bugün
- aşka inanmayan insan4
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları13
- nervio abla22
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli6
- ekşi sözlük2
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- sedat pekmez43
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi4
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- honda civic fd62
- toy story 53
- sömürge valisi3
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi3
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- trt'nin 2026 dünya kupasını 4k yayınlamaması2
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- psikolog ile ilk seans2
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- durduğun yerde terlemek2
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- süslü şirin2
- mustafa çiftçi3
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- anhedonist3
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- geceye bir şarkı bırak3
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- yo yo ma2
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- yuvarlak hatlar3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- chp'nin hali ne olacak34
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı4
- müsavat dervişoğlu4
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak2
- m r e r e c t o21
- theron2
ps. bu yazı şiddet içermektedir!
lafın nereye gideceğini biliyorsun. tabii ki facebook' a sataşacağım. başka ne olabilir ki?
bu siteye bayılıyor olabilirsin, en sık ziyaret ettiğin sitelerden biri bu olabilir; ama dur bir dinle bak. eminim hak vereceksin.
sanal bir kimlik oluşturma yarışının içinde gibi hissediyorum kendimi. ama buradaki sanal kelimesini illüzyon olarak kullandığımı sanma. kişilerin kendilerinden bağımsız profiller değil bunlar. bizzat kendilerini aktarıyorlar internete.
facebookta en sevdiğiniz filmler, müzikler, kitaplar... gibi bölümler var biliyorsundur. orada paylaşıyorlar neleri var neleri yoksa. her şeyi yazmış ama. kendiyle alakalı cümleler yazmış, hepsi benle başlayıp benle bitiyor. kendine doğru bütün oklar. hani o oturduğu yerden kalkıp 3 cm yana otursa dünyanın ekseni kayacak gibi. öte yandan bu paylaşımların nedenini gerçekten anlayamıyorum. anlamak istiyorum, anlayamıyorum. kimseyi küçümsemek ya da dalga geçmek için falan da yazmıyorum bunları, ama hakkikaten endişeliyim. bir insan neden her şeyini sonu .com la biten bir siteye aktarır? neden bu kendini pazarlama - ki benim kadar kaba değilseniz buna 'kendini sunma' da diyebilirsiniz - yarışına girer? kime neyi satmaya çalışıyor olabilir?
profilinde 300 fotoğraf olan insan gördüm ben. tahmin edersin ki hayatında yer aldığı en güzel 300 fotoğraftır o. ama bunu bu kadar ifşa etmek neden? bizim de aile albümümüz var mesela. annem yıllardır bir sürü fotoğrafı biriktirir, kronolojik olarak ekler albüme. ama biz o albümü herkese göstermeyiz. hatta bazı yakınlarımızdan bile sakınırız. içinde sakınılacak şeyler olduğunu için değil, kesinlikle o insanların profillerindekilerden farklı fotoğraflar değiller. ama bunun ( buradaki bu yerine mahremiyet, özel hayat gibi kelimeler koyabilirsin ) sergilenecek bir şey olduğunu da düşünmeyiz.
insan duruşuyla, fikirleriyle zaten gerçek bir profil oluşturuyor. ve bunu kimseye göstermek zorunda değil. aksine, bunu göstermemek ona çok şey kazandırabilir. zaten yeterince doğru bir hayat yaşıyorsa bunun karşılığını alır. hem de öyle likelarla, commentlerle falan değil, gerçek saygıyla alır. itibar kazanır. birkaç yüz yıl önce dedikleri gibi; eğer sen değerli bir madensen, yerin kaç kat altında olursan ol birileri gelip seni oradan çıkartır. ama ortalıkta 'bakın ben buyum, bunları severim bunları sevmem, bunları çok çok severim, alın beni, beğenin beni ne olur sevin beni' diye dolaşırsan emin ol alırsın.*
lafın nereye gideceğini biliyorsun. tabii ki facebook' a sataşacağım. başka ne olabilir ki?
bu siteye bayılıyor olabilirsin, en sık ziyaret ettiğin sitelerden biri bu olabilir; ama dur bir dinle bak. eminim hak vereceksin.
sanal bir kimlik oluşturma yarışının içinde gibi hissediyorum kendimi. ama buradaki sanal kelimesini illüzyon olarak kullandığımı sanma. kişilerin kendilerinden bağımsız profiller değil bunlar. bizzat kendilerini aktarıyorlar internete.
facebookta en sevdiğiniz filmler, müzikler, kitaplar... gibi bölümler var biliyorsundur. orada paylaşıyorlar neleri var neleri yoksa. her şeyi yazmış ama. kendiyle alakalı cümleler yazmış, hepsi benle başlayıp benle bitiyor. kendine doğru bütün oklar. hani o oturduğu yerden kalkıp 3 cm yana otursa dünyanın ekseni kayacak gibi. öte yandan bu paylaşımların nedenini gerçekten anlayamıyorum. anlamak istiyorum, anlayamıyorum. kimseyi küçümsemek ya da dalga geçmek için falan da yazmıyorum bunları, ama hakkikaten endişeliyim. bir insan neden her şeyini sonu .com la biten bir siteye aktarır? neden bu kendini pazarlama - ki benim kadar kaba değilseniz buna 'kendini sunma' da diyebilirsiniz - yarışına girer? kime neyi satmaya çalışıyor olabilir?
profilinde 300 fotoğraf olan insan gördüm ben. tahmin edersin ki hayatında yer aldığı en güzel 300 fotoğraftır o. ama bunu bu kadar ifşa etmek neden? bizim de aile albümümüz var mesela. annem yıllardır bir sürü fotoğrafı biriktirir, kronolojik olarak ekler albüme. ama biz o albümü herkese göstermeyiz. hatta bazı yakınlarımızdan bile sakınırız. içinde sakınılacak şeyler olduğunu için değil, kesinlikle o insanların profillerindekilerden farklı fotoğraflar değiller. ama bunun ( buradaki bu yerine mahremiyet, özel hayat gibi kelimeler koyabilirsin ) sergilenecek bir şey olduğunu da düşünmeyiz.
insan duruşuyla, fikirleriyle zaten gerçek bir profil oluşturuyor. ve bunu kimseye göstermek zorunda değil. aksine, bunu göstermemek ona çok şey kazandırabilir. zaten yeterince doğru bir hayat yaşıyorsa bunun karşılığını alır. hem de öyle likelarla, commentlerle falan değil, gerçek saygıyla alır. itibar kazanır. birkaç yüz yıl önce dedikleri gibi; eğer sen değerli bir madensen, yerin kaç kat altında olursan ol birileri gelip seni oradan çıkartır. ama ortalıkta 'bakın ben buyum, bunları severim bunları sevmem, bunları çok çok severim, alın beni, beğenin beni ne olur sevin beni' diye dolaşırsan emin ol alırsın.*
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
