bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- hangi renksiniz17
- saraca finch house2
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- online listesinden manita beğenmek7
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- uzak durulası insan modelleri5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- öylesine bir şeyler yaz3
- gocu50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- tai lung42
- sözlükteki şer çetesi12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- anın görüntüsü24
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- milan skriniar5
- ragnarın memeleri5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- beşiktaş8
- limonlu dondurma4
kişinin karakterinden, kendi tercihinden veya kendine olan güvensizliğinden kaynaklanabilen davranış. ama tabii ki çok farklı sebeplerden dolayı da susuyor olabilir kişi. mesela küçükken başından geçen bir olay kişiyi susmaya sevkedebilir. susmanın sebebi kişiden kişiye göre değişir. bazen bir tercih meselesidir. bazen kişinin karakterinden kaynaklanır. zaman zaman da kişinin kendine güvenmemesindendir.
toplumda genel bir bakış açısı var. bir insan sürekli konuşmak zorunda gibi bir algı oluşmuş durumda. nedense çok konuşan bir kişi, susan kişiden daha normal görülüyor. oysa sürekli konuşan bir kişi, etrafındakilerin kafasını şişirme potansiyeline sahipken susan kişinin etrafındakilere rahatsızlık verme gibi bir olasılığı yoktur. mesela bir arkadaş grubuna giriyorsunuz. herkes konuşuyor, şakalaşıyor ve gülüşüyor. ortamdaki muhabbet ise hoşunuza gitmiyor ve susuyorsunuz. sonra da ortamdakilerden birisi durumu farkedip atlıyor ve "ya sen niye konuşmuyorsun?" diye soruyor. şimdi çık çıkabilirsen işin içinden. muhabbet hoşuma gitmedi desen bir dert, canım sıkkın desen ayrı bir dert. bir şekilde bahane uydurup ve konu geçiştirilebilir. ama bir insanın her girdiği ortamda konuşması ve insanlarla hemen samimiyet kurması da çok normal değil. eğer bir insan normalde konuşuyor da farklı bir ortama girdiğinde susuyorsa bulunduğu ortamla ilgili bir sorun vardır. ya ortamdaki muhabbet kişiyi sarmamıştır ya da ortamda bulunduğu kişilerden birini veya birkaçını sevmemiştir. bundan dolayı da susmayı tercih edip gözlemlerde bulunur veya çok farklı şeyler düşünür. zira kendini rahat hissetmediği bir ortamda konuşmak gibi bir mecburiyeti kesinlikle yoktur. o da tercihini susmaktan yana kullanır.
karakterinden dolayı konuşmayan insanlar da vardır. doğduğundan beri çok az insan tanımıştır ve tanıdığı insanlarla da fazla derin muhabbetlere girmemiştir. sadece çok az kişiye sırlarını vermiştir. insanlara fazla şüpheci bakar ve çok az kişiyle arkadaşlık kurar. bunların da belli bir kesimiyle arkadaşlığını geliştirir. bu tür insanlar da toplum tarafından bir baskıya maruz kalır. yine bir ortama girildiğinde "ya senin de muhabbetine doyum olmuyor" veya "biraz da sen anlat" gibi laflara maruz kalır kişi. bu durumda da hafiften gülümsenir ve susmaya devam edilir. fazla konuşmayı sevmeyen bir insanı zorla konuşturmaya çalışmak da pek doğru bir davranış değildir. konuşmayı sevmeyen kişiyi oldukça zor bir durumda bırakır.
bir de kendine güvenmediğinden dolayı susan insanlar vardır. muhtemelen küçükken girdikleri ortamlarda ağızlarını açtıklarında "sen sus lan, sen ne anlarsın!" türünden laflara maruz kalmıştır. bunlardan dolayı kendine olan saygısını kaybetmiş ve aslında anlatacak çok şeyi olmasına rağmen susmaya itilmiştir. çok fazla konuşan ama boş konuşan bir sürü insan varken etrafında, bu insan çok şey bilmesine rağmen bildiklerini insanlara aktarmaya çekinir. ama bir şekilde buna da dur demesi gerekir. zira bu tür insanlar hayatları boyunca ezilir ve kaybeder. hani "susma, sustukça sıra sana gelecek" diye bir laf vardır ya, işte bu tür insanlar sürekli sömürülen kişiler olacaklardır. silik bir görüntü sergilediklerinden dolayı birçok kişi sokakta gördüğünde başını eğip selam verir ve yürümeye devam eder. ama bir şeye ihtiyaçları olduğunda hemen yanaşıp ihtiyaçlarını dile getirirler. kendine güvenmeyen insan da "şimdiye kadar neredeydin lan?" diye sormaya cesaret edemez ve elinden geleni yapar. bundan dolayı hemen kendi kendine bir karar almalı ve ne kadar önemli bir insan olduğunu sürekli kendine hatırlatmalıdır. bunu yapmanın hiç kolay olmadığını biliyorum ama imkansız bir şey de değil. hayata olumlu bakmak ve aklına geleni anında yapmak çok önemli. bir şey söyleyeceği zaman eğer her detayı aklından geçiriyorsa aynı kalmaya devam edecektir. bir taraftan herkesi mutlu etmeye çalışır ama hiç kimseyi mutlu edemez. o yüzden her zaman hayata pozitif bakması çok önemli. sürekli depresif dolaşmaktan kimseye bir fayda gelmez. kişi eğer bulunduğu durumdan vazgeçmek istiyorsa ilk yapacağı şeylerden birisi de oturuşunu ve yürüyüşünü değiştirmesidir. sürekli büzülerek oturması veya yürürken kafasını aşağıya eğmesi onun kendine olan güvensizliğini gösterir. daha sonra en basitinden aile fertleriyle konuşurken kendi fikirlerini açıkça söylemeli ve bunları sonuna kadar savunmalıdır. bu aşamayı da atlattıktan sonra ise herkesle konuşacak bir şeyler bulacaktır. bir diğer önemli nokta da başkalarının düşüncelerini kafaya takmamaktır. kimse başka birinden kötü bir laf duymak istemez ama duysa bile bir yerde kendi kendine "siktir et" diyebilmelidir. *
