bugün
- kaçak çay10
- borsa istanbul20
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- iltica23
- fon vurgunu54
- yulaf lapası vs tost8
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- aleyna tilki nin memeleri2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- söz verip tutmamak2
- sizinle masumca öpüşmek istiyorum2
- from gold from dust34
- ironi yapıyorum ayağına yatan çirkef yazar2
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- küçük memeli5
- gocu nerede gocu6
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- ekmek için ekmeleddin7
- tavuklu pilav10
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- faik öztrak2
- kürt dizilerinin tutmaması11
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak6
- vurdurmaya meyilli araba6
- fatma kaplan hürriyet2
- 2001 a space odyssey2
- cilt kanseri aşısında yüzde 42 başarı3
- türkleri köle gibi sömüren ak burjuva2
- köylülük7
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- 2026 yılında hala seks kasetinden medet uman tip2
- sucuklu çekirdek3
- pudra kokusu7
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- ismet gürbüz2
- deli6
- en iyi çakmak markası8
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati6
- 1 gün diyetteyim4
- sen nehrine siz diyen cahil3
- kompüter lütfen cevap veriniz2
- hayırlı cumalar2
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç4
- medet usta2
- beşiktaş16
- hulk gerçek mi6
kelime anlamı olarak silahlı bey anlamına gelmektedir.
Ağa olan efenin yanındaki kızanların yetişmesi ve yönetiminden sorumlu idiler.
Zeybekler, efelerinin yanında birer kol beyi görevi görürlerdi. Bunlar iyi silah kullanan cesur kişilerdi. Her zeybeğin kendi kişiliğine uygun birde lakabı olurdu.
Zeybeklerin başı nal şeklinde traş edilir, Şalvarının arasında beyaz donunun ucu ve göbeği görünür, camadanı daha kısa olurdu. Fes püskülleri de efeninkine göre daha kısa olan zeybekler, sırmalı cepken giyerlerdi.
Bacağa Kepmen olarak adlandırılan meşin tozluk takarlar ve ayağa da çarık giyerlerdi. Mintanlarının yakaları daima ilikli olan Zeybekler silah olarak ta Kocabıçak ve Mavzer taşırlardı.
Zeybekliğin tarihinin Ege uygarlığı kadar eskidir.
zeybeklerin bu tarihinin M.Ö. 3000 yıllarında Etrüsklerle başladığını ileri sürülmektedir. 19.yy'da padişah fermanı ile Anadolu'yu dört yıl dolaşan Fransız Charles Texier "Küçük Asya" adlı kitabında Amasyalı Coğrafyacı Strabon'dan yaptığı alıntılarla zeybekliği şu şekilde nakletmektedir;
--alıntı--
Zeybekler, gayet yüksek bir sarık, bütün bir silah fabrikası halini almış geniş bir kuşak sararlar. Gelenek üzere beyaz bezden yapılmış donları ancak dize kadar iner.
Zeybekler yalnız asker değil , tacir ve iyi birer kervancıdırlar.
Bunlar dağlara yerleşmiş asıl yerli halkın kalıntıları olabilir ve istemeden adam öldüren ve bu düşünce ile para verenlerin hizmetine giren Tiral'ın kurucuları oldukları akla gelebilir.
tira'lılar osmanlı değil, etrüsk türkleridir.
--alıntı--
Rum araştırmacılardan KHOLOROS un 1889 yılında yazdığı Türkçe'den Rumca'ya Kamus'unda ise;
Zeybek-Zeybekos: izmir ve civarındaki Türk aşiret sakinlerine verilen addır. denilmektedir...
Bizans tarihlerinde de Peçenek kılığı ile zeybeklerin kılığı arasında bir benzerliğin olduğu yazıyor ki Anadolu'da ki Peçenek yerleşimi 1040 yıllarına rastladığı göz önüne alınırsa bu yorumun doğruluğu ortaya çıkmaktadır.
Divanı Lugatı Türk'te, Zeybek sözcüğü birleşik ad olarak kabul edilmekte bununda "ZAĞ" ve "BEK" sözcüklerinden oluştuğu belirtilmektedir.
--spoiler--
Anlayışlılık olarak kabul edilen ve aslı "SAĞ" olan "ZAĞ" sözcüğü daha sonra "BEK" hecesine uydurularak "ZEĞ" olmuş ve "BEK" hecesi ile de birleşerek Anlayışlı, akıllı, sağlam adam anlamına gelen "ZEĞBEK" adı ortaya çıkmış denmektedir.
Daha sonraları da (ğ) yazım kuralına uydurularak (y) şekline dönüşmüştür. Bu sözcüğün Oğuzca dan geldiği de ayrıca tespit edilmiştir.
--spoiler--
Ağa olan efenin yanındaki kızanların yetişmesi ve yönetiminden sorumlu idiler.
Zeybekler, efelerinin yanında birer kol beyi görevi görürlerdi. Bunlar iyi silah kullanan cesur kişilerdi. Her zeybeğin kendi kişiliğine uygun birde lakabı olurdu.
Zeybeklerin başı nal şeklinde traş edilir, Şalvarının arasında beyaz donunun ucu ve göbeği görünür, camadanı daha kısa olurdu. Fes püskülleri de efeninkine göre daha kısa olan zeybekler, sırmalı cepken giyerlerdi.
Bacağa Kepmen olarak adlandırılan meşin tozluk takarlar ve ayağa da çarık giyerlerdi. Mintanlarının yakaları daima ilikli olan Zeybekler silah olarak ta Kocabıçak ve Mavzer taşırlardı.
Zeybekliğin tarihinin Ege uygarlığı kadar eskidir.
zeybeklerin bu tarihinin M.Ö. 3000 yıllarında Etrüsklerle başladığını ileri sürülmektedir. 19.yy'da padişah fermanı ile Anadolu'yu dört yıl dolaşan Fransız Charles Texier "Küçük Asya" adlı kitabında Amasyalı Coğrafyacı Strabon'dan yaptığı alıntılarla zeybekliği şu şekilde nakletmektedir;
--alıntı--
Zeybekler, gayet yüksek bir sarık, bütün bir silah fabrikası halini almış geniş bir kuşak sararlar. Gelenek üzere beyaz bezden yapılmış donları ancak dize kadar iner.
Zeybekler yalnız asker değil , tacir ve iyi birer kervancıdırlar.
Bunlar dağlara yerleşmiş asıl yerli halkın kalıntıları olabilir ve istemeden adam öldüren ve bu düşünce ile para verenlerin hizmetine giren Tiral'ın kurucuları oldukları akla gelebilir.
tira'lılar osmanlı değil, etrüsk türkleridir.
--alıntı--
Rum araştırmacılardan KHOLOROS un 1889 yılında yazdığı Türkçe'den Rumca'ya Kamus'unda ise;
Zeybek-Zeybekos: izmir ve civarındaki Türk aşiret sakinlerine verilen addır. denilmektedir...
Bizans tarihlerinde de Peçenek kılığı ile zeybeklerin kılığı arasında bir benzerliğin olduğu yazıyor ki Anadolu'da ki Peçenek yerleşimi 1040 yıllarına rastladığı göz önüne alınırsa bu yorumun doğruluğu ortaya çıkmaktadır.
Divanı Lugatı Türk'te, Zeybek sözcüğü birleşik ad olarak kabul edilmekte bununda "ZAĞ" ve "BEK" sözcüklerinden oluştuğu belirtilmektedir.
--spoiler--
Anlayışlılık olarak kabul edilen ve aslı "SAĞ" olan "ZAĞ" sözcüğü daha sonra "BEK" hecesine uydurularak "ZEĞ" olmuş ve "BEK" hecesi ile de birleşerek Anlayışlı, akıllı, sağlam adam anlamına gelen "ZEĞBEK" adı ortaya çıkmış denmektedir.
Daha sonraları da (ğ) yazım kuralına uydurularak (y) şekline dönüşmüştür. Bu sözcüğün Oğuzca dan geldiği de ayrıca tespit edilmiştir.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar