bugün
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri12
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- enayimiknatisi9
- bu durumda ne yapardınız9
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması6
- bir gün herkes ak partili olacak14
- bir kızın size aşık olduğunu gösteren detaylar3
- 5 yıl önceye geri gitmek4
- cedidacer8
- salat namaz değildir12
- bik bik'in çıkartıp masaya vurması4
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- deveci alpay nerelerde sorunsalı2
- oytunkaran nerde sorunsalı2
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı5
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- mezut barzani nin yahudi olması18
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi3
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi6
- megan fox2
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli5
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- gavur izmir den mümin izmir e7
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- parcalandim toparlanamiyorum314
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- çocuğa israil diye isim koymak17
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- cesete hakaret13
- kudüs ibrani üniversitesi2
- arkadaşlar şifalandım11
- sözlüğe bir kitap bırak3
- gece denize kız arkadaşıyla giren eleman4
- alttan bir şeyin dokunması3
- arkadaşlar ex şirketim aradı3
- gecenin şarkısı9
- dönek3
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- kadir mısıroğlu fan clup8
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- huysuz virjin3
- ak partili ahlakı14
- mürdüm rengi2
- 7 ekim 20262
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- tartışmayı kazanmak değil yanlışını bulmak2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
"gökten indiği sanılan kitaplar" tanımında nerede yanlış olduğunu çözemediğim sadece Türk devletinin değil "Türk Milletinin de" kurucusu..
sanmak bakalım tdk'ye göre ne demekmiş:
Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek.
din bir vicdan meselesidir ve kanıtlanamaz. Zaten böyle bi şans olsa tüm dünya ya Müslüman ya da ateist olurdu dimi?
bir de söylenen kelimenin ne anlamda kullanıldığını şöyle de açıklayabiliriz. O zaman Atatürk'ün konuşmalarına baktığımızda "derhal söylemeliyim" tarzında cümle yapısı var. Bunu şimdi birinden duysak şaşırırız heralde. Sanmak kelimesi de bu anlamda da değişime uğramıştır. Ha uğramasa bile yukarıda açıkladık kendisini.
Gelelim 2.mevzuya. Ortada yeni bir düzen ve laik devlet yapısı var. Öyle bir devlet ki tarih kitaplarında bugünkü gibi Müslüman-Sünni inancı işlenmiyor. Hz.isa, Hz.Musa denirken Peygamber Efendimiz denmiyor Peygamber Muhammed deniyor.Ha bu şimdi doğru yanlış bu ülkenin çoğu müslüman falan diyebilirsiniz ama olaya bu yeni kurulmuş laiklik temeli ve onun getirdiği hassasiyetler açısından bakarsak normal bir şey.
Böyle bir ortamda bu devletin kurucusunun kutsal kitapları devlet yönetiminde tanıması zaten mümkün değildir. Din bir vicdan meselesidir ve devlet her yeni çağa ve insan gereksinimlerine ayak uydurmalıdır. Devletin dini olmaz, devletin kitabı olmaz. Devlet gelişen ve değişen kanunlarla yönetilir. Ancak dinin getirdiği ahlak ve sosyal yapı değişemez. Çünkü aynı insan binlerce yıl önce de yalan söylüyordu, zina yapıyordu, adam öldürüyordu. işte buradaki söz hem laiklik ilkesini hem de Atatürk'ün ne demek istediğini çok rahat anlamamızı sağlıyor.
Ha buradan Atatürk'ü belli bir dini inanç kalıbına sokma gibi niyetim yok. Onun inancı da beni ilgilendirmez. Onu seven her Müslüman onun kendi gibi inançlı olmasını diler. Onun da gel-gitler yaşadığı doğrudur. Dışarıda devlet otoritesi ve ilkeleri sağlamlaştırmak adına Ümmetçilik ve dinin tarihteki yerini eleştirdiği de olmuştur.Yoksa kendi düşüncelerini asla kabul ettiremez. Bir millet kavramı oluşmaz zaten. Bunu şuna benzetebiliriz : zeybek ve vals arasında gidip geldiği kültür çatışması kendini inanç konusunda da göstermiştir.
sanmak bakalım tdk'ye göre ne demekmiş:
Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek.
din bir vicdan meselesidir ve kanıtlanamaz. Zaten böyle bi şans olsa tüm dünya ya Müslüman ya da ateist olurdu dimi?
bir de söylenen kelimenin ne anlamda kullanıldığını şöyle de açıklayabiliriz. O zaman Atatürk'ün konuşmalarına baktığımızda "derhal söylemeliyim" tarzında cümle yapısı var. Bunu şimdi birinden duysak şaşırırız heralde. Sanmak kelimesi de bu anlamda da değişime uğramıştır. Ha uğramasa bile yukarıda açıkladık kendisini.
Gelelim 2.mevzuya. Ortada yeni bir düzen ve laik devlet yapısı var. Öyle bir devlet ki tarih kitaplarında bugünkü gibi Müslüman-Sünni inancı işlenmiyor. Hz.isa, Hz.Musa denirken Peygamber Efendimiz denmiyor Peygamber Muhammed deniyor.Ha bu şimdi doğru yanlış bu ülkenin çoğu müslüman falan diyebilirsiniz ama olaya bu yeni kurulmuş laiklik temeli ve onun getirdiği hassasiyetler açısından bakarsak normal bir şey.
Böyle bir ortamda bu devletin kurucusunun kutsal kitapları devlet yönetiminde tanıması zaten mümkün değildir. Din bir vicdan meselesidir ve devlet her yeni çağa ve insan gereksinimlerine ayak uydurmalıdır. Devletin dini olmaz, devletin kitabı olmaz. Devlet gelişen ve değişen kanunlarla yönetilir. Ancak dinin getirdiği ahlak ve sosyal yapı değişemez. Çünkü aynı insan binlerce yıl önce de yalan söylüyordu, zina yapıyordu, adam öldürüyordu. işte buradaki söz hem laiklik ilkesini hem de Atatürk'ün ne demek istediğini çok rahat anlamamızı sağlıyor.
Ha buradan Atatürk'ü belli bir dini inanç kalıbına sokma gibi niyetim yok. Onun inancı da beni ilgilendirmez. Onu seven her Müslüman onun kendi gibi inançlı olmasını diler. Onun da gel-gitler yaşadığı doğrudur. Dışarıda devlet otoritesi ve ilkeleri sağlamlaştırmak adına Ümmetçilik ve dinin tarihteki yerini eleştirdiği de olmuştur.Yoksa kendi düşüncelerini asla kabul ettiremez. Bir millet kavramı oluşmaz zaten. Bunu şuna benzetebiliriz : zeybek ve vals arasında gidip geldiği kültür çatışması kendini inanç konusunda da göstermiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar