bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması19
- nervionun mavi gözleri11
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- teselli vermek3
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- bana isminizi bahşeder misiniz3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek2
- uçan arabalar neden çıkmadı2
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- ofis pornosu2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- diksiyon2
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- etek tıraşı2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- mesihin inişi4
- fransa11
- bik bik'in kraliçe olması10
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- cep telefonu22
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- hayrına karpuz dağıtmak4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayağı olan kadının amacı4
- platon un mağara alegorisi8
- nokia20
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sarı tekerin yazar olamaması8
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
ben küçükken çok salak bir çocuktum*. ailem de baya sabırlıymış özellikle abim. iyi dayanmışlar bana. ben benim kardeşim olsaydım kesin beni her gün kızılcık sopasıyla döverdim. yaramazlık da değil ama benimkisi. temizinden gıcık, şerefsiz, dövülesi işte. şöyle anlatayım;
itirafın dibi vol 1: günün birinde, abim her zamanki gibi bilgisayarın başını parsellemiş, yayılmış -fifa 97 mi ne oynuyor hatta, o zamanlar adsl mi var, devrin internet sağlayıcılarından birisi akbank.net'i dahi daha almadığımız günler- kalk diyorum kalkmıyor, ne var ben de oynasam ya istiyor canım, kalk işte diyorum. kalkmıyor. sandalyesinden çekiyorum elinin tersiyle itti miydi 5 metre açılıyorum zaten. baktım olacak gibi değil en etkili uzun namlulu vur kaç taktiği yapabileceğim ayrıca 5 saniye stun etkisi yaratabilecek bir silahım geliyor aklıma: latincesi urinae, halk arasında sidik*. son kozumu sahaya sürüyorum "kalk ben de oynucam yoksa işerim üstüne". bakıyor aldırmıyor. "bek velle işerim bek" diyorum. oralı bile değil. son serzenişimden sonra kafasını bana çeviriyor siktir git yaa demek için lakin inmiş donumu görüyor ve dehşete kapıyor tabi. napıyosun lan demeye kalmadaaan iş işten geçiyor. cayır cayır işiyorum lan üstüne adamın. ben bunu da yapmışım be diyorum şimdi vay anasını. abim de kendi arkadaşlarına çok anlatmış. insanlar beni gördüğünde "şu üstüne işeyen kardeşin bu mu?" diye soruyorlar. pezevenk gülüyorum o vakitler.
he sonra ne oldu. ben bilgisayarla 3 sene geç tanışmak zorunda kaldım. belki şimdiki aşırı sayılabilecek bilgisayar bağımlılığımın temelleri atılmış oldu filan.
itirafın dibi vol 2: yine abim lan. az çekmemiş benden... şimdi bizim bir komşumuz vardı adı burak, abimden bile büyüktü. iyiydik aileleriyle filan da. yan komşumuz tabi, şimdiki gibi değil, komşunun komşusunun külüne muhtaç olduğu vakitlerden bahsediyorum. neyse bizim misafir odasında, süs niyetine duran eski bir viski var o zamanlar. böyle sergileniyor yani orada. abimler de yeni yeni işte merak salmış içkiye filan. bir gün bunlar * bizim eve geliyorlar. viskinin bunlara pis pis sırıttığını görüp onlar da viskiye pis pis sırıtıyorlar. diyorlar ki "lan bi kapak dolduralım* iki kişi bi içelim neymiş bu acep? ardından tam açıyorlar doldururken götten bacaklı, ağzı salyalı götü sidikli ben geliyorum. abim de beni biliyor ya yalvar yakar "olum bak bunu babaya sölersen seni gebertirim, lütfen bu sefer olmaz, eve almam seni" vs vs vs. "temem" diyorum. akşam yemeği vakti... burayı ben hatırlamıyorum. abimden dinliyoruz:*
lan akşam yemeğinde oturuyoruz o gün akşamı. ben sana bakıyorum arada söyler mi söylemez mi filan çorbayı içiyorum gergin gergin. sonra tabak boşalınca annem doldurmaya gidiyor tabağı o sırada durduk yere amına koyim sen babama dönüyorsun ve; "bebe ebimler mişafiy odasindaki şeyden içiyölardı"...
buradan sonrası abimde de yok anneme bağlanıyoruz:*
kardeşin böyle dedi ya, baban çağırdı seni yanına "hoh de bakayım bi" dedi. sen hoh demek için azını "ho" yapana kadar bir vurdu elinin tersiylen. senin gözlerin doldu bi, ağlayamıyosun da oğlum...**
lan ne piçmişim yaa. diyorum ya ben benim kardeşim olsam baya bir döverdim kendimi. hoş az dayak yemedim de...
itirafın dibi vol 1: günün birinde, abim her zamanki gibi bilgisayarın başını parsellemiş, yayılmış -fifa 97 mi ne oynuyor hatta, o zamanlar adsl mi var, devrin internet sağlayıcılarından birisi akbank.net'i dahi daha almadığımız günler- kalk diyorum kalkmıyor, ne var ben de oynasam ya istiyor canım, kalk işte diyorum. kalkmıyor. sandalyesinden çekiyorum elinin tersiyle itti miydi 5 metre açılıyorum zaten. baktım olacak gibi değil en etkili uzun namlulu vur kaç taktiği yapabileceğim ayrıca 5 saniye stun etkisi yaratabilecek bir silahım geliyor aklıma: latincesi urinae, halk arasında sidik*. son kozumu sahaya sürüyorum "kalk ben de oynucam yoksa işerim üstüne". bakıyor aldırmıyor. "bek velle işerim bek" diyorum. oralı bile değil. son serzenişimden sonra kafasını bana çeviriyor siktir git yaa demek için lakin inmiş donumu görüyor ve dehşete kapıyor tabi. napıyosun lan demeye kalmadaaan iş işten geçiyor. cayır cayır işiyorum lan üstüne adamın. ben bunu da yapmışım be diyorum şimdi vay anasını. abim de kendi arkadaşlarına çok anlatmış. insanlar beni gördüğünde "şu üstüne işeyen kardeşin bu mu?" diye soruyorlar. pezevenk gülüyorum o vakitler.
he sonra ne oldu. ben bilgisayarla 3 sene geç tanışmak zorunda kaldım. belki şimdiki aşırı sayılabilecek bilgisayar bağımlılığımın temelleri atılmış oldu filan.
itirafın dibi vol 2: yine abim lan. az çekmemiş benden... şimdi bizim bir komşumuz vardı adı burak, abimden bile büyüktü. iyiydik aileleriyle filan da. yan komşumuz tabi, şimdiki gibi değil, komşunun komşusunun külüne muhtaç olduğu vakitlerden bahsediyorum. neyse bizim misafir odasında, süs niyetine duran eski bir viski var o zamanlar. böyle sergileniyor yani orada. abimler de yeni yeni işte merak salmış içkiye filan. bir gün bunlar * bizim eve geliyorlar. viskinin bunlara pis pis sırıttığını görüp onlar da viskiye pis pis sırıtıyorlar. diyorlar ki "lan bi kapak dolduralım* iki kişi bi içelim neymiş bu acep? ardından tam açıyorlar doldururken götten bacaklı, ağzı salyalı götü sidikli ben geliyorum. abim de beni biliyor ya yalvar yakar "olum bak bunu babaya sölersen seni gebertirim, lütfen bu sefer olmaz, eve almam seni" vs vs vs. "temem" diyorum. akşam yemeği vakti... burayı ben hatırlamıyorum. abimden dinliyoruz:*
lan akşam yemeğinde oturuyoruz o gün akşamı. ben sana bakıyorum arada söyler mi söylemez mi filan çorbayı içiyorum gergin gergin. sonra tabak boşalınca annem doldurmaya gidiyor tabağı o sırada durduk yere amına koyim sen babama dönüyorsun ve; "bebe ebimler mişafiy odasindaki şeyden içiyölardı"...
buradan sonrası abimde de yok anneme bağlanıyoruz:*
kardeşin böyle dedi ya, baban çağırdı seni yanına "hoh de bakayım bi" dedi. sen hoh demek için azını "ho" yapana kadar bir vurdu elinin tersiylen. senin gözlerin doldu bi, ağlayamıyosun da oğlum...**
lan ne piçmişim yaa. diyorum ya ben benim kardeşim olsam baya bir döverdim kendimi. hoş az dayak yemedim de...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar