bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı39
- benim bileğim yamuk mu10
- modacı erkeklerin top olması7
- ısparta da gece hayatı14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri81
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek5
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- bir tırcı sevmek6
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz3
- anın görüntüsü23
- pıttığını diktiren sözlük yazarı3
- erecto bey birader birader beydir4
- samsun gece hayatı3
- reddedilince öldürmek3
- nişanlının gay çıkması3
- akplisin yani27
- hiç uçağa binmemek7
- duanın bir şeye yaramaması28
- sudekiray3
- x de çinliler ve türklerin kavgası2
- true nerede3
- bicepsiz fakir erkek6
- nusret3
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması3
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- mr erecto hayratı2
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- fon mağduru 500 bin insan napacak3
- berke özer2
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- fon vurgunu52
- kavala kurabiyesi2
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- lille2
- hakkari de gece hayatı2
- canım ıspartam5
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- konya da gece hayatı2
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- dölüm geldi diyen erkek4
- biberiye turşusu5
Merhaba FS kulübü üyesi... (Dinlemelik; http://fizy.com/#s/16pn78)
Bu gece korku düzeni ve suçluluk yazımın devamını yazmak istiyorum, çünkü daha söylemek istediğim çok şey var. Toplumun hali daha başarılı bir şekilde özetlenemezdi herhalde. Herkes birbirinin klonu robotlar olmuş, hayatlarının amacından, hayallerinden kopmuşlar. Belki de hiç bulamamışlar. Yaşamının amacı ne? Bu soru çoğu kişiye büyük rahatsızlık verir. Cevaplamaktan kaçınırlar. Çünkü verecek bir cevapları yoktur.
Hayatın amacı olarak bahsettiğim şey Kişisel menkıbe. Paulo Coelho, "Simyacı" kitabında bunu şöyle açıklıyor; "Gerçekten arzu ettiğimiz bir şeyin gerçekleşmesi için tüm evren işbirliği yapar." Bu söz bir çok kez tekrarlanıyor. Gerçektenden öyle, hayattan deneyimlediklerimde bunun gerçek olduğunu söyleyebilirim.
"Arkada bıraktığın şeyleri düşünme dedi simyacı, atlarıyla çölün kumlarında ilerlerken. Her şey evrenin ruhu'na kazınmıştır ve ebediyen orada kalacaktır."
"Kişisel menkıbe'lerimiz uğruna aşılmayacak çöl, güdülmeyecek koyun yoktur. Arzularımız doğrultusunda giderken geride bıraktıklarımızsa, gerçekten bizimse hep bizim için duruyor olacaktır. "
Kitapta geçen, en çok hoşuma giden satırlardan bazıları ise;
"Bulduğun şey saf maddeden yapılmışsa, hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya birgün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse, o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile yaşamış olmanın zahmetine değer. "
Karşılaştığım insanların içinde çok azı bu soruya içtenlikle cevap verebildi. Ve şunu söyleyebilirim ki bu insanlar, kesinlikle toplumun geri kalanından ayrılmış, farkındalık seviyesi bariz bir şekilde yüksek olanlardı. (Bu arada Simyacı'yı okuyun, çok güzel kitaptır.)
görsel
Bir işe gir. Çalışmaya git. Evlen.
Çocuk sahibi ol. Modayı takip et.
Normal Davran. Kaldırımdan yürü.
Televizyon izle. Yasalara uy.
Yaşlılığın için birikim yap.
Şimdi, benim ardımdan tekrar et: "ÖZGÜRÜM'
insanlar dünyanın güvenli ve düzenli bir yer olması için yıllarca çalışırlardı. Ama kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. Bütün dünyanın parsellendiğini, hiz limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini, bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, nerede oturduğunun, ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. Hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmadı, satın alınabilenler hariç. Lunaparka gitmek gibi. Film izlemek gibi. Ama bunlar yine de sahte heyecanlardı...Gerçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. Gerçek mutluluk yok. Gerçek heyecan yok. Eğlence, keşif, buluş yok. (Chuck Palahniuk - Tıkanma)
Her şey, çocukluğumuzdan itibaren eğitim sistemi ile başlıyor. Eğitim, rezil bir halde ve bu asla düzelmeyecek çünkü böyle olmasını istiyorlar. Herşeye sahip olan ve her şeye karar verenler, dünyayı yönetenler, bunun böyle olmasını istiyor. Kendisine her sunulanı kabul eden insanlar istiyorlar. Hatta insan bile değil, robot olmamızı istiyorlar.
görsel
Saf iş gücü, söyleneni anlayacak ve sadece emirleri yerine getirebilecek kadar zeki olmamızı istiyorlar. Ve sadece istemekle kalmıyorlar, bunu başarılı bir şekilde uyguluyorlar. Görünmez bir, kurallar hapisanesindeyiz. Özgür olduğumuzu düşünmemizi istiyorlar ve önümüze fark ettirmeden kendi belirledikleri seçimleri sunuyorlar. Çocukluğundan beri sorgulamaya alışmamış, hatta sorgulamanın kötü bir şey olduğunu sanan bireyler, görünmez hapisanelerinde sahte bir mutlulukla yaşamlarını sürdürüyor. işte istedikleri şey bu. Size bir seçim hakkınız olduğunu düşündürmek.
Size ne istemediklerini söyliyim. Eleştirel düşünen insanlar istemiyorlar. iyi derece bilgilendirilmiş ve eğitim görmüş insanlar istemiyorlar. Bu hiç işlerine gelmez çünkü onların çıkarlarına aykırı. Dönen büyük, kandırmacayı, görünmez bir kurallar hapisanesinde olduğunu fark edenler ise toplumun kendisi tarafından eziliyor. Bu sistemi korumak için savaşanlar tarafından, var güçleriyle engelleniyor.
Kır zincirlerini!
Sorgulamaya kendi içimizde bir yolculuğa çıkıp kendimizden başlamalıyız. Bazen aynanın karşısına geçip şu soruyu sorarım; "Ben kimim?" Ancak kendimizi sorgulamaya başladıktan sonra gerçek manada özgür olabiliriz. Her şeyden önce korkmayı bırakıp, bir gün öleceğinı kabullenmelisin. işte o zaman her şey netleşmeye başlıyor ve daha önce sorun olarak gördüğün, o küçük şeylere sadece tebessüm ediyorsun. Yani kısaca Yunus Emre'nin dediği gibi; "Bir ben vardır bende benden içeri."
Kim ne derse desin, kelimeler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.
Blog; http://illuminatifs.blogs...tn-anlam-ve-yanlglar.html
illuminati FS Kulübü; (#12954877)
Bu gece korku düzeni ve suçluluk yazımın devamını yazmak istiyorum, çünkü daha söylemek istediğim çok şey var. Toplumun hali daha başarılı bir şekilde özetlenemezdi herhalde. Herkes birbirinin klonu robotlar olmuş, hayatlarının amacından, hayallerinden kopmuşlar. Belki de hiç bulamamışlar. Yaşamının amacı ne? Bu soru çoğu kişiye büyük rahatsızlık verir. Cevaplamaktan kaçınırlar. Çünkü verecek bir cevapları yoktur.
Hayatın amacı olarak bahsettiğim şey Kişisel menkıbe. Paulo Coelho, "Simyacı" kitabında bunu şöyle açıklıyor; "Gerçekten arzu ettiğimiz bir şeyin gerçekleşmesi için tüm evren işbirliği yapar." Bu söz bir çok kez tekrarlanıyor. Gerçektenden öyle, hayattan deneyimlediklerimde bunun gerçek olduğunu söyleyebilirim.
"Arkada bıraktığın şeyleri düşünme dedi simyacı, atlarıyla çölün kumlarında ilerlerken. Her şey evrenin ruhu'na kazınmıştır ve ebediyen orada kalacaktır."
"Kişisel menkıbe'lerimiz uğruna aşılmayacak çöl, güdülmeyecek koyun yoktur. Arzularımız doğrultusunda giderken geride bıraktıklarımızsa, gerçekten bizimse hep bizim için duruyor olacaktır. "
Kitapta geçen, en çok hoşuma giden satırlardan bazıları ise;
"Bulduğun şey saf maddeden yapılmışsa, hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya birgün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse, o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile yaşamış olmanın zahmetine değer. "
Karşılaştığım insanların içinde çok azı bu soruya içtenlikle cevap verebildi. Ve şunu söyleyebilirim ki bu insanlar, kesinlikle toplumun geri kalanından ayrılmış, farkındalık seviyesi bariz bir şekilde yüksek olanlardı. (Bu arada Simyacı'yı okuyun, çok güzel kitaptır.)
görsel
Bir işe gir. Çalışmaya git. Evlen.
Çocuk sahibi ol. Modayı takip et.
Normal Davran. Kaldırımdan yürü.
Televizyon izle. Yasalara uy.
Yaşlılığın için birikim yap.
Şimdi, benim ardımdan tekrar et: "ÖZGÜRÜM'
insanlar dünyanın güvenli ve düzenli bir yer olması için yıllarca çalışırlardı. Ama kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. Bütün dünyanın parsellendiğini, hiz limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini, bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, nerede oturduğunun, ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. Hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmadı, satın alınabilenler hariç. Lunaparka gitmek gibi. Film izlemek gibi. Ama bunlar yine de sahte heyecanlardı...Gerçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. Gerçek mutluluk yok. Gerçek heyecan yok. Eğlence, keşif, buluş yok. (Chuck Palahniuk - Tıkanma)
Her şey, çocukluğumuzdan itibaren eğitim sistemi ile başlıyor. Eğitim, rezil bir halde ve bu asla düzelmeyecek çünkü böyle olmasını istiyorlar. Herşeye sahip olan ve her şeye karar verenler, dünyayı yönetenler, bunun böyle olmasını istiyor. Kendisine her sunulanı kabul eden insanlar istiyorlar. Hatta insan bile değil, robot olmamızı istiyorlar.
görsel
Saf iş gücü, söyleneni anlayacak ve sadece emirleri yerine getirebilecek kadar zeki olmamızı istiyorlar. Ve sadece istemekle kalmıyorlar, bunu başarılı bir şekilde uyguluyorlar. Görünmez bir, kurallar hapisanesindeyiz. Özgür olduğumuzu düşünmemizi istiyorlar ve önümüze fark ettirmeden kendi belirledikleri seçimleri sunuyorlar. Çocukluğundan beri sorgulamaya alışmamış, hatta sorgulamanın kötü bir şey olduğunu sanan bireyler, görünmez hapisanelerinde sahte bir mutlulukla yaşamlarını sürdürüyor. işte istedikleri şey bu. Size bir seçim hakkınız olduğunu düşündürmek.
Size ne istemediklerini söyliyim. Eleştirel düşünen insanlar istemiyorlar. iyi derece bilgilendirilmiş ve eğitim görmüş insanlar istemiyorlar. Bu hiç işlerine gelmez çünkü onların çıkarlarına aykırı. Dönen büyük, kandırmacayı, görünmez bir kurallar hapisanesinde olduğunu fark edenler ise toplumun kendisi tarafından eziliyor. Bu sistemi korumak için savaşanlar tarafından, var güçleriyle engelleniyor.
Kır zincirlerini!
Sorgulamaya kendi içimizde bir yolculuğa çıkıp kendimizden başlamalıyız. Bazen aynanın karşısına geçip şu soruyu sorarım; "Ben kimim?" Ancak kendimizi sorgulamaya başladıktan sonra gerçek manada özgür olabiliriz. Her şeyden önce korkmayı bırakıp, bir gün öleceğinı kabullenmelisin. işte o zaman her şey netleşmeye başlıyor ve daha önce sorun olarak gördüğün, o küçük şeylere sadece tebessüm ediyorsun. Yani kısaca Yunus Emre'nin dediği gibi; "Bir ben vardır bende benden içeri."
Kim ne derse desin, kelimeler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.
Blog; http://illuminatifs.blogs...tn-anlam-ve-yanlglar.html
illuminati FS Kulübü; (#12954877)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar