bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz14
- sözlük yazarlarına bir şey söyle7
- arkadaşlar nasılsınız9
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- bir erkeğe en çok yakışan şey3
- kendine bir soru sor5
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi3
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- cansever18
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- gratisin içini merak etmek4
- bana gel film izleriz diyen erkek11
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- insan sevmemek6
- merfulu2
- pkklı anaları3
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- sözlüğün kırbacı5
- mekke anlaşması10
- kitabını sikerim2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- küçük bir ilçede yaşamak2
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- kafamın içindeki sesler5
- tavuk pilav4
- simko317
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- nick vermeden bir yazara seslen3
- behzat ç şule2
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- bazı boklar yenildi2
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- victor osimhen9
- kek yiyen erkek3
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- gemini2
- bir bela geliyor2
- kamos5
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
üzerine yapılan tartışmaların ciddi manada midemi bulandırdığı olay. bildiğin kusasım geliyor. evet hayat kısa, evet zorunlu askerlik kurumu işlemesi gerektiği verimlilikte işlemiyor, evet insanlar 6 ila 15 aylarını askerlik yaparken genelde bireysel olarak hiçbir iş yapmamış gibi hissediyor üzerine bir de komutanlarından üst devrelerinden vslerinden çektiği de cabası. Lakin yediremiyorum ben insanıma bütün bu koşullara rağmen bencilce ve çok matah bir şeymiş gibi koştura koştura bedelli askerliğe gitmelerini veya üzerinde çok bir haltmış gibi yorumlar yapmalarını. insan bir vicdan muhasebesine girip ıkına sıkıla ve utanarak bedelli askerlik yapabilir. ama hükümetin onlara sunacağı bu gayri insanı, gayri ahlaki yolu seçerken bu kadar pervasızca aşağılıkça davranmaları...
Profesyonel askerlikten bahsediyor bu arsız ve utanmazlar. Profesyonel askerlik uzman kadro demektir elbette lakin Profesyonel askerlikle, paralı askerliğin yani gavur tabiriyle mercenaries (bunu aradaki aşağılıkça ayrım iyi belirsin diye ingilizce olarak yazdım)in sınırı nasıl belirlenecektir? Bir subay liseden, harp okuluna oradan da belki harp akademisine kadar askeri disiplin ve ahlak içerisinde paralı asker değil profesyonel asker olur. Ama 20 yaşında er olarak alacağınız kişinin Amerikan askerlerinin ırak'ta, afganistan'da orada burada gördüğünüz hayvanlıkları yapmayacağı nerenize malum? artık üç-beş yıl sözleşmeli asker olurlar kafayı sıyırırlar bir de sivil hayatta da türkiye'de iş olmadığından dolayı mafya mı olurlar, yol mu keserler belli olmaz. Hadi diyelim Türk askeri paralı da olsa o kadar aşağılık konuma gelemez. Peki "ben sana 1.500 lira para verdim aylık git benim yerime öl!, git benim yerime askerlik çilesini çek" diyeceğiniz asker sizce "gönüllü" olarak mı? yoksa maddi imkansızlıklardan dolay mı? sözleşmeli er seçeneğini seçmiş olacak. Ölme sırasını veya askerlikte çekilen çile sırasını aylık üç-kuruş paraya zorunluluktan dolayı sözleşmeli er olmuş gariban ve fakir bir anadolu çocuğuna savmak ne kadar şereflicedir? düzen yanlış olsa da, hükümet terörü bitirmese de, genel kurmay zorunlu askerlikteki şartları iyileştirmese de ben birilerine parayla çile çektirmek veya ölmesine göz yumacak kadar şerefsiz değilim arkadaş! ölünecekse birileri benim için değil ben birileri için öleyim. Çile çekilecekse birileri benim için değil ben birileri için çile çekeyim. Çünkü buradaki hak ödenmez. Öte dünyasında falan değilim işin. Kul hakkı denilen kavram öte dünyayı geçtim bu dünya için de bir insan hakkıdır. Ama malesef ki bu ülkede insan haklarını çiğneyenler en büyük insan hakkı savunucusu oluyor.
ciddi manada midem bulanıyor. tekrar edelim bedelli yasası çıktığında bedelliye gidilmesi değil beni asıl rahatsız eden (tabi o da rahatsız ediyor da devlet bir hak vermiş olacak malesef kanunun üzerinde bir kurum veya kişi bulunamaz), beni asıl rahatsız eden insanlar utanılacak şerefsizce bir işi koşa koşa övüne övüne yapması.
bununla beraber kimileri de "aman ben askerlikte harcayacağım zamanı devletime milletime üreterek katma değer sağlayıp çok daha faydalı olurum" diyor. Gönlünüzü hoş tutmaya, içinizi rahatlatmaya çalışmaya boşa çaba harcamayın. bir şirkete gidip gelip şirket patronunun kasasına para doldurmak özellikle de Türkiye'de üretim sektörü hiçbir halta benzemezken katma değer falan filan değildir. Üniversitelerde özellikle sosyal bilimlerle alakalı hocalar siyasetçilik oynamaktan başka bir halt yapmaz ki hemen hemen büyük çoğunluğu da vatanın lehine siyasetçilik oynamaz. mühendislik hocaları ise...
neyse. Anlaşılan televizyonlar, propagandalar, kapitalist sistem, devri değiştirmiş ve zehirlenmiş, ahlaksız, aşağılık bir nesili önümüze sunmuştur. Peki bu aşağılık, ahlaksız nesil için ölenler veya gerçek bedel ödeyenler öldükleriyle veya ödedikleri bedellerle mi kalmıştır? boşa mı gitmiştir o bedelleri? çok güzel bir Türk atasözü vardır. "iyilik yap denize at" biz bedel ödediysek de kimi silah arkadaşlarımız öldüyse de yakınmadık, yakınmayacağız çünkü ahlakın, insan sevgisinin, vatan sevgisinin gereğini en zor, en olumsuz idari veya siyasi en olumsuz koşullara rağmen yaptık. Yine olsa yine yaparız, durum daha da kötü olsa yine yaparız.
Profesyonel askerlikten bahsediyor bu arsız ve utanmazlar. Profesyonel askerlik uzman kadro demektir elbette lakin Profesyonel askerlikle, paralı askerliğin yani gavur tabiriyle mercenaries (bunu aradaki aşağılıkça ayrım iyi belirsin diye ingilizce olarak yazdım)in sınırı nasıl belirlenecektir? Bir subay liseden, harp okuluna oradan da belki harp akademisine kadar askeri disiplin ve ahlak içerisinde paralı asker değil profesyonel asker olur. Ama 20 yaşında er olarak alacağınız kişinin Amerikan askerlerinin ırak'ta, afganistan'da orada burada gördüğünüz hayvanlıkları yapmayacağı nerenize malum? artık üç-beş yıl sözleşmeli asker olurlar kafayı sıyırırlar bir de sivil hayatta da türkiye'de iş olmadığından dolayı mafya mı olurlar, yol mu keserler belli olmaz. Hadi diyelim Türk askeri paralı da olsa o kadar aşağılık konuma gelemez. Peki "ben sana 1.500 lira para verdim aylık git benim yerime öl!, git benim yerime askerlik çilesini çek" diyeceğiniz asker sizce "gönüllü" olarak mı? yoksa maddi imkansızlıklardan dolay mı? sözleşmeli er seçeneğini seçmiş olacak. Ölme sırasını veya askerlikte çekilen çile sırasını aylık üç-kuruş paraya zorunluluktan dolayı sözleşmeli er olmuş gariban ve fakir bir anadolu çocuğuna savmak ne kadar şereflicedir? düzen yanlış olsa da, hükümet terörü bitirmese de, genel kurmay zorunlu askerlikteki şartları iyileştirmese de ben birilerine parayla çile çektirmek veya ölmesine göz yumacak kadar şerefsiz değilim arkadaş! ölünecekse birileri benim için değil ben birileri için öleyim. Çile çekilecekse birileri benim için değil ben birileri için çile çekeyim. Çünkü buradaki hak ödenmez. Öte dünyasında falan değilim işin. Kul hakkı denilen kavram öte dünyayı geçtim bu dünya için de bir insan hakkıdır. Ama malesef ki bu ülkede insan haklarını çiğneyenler en büyük insan hakkı savunucusu oluyor.
ciddi manada midem bulanıyor. tekrar edelim bedelli yasası çıktığında bedelliye gidilmesi değil beni asıl rahatsız eden (tabi o da rahatsız ediyor da devlet bir hak vermiş olacak malesef kanunun üzerinde bir kurum veya kişi bulunamaz), beni asıl rahatsız eden insanlar utanılacak şerefsizce bir işi koşa koşa övüne övüne yapması.
bununla beraber kimileri de "aman ben askerlikte harcayacağım zamanı devletime milletime üreterek katma değer sağlayıp çok daha faydalı olurum" diyor. Gönlünüzü hoş tutmaya, içinizi rahatlatmaya çalışmaya boşa çaba harcamayın. bir şirkete gidip gelip şirket patronunun kasasına para doldurmak özellikle de Türkiye'de üretim sektörü hiçbir halta benzemezken katma değer falan filan değildir. Üniversitelerde özellikle sosyal bilimlerle alakalı hocalar siyasetçilik oynamaktan başka bir halt yapmaz ki hemen hemen büyük çoğunluğu da vatanın lehine siyasetçilik oynamaz. mühendislik hocaları ise...
neyse. Anlaşılan televizyonlar, propagandalar, kapitalist sistem, devri değiştirmiş ve zehirlenmiş, ahlaksız, aşağılık bir nesili önümüze sunmuştur. Peki bu aşağılık, ahlaksız nesil için ölenler veya gerçek bedel ödeyenler öldükleriyle veya ödedikleri bedellerle mi kalmıştır? boşa mı gitmiştir o bedelleri? çok güzel bir Türk atasözü vardır. "iyilik yap denize at" biz bedel ödediysek de kimi silah arkadaşlarımız öldüyse de yakınmadık, yakınmayacağız çünkü ahlakın, insan sevgisinin, vatan sevgisinin gereğini en zor, en olumsuz idari veya siyasi en olumsuz koşullara rağmen yaptık. Yine olsa yine yaparız, durum daha da kötü olsa yine yaparız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar