bugün
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi3
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- yazarların en uçuk seks fantezileri7
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları7
- kaliteli insanı belli eden detaylar15
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- turizmciler battı mutlu musunuz6
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- direnmekten yorulmak4
- fazla araştırmak kötü müdür8
- harun abilik yaparken götü kaybeden yazarın dramı2
- ne zaman mutlu olacağız4
- are you iran8
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri5
- evlat ayrımcılığı4
- kırmızılı kadın3
- üstteki yazarı öv15
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- space oddity7
- uluslararası evlilik4
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler3
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler3
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- uysaljakobene burç baktırmak8
- sözlükteki zengin yazarlar3
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması4
- yalnız kalmaktan korkmamak3
- kore filmi izleyememek4
- the dark knight2
- manifest grubu vs pkk7
- laboratuvarda sentetik hücre yapmak2
- superman türkiye de çekilseydi4
- putinin türkiyede inşaatta çalışması3
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- ona bir şey söyle16
- çalışmak5
- galericiler vs emlakçılar2
- yayınlanmamış tanrı röportajları4
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
- duş almak2
- maden suyu2
- sözlüğe bikinili fotoğrafını atan terbiyesiz3
- dalından kiraz yiyip ölmek2
- markette çalışmak7
sorumluluğu ağır,
yetkisi evraka (teoride) 'aslı gibidir' yapacak kadar bile olmayan,
her an soruşturma tehdidi ile karşı karşıya kalabilen,
üç kuruşluk mesai ücreti üzerinden bile üzerinde hakimiyet kurulmaya çalışılabilen,
doğru dürüst eğitim verilmeden iş başı yaptırılan,
kıçı kırık elektronik imza sertifikası edinmek için bile tüm bürokratik işlemler üzerine yıkılan,
stajyerlerin staj evrakından tutun da istatistik formlarına kadar esas dışı işlerle muhatap bırakılan,
yol geçen hanına dönen mahkeme kalemlerinde hukuki danışmanmış gibi vatandaşın sorularına muhatap olan,
binlerce dosyanın arasında aranılan bir dosya bulunamadığında geceleri uykusu kaçan,
kimi hakim ve savcıların ego tatmin aracı haline dönüşmüş,
uyap'ın hatalarını, uyap'ı dolanarak işi kılıfına uydurup kafa patlatmak suretiyle giderebilecek derecede kafa patlatan,
uyap şifresini bilmeyen hakimlerle savcılarla nöbet tutmaya mahkum edilen,
diğer tüm mesai arkadaşları da dahil olmak üzere, hakim ve savcılarla aynı asansörü kullanamayacak kadar öte tarafta tutulan,
yıllık izin kullanmak istemenin bile stresini yaşayan,
diğer üç katip arkadaşı ile birlikte 1(bir) printerı paylaşmak zorunda olan,
üzerine yüzlerceyi geçin binlerce dosya zimmeti yapılan,
yeri geldiğinde tek başına yakalama bürosu olan,
yeri geldiğinde eşya taşıyan,
nöbet gecesi eve dönüşte nöbetçi şoförün bile iplemediği,
açık tebligatın bile ne olduğunu bilmeyen hakim ve cumhuriyet savcısı adaylarının tafralarına maruz kalabilen,
bir haftalık eğitimle uzman kullanıcı statüsü elde etmiş meslektaşlarına iş icabı yağ çekmek durumunda kalan,
sanki gün boyu lak lak yapıp internette sörf yapmakla meşgulmuş muamelesi yapılarak; internette haber okuma serbestisi bile kamu kuruluşlarında internet uygulamalarının sınırlandırılması kapsamında çok görülen,
hakimin savcının dikte ettirerek yazdırması gereken kararlar bile "bunlar matbu, bunlar şablon" denilerek üzerine yıkılan, yani dosya tetkik etmek zorunda bırakılan yani adı katip de olsa hakimlik yaptırılan,
çalıştığı ikinci sicil amiri olan hakim ve savcının maaşının 1/4 ü kadar maaş reva görülen,
mesai kavramı olmayan, haftasonlarını işi istediği saatte gidebildiği için seven, yani fazla mesai kavramının allahını yapan,
bir avukatın "savunmaya ekleyecek bir husus yoktur, serbest bırakılsın" sözüyle 200 lira kaldırdığı adalet sisteminde; saati 4 lira bile etmeyen fazla mesai ücretiyle şereflendirilen(!),
bir yıl öncesinden bayramda nöbet denk geliyor mu diye hesap yapan,
itin, kopuğun, esrar-keşin, delinin, agresifin, sapığın yasal haklarını zabıt üzerinde hatırlatmayı es geçtiği için hemen yukarısında bulunan zat tarafından; onca insanın içinde onuru rencide edilen,
asli görevini bir kenara bırakıp elinde çantasıyla gezintiye çıkan bir amiri varken, tüm usul tüm hukuk tüm insaf bir kenara bırakılarak kendileri kalemde talimat duruşması yapmak zorunda bırakılan,
sesi gür vicdanı hür mübaşir kardeşiyle yarın yapacağı duruşmasını düşünerek yazısını burada sonlandıran ve aslında daha çok şey var diyen:
işte
kişiliğinden ve sosyal hayatından fedakarlık ederek en başta söylediğim o ağır ve bir o kadar da hukuk içinde hukuksuz sorumluluğun altında başı dik olarak ayakta durabilen türkiye cumhuriyetinin en cefakar ve teammüllerin ötesinde en aykırı memur sınıfıdır. candır, yine bulur o pembe dosyaların arasından yüzünü güldürecek, yüzleri güldürecek bir mes'ele...
buram buram kokusu geldi, şiddetle bakınız: (bkz: ekmek parası)
yetkisi evraka (teoride) 'aslı gibidir' yapacak kadar bile olmayan,
her an soruşturma tehdidi ile karşı karşıya kalabilen,
üç kuruşluk mesai ücreti üzerinden bile üzerinde hakimiyet kurulmaya çalışılabilen,
doğru dürüst eğitim verilmeden iş başı yaptırılan,
kıçı kırık elektronik imza sertifikası edinmek için bile tüm bürokratik işlemler üzerine yıkılan,
stajyerlerin staj evrakından tutun da istatistik formlarına kadar esas dışı işlerle muhatap bırakılan,
yol geçen hanına dönen mahkeme kalemlerinde hukuki danışmanmış gibi vatandaşın sorularına muhatap olan,
binlerce dosyanın arasında aranılan bir dosya bulunamadığında geceleri uykusu kaçan,
kimi hakim ve savcıların ego tatmin aracı haline dönüşmüş,
uyap'ın hatalarını, uyap'ı dolanarak işi kılıfına uydurup kafa patlatmak suretiyle giderebilecek derecede kafa patlatan,
uyap şifresini bilmeyen hakimlerle savcılarla nöbet tutmaya mahkum edilen,
diğer tüm mesai arkadaşları da dahil olmak üzere, hakim ve savcılarla aynı asansörü kullanamayacak kadar öte tarafta tutulan,
yıllık izin kullanmak istemenin bile stresini yaşayan,
diğer üç katip arkadaşı ile birlikte 1(bir) printerı paylaşmak zorunda olan,
üzerine yüzlerceyi geçin binlerce dosya zimmeti yapılan,
yeri geldiğinde tek başına yakalama bürosu olan,
yeri geldiğinde eşya taşıyan,
nöbet gecesi eve dönüşte nöbetçi şoförün bile iplemediği,
açık tebligatın bile ne olduğunu bilmeyen hakim ve cumhuriyet savcısı adaylarının tafralarına maruz kalabilen,
bir haftalık eğitimle uzman kullanıcı statüsü elde etmiş meslektaşlarına iş icabı yağ çekmek durumunda kalan,
sanki gün boyu lak lak yapıp internette sörf yapmakla meşgulmuş muamelesi yapılarak; internette haber okuma serbestisi bile kamu kuruluşlarında internet uygulamalarının sınırlandırılması kapsamında çok görülen,
hakimin savcının dikte ettirerek yazdırması gereken kararlar bile "bunlar matbu, bunlar şablon" denilerek üzerine yıkılan, yani dosya tetkik etmek zorunda bırakılan yani adı katip de olsa hakimlik yaptırılan,
çalıştığı ikinci sicil amiri olan hakim ve savcının maaşının 1/4 ü kadar maaş reva görülen,
mesai kavramı olmayan, haftasonlarını işi istediği saatte gidebildiği için seven, yani fazla mesai kavramının allahını yapan,
bir avukatın "savunmaya ekleyecek bir husus yoktur, serbest bırakılsın" sözüyle 200 lira kaldırdığı adalet sisteminde; saati 4 lira bile etmeyen fazla mesai ücretiyle şereflendirilen(!),
bir yıl öncesinden bayramda nöbet denk geliyor mu diye hesap yapan,
itin, kopuğun, esrar-keşin, delinin, agresifin, sapığın yasal haklarını zabıt üzerinde hatırlatmayı es geçtiği için hemen yukarısında bulunan zat tarafından; onca insanın içinde onuru rencide edilen,
asli görevini bir kenara bırakıp elinde çantasıyla gezintiye çıkan bir amiri varken, tüm usul tüm hukuk tüm insaf bir kenara bırakılarak kendileri kalemde talimat duruşması yapmak zorunda bırakılan,
sesi gür vicdanı hür mübaşir kardeşiyle yarın yapacağı duruşmasını düşünerek yazısını burada sonlandıran ve aslında daha çok şey var diyen:
işte
kişiliğinden ve sosyal hayatından fedakarlık ederek en başta söylediğim o ağır ve bir o kadar da hukuk içinde hukuksuz sorumluluğun altında başı dik olarak ayakta durabilen türkiye cumhuriyetinin en cefakar ve teammüllerin ötesinde en aykırı memur sınıfıdır. candır, yine bulur o pembe dosyaların arasından yüzünü güldürecek, yüzleri güldürecek bir mes'ele...
buram buram kokusu geldi, şiddetle bakınız: (bkz: ekmek parası)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar