bugün
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek5
- kimse kalmadı5
- yasakçı zihniyet15
- ismail kartal15
- bugün ne yapsam9
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- baran dergisi3
- ekşi sözlük20
- scary movie 22
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması6
- gram altın4
- fazla araştırmak kötü müdür5
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- 35 yaş üstü kadın kontenjanı5
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması7
- maşa ile koca ayı3
- mutlu ama uzak olsun10
- marco asensio2
- sözlükte aşk yaşayacak kadın olmaması sorunsalı6
- roberto carlos'un müslüman olması3
- sidiki cherif5
- güllünün roman havası oynarken balkondan düşmesi5
- güneş gözlüğü takıp müzik dinleyerek gezmek3
- felsefe9
- biz sakal gibiyiz kestikçe uzarız4
- görür görmez eksi oy verilen yazarlar3
- kafein2
- bir çomarla finoyu çiftleştirmek4
- yandaş iş adamı3
- siyahlar içinde bir kadın2
- bana neden eksi verdiğinizi sorabilir miyim acaba2
- avanoslu insanlar3
- kızların çok açık giyinmesi3
- alparslan kuytul8
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti4
- başınıza gelen enteresan vakalar3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- alamancı akraba klişeleri3
- kadın öğretmenler4
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- avrupa'nın zengin olması afrika'nın fakir olması3
- içki içen akp li6
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek3
- tarikatlar ve cemaatler5
- halit ergenç olması ama halit eryaşlı olmaması2
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- ruh eşinizin sizi beğenmemesi2
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
bir ankara'lı olarak kızlarının ne kadar rahat olduğuna şahit olduğumda önce biraz sevindiğim, sonra da üzüldüğüm şehir.
bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.
yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.
u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.
derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.
hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."
lan?!?!
lannnn?!?!?
bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.
hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.
evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.
yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.
u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.
derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.
hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."
lan?!?!
lannnn?!?!?
bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.
hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.
evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar