bugün
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri10
- kadınlarda beyaz saç modası9
- heyt bea10
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi29
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası15
- yazarların severek okuduğu yazarlar3
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- erkek kaşarları3
- devlet millet bağının kopması5
- ne kadar yaşlısın7
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- en ucuz sigara 100 lira olmalıdır3
- sözlükteki anaerkil düzen9
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek3
- iltica36
- tek adam rejimi4
- hadisler3
- sandviç dükkanı açmak4
- nervio'nun erkek olması26
- izmir bombası13
- teke tek kavgada dua lipa'yı tokatlarım3
- dışarıya karşı sert erkek görünen kılıbık4
- resim yüklenemedi3
- from gold from dust26
- sözlükteki gizli gaylerin meme sevdası maskesi3
- lıke la lıke la beni lıke la wallahi geldim tava2
- saçını sarıya boyatan esmer kadın4
- reis hangisine yetişsin3
- mutlu sözlük kadınları mutlu sözlük demektir3
- çalışarak zengin olmak5
- gece 03 43 mesaisi yapan low lullaby çetesi2
- pastırma yazı4
- game of thrones taki kerhaneci21
- nihavent reyiz5
- kadın kadın kadın kadın2
- memduh bashgan2
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek3
- yürütmede erdoğan yasamada mhp2
- evlenince ayrı eve çıkmak3
- baş meriç2
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- sözlük meriçleri ve kanarya severler derneği2
- özelden muzunu atan yazar14
- meriç olmayanların incel veya gay olması2
- bekir bozdağ7
- başmeriç2
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı11
- osman arıkan nacar5
bir ankara'lı olarak kızlarının ne kadar rahat olduğuna şahit olduğumda önce biraz sevindiğim, sonra da üzüldüğüm şehir.
bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.
yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.
u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.
derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.
hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."
lan?!?!
lannnn?!?!?
bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.
hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.
evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.
yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.
u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.
derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.
hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."
lan?!?!
lannnn?!?!?
bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.
hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.
evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar