bugün
- her gün 1 litre kola içersek ne olur8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- iskilipli atıf hoca21
- sürekli çalışmak zorunda olmamız4
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- favlayan yazarın asıl amacı12
- songül karlı5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi7
- zenci kadın poposu5
- kablosuz mouse9
- sözlükteki kuzucuklarım4
- yurt dışı çıkış harcı2
- ismail kartal18
- imei kayıt ücreti2
- sözlük kürdü55
- alex745alejandroali can2
- yerli marka kullanmak2
- ahmet nazif zorlu8
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler3
- travesti ile para kavgası2
- kasımda aşk başkadır5
- uzay masalı2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- togg3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- camfrog sönmez küfürleri2
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- millette manyak para var21
- iş yerinde atletle çalışmak4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- melis işiten2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- atatürk düşmanı değilim2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- fon vurgunu3
- klamidya3
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
charles bukowski' nin çekim aşamalarını hollywood kitabında anlattığı ve senaryosunu bizzat yazdığı film. genel olarak başarılı. özellikle mickey rourke role gayet güzel oturmuş. fakat yine de daha az yakışıklı, bukowski' nin kendini tarif ettiği gibi ''maymun gibi bir surat, kısık gözler, iğrenç bir görüntü'' sahibi bir oyuncu olsaymış ya da mickey rourke' a böyle bir makyaj yapılsaymış daha gerçekçi olurmuş. ki zaten bukowski' de sean penn' in oynamasını istemiş ama olmamış.(sıkı bir bukowski fanı ve funclub' ının başkanı olan sean penn filmde oynamak için sadece 1 dolar ücret istemiş fakat verilen sözler yüzünden olmamıştır. bunun yanında mickey rourke metalik bir rolls royce temin etmezseniz oynamam diyerek şart koşmuş.)
---spoiler---
filmi beğenmeme rağmen biraz daha karanlık ve kasvetli tasvir edilmesini beklemiştim. zira senaryoyu bizzat chinaski yazdığı için. yoksa daha sonra çekilen factotum ile kıyaslanınca bu film ışıl ışıl parlıyor. daha çok factotum ve ölüler böyle sever kitabında bahsettiği sahneler var. tabi biraz deforme edilmiş ve hollywood işi yapılmış. mesela filmde cinselliğe çok az değinilmesi klasik buk tavrindan oldukça farklı.
bunun yanında filmde chinaski deli, ayyaş ama insan canlısı bir karakter gibi çizilmiş. replikleri ile bunu yalanlıyor olsa da bara girdiğinde ve birçok sahnede arkadaşları ile diyaloğu oldukça iyi. tabi kitaplarında hiç te böyle değil.
bir kaç anektod vermek gerekirse filmde bir sahnede mickey rourke yeşil palmiyeli bir gözlük takar. hollywood kitabında yönetmen başrol oyuncusunun böyle bir şey istediğini söyler. bukowski ise ''hiç bir california' lı öyle boktan bir şey takmaz'' dese de kabul eder. yine aynı şekilde faye dunaway bacaklarını göstermek ister ve bukowski onların isteği üzerine bu sahneleri yazar. bununla ilgili de kendisi için ''sonunda nehir kıyısında kıçını satmaya başladın işte'' der. yani sistemin onun saflığını bozmasından dem vurur.
barmen ile diyalogları ve kavgaları ise filmin en güzel yeri olmuş. geri dönüş ile biten filmin havasına uygun.
tabi başlarda bukowski' nin barda göründüğü sahne ilk tanışma ve aşık olma sahnesi olduğundan oynamayı kendisi istemiştir.
tüm bunlara rağmen bukowski bu filmin senaryosunu yazmayı kabul ettiği ve bu işe giriştiği için pişman olmuş. kitaplarındaki yalın anlatım ve çarpıcılığı yakalayamamaktan korktuğu için olsa gerek. filmi zleyince de bu korkusunun haklı olduğunu anlıyoruz.
son detay mickey rourke' un çene çıkığı şeklinde görünmesi elbette bukowski' nin ağız yapısını taklit etmesinden geliyor. ve başarılı. ama yürüyüş sitili çok abartılı buldum.
bukowski born into this isimli belgeselini izlerseniz sanırım daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
---spoiler---
genel olarak güzel filmdir. bukowski hayranları için izlenmesi elzemdir.
---spoiler---
filmi beğenmeme rağmen biraz daha karanlık ve kasvetli tasvir edilmesini beklemiştim. zira senaryoyu bizzat chinaski yazdığı için. yoksa daha sonra çekilen factotum ile kıyaslanınca bu film ışıl ışıl parlıyor. daha çok factotum ve ölüler böyle sever kitabında bahsettiği sahneler var. tabi biraz deforme edilmiş ve hollywood işi yapılmış. mesela filmde cinselliğe çok az değinilmesi klasik buk tavrindan oldukça farklı.
bunun yanında filmde chinaski deli, ayyaş ama insan canlısı bir karakter gibi çizilmiş. replikleri ile bunu yalanlıyor olsa da bara girdiğinde ve birçok sahnede arkadaşları ile diyaloğu oldukça iyi. tabi kitaplarında hiç te böyle değil.
bir kaç anektod vermek gerekirse filmde bir sahnede mickey rourke yeşil palmiyeli bir gözlük takar. hollywood kitabında yönetmen başrol oyuncusunun böyle bir şey istediğini söyler. bukowski ise ''hiç bir california' lı öyle boktan bir şey takmaz'' dese de kabul eder. yine aynı şekilde faye dunaway bacaklarını göstermek ister ve bukowski onların isteği üzerine bu sahneleri yazar. bununla ilgili de kendisi için ''sonunda nehir kıyısında kıçını satmaya başladın işte'' der. yani sistemin onun saflığını bozmasından dem vurur.
barmen ile diyalogları ve kavgaları ise filmin en güzel yeri olmuş. geri dönüş ile biten filmin havasına uygun.
tabi başlarda bukowski' nin barda göründüğü sahne ilk tanışma ve aşık olma sahnesi olduğundan oynamayı kendisi istemiştir.
tüm bunlara rağmen bukowski bu filmin senaryosunu yazmayı kabul ettiği ve bu işe giriştiği için pişman olmuş. kitaplarındaki yalın anlatım ve çarpıcılığı yakalayamamaktan korktuğu için olsa gerek. filmi zleyince de bu korkusunun haklı olduğunu anlıyoruz.
son detay mickey rourke' un çene çıkığı şeklinde görünmesi elbette bukowski' nin ağız yapısını taklit etmesinden geliyor. ve başarılı. ama yürüyüş sitili çok abartılı buldum.
bukowski born into this isimli belgeselini izlerseniz sanırım daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
---spoiler---
genel olarak güzel filmdir. bukowski hayranları için izlenmesi elzemdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar