bugün
- kolye18
- nervio tarzı entry girmek18
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- keçiboynuzu pekmezi3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı28
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- yunanistan4
- jaws filmindeki sikko balik24
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- yetkisi alınan yetkili10
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- doğubank8
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak4
- 2026 ekim ayı3
- duşa giriyorum kimi düşüneyim7
- japonya2
- konyalıları sevmemek2
- ilk buluşmada poposuna tokat attıran ateist kız2
- estonya3
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- ülken için savaşır mısın6
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- yemene asker gönderilme meselesi9
- finlandiya2
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek2
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- sevda türküsev3
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- oktay saral10
- sözlüğün kralı10
- 28 ekim 20262
- haftanın gammazı olmak2
- insan sevmemek7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı6
- isveç2
- flört etmeme ilkesi3
- true'nun çaylak olması6
- norveç3
- sakarya üniversitesi3
- simiago erkek mi kadın mı5
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- iltica20
- horny meydan6
- nev20
sorumluluğu ağır,
yetkisi evraka (teoride) 'aslı gibidir' yapacak kadar bile olmayan,
her an soruşturma tehdidi ile karşı karşıya kalabilen,
üç kuruşluk mesai ücreti üzerinden bile üzerinde hakimiyet kurulmaya çalışılabilen,
doğru dürüst eğitim verilmeden iş başı yaptırılan,
kıçı kırık elektronik imza sertifikası edinmek için bile tüm bürokratik işlemler üzerine yıkılan,
stajyerlerin staj evrakından tutun da istatistik formlarına kadar esas dışı işlerle muhatap bırakılan,
yol geçen hanına dönen mahkeme kalemlerinde hukuki danışmanmış gibi vatandaşın sorularına muhatap olan,
binlerce dosyanın arasında aranılan bir dosya bulunamadığında geceleri uykusu kaçan,
kimi hakim ve savcıların ego tatmin aracı haline dönüşmüş,
uyap'ın hatalarını, uyap'ı dolanarak işi kılıfına uydurup kafa patlatmak suretiyle giderebilecek derecede kafa patlatan,
uyap şifresini bilmeyen hakimlerle savcılarla nöbet tutmaya mahkum edilen,
diğer tüm mesai arkadaşları da dahil olmak üzere, hakim ve savcılarla aynı asansörü kullanamayacak kadar öte tarafta tutulan,
yıllık izin kullanmak istemenin bile stresini yaşayan,
diğer üç katip arkadaşı ile birlikte 1(bir) printerı paylaşmak zorunda olan,
üzerine yüzlerceyi geçin binlerce dosya zimmeti yapılan,
yeri geldiğinde tek başına yakalama bürosu olan,
yeri geldiğinde eşya taşıyan,
nöbet gecesi eve dönüşte nöbetçi şoförün bile iplemediği,
açık tebligatın bile ne olduğunu bilmeyen hakim ve cumhuriyet savcısı adaylarının tafralarına maruz kalabilen,
bir haftalık eğitimle uzman kullanıcı statüsü elde etmiş meslektaşlarına iş icabı yağ çekmek durumunda kalan,
sanki gün boyu lak lak yapıp internette sörf yapmakla meşgulmuş muamelesi yapılarak; internette haber okuma serbestisi bile kamu kuruluşlarında internet uygulamalarının sınırlandırılması kapsamında çok görülen,
hakimin savcının dikte ettirerek yazdırması gereken kararlar bile "bunlar matbu, bunlar şablon" denilerek üzerine yıkılan, yani dosya tetkik etmek zorunda bırakılan yani adı katip de olsa hakimlik yaptırılan,
çalıştığı ikinci sicil amiri olan hakim ve savcının maaşının 1/4 ü kadar maaş reva görülen,
mesai kavramı olmayan, haftasonlarını işi istediği saatte gidebildiği için seven, yani fazla mesai kavramının allahını yapan,
bir avukatın "savunmaya ekleyecek bir husus yoktur, serbest bırakılsın" sözüyle 200 lira kaldırdığı adalet sisteminde; saati 4 lira bile etmeyen fazla mesai ücretiyle şereflendirilen(!),
bir yıl öncesinden bayramda nöbet denk geliyor mu diye hesap yapan,
itin, kopuğun, esrar-keşin, delinin, agresifin, sapığın yasal haklarını zabıt üzerinde hatırlatmayı es geçtiği için hemen yukarısında bulunan zat tarafından; onca insanın içinde onuru rencide edilen,
asli görevini bir kenara bırakıp elinde çantasıyla gezintiye çıkan bir amiri varken, tüm usul tüm hukuk tüm insaf bir kenara bırakılarak kendileri kalemde talimat duruşması yapmak zorunda bırakılan,
sesi gür vicdanı hür mübaşir kardeşiyle yarın yapacağı duruşmasını düşünerek yazısını burada sonlandıran ve aslında daha çok şey var diyen:
işte
kişiliğinden ve sosyal hayatından fedakarlık ederek en başta söylediğim o ağır ve bir o kadar da hukuk içinde hukuksuz sorumluluğun altında başı dik olarak ayakta durabilen türkiye cumhuriyetinin en cefakar ve teammüllerin ötesinde en aykırı memur sınıfıdır. candır, yine bulur o pembe dosyaların arasından yüzünü güldürecek, yüzleri güldürecek bir mes'ele...
buram buram kokusu geldi, şiddetle bakınız: (bkz: ekmek parası)
yetkisi evraka (teoride) 'aslı gibidir' yapacak kadar bile olmayan,
her an soruşturma tehdidi ile karşı karşıya kalabilen,
üç kuruşluk mesai ücreti üzerinden bile üzerinde hakimiyet kurulmaya çalışılabilen,
doğru dürüst eğitim verilmeden iş başı yaptırılan,
kıçı kırık elektronik imza sertifikası edinmek için bile tüm bürokratik işlemler üzerine yıkılan,
stajyerlerin staj evrakından tutun da istatistik formlarına kadar esas dışı işlerle muhatap bırakılan,
yol geçen hanına dönen mahkeme kalemlerinde hukuki danışmanmış gibi vatandaşın sorularına muhatap olan,
binlerce dosyanın arasında aranılan bir dosya bulunamadığında geceleri uykusu kaçan,
kimi hakim ve savcıların ego tatmin aracı haline dönüşmüş,
uyap'ın hatalarını, uyap'ı dolanarak işi kılıfına uydurup kafa patlatmak suretiyle giderebilecek derecede kafa patlatan,
uyap şifresini bilmeyen hakimlerle savcılarla nöbet tutmaya mahkum edilen,
diğer tüm mesai arkadaşları da dahil olmak üzere, hakim ve savcılarla aynı asansörü kullanamayacak kadar öte tarafta tutulan,
yıllık izin kullanmak istemenin bile stresini yaşayan,
diğer üç katip arkadaşı ile birlikte 1(bir) printerı paylaşmak zorunda olan,
üzerine yüzlerceyi geçin binlerce dosya zimmeti yapılan,
yeri geldiğinde tek başına yakalama bürosu olan,
yeri geldiğinde eşya taşıyan,
nöbet gecesi eve dönüşte nöbetçi şoförün bile iplemediği,
açık tebligatın bile ne olduğunu bilmeyen hakim ve cumhuriyet savcısı adaylarının tafralarına maruz kalabilen,
bir haftalık eğitimle uzman kullanıcı statüsü elde etmiş meslektaşlarına iş icabı yağ çekmek durumunda kalan,
sanki gün boyu lak lak yapıp internette sörf yapmakla meşgulmuş muamelesi yapılarak; internette haber okuma serbestisi bile kamu kuruluşlarında internet uygulamalarının sınırlandırılması kapsamında çok görülen,
hakimin savcının dikte ettirerek yazdırması gereken kararlar bile "bunlar matbu, bunlar şablon" denilerek üzerine yıkılan, yani dosya tetkik etmek zorunda bırakılan yani adı katip de olsa hakimlik yaptırılan,
çalıştığı ikinci sicil amiri olan hakim ve savcının maaşının 1/4 ü kadar maaş reva görülen,
mesai kavramı olmayan, haftasonlarını işi istediği saatte gidebildiği için seven, yani fazla mesai kavramının allahını yapan,
bir avukatın "savunmaya ekleyecek bir husus yoktur, serbest bırakılsın" sözüyle 200 lira kaldırdığı adalet sisteminde; saati 4 lira bile etmeyen fazla mesai ücretiyle şereflendirilen(!),
bir yıl öncesinden bayramda nöbet denk geliyor mu diye hesap yapan,
itin, kopuğun, esrar-keşin, delinin, agresifin, sapığın yasal haklarını zabıt üzerinde hatırlatmayı es geçtiği için hemen yukarısında bulunan zat tarafından; onca insanın içinde onuru rencide edilen,
asli görevini bir kenara bırakıp elinde çantasıyla gezintiye çıkan bir amiri varken, tüm usul tüm hukuk tüm insaf bir kenara bırakılarak kendileri kalemde talimat duruşması yapmak zorunda bırakılan,
sesi gür vicdanı hür mübaşir kardeşiyle yarın yapacağı duruşmasını düşünerek yazısını burada sonlandıran ve aslında daha çok şey var diyen:
işte
kişiliğinden ve sosyal hayatından fedakarlık ederek en başta söylediğim o ağır ve bir o kadar da hukuk içinde hukuksuz sorumluluğun altında başı dik olarak ayakta durabilen türkiye cumhuriyetinin en cefakar ve teammüllerin ötesinde en aykırı memur sınıfıdır. candır, yine bulur o pembe dosyaların arasından yüzünü güldürecek, yüzleri güldürecek bir mes'ele...
buram buram kokusu geldi, şiddetle bakınız: (bkz: ekmek parası)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar