bugün
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli6
- nervio abla22
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları12
- toy story 53
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi4
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi3
- sömürge valisi3
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- sedat pekmez43
- psikolog ile ilk seans2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- durduğun yerde terlemek2
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- süslü şirin2
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek2
- mustafa çiftçi3
- anhedonist3
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- yo yo ma2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- yuvarlak hatlar3
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak2
- theron2
- chp'nin hali ne olacak34
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı4
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- müsavat dervişoğlu4
- tekerleğin icadı ve uludağ sözlük tekerlekleri2
- m r e r e c t o21
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- lütfü savaş2
- beynin gerçek cinsel organ olması2
- geçmişte fetoyu yalayan tipler2
--spoiler--
-ben buradan denize balıklama atlar, yüzer gelirim! dedi aras. sesinde kafa tutan, meydan okuyan bir ton vardı ki, meydan zaten tamamen onundu. "sen yaparsın arascım!" dedi gururla ada.
aras, ada'nın yanağından bir makas aldı. ada cilveyle gülümsedi ve ağbim denize doğru koştu. kör uçuşu balıklama atladı.
TAK! diye bir ses duyduk. o kadar. başka hiçbir şey duymadık. TAK! sert bir cismin başka bir sert cisme sertçe çarpma sesi. hepsi o kadar. bir daha aras olmadı. aras atladı ve bitti.
on sekiz yaşında hiç acı çekmeden gitmişti aras. ada günlerce hastanede kaldı. elimde aras'ın tişörtüyle kalmıştım.
o gece kuzguncuk uyumadı. o gece aras'la birlikte benim de bir parçam gitmiş, tümden yok olmuştu. o gece hepimiz bir şeyler yitirmiştik. geleceğimizden bir parça, umutlarımız ve neşemizden kocaman bir parça. o geceden sonra hiçbir şey bir daha eskisi kadar güzel olmadı. hiçbir şey.
ah aras, ah böyle nereye?
son yıllarda sık sık gördüğüm bir düş var ve sanki benim hikayemi tam özetliyor. düşümde aras’ı camdan yapılmış bir kutu içinde görüyorum. sırt üstü yatmış, uyuyor. öyle yakışıklı ve genç ki... ah onu tanımlayamam. bunu ancak aras’ı tanımış, o güzellikte yanan dikkafalı erkeksi ateşi görmüş olanlar anlayabilirler.
ürkütmemeye çalışarak içinde yattığı camdan kutunun çevresinde dolanıyorum. güzel burnunu, etli dudaklarını, uzun bacaklarını ve uzun parmaklı ellerini süzüyorum. bir kadının erkeksi güzellikten yayılan o inanılmaz çekimle sarsılışının on katı heyecanlanıyorum. hayır yirmi, yok yüz katı! sonra onun da beni beğenip heyecanlanmasını arzu ediyorum. sanki o beni tanıdığı ve bundan sonra tanıyacağı bütün öbür kadınlardan daha fazla beğenmezse dünya duracak. o beni beğenmezse öleceğim. o bana hayran olmazsa ben yok olacağım. kadınlar aşık olduklarına bütün işlevlerini böyle yitirirler ya hani.. aras uyanıyor. aras bana bakıyor. gözlerinde bana baktığında bir tek benden gizleyemediği hayranlık. tanrım, aras bana hayran, o bana hala hayran!
sonra...
taş kesilmiş kalakalıyorum. onu, o ilkgençlik aşkımı camdan bir tabuta on yedi yaşımda hapsetmiş, öylece seyrediyorum. kederden delirerek. ter içinde uyanıyorum yüzlerce kere. sabah ezanı okunuyor, ben ağlıyorum.
ah aras, ah, nereye?-
--spoiler--
18 yaşımın en güzel kitabı. kumral ada mavi tuna.
-ben buradan denize balıklama atlar, yüzer gelirim! dedi aras. sesinde kafa tutan, meydan okuyan bir ton vardı ki, meydan zaten tamamen onundu. "sen yaparsın arascım!" dedi gururla ada.
aras, ada'nın yanağından bir makas aldı. ada cilveyle gülümsedi ve ağbim denize doğru koştu. kör uçuşu balıklama atladı.
TAK! diye bir ses duyduk. o kadar. başka hiçbir şey duymadık. TAK! sert bir cismin başka bir sert cisme sertçe çarpma sesi. hepsi o kadar. bir daha aras olmadı. aras atladı ve bitti.
on sekiz yaşında hiç acı çekmeden gitmişti aras. ada günlerce hastanede kaldı. elimde aras'ın tişörtüyle kalmıştım.
o gece kuzguncuk uyumadı. o gece aras'la birlikte benim de bir parçam gitmiş, tümden yok olmuştu. o gece hepimiz bir şeyler yitirmiştik. geleceğimizden bir parça, umutlarımız ve neşemizden kocaman bir parça. o geceden sonra hiçbir şey bir daha eskisi kadar güzel olmadı. hiçbir şey.
ah aras, ah böyle nereye?
son yıllarda sık sık gördüğüm bir düş var ve sanki benim hikayemi tam özetliyor. düşümde aras’ı camdan yapılmış bir kutu içinde görüyorum. sırt üstü yatmış, uyuyor. öyle yakışıklı ve genç ki... ah onu tanımlayamam. bunu ancak aras’ı tanımış, o güzellikte yanan dikkafalı erkeksi ateşi görmüş olanlar anlayabilirler.
ürkütmemeye çalışarak içinde yattığı camdan kutunun çevresinde dolanıyorum. güzel burnunu, etli dudaklarını, uzun bacaklarını ve uzun parmaklı ellerini süzüyorum. bir kadının erkeksi güzellikten yayılan o inanılmaz çekimle sarsılışının on katı heyecanlanıyorum. hayır yirmi, yok yüz katı! sonra onun da beni beğenip heyecanlanmasını arzu ediyorum. sanki o beni tanıdığı ve bundan sonra tanıyacağı bütün öbür kadınlardan daha fazla beğenmezse dünya duracak. o beni beğenmezse öleceğim. o bana hayran olmazsa ben yok olacağım. kadınlar aşık olduklarına bütün işlevlerini böyle yitirirler ya hani.. aras uyanıyor. aras bana bakıyor. gözlerinde bana baktığında bir tek benden gizleyemediği hayranlık. tanrım, aras bana hayran, o bana hala hayran!
sonra...
taş kesilmiş kalakalıyorum. onu, o ilkgençlik aşkımı camdan bir tabuta on yedi yaşımda hapsetmiş, öylece seyrediyorum. kederden delirerek. ter içinde uyanıyorum yüzlerce kere. sabah ezanı okunuyor, ben ağlıyorum.
ah aras, ah, nereye?-
--spoiler--
18 yaşımın en güzel kitabı. kumral ada mavi tuna.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
