bugün
- acı gerçekler11
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi11
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin17
- köy6
- demet evgar4
- gammazlar göreve3
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- queen ravenna'nın arabasını çalmak4
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması4
- hünkar beğendi vs alinazik9
- anın görüntüsü28
- motorla kaza yapan kadın4
- wilfried singo2
- sevilmeyen yazara kara büyü yapıp öldürmek2
- sözlükte aile kurmak5
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız5
- yeni biriyle nerede tanışılır11
- sanat filmi2
- aleyna tilki2
- müzik aç diyen kıza burhan çaçandan vay nene açmak2
- kızı kara köprü narlıktır le le ile karşılamak2
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi3
- nejat uygur4
- suya giden eşeğin asıl amacı3
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı5
- en lezzetli balık21
- seri eksicinin iq düzeyi6
- kova burcu erkeği akrep kadını5
- atatürk diyor ki10
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- ata iyi binen erkek3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog4
- vurdurmaya giden kız sevinci3
- parkta oturan adam3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo3
- ortadoğu3
- birikim yapmak5
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat12
- 24 eylül 20263
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek3
- ellerim bos gonlum hos5
- aşk kitabı2
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- true nickli yazar24
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- karşı cinsteki en itici özellik12
--spoiler--
kendimi tam olarak geçindirdiğimi söyleyemem, ama çalışıyordum. okula pek takılmadım. okullar pek iyi değildi ve birincisi, o günlerde bununla canımı sıkacak vaktimin gerçekten olmadığını düşünüyordum. yıllar boyunca okula gitmenin gerektiğini bilemedim. bu benim yaptığım bir yanlıştı.
--spoiler--
missisippi delta blues ve muddy waters
http://www.youtube.com/wa...RVroLqs&feature=share
muddy waters'ın nisan 1948'de yayınlanan plağı ı can't be satisfied'ın beklenmedik başarısı, chicago blues'unun en büyük yaratıcılık ve zenginlik çağının başlangıcıdır.**
http://www.youtube.com/wa...T5gwdxU&feature=share
--spoiler--
evet, ayrılıp uzaklara gidiyorum, artık dönmeyeceğim,
güney'e geri dönüyorum, çocuğum, sen gitmek istemiyor musun?
bebeğim tatmin olamıyorum,
ve ağlamama engel olamıyorum.
--spoiler--
muddy waters, şarkı söyleyişindeki dolaysızlık ve big crawford'un hızlı basının eşlik ettiği yüksek volümlü gitarının katı ısrarcılığı ile karmaşık ve şehirli olma modasına, günün yumuşak blues'una, kestirmeden dalmıştı, tıpkı isimlerini muddy'nin bir blues parçasından alan ve ikinci albümlerinde 'ı can't be satisfied'ı kullanan, rolling stones 'un 1960'larda pop müzikte moda olan şeyleri kullanarak sonuca ulaşması gibi. muddy waters (asıl adı mckinley morganfield) gururlu ve tutkulu, derin, kırsal bir inanç ve otorite taşıyan güçlü ve sert blues'un önemine inanmış bir insandı. doğduğu yer olan mississippi'den nefret ediyordu, ama geçmişi için kendisini savunacak bir insan değildi; duygularının buyruğuna uymuş, onları neşe ve kederle ilgili çalışmalara dönüştürmüş ve derin düşüncelere daldıran acılarla, coşkun ve cüretkar zevklerle doldurmuştu.
siyah toplumun içinde müziğinin popülerliği uzun zaman önce azalmış olsa da, muddy'nin bugün gelmiş geçmiş en büyük blues şarkıcılarından biri olarak dünya çapında bir ünü var. modernleştirilmiş delta blues 'undaki kendine özgü tarzı şimdi özellikle çağın dışında görünen ve belli bir azınlığın zevkine hitap eden bir hale gelmiş ve çoğu siyahın kaçmak istediği koşulların tadıyla bozulmuştu. muddy, son house ve robert johnson'ın 30'larda yaptığı blues'un doğrudan mirasçısıydı. peter guralnick'e anlattığı gibi:
''kendimi, üç şeyin karışımı diyebileceğiniz biri olarak görüyorum. bir parça kendimden, bir parça son house 'dan ve küçük bir parça da robert johnson 'dan.''
kılavuzlarına saygı göstermesi, bu adamın cömert tarafının tipik bir göstergesiydi, ama kendisinin de çok iyi bildiği gibi, ne zaman kaydı yapılsa o hep tamamen kendisiydi (onu ilk olarak, kongre kütüphanesi için kaydeden alan lomax'dı.) beyaz 'psychedelic' rock müzisyenleriyle bile kayıt yapmış, ama yine kendi sesini bulabilmişti.
''orada senin için, seni bekleyen herşeyiyle müziğe ait bir yer''* isteğiyle, en doğru yapıyı oluşturabilmek için prova yapar ve grubunu sıkı bir şekilde kontrol ederdi.
kendi grubuna emir verse de, bunu sakin ve kibarlıkla yapardı, çünkü yanındaki adamların gelişmelerine her zaman izin verirdi. rekabetten asla korkmazdı. çıkık elmacık kemiklerinin ve esrarlı bir biçimde sakin gelen dış görünüşünün ardında mücadeleci ve rekabetçi bir gurur yatıyordu.
kendi blues tarzı 1950'lerin ortasında gözden düştüğünde, muddy ve onun durumunda olanlar, siyahlar arasında blues'un ''alt sınıf'', viskiye batmış e çöplükten gelmiş olduğu yolundaki varsayımlardan dolayı incinmişlerdi. muddy waters'ın uluslararası alanda tanınması, kısmen blues'un caz ve folk meraklıları tarafından tanınması, kısmen de beatles ve rolling stones'un ona özellikle dikkat çekmelerinin etkisiyle olmuştu. ünü, tam olarak yaptığı klasik plaklara ve canlı performanslarının coşturucu gücüne dayanıyordu.
muddy'nin başarısı plak şirketi chess 'in (daha önceki aristokrat) büyük ve bağımsız şirket olmasında olumlu rol oynadı. şirket, bluesvari rock'n rollcular bo didley ve chuck berry sayesinde daha da büyümüştü. kuruculardan bir tanesinin oğlu marshall chess muddy'nin gördüğü rağbeti şöyle açıklıyordu:
''bu seksti. eğer o zamanlar muddy'i kadınların üzerinde bıraktığı etkiyi görseydiniz. çünkü blues, bilirsiniz, her zaman kadınların pazarı olmuştur. cumartesi gecesi on sıra halinde dizilirlerdi.''
bunun kadar önemli olan bir şey de, mevcut olan en iyi yetenekleri grubuna çekmesi ve onları biçimlendirmesiydi.***
kendimi tam olarak geçindirdiğimi söyleyemem, ama çalışıyordum. okula pek takılmadım. okullar pek iyi değildi ve birincisi, o günlerde bununla canımı sıkacak vaktimin gerçekten olmadığını düşünüyordum. yıllar boyunca okula gitmenin gerektiğini bilemedim. bu benim yaptığım bir yanlıştı.
--spoiler--
missisippi delta blues ve muddy waters
http://www.youtube.com/wa...RVroLqs&feature=share
muddy waters'ın nisan 1948'de yayınlanan plağı ı can't be satisfied'ın beklenmedik başarısı, chicago blues'unun en büyük yaratıcılık ve zenginlik çağının başlangıcıdır.**
http://www.youtube.com/wa...T5gwdxU&feature=share
--spoiler--
evet, ayrılıp uzaklara gidiyorum, artık dönmeyeceğim,
güney'e geri dönüyorum, çocuğum, sen gitmek istemiyor musun?
bebeğim tatmin olamıyorum,
ve ağlamama engel olamıyorum.
--spoiler--
muddy waters, şarkı söyleyişindeki dolaysızlık ve big crawford'un hızlı basının eşlik ettiği yüksek volümlü gitarının katı ısrarcılığı ile karmaşık ve şehirli olma modasına, günün yumuşak blues'una, kestirmeden dalmıştı, tıpkı isimlerini muddy'nin bir blues parçasından alan ve ikinci albümlerinde 'ı can't be satisfied'ı kullanan, rolling stones 'un 1960'larda pop müzikte moda olan şeyleri kullanarak sonuca ulaşması gibi. muddy waters (asıl adı mckinley morganfield) gururlu ve tutkulu, derin, kırsal bir inanç ve otorite taşıyan güçlü ve sert blues'un önemine inanmış bir insandı. doğduğu yer olan mississippi'den nefret ediyordu, ama geçmişi için kendisini savunacak bir insan değildi; duygularının buyruğuna uymuş, onları neşe ve kederle ilgili çalışmalara dönüştürmüş ve derin düşüncelere daldıran acılarla, coşkun ve cüretkar zevklerle doldurmuştu.
siyah toplumun içinde müziğinin popülerliği uzun zaman önce azalmış olsa da, muddy'nin bugün gelmiş geçmiş en büyük blues şarkıcılarından biri olarak dünya çapında bir ünü var. modernleştirilmiş delta blues 'undaki kendine özgü tarzı şimdi özellikle çağın dışında görünen ve belli bir azınlığın zevkine hitap eden bir hale gelmiş ve çoğu siyahın kaçmak istediği koşulların tadıyla bozulmuştu. muddy, son house ve robert johnson'ın 30'larda yaptığı blues'un doğrudan mirasçısıydı. peter guralnick'e anlattığı gibi:
''kendimi, üç şeyin karışımı diyebileceğiniz biri olarak görüyorum. bir parça kendimden, bir parça son house 'dan ve küçük bir parça da robert johnson 'dan.''
kılavuzlarına saygı göstermesi, bu adamın cömert tarafının tipik bir göstergesiydi, ama kendisinin de çok iyi bildiği gibi, ne zaman kaydı yapılsa o hep tamamen kendisiydi (onu ilk olarak, kongre kütüphanesi için kaydeden alan lomax'dı.) beyaz 'psychedelic' rock müzisyenleriyle bile kayıt yapmış, ama yine kendi sesini bulabilmişti.
''orada senin için, seni bekleyen herşeyiyle müziğe ait bir yer''* isteğiyle, en doğru yapıyı oluşturabilmek için prova yapar ve grubunu sıkı bir şekilde kontrol ederdi.
kendi grubuna emir verse de, bunu sakin ve kibarlıkla yapardı, çünkü yanındaki adamların gelişmelerine her zaman izin verirdi. rekabetten asla korkmazdı. çıkık elmacık kemiklerinin ve esrarlı bir biçimde sakin gelen dış görünüşünün ardında mücadeleci ve rekabetçi bir gurur yatıyordu.
kendi blues tarzı 1950'lerin ortasında gözden düştüğünde, muddy ve onun durumunda olanlar, siyahlar arasında blues'un ''alt sınıf'', viskiye batmış e çöplükten gelmiş olduğu yolundaki varsayımlardan dolayı incinmişlerdi. muddy waters'ın uluslararası alanda tanınması, kısmen blues'un caz ve folk meraklıları tarafından tanınması, kısmen de beatles ve rolling stones'un ona özellikle dikkat çekmelerinin etkisiyle olmuştu. ünü, tam olarak yaptığı klasik plaklara ve canlı performanslarının coşturucu gücüne dayanıyordu.
muddy'nin başarısı plak şirketi chess 'in (daha önceki aristokrat) büyük ve bağımsız şirket olmasında olumlu rol oynadı. şirket, bluesvari rock'n rollcular bo didley ve chuck berry sayesinde daha da büyümüştü. kuruculardan bir tanesinin oğlu marshall chess muddy'nin gördüğü rağbeti şöyle açıklıyordu:
''bu seksti. eğer o zamanlar muddy'i kadınların üzerinde bıraktığı etkiyi görseydiniz. çünkü blues, bilirsiniz, her zaman kadınların pazarı olmuştur. cumartesi gecesi on sıra halinde dizilirlerdi.''
bunun kadar önemli olan bir şey de, mevcut olan en iyi yetenekleri grubuna çekmesi ve onları biçimlendirmesiydi.***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar