bugün
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- elalem ne der4
- spiderman mi döver batman mi3
- scooter'a 6 kişi binmek3
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı2
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- stres yönetimi6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- yeni parti tüzüğü2
- 26000 entry2
- mekke ortak savunma anlaşması2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi3
- taksici muhabbeti2
- stres2
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
- kuran ı kerim meali7
- petrol3
- josh hartnett2
- kadın kıyafeti giydirilip şantaj yapılan adam2
- gulmekicinyaratilmis11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı2
- askerlik2
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu3
- rüşvet5
- karton toplayan çocuğun kartonları ne yaptığı3
- okulda itaat2
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler3
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- free ceuta2
- erotik şarkılar2
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- kylie minogue5
- true koş4
- gocu6
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- din3
“i… Trabzon Olamazsın şampiyon”
Sözümüz, Fenerbahçe’nin “kanaat” önderliği makamını işgal edenleredir.
Türkiye “Fitbol” Federasyonu’nun Fenerbahçe’ye özel uygulamalarından biri olarak hayatımıza soktuğu “kadınlara ve çocuklara öze “maç gecesinden hepimizin çıkarması gereken dersler vardır. Fitbol federasyonunun statü devam ederken aldığı bu “ara kararın” hangi kaygılardan beslendiğini hepimiz biliyoruz ama biliyor olmamız bu garabeti kabul ettiğimiz anlamına gelmez, bu not böyle dursun.
Kanaat önderi kavramını biraz açalım da, kerameti kendinden menkul ya da tv programlarından kazanılan cukkalara bağlı aidiyetleri kastetmediğimiz anlaşılsın.
Benim için Fenerbahçe’nin kanaat önderi Lefter’dir, Can Bartu’dur;
Çete ve Şike soruşturması bitene kadar susma efendiliğini gösteren ama bu arada takımına ve camiasına sahip çıkmaktan geri durmayan kongre üyeleridir
Takıma ve markaya sahip çıkmakla, kişilere sahip çıkmayı karıştırmayan ve sportif mücadelenin saha içinde kalabildiği ölçüde kıymetli olduğuna inanan eski tüfeklerdir
Benim için kanaat önderleri
Endüstriyel Futbol kirliliğine karşın, mertçe mücadeleye ve emeğe saygı ilkesiyle markasına sahip çıkan FenerbahCHE özelinde , kalbinde sevgiden başka hiçbir şeye yer vermeyen tertemiz Fenerbahçelilerdir.
Dönelim asıl mevzumuza;
Şükrü Saraçoğlu’nda toplanan 50 bine yakın kadın ve çocuktan oluşan Fenerbahçe tablosunun, en usta ressamları bile kıskandıracak enfes bir kolaj olduğunu, bu tabloyu yaratabilmek için usta fırça darbelerinden çok daha fazlasına gerek duyulduğunu ve bu gerekliliklerin en değerlisi olan masumiyet duygusunun da o gün o statta neredeyse elle tutulacak kadar hissedildiğini hep birlikte gördük, yaşadık, paylaştık.
Yaratılan tablo, başta ezeli rakipler olmak üzere futbol dünyasının tüm unsurlarınca gıpta ile izlenir ve her marka bu tür bir güzelliğin düşler bahçesinde kendini hayal ederken yükselen bir slogan bu eşsiz tabloya gölge düşürdü. Malum, Trabzon inbeymiş ve olamazmış şampiyon!
Soru şudur, bu tabloya çirkinliğin fırça darbesi olarak düşen bu eskizin motivasyon kaynağı neydi? Değmiş midir? Ve bu eskiz çirkinlikten başka neye yaramıştır? Fenerbahçe’nin kanaat önderleri, yanıtlarınızı bekliyoruz.
Bir de hatırlatma yapalım; Trabzonspor’un tıpkı FenerbahCHE’li kardeşleri gibi futbol içindeki her türden pisliğe karşı adaletin bayrağını açan bir taraftar grubu var; KemenCHE taraftar grubu. Bu kardeşlerimizin sitesinde Ganzilis Tv imzasıyla yayınlanan bir klipte 30 yıl öncesinde 60 yaşlarında TS’li köylü bir nine ile yapılmış kısa röportaj var. Bu “köylü” ninemiz küfürsüz ve namuslu oyundan söz ederken, 30 yıl sonra Şükrü Saraçoğlu’nun dolduran 40 bin “kentli” kadınımız “inbe Trabzon” korosunun üyesi olmaktan arkaik bir haz duyuyorsa, hepimiz kirliyiz, hepimiz suçluyuz demektir.
Kardeşler, sesimi duyuyor musunuz???
Bir buzdolabına maç satan süper lig kulüp başkanları aramızda dolaşırken, adalete ve haysiyete ancak birlikte ulaşabileceğimizin farkında mıyız?
bu yazının yazarı güzel insan.
Sözümüz, Fenerbahçe’nin “kanaat” önderliği makamını işgal edenleredir.
Türkiye “Fitbol” Federasyonu’nun Fenerbahçe’ye özel uygulamalarından biri olarak hayatımıza soktuğu “kadınlara ve çocuklara öze “maç gecesinden hepimizin çıkarması gereken dersler vardır. Fitbol federasyonunun statü devam ederken aldığı bu “ara kararın” hangi kaygılardan beslendiğini hepimiz biliyoruz ama biliyor olmamız bu garabeti kabul ettiğimiz anlamına gelmez, bu not böyle dursun.
Kanaat önderi kavramını biraz açalım da, kerameti kendinden menkul ya da tv programlarından kazanılan cukkalara bağlı aidiyetleri kastetmediğimiz anlaşılsın.
Benim için Fenerbahçe’nin kanaat önderi Lefter’dir, Can Bartu’dur;
Çete ve Şike soruşturması bitene kadar susma efendiliğini gösteren ama bu arada takımına ve camiasına sahip çıkmaktan geri durmayan kongre üyeleridir
Takıma ve markaya sahip çıkmakla, kişilere sahip çıkmayı karıştırmayan ve sportif mücadelenin saha içinde kalabildiği ölçüde kıymetli olduğuna inanan eski tüfeklerdir
Benim için kanaat önderleri
Endüstriyel Futbol kirliliğine karşın, mertçe mücadeleye ve emeğe saygı ilkesiyle markasına sahip çıkan FenerbahCHE özelinde , kalbinde sevgiden başka hiçbir şeye yer vermeyen tertemiz Fenerbahçelilerdir.
Dönelim asıl mevzumuza;
Şükrü Saraçoğlu’nda toplanan 50 bine yakın kadın ve çocuktan oluşan Fenerbahçe tablosunun, en usta ressamları bile kıskandıracak enfes bir kolaj olduğunu, bu tabloyu yaratabilmek için usta fırça darbelerinden çok daha fazlasına gerek duyulduğunu ve bu gerekliliklerin en değerlisi olan masumiyet duygusunun da o gün o statta neredeyse elle tutulacak kadar hissedildiğini hep birlikte gördük, yaşadık, paylaştık.
Yaratılan tablo, başta ezeli rakipler olmak üzere futbol dünyasının tüm unsurlarınca gıpta ile izlenir ve her marka bu tür bir güzelliğin düşler bahçesinde kendini hayal ederken yükselen bir slogan bu eşsiz tabloya gölge düşürdü. Malum, Trabzon inbeymiş ve olamazmış şampiyon!
Soru şudur, bu tabloya çirkinliğin fırça darbesi olarak düşen bu eskizin motivasyon kaynağı neydi? Değmiş midir? Ve bu eskiz çirkinlikten başka neye yaramıştır? Fenerbahçe’nin kanaat önderleri, yanıtlarınızı bekliyoruz.
Bir de hatırlatma yapalım; Trabzonspor’un tıpkı FenerbahCHE’li kardeşleri gibi futbol içindeki her türden pisliğe karşı adaletin bayrağını açan bir taraftar grubu var; KemenCHE taraftar grubu. Bu kardeşlerimizin sitesinde Ganzilis Tv imzasıyla yayınlanan bir klipte 30 yıl öncesinde 60 yaşlarında TS’li köylü bir nine ile yapılmış kısa röportaj var. Bu “köylü” ninemiz küfürsüz ve namuslu oyundan söz ederken, 30 yıl sonra Şükrü Saraçoğlu’nun dolduran 40 bin “kentli” kadınımız “inbe Trabzon” korosunun üyesi olmaktan arkaik bir haz duyuyorsa, hepimiz kirliyiz, hepimiz suçluyuz demektir.
Kardeşler, sesimi duyuyor musunuz???
Bir buzdolabına maç satan süper lig kulüp başkanları aramızda dolaşırken, adalete ve haysiyete ancak birlikte ulaşabileceğimizin farkında mıyız?
bu yazının yazarı güzel insan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar