bugün
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek15
- ben geldim naneler19
- yazarlara verilmiş lakaplar4
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması6
- ferdi özbeğen9
- pandela43
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- devlet kim lan7
- x in memeleri3
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- wednesdayin annesi8
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- azgın türbanlı10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- menekşe moru oje4
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- mmm pandela poposu kocaman5
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- izlenmiş en kusursuz film8
- türklerin mal olduğunun ispatı2
- sözlüğün kahve olması13
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- annenin ölmesi5
- alain delon vs cüneyt arkın5
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- tai lung ile revani yemek4
- alttaki yazara aşık ol11
- evlenmekten korkmak10
- anın görüntüsü20
- günün iddaa kuponu2
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
bir ankara'lı olarak kızlarının ne kadar rahat olduğuna şahit olduğumda önce biraz sevindiğim, sonra da üzüldüğüm şehir.
bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.
yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.
u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.
derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.
hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."
lan?!?!
lannnn?!?!?
bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.
hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.
evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.
yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.
u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.
derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.
hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."
lan?!?!
lannnn?!?!?
bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.
hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.
evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar