bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- kayahan'ın en güzel şarkısı8
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri4
- bizim çocuklar başardı4
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- şu memelere bak6
- türkiye a milli futbol takımı13
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi9
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- asal sayıların hiçbir işe yaramaması3
- gumus2
- erkeklerin akılsızlıkları2
- nuh tufanı olayı gerçek midir7
- 26 haziran 2026 abd türkiye maç tahminleri2
- rahibe2
- vincenzo montella14
- hurdacı geldi4
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi8
- montella salağı2
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak3
- sosyal medya4
- risale-i nur8
- sek erkek arabası3
- aylık 358 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- son görülen rüya3
- kıskıvrak3
- hamburger3
- ölme enerjisi2
- iki insan arasındaki en uzun mesafe2
- göbeksiz kadın kalmaması7
- dakika 1 gol 15
- montella'nın mağlubiyet açıklaması3
- bitmeyen ekonomik kriz2
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- kezolarda vasıfsız histeri2
- kavga3
- yks 20262
- barajların üstünü naylon muşambayla örtmek2
- göbek eritme taktikleri7
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- aylık 357 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- acun ılıcalı'nın kol saatinin 139 milyon tl olması2
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı8
- 19 haziran 2026 recep tayyip erdoğan açıklaması3
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
- en son aldığınız iltifat8
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- ambulans arkasında oturana kahvenin nerden geldiği2
- kemal kılıçdaroğlu16
--spoiler--
kendimi tam olarak geçindirdiğimi söyleyemem, ama çalışıyordum. okula pek takılmadım. okullar pek iyi değildi ve birincisi, o günlerde bununla canımı sıkacak vaktimin gerçekten olmadığını düşünüyordum. yıllar boyunca okula gitmenin gerektiğini bilemedim. bu benim yaptığım bir yanlıştı.
--spoiler--
missisippi delta blues ve muddy waters
http://www.youtube.com/wa...RVroLqs&feature=share
muddy waters'ın nisan 1948'de yayınlanan plağı ı can't be satisfied'ın beklenmedik başarısı, chicago blues'unun en büyük yaratıcılık ve zenginlik çağının başlangıcıdır.**
http://www.youtube.com/wa...T5gwdxU&feature=share
--spoiler--
evet, ayrılıp uzaklara gidiyorum, artık dönmeyeceğim,
güney'e geri dönüyorum, çocuğum, sen gitmek istemiyor musun?
bebeğim tatmin olamıyorum,
ve ağlamama engel olamıyorum.
--spoiler--
muddy waters, şarkı söyleyişindeki dolaysızlık ve big crawford'un hızlı basının eşlik ettiği yüksek volümlü gitarının katı ısrarcılığı ile karmaşık ve şehirli olma modasına, günün yumuşak blues'una, kestirmeden dalmıştı, tıpkı isimlerini muddy'nin bir blues parçasından alan ve ikinci albümlerinde 'ı can't be satisfied'ı kullanan, rolling stones 'un 1960'larda pop müzikte moda olan şeyleri kullanarak sonuca ulaşması gibi. muddy waters (asıl adı mckinley morganfield) gururlu ve tutkulu, derin, kırsal bir inanç ve otorite taşıyan güçlü ve sert blues'un önemine inanmış bir insandı. doğduğu yer olan mississippi'den nefret ediyordu, ama geçmişi için kendisini savunacak bir insan değildi; duygularının buyruğuna uymuş, onları neşe ve kederle ilgili çalışmalara dönüştürmüş ve derin düşüncelere daldıran acılarla, coşkun ve cüretkar zevklerle doldurmuştu.
siyah toplumun içinde müziğinin popülerliği uzun zaman önce azalmış olsa da, muddy'nin bugün gelmiş geçmiş en büyük blues şarkıcılarından biri olarak dünya çapında bir ünü var. modernleştirilmiş delta blues 'undaki kendine özgü tarzı şimdi özellikle çağın dışında görünen ve belli bir azınlığın zevkine hitap eden bir hale gelmiş ve çoğu siyahın kaçmak istediği koşulların tadıyla bozulmuştu. muddy, son house ve robert johnson'ın 30'larda yaptığı blues'un doğrudan mirasçısıydı. peter guralnick'e anlattığı gibi:
''kendimi, üç şeyin karışımı diyebileceğiniz biri olarak görüyorum. bir parça kendimden, bir parça son house 'dan ve küçük bir parça da robert johnson 'dan.''
kılavuzlarına saygı göstermesi, bu adamın cömert tarafının tipik bir göstergesiydi, ama kendisinin de çok iyi bildiği gibi, ne zaman kaydı yapılsa o hep tamamen kendisiydi (onu ilk olarak, kongre kütüphanesi için kaydeden alan lomax'dı.) beyaz 'psychedelic' rock müzisyenleriyle bile kayıt yapmış, ama yine kendi sesini bulabilmişti.
''orada senin için, seni bekleyen herşeyiyle müziğe ait bir yer''* isteğiyle, en doğru yapıyı oluşturabilmek için prova yapar ve grubunu sıkı bir şekilde kontrol ederdi.
kendi grubuna emir verse de, bunu sakin ve kibarlıkla yapardı, çünkü yanındaki adamların gelişmelerine her zaman izin verirdi. rekabetten asla korkmazdı. çıkık elmacık kemiklerinin ve esrarlı bir biçimde sakin gelen dış görünüşünün ardında mücadeleci ve rekabetçi bir gurur yatıyordu.
kendi blues tarzı 1950'lerin ortasında gözden düştüğünde, muddy ve onun durumunda olanlar, siyahlar arasında blues'un ''alt sınıf'', viskiye batmış e çöplükten gelmiş olduğu yolundaki varsayımlardan dolayı incinmişlerdi. muddy waters'ın uluslararası alanda tanınması, kısmen blues'un caz ve folk meraklıları tarafından tanınması, kısmen de beatles ve rolling stones'un ona özellikle dikkat çekmelerinin etkisiyle olmuştu. ünü, tam olarak yaptığı klasik plaklara ve canlı performanslarının coşturucu gücüne dayanıyordu.
muddy'nin başarısı plak şirketi chess 'in (daha önceki aristokrat) büyük ve bağımsız şirket olmasında olumlu rol oynadı. şirket, bluesvari rock'n rollcular bo didley ve chuck berry sayesinde daha da büyümüştü. kuruculardan bir tanesinin oğlu marshall chess muddy'nin gördüğü rağbeti şöyle açıklıyordu:
''bu seksti. eğer o zamanlar muddy'i kadınların üzerinde bıraktığı etkiyi görseydiniz. çünkü blues, bilirsiniz, her zaman kadınların pazarı olmuştur. cumartesi gecesi on sıra halinde dizilirlerdi.''
bunun kadar önemli olan bir şey de, mevcut olan en iyi yetenekleri grubuna çekmesi ve onları biçimlendirmesiydi.***
kendimi tam olarak geçindirdiğimi söyleyemem, ama çalışıyordum. okula pek takılmadım. okullar pek iyi değildi ve birincisi, o günlerde bununla canımı sıkacak vaktimin gerçekten olmadığını düşünüyordum. yıllar boyunca okula gitmenin gerektiğini bilemedim. bu benim yaptığım bir yanlıştı.
--spoiler--
missisippi delta blues ve muddy waters
http://www.youtube.com/wa...RVroLqs&feature=share
muddy waters'ın nisan 1948'de yayınlanan plağı ı can't be satisfied'ın beklenmedik başarısı, chicago blues'unun en büyük yaratıcılık ve zenginlik çağının başlangıcıdır.**
http://www.youtube.com/wa...T5gwdxU&feature=share
--spoiler--
evet, ayrılıp uzaklara gidiyorum, artık dönmeyeceğim,
güney'e geri dönüyorum, çocuğum, sen gitmek istemiyor musun?
bebeğim tatmin olamıyorum,
ve ağlamama engel olamıyorum.
--spoiler--
muddy waters, şarkı söyleyişindeki dolaysızlık ve big crawford'un hızlı basının eşlik ettiği yüksek volümlü gitarının katı ısrarcılığı ile karmaşık ve şehirli olma modasına, günün yumuşak blues'una, kestirmeden dalmıştı, tıpkı isimlerini muddy'nin bir blues parçasından alan ve ikinci albümlerinde 'ı can't be satisfied'ı kullanan, rolling stones 'un 1960'larda pop müzikte moda olan şeyleri kullanarak sonuca ulaşması gibi. muddy waters (asıl adı mckinley morganfield) gururlu ve tutkulu, derin, kırsal bir inanç ve otorite taşıyan güçlü ve sert blues'un önemine inanmış bir insandı. doğduğu yer olan mississippi'den nefret ediyordu, ama geçmişi için kendisini savunacak bir insan değildi; duygularının buyruğuna uymuş, onları neşe ve kederle ilgili çalışmalara dönüştürmüş ve derin düşüncelere daldıran acılarla, coşkun ve cüretkar zevklerle doldurmuştu.
siyah toplumun içinde müziğinin popülerliği uzun zaman önce azalmış olsa da, muddy'nin bugün gelmiş geçmiş en büyük blues şarkıcılarından biri olarak dünya çapında bir ünü var. modernleştirilmiş delta blues 'undaki kendine özgü tarzı şimdi özellikle çağın dışında görünen ve belli bir azınlığın zevkine hitap eden bir hale gelmiş ve çoğu siyahın kaçmak istediği koşulların tadıyla bozulmuştu. muddy, son house ve robert johnson'ın 30'larda yaptığı blues'un doğrudan mirasçısıydı. peter guralnick'e anlattığı gibi:
''kendimi, üç şeyin karışımı diyebileceğiniz biri olarak görüyorum. bir parça kendimden, bir parça son house 'dan ve küçük bir parça da robert johnson 'dan.''
kılavuzlarına saygı göstermesi, bu adamın cömert tarafının tipik bir göstergesiydi, ama kendisinin de çok iyi bildiği gibi, ne zaman kaydı yapılsa o hep tamamen kendisiydi (onu ilk olarak, kongre kütüphanesi için kaydeden alan lomax'dı.) beyaz 'psychedelic' rock müzisyenleriyle bile kayıt yapmış, ama yine kendi sesini bulabilmişti.
''orada senin için, seni bekleyen herşeyiyle müziğe ait bir yer''* isteğiyle, en doğru yapıyı oluşturabilmek için prova yapar ve grubunu sıkı bir şekilde kontrol ederdi.
kendi grubuna emir verse de, bunu sakin ve kibarlıkla yapardı, çünkü yanındaki adamların gelişmelerine her zaman izin verirdi. rekabetten asla korkmazdı. çıkık elmacık kemiklerinin ve esrarlı bir biçimde sakin gelen dış görünüşünün ardında mücadeleci ve rekabetçi bir gurur yatıyordu.
kendi blues tarzı 1950'lerin ortasında gözden düştüğünde, muddy ve onun durumunda olanlar, siyahlar arasında blues'un ''alt sınıf'', viskiye batmış e çöplükten gelmiş olduğu yolundaki varsayımlardan dolayı incinmişlerdi. muddy waters'ın uluslararası alanda tanınması, kısmen blues'un caz ve folk meraklıları tarafından tanınması, kısmen de beatles ve rolling stones'un ona özellikle dikkat çekmelerinin etkisiyle olmuştu. ünü, tam olarak yaptığı klasik plaklara ve canlı performanslarının coşturucu gücüne dayanıyordu.
muddy'nin başarısı plak şirketi chess 'in (daha önceki aristokrat) büyük ve bağımsız şirket olmasında olumlu rol oynadı. şirket, bluesvari rock'n rollcular bo didley ve chuck berry sayesinde daha da büyümüştü. kuruculardan bir tanesinin oğlu marshall chess muddy'nin gördüğü rağbeti şöyle açıklıyordu:
''bu seksti. eğer o zamanlar muddy'i kadınların üzerinde bıraktığı etkiyi görseydiniz. çünkü blues, bilirsiniz, her zaman kadınların pazarı olmuştur. cumartesi gecesi on sıra halinde dizilirlerdi.''
bunun kadar önemli olan bir şey de, mevcut olan en iyi yetenekleri grubuna çekmesi ve onları biçimlendirmesiydi.***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar