bugün
- kolye142
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı10
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur4
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- peynir dolgulu jalapeno5
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- fransa9
- kalktı2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hacker saldırısı gazileri8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- cep telefonu22
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- nokia20
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- semih kılıçsoy4
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- almanya11
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- esaretin bedeli5
- konya denilince akla gelenler7
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
bir william wilkie collins romanı.
ingiliz edebiyatının ilk dedektif romanlarından(hatta ilk olduğu da sıkça iddia ediliyor, sanırım çok yakın zamana kadar da öyle kabul ediliyormuş zaten) olan ve ardından gelecek olanlara bolca klişe bırakmış olan bu roman aynı zamanda kendini diğerlerinden ayırmaya yetecek bir üslup farklılığına da sahip. olayların tek bir kişinin bakış açısıyla değil farklı karakterlerin gözünden anlatılması, dönemin ingilteresinin farklı kesimlerini esprili bir dille çaktırmadan(bazen de bolca çaktırarak) eleştirmesi ve yazarın önsözünde de belirttiği gibi araştırma yapıp bilimsellikten-doğallıktan kopmaması eseri türün ilk örneklerinden olmasının dışında önemli bir noktaya yerleştiriyor.
kitabın konusunu uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım. hindistan'dan kaçırılan ve hindularca kutsal kabul edilen bir elmas rachel verinder'a miras olarak kalır ancak elmas kızın eline geçtiği gece ortalıktan kaybolur. bunun üzerine aksiyon başlar.
karakterler yer yer gerçeklikten uzaklaşsalar da(ki çok rahatsız edecek bir hale gelmiyor hiçbir zaman) genel olarak özenle yaratıldıkları belli. mesela, tahmin edilebileceği üzere bir özel dedektifimiz var. ama dedektifimiz çavuş cuff hiçbir zaman holmes ya da poirot gibi bir "süper insan"a dönüşmüyor. elbette ki ortalama üstü bir zekaya sahip ama kusursuz değil. inanmazsınız, hata dahi yapabiliyor(bunu spoilerla belirtmeye gerek duymuyorum, zira hatasız kul olmaz).
benim favori karakterim elbette ki betteredge. espri anlayışı, robinson crusoe'a dini kitapmışcasına bağlı olması, ilginç bir şekilde kendisine sevimlilik katan eski kafalılığıyla kitabın en renkli karakteri.
türüne göre biraz kalın sayılabilecek bu romanla ilgili daha çok şey yazılabilir elbette. ancak bitirme tezi de yazmıyoruz sonuçta. polisiye severim, deteftifçiliğin hastasıyım diyorsanız alın, okuyun. beğeneceksiniz muhtemelen.
ha, unutmadan; katil uşak değil.
ingiliz edebiyatının ilk dedektif romanlarından(hatta ilk olduğu da sıkça iddia ediliyor, sanırım çok yakın zamana kadar da öyle kabul ediliyormuş zaten) olan ve ardından gelecek olanlara bolca klişe bırakmış olan bu roman aynı zamanda kendini diğerlerinden ayırmaya yetecek bir üslup farklılığına da sahip. olayların tek bir kişinin bakış açısıyla değil farklı karakterlerin gözünden anlatılması, dönemin ingilteresinin farklı kesimlerini esprili bir dille çaktırmadan(bazen de bolca çaktırarak) eleştirmesi ve yazarın önsözünde de belirttiği gibi araştırma yapıp bilimsellikten-doğallıktan kopmaması eseri türün ilk örneklerinden olmasının dışında önemli bir noktaya yerleştiriyor.
kitabın konusunu uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım. hindistan'dan kaçırılan ve hindularca kutsal kabul edilen bir elmas rachel verinder'a miras olarak kalır ancak elmas kızın eline geçtiği gece ortalıktan kaybolur. bunun üzerine aksiyon başlar.
karakterler yer yer gerçeklikten uzaklaşsalar da(ki çok rahatsız edecek bir hale gelmiyor hiçbir zaman) genel olarak özenle yaratıldıkları belli. mesela, tahmin edilebileceği üzere bir özel dedektifimiz var. ama dedektifimiz çavuş cuff hiçbir zaman holmes ya da poirot gibi bir "süper insan"a dönüşmüyor. elbette ki ortalama üstü bir zekaya sahip ama kusursuz değil. inanmazsınız, hata dahi yapabiliyor(bunu spoilerla belirtmeye gerek duymuyorum, zira hatasız kul olmaz).
benim favori karakterim elbette ki betteredge. espri anlayışı, robinson crusoe'a dini kitapmışcasına bağlı olması, ilginç bir şekilde kendisine sevimlilik katan eski kafalılığıyla kitabın en renkli karakteri.
türüne göre biraz kalın sayılabilecek bu romanla ilgili daha çok şey yazılabilir elbette. ancak bitirme tezi de yazmıyoruz sonuçta. polisiye severim, deteftifçiliğin hastasıyım diyorsanız alın, okuyun. beğeneceksiniz muhtemelen.
ha, unutmadan; katil uşak değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar