facebook

günümüz çiftlerinin en büyük kavga sebeplerinden biridir. sırf bu yüzden ayrılan insanlar biliyorum. amk liselileri dediğinizi duyar gibiyim lakin demeyin, bir gün sizin de başınıza gelebilir. ilk zamanlar ''eski okul arkadaşlarını, çocukluk arkadaşlarını bulmak'' gibi hoş amaçlar için kullanılıyordu. böyle bakınca güzeldir tabi. şimdi şöyle bir bakalım, kaç kullanıcıdan kaçı hala siteyi bu işlev için kullanıyor? kullanamaz tabi. çünkü bulmak istediği herkesi buldu ve sıra onlara ''bakın hacı çok fena hayat yaşıyorum aha bunlar da fotoğraflar falan. çalıştığım işyeri şu, kız arkadaşım da bu, bak ilişkisi var yazıyor zaten'' mesajı vermekte.

hayatımızın ne kadar içine girdiğinin, orada gün içinde amaçsızca ne kadar vakit harcadığımızın farkında değiliz. bilgisayar ekranının önünde, arkadaşlıklarımızın bile sanallaştırıldığının farkında değiliz. doğum günleri bile oradan kutlanır oldu. hadi bu tamam da, nikahına, düğününe bile facebook'tan davet eder oldu insanlar birbirlerini. 50 yaşına gelip de ''nerede o eski bayramlar'' diyen samimiyetsiz insanlar gibi konuştum farkındayım ama sadece 23 yaşındayım. 3 sözlükte aktif yazarım, twitter hesabım da var ama facebook olayı diğerlerine göre çok farklı hafızlar.

kullanmayalım demiyorum elbet ama bu kadar da götümüze sokmamıza gerek yok. gerçi ülkemizde bir şey ilgi gördüyse elbet boku çıkacaktır, buna mahkumdur. bu biraz uzun sürdü sadece.

ciddi ciddi birçok insan hayatını bu siteye göre yaşıyor lan. sırf oraya koymak için fotoğraf çektirenler, neredeyse sıçtığının bile iletisini yazanlar, hayatlarını hiç sahip olmadıkları bir hayatmış gibi göstermeye çalışanlar, binlerce arkadaş ekleyip sözde egosunu şişirenler, kendi pezevenkliğini yapanlar...

insanlar kendilerini sırf hatun kaldırmak için mark zuckenberg abazanı tarafından kurulmuş bu siteye göre şekillendirmemeli. hayat sanallaştırılmayacak kadar gerçek. bunu elimizden alıyorlar. izin vermemek gerek.

ölçüsünde kullananları tenzih ediyorum zaten.
© copyright 2005 - 2026