toplumda genel bir bakış açısı var. bir insan sürekli konuşmak zorunda gibi bir algı oluşmuş durumda. nedense çok konuşan bir kişi, susan kişiden daha normal görülüyor. oysa sürekli konuşan bir kişi, etrafındakilerin kafasını şişirme potansiyeline sahipken susan kişinin etrafındakilere rahatsızlık verme gibi bir olasılığı yoktur. mesela bir arkadaş grubuna giriyorsunuz. herkes konuşuyor, şakalaşıyor ve gülüşüyor. ortamdaki muhabbet ise hoşunuza gitmiyor ve susuyorsunuz. sonra da ortamdakilerden birisi durumu farkedip atlıyor ve "ya sen niye konuşmuyorsun?" diye soruyor. şimdi çık çıkabilirsen işin içinden. muhabbet hoşuma gitmedi desen bir dert, canım sıkkın desen ayrı bir dert. bir şekilde bahane uydurup ve konu geçiştirilebilir. ama bir insanın her girdiği ortamda konuşması ve insanlarla hemen samimiyet kurması da çok normal değil. eğer bir insan normalde konuşuyor da farklı bir ortama girdiğinde susuyorsa bulunduğu ortamla ilgili bir sorun vardır. ya ortamdaki muhabbet kişiyi sarmamıştır ya da ortamda bulunduğu kişilerden birini veya birkaçını sevmemiştir. bundan dolayı da susmayı tercih edip gözlemlerde bulunur veya çok farklı şeyler düşünür. zira kendini rahat hissetmediği bir ortamda konuşmak gibi bir mecburiyeti kesinlikle yoktur. o da tercihini susmaktan yana kullanır.
karakterinden dolayı konuşmayan insanlar da vardır. doğduğundan beri çok az insan tanımıştır ve tanıdığı insanlarla da fazla derin muhabbetlere girmemiştir. sadece çok az kişiye sırlarını vermiştir. insanlara fazla şüpheci bakar ve çok az kişiyle arkadaşlık kurar. bunların da belli bir kesimiyle arkadaşlığını geliştirir. bu tür insanlar da toplum tarafından bir baskıya maruz kalır. yine bir ortama girildiğinde "ya senin de muhabbetine doyum olmuyor" veya "biraz da sen anlat" gibi laflara maruz kalır kişi. bu durumda da hafiften gülümsenir ve susmaya devam edilir. fazla konuşmayı sevmeyen bir insanı zorla konuşturmaya çalışmak da pek doğru bir davranış değildir. konuşmayı sevmeyen kişiyi oldukça zor bir durumda bırakır.
bir de kendine güvenmediğinden dolayı susan insanlar vardır. muhtemelen küçükken girdikleri ortamlarda ağızlarını açtıklarında "sen sus lan, sen ne anlarsın!" türünden laflara maruz kalmıştır. bunlardan dolayı kendine olan saygısını kaybetmiş ve aslında anlatacak çok şeyi olmasına rağmen susmaya itilmiştir. çok fazla konuşan ama boş konuşan bir sürü insan varken etrafında, bu insan çok şey bilmesine rağmen bildiklerini insanlara aktarmaya çekinir. ama bir şekilde buna da dur demesi gerekir. zira bu tür insanlar hayatları boyunca ezilir ve kaybeder. hani "susma, sustukça sıra sana gelecek" diye bir laf vardır ya, işte bu tür insanlar sürekli sömürülen kişiler olacaklardır. silik bir görüntü sergilediklerinden dolayı birçok kişi sokakta gördüğünde başını eğip selam verir ve yürümeye devam eder. ama bir şeye ihtiyaçları olduğunda hemen yanaşıp ihtiyaçlarını dile getirirler. kendine güvenmeyen insan da "şimdiye kadar neredeydin lan?" diye sormaya cesaret edemez ve elinden geleni yapar. bundan dolayı hemen kendi kendine bir karar almalı ve ne kadar önemli bir insan olduğunu sürekli kendine hatırlatmalıdır. bunu yapmanın hiç kolay olmadığını biliyorum ama imkansız bir şey de değil. hayata olumlu bakmak ve aklına geleni anında yapmak çok önemli. bir şey söyleyeceği zaman eğer her detayı aklından geçiriyorsa aynı kalmaya devam edecektir. bir taraftan herkesi mutlu etmeye çalışır ama hiç kimseyi mutlu edemez. o yüzden her zaman hayata pozitif bakması çok önemli. sürekli depresif dolaşmaktan kimseye bir fayda gelmez. kişi eğer bulunduğu durumdan vazgeçmek istiyorsa ilk yapacağı şeylerden birisi de oturuşunu ve yürüyüşünü değiştirmesidir. sürekli büzülerek oturması veya yürürken kafasını aşağıya eğmesi onun kendine olan güvensizliğini gösterir. daha sonra en basitinden aile fertleriyle konuşurken kendi fikirlerini açıkça söylemeli ve bunları sonuna kadar savunmalıdır. bu aşamayı da atlattıktan sonra ise herkesle konuşacak bir şeyler bulacaktır. bir diğer önemli nokta da başkalarının düşüncelerini kafaya takmamaktır. kimse başka birinden kötü bir laf duymak istemez ama duysa bile bir yerde kendi kendine "siktir et" diyebilmelidir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar