bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri21
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- true neden sevilmiyor sorunsalı27
- video hazırlamak5
- sözlük yazarlarının normal kombinleri6
- sözlükte 15488 gammaz olması10
- evlenmek istememenin garip karşılanması6
- chp bu ülkenin geçmişi ve geleceğidir3
- patronunuzun whatsapp profil fotoğrafı5
- naruto dayi6
- kürtaj dede6
- mazotun 100 lira olacağı tarih11
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz27
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın6
- hasta çocukları için el açtırılan babalar3
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi8
- local de çalışıp production da patlayan kod2
- latte2
- gözü yüzüğe gülen taze söğüt dalısın2
- ılık su içen erkek8
- viski kola10
- g i l d e d l i l y12
- mal gelecek dükkanın önüne park etme9
- pipet kullanan erkek8
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- kaşif kozinoğlu soruşturması raci şaşmaz ifadesi3
- acı kıyaslamak3
- türkiye'nin en kuzeybatısının edirne olması3
- mazotun litresi 96 lira13
- hidromek3
- hamas18
- gokyuzunun silinen rengi16
- gnosis2
- ekonomi çok iyi7
- yazın otellerdeki cuckold çiftler2
- burcunu açıklamayan insan18
- saraca093
- eskort tutup swinger partisine katılmak2
- eski bölümleri izlenilebilen spor programı5
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf7
- spor yapmayan erkek7
- bu saatte hamburger yenir mi10
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı27
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- bugün ne oldu3
- harp okulu öğrencilerinden korkan padişah2
- istanbul taksicileri2
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- dram filmi seven erkek5
- seninle böyle olabilirdik7
Sevgili sevgilim
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin
teoman .
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
sevince her şeyi bırakıp gitmek gerek
eşini bırak çocuğunu bırak
arkadaşlarını bırak
sevince çekip gideceksin.
seni şimdilik seven sevgilin
teoman .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar