım, okumuş bitirmişim daha ilk haftadan, koca tatil canım sıkılıyordu sonra koskoca 1 yıl var yeni kitaba diye. o tatil bir kere daha okuyordum kitabı, yeri geliyor bir kere daha. filmlerine hiçbir zaman ısınamadım. ilk filmi sinemada izlemiştim, sürekli "şurayı atlamışlar, bu nerde yaa" diye serzenişlerde bulunduğumu hatırlıyorum. o gün dedim kendime, "okuduğun kitabın sinemasına gitme, sinemasına gittiğin kitabı okuma" diye. çünkü hep bir şeyler eksik kalacaktı, bu eksiklik gözüme batacaktı; sevemeyecektim filmleri. ha izlemedik mi hepsini, çatır çatır izledik. ama düşüncem değişmedi, hep bir şeyler eksik kaldı filmlerde. kalmak da zorundaydı. 1000 sayfalık kitabı 2 saate sığdırmak zorunda adamlar, illa ki eksik kalacak.
sabahın 6'sında nerden çıktı harry potter diye soracak olursanız onu da şöyle açıklayayım. uzun süredir ölüm yadigarları'nın 2. parçasını izlemeyi reddediyordum kendi çapımda. sinemasına da gitmedim. bilgisayara indirmeyi erteledim, önemsizleştirdim gözümde. çünkü bitiyordu be olm, sondu lan. bir daha o notalar çalmayacaktı biz ekrana bakarken merak içinde. amma velakin, bu gece izledim filmi. izlemez olaydım. içim kurudu, depresyonlara yelken açtım. ilk kitabı okuduğumda muhtemelen 14 yaşındaydım. şimdi yaş geldi 24'e. 10 yıl geçmiş baba, koskoca 10 yıl. veletlikten başlayıp ergenliği beraber yaşamışız. az önce bitti ya seri, o son ekran kararınca her şey bitti lan. bir daha yok, yenisi yok. o ekran karardı ya, 3-4 saniye için kendimi sorguladım. koca adam olmuşun amk, daha düne kadar yatakta binbir şekle girip sayfaları çeviriyordun. şimdi büyükler bana kızacak "höst ulan" diye ama, o ekran karardı ya; ömür geçiyor be usta. yaşlanmış gördüm kendimi.
şimdiki çocuklara bakıyorum, yok benten varmış, kayu varmış bilmem ne. bizim çocuklar da garip gurup kahramanlara tutulcaklar, bayılcaklar; o zaman diycem ben de "bir harry potter vardı" diye. ha anlamıcak it oğlu itler, ben ona yanıyorum...
muhterem hanımefendi j.k. rowling; çocukluğumuzu bu kadar "sihirli" kıldığın için ellerinden öperim; ama aynı zamanda harry'i 7 kitapla sınırladığın için can-ı gönülden diyorum ki ellerin kırılsın. para mı getirmiyor, ün mü getirmiyor, fan mı getirmiyor. yaz amk ya, sen yaz biz sıkılmazdık kadın. bazı şeyleri tadında bırakmak lazım, kabul; ama harry potter bunlardan biri değildi. sen hep yazsaydın olma mıydı? senin dünyadaki görevin bu olsaydı mesela? harry potter'ı yazmayı bıraktın da atom mu parçalıosun allasen, senin de insanlığa bu yönde bir katkın olsaydı. insanlığı bir adım ileri götürmezdin de uzun süreli mutluluk verirdin. bak sağlıklı sıhhatli kadınsın, elin de kalem tutuyor hala; bence sen gel bu dediğimi bi düşün. öpüyorum en güzel yerlerinden...
ortaokulda türkçe hocamız, bize kitap okumayı aşılamak isterken söylemişti bu kitabı. iki kitabı çıktı alın okuyun demişti. ankara'da okuyorum o zamanlar, ama memleket izmir, izmir'de almıştım kitabı. ilk sayfalarını defalarca okumuştum, girmemişti kafama. sonra olanlar oldu işte. senelerimizi harry özlemiyle geçirdik, yaz gelse de biz de okusak şu kitabı diye bekledik bütün sene. haberlerde yazıyordu, "harry potter'ın son kitabı çıktı" diye,ulan diyordum çabuk çevirsinler de hemen alıp okuyalım. ama öyle de nalet bir meretti ki bu kitap(lar), 1 yıl beklersin yenisi çıksın diye, ama kitap eline geçince bitirene kadar odadan çıkmazsın. ben öyleydim en azından. bitirene kadar çıkmazdım odadan, mutfaktan gelen davetlere başta net, sonrasında kavgalı şekilde red cevapları verirdim kitabı okucam diye. zaten 1 haftayı bulmaz biterdi kitap. yaz tatili yeni başlamış, kitabı almışım, okumuş bitirmişim daha ilk haftadan, koca tatil canım sıkılıyordu sonra koskoca 1 yıl var yeni kitaba diye. o tatil bir kere daha okuyordum kitabı, yeri geliyor bir kere daha. filmlerine hiçbir zaman ısınamadım. ilk filmi sinemada izlemiştim, sürekli "şurayı atlamışlar, bu nerde yaa" diye serzenişlerde bulunduğumu hatırlıyorum. o gün dedim kendime, "okuduğun kitabın sinemasına gitme, sinemasına gittiğin kitabı okuma" diye. çünkü hep bir şeyler eksik kalacaktı, bu eksiklik gözüme batacaktı; sevemeyecektim filmleri. ha izlemedik mi hepsini, çatır çatır izledik. ama düşüncem değişmedi, hep bir şeyler eksik kaldı filmlerde. kalmak da zorundaydı. 1000 sayfalık kitabı 2 saate sığdırmak zorunda adamlar, illa ki eksik kalacak.
sabahın 6'sında nerden çıktı harry potter diye soracak olursanız onu da şöyle açıklayayım. uzun süredir ölüm yadigarları'nın 2. parçasını izlemeyi reddediyordum kendi çapımda. sinemasına da gitmedim. bilgisayara indirmeyi erteledim, önemsizleştirdim gözümde. çünkü bitiyordu be olm, sondu lan. bir daha o notalar çalmayacaktı biz ekrana bakarken merak içinde. amma velakin, bu gece izledim filmi. izlemez olaydım. içim kurudu, depresyonlara yelken açtım. ilk kitabı okuduğumda muhtemelen 14 yaşındaydım. şimdi yaş geldi 24'e. 10 yıl geçmiş baba, koskoca 10 yıl. veletlikten başlayıp ergenliği beraber yaşamışız. az önce bitti ya seri, o son ekran kararınca her şey bitti lan. bir daha yok, yenisi yok. o ekran karardı ya, 3-4 saniye için kendimi sorguladım. koca adam olmuşun amk, daha düne kadar yatakta binbir şekle girip sayfaları çeviriyordun. şimdi büyükler bana kızacak "höst ulan" diye ama, o ekran karardı ya; ömür geçiyor be usta. yaşlanmış gördüm kendimi.
şimdiki çocuklara bakıyorum, yok benten varmış, kayu varmış bilmem ne. bizim çocuklar da garip gurup kahramanlara tutulcaklar, bayılcaklar; o zaman diycem ben de "bir harry potter vardı" diye. ha anlamıcak it oğlu itler, ben ona yanıyorum...
muhterem hanımefendi j.k. rowling; çocukluğumuzu bu kadar "sihirli" kıldığın için ellerinden öperim; ama aynı zamanda harry'i 7 kitapla sınırladığın için can-ı gönülden diyorum ki ellerin kırılsın. para mı getirmiyor, ün mü getirmiyor, fan mı getirmiyor. yaz amk ya, sen yaz biz sıkılmazdık kadın. bazı şeyleri tadında bırakmak lazım, kabul; ama harry potter bunlardan biri değildi. sen hep yazsaydın olma mıydı? senin dünyadaki görevin bu olsaydı mesela? harry potter'ı yazmayı bıraktın da atom mu parçalıosun allasen, senin de insanlığa bu yönde bir katkın olsaydı. insanlığı bir adım ileri götürmezdin de uzun süreli mutluluk verirdin. bak sağlıklı sıhhatli kadınsın, elin de kalem tutuyor hala; bence sen gel bu dediğimi bi düşün. öpüyorum en güzel yerlerinden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar