bugün
- bik bikle yemek yapmak9
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- adanalı ateist6
- hiç porno izlememiş erkek5
- üşüyen erkek12
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- japonya22
- nervio ile kedi beslemek4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- dekolteye bakar mısınız6
- gelecek partisi'nin kapanması12
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- vergi iadesi doldurmak5
- herkesin hayatına kimse karışamaz3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- nervio hamferdi12
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- kerhaneye gitmek3
- it is almost shabat2
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- bir sözlük kızının elinden çay içmek2
- ahmet davutoğlu7
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- püf noktası2
- ketçap aromalı ruffles5
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı3
- klima çarpması5
- asla yapmam denilen şeyler6
- mal varlıklarınız nelerdir5
- genşlik dizisi2
- bulgaristan3
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- battal gazi5
- pembeyavuz3
- hiç durmayan rüzgarın anlamı2
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- gürcistan25
- ctrlx22
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- ağlamamak için kendini tutmak12
- stackoverflow da geçen saatler2
- kırgızistan8
- sudekiray2
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- kuran da namaz yok21
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
Sevgili sevgilim
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin
teoman .
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin
teoman .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar