bugün
- nasıl birisiniz8
- aselsan satılırsa4
- akp bitince ne olacak23
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler3
- ben olmayınca sözlük bir anlamsız2
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- erdoğan ile netanyahu dost değil ama anlaşıyorlar3
- trendyol yorumlarında ürün yerine dayı görmek2
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- kuranı kerim meali7
- ekrem imamoğlu6
- ikinci el otomobil piyasası rezaleti2
- çocuk istememe nedenleri6
- yaz gribi3
- kizlarsoruyor com6
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması6
- cd devrinin bitmesi16
- fusya semsiyeli yabanci17
- markette çalışmak2
- insanlarla uğraşmak2
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- götün sürekli kanaması5
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- ruhsar2
- royall stars4
- sıdıka2
- ahmet telli'nin entübe edilmesi2
- çirkin adam güzel kadın aşkı4
- öğretmen olmak5
- deri mini etek2
- kristrun frostadottir2
- herzevekil5
- herkesin sevdiği bir insan olmak2
- bezelye yemeği9
- ben buraya yargılanmaya değil yargılamaya geldim3
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- 8 temmuz 2026 ekrem imamoğlu savunması4
- aleti kestirip geneleve düşmek2
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- arkadaşlar yoruldum2
- katatespizartmasi2
- ölümün en iyi tanımı17
- otel odasında ölü bulunmak12
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- erkekten ev işi bekleyen kadın2
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
istanbul'da doğmuştur (1899). Servet-i Fünun dönemi şairlerinden ismail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine iki yaşında yetim kalmış (1901), bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanısıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Sonradan bu günlerini ünlü Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanında dile getirmiştir.
Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, o sıralar Maarif Nazırı olan Recaizade Ekrem Bey, bu görevinden ayrılınca onu Galatasaray Lisesi'nde okutma vaadini yerine getirememiş, Peyami safa da hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa idadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Keaton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, açılan sınavı kazanarak Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i ittihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızcasını ilerletmiştir.
Daha sonra ağabeyi ilhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış (1918) ve birlikte çıkardıkları 20. Asır adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. imzasız yazdığı bu öykülerin tutulması üzerine adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra Son Telgraf gazetesinde yazmış (1921), oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanısıra roman da tefrika etmiştir.
1960'lı yıllara kadar bir çok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra istanbul'da ölmüştür (15 Haziran 1961).
Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, o sıralar Maarif Nazırı olan Recaizade Ekrem Bey, bu görevinden ayrılınca onu Galatasaray Lisesi'nde okutma vaadini yerine getirememiş, Peyami safa da hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa idadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Keaton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, açılan sınavı kazanarak Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i ittihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızcasını ilerletmiştir.
Daha sonra ağabeyi ilhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış (1918) ve birlikte çıkardıkları 20. Asır adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. imzasız yazdığı bu öykülerin tutulması üzerine adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra Son Telgraf gazetesinde yazmış (1921), oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanısıra roman da tefrika etmiştir.
1960'lı yıllara kadar bir çok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra istanbul'da ölmüştür (15 Haziran 1961).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar