bugün
- ölümden korkuyor musunuz11
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- queen feristah15
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez10
- bir bela geliyor28
- işiniz gücünüz yok mu11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- bir kadından hoşlanmak3
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- zalbert ramstein4
- uludağ itiraf15
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- apo'nun villası11
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- kendin hakkında bir entry bırak9
- melatonin2
- 195 kaslı pilot14
- uludağ sözlük evreni8
- kürdü sevin21
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- nervio12
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- hasan atilla uğur14
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- intihar düşüncesi2
- para yok huzur var11
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- mazotun litresi 101 lira35
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
FiLMi bile yapıldı.
Ruh dediğiniz topu topu 21 gram.
Siz tecavüze uğramış bir kadını, bu 21 gram için, Adli Tıp tan rapor alacaksınız diye aylarca bekleteceğinize, daha hızlı rapor alabilmek için "beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı araştırması" yerine sadece beden sağlığının bozulup bozulmadığını araştırsanız ne olur.
Hiçbirşey olmaz.
Ama yargı yükü bir anda hafifler, bu konudaki dosyalar süratle yarıya iner. Yıllarca uzatmaya, bu kadar dallandırıp budaklandırmaya gerek kalır mı?
"Geciken adalet, adalet değildir", bu sözü duymadınız mı siz?
Bakın, benim bu meslekte, ilk gün öğrendiğim şey buydu.
Sizin dosyanız bir günde işleme konulsun, aynı gün karar çıksın istersiniz, en doğal hakkınız tabii.
Ama yargı yükü diye bir gerçek var memlekette. Bundan haberiniz var mı? Yok, nerden bileceksiniz oturduğunuz yerde.
Ellerim nasır tuttu benim dilekçe yazmaktan, ayaklarım nasır tuttu benim bu merdivenlerde, koridorlarda koşturmaktan, bu kasvetli, gri binada yıllarca ne olaylarla, ne insanlarla karşılaştım ben.
Ha keşke ben tek başıma bu kararları alsam, uygulamaya koysam neler yapardım.
Size uçuk gelebilir -ama benim karakterim de öyle uçuktur zaten, fazla zekadan diyorlar - Neyse, dava dosyalarını toptan yaktırırım önce.
Gerçekçi olalım, bir önümüzü görelim o yığından, olayın özüne girelim
Hemen buruşturmayın yüzünüzü.
Bir kere savcılık müessesi ve suçu oluşturan unsurlar gibi şeyleri tümden kaldırmak lazım...
Ateş olmayan yerden duman çıkar mı allahınızı severseniz?
Uğraş dur, adam suçlu mu, keşif falan, git tatbikat yaptır.
Adam suçunu kabul etti dürüstçe, e ne yapacaksın, salıver gitsin.
Yok, diyelim mağdure şikayetçi oldu, en doğal hakkı tabii onun da, sakinleştireceksin, "sevmişti söyleyemedi, oldu bi kere" diyeceksin ve hop hiç bekletmeden mahkemede kıyacaksın nikahlarını.
Maksadı çaktınız değil mi?
Evlenmeyecekse tecavüz eden kalır mı, görürsünüz o saatten sonra.
Ha elbette bu kadar süratte karar alırsan ufak pürüzler çıkabilir.
Misal; Kınayı hangi taraf yapar, kuru pasta, limonata hangi taraf ?
Bakın bu konuda doğal olarak bir gerginlik yaşanabilir.
işte burada yargıya büyük iş düşüyor, geleneği iyi bilen hukukçuların devreye girmesi gerekiyor bu noktada.
"Sadece hukuk bilen hukukçu dünyanın en kötü insanıdır" diye bir söz vardır, bunu da duymamışsınızdır siz.
işte öyle hukukçunun adaletinin terazisinde, ne insan halinden anlamak vardır, ne gelenek-görenek, ne ahlak.
Benim en önemli farkım bu; halden anlamak.
Ne?
Bunların kimi yapıldı, kimi konuşuluyor mu? E gördünüz mü aklın yolu okumaktan geçmiyor bazen.
Daha çok fikrim var da telefon çalıyor, bakmam lazım.
Ben ki bu adliyenin kaç yıllık çaycısıyım, inanın o kadar çok tecavüz oluyor ki ara verip doğru düzgün bi çay içemiyor hakimler...
Neyse bir ara yine konuşuruz, hatırlatırsanız yargı yükünde kalmıştık...
Bi de şu ruh muh, 21 gram olayından konuşuruz...
*
Ruh dediğiniz topu topu 21 gram.
Siz tecavüze uğramış bir kadını, bu 21 gram için, Adli Tıp tan rapor alacaksınız diye aylarca bekleteceğinize, daha hızlı rapor alabilmek için "beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı araştırması" yerine sadece beden sağlığının bozulup bozulmadığını araştırsanız ne olur.
Hiçbirşey olmaz.
Ama yargı yükü bir anda hafifler, bu konudaki dosyalar süratle yarıya iner. Yıllarca uzatmaya, bu kadar dallandırıp budaklandırmaya gerek kalır mı?
"Geciken adalet, adalet değildir", bu sözü duymadınız mı siz?
Bakın, benim bu meslekte, ilk gün öğrendiğim şey buydu.
Sizin dosyanız bir günde işleme konulsun, aynı gün karar çıksın istersiniz, en doğal hakkınız tabii.
Ama yargı yükü diye bir gerçek var memlekette. Bundan haberiniz var mı? Yok, nerden bileceksiniz oturduğunuz yerde.
Ellerim nasır tuttu benim dilekçe yazmaktan, ayaklarım nasır tuttu benim bu merdivenlerde, koridorlarda koşturmaktan, bu kasvetli, gri binada yıllarca ne olaylarla, ne insanlarla karşılaştım ben.
Ha keşke ben tek başıma bu kararları alsam, uygulamaya koysam neler yapardım.
Size uçuk gelebilir -ama benim karakterim de öyle uçuktur zaten, fazla zekadan diyorlar - Neyse, dava dosyalarını toptan yaktırırım önce.
Gerçekçi olalım, bir önümüzü görelim o yığından, olayın özüne girelim
Hemen buruşturmayın yüzünüzü.
Bir kere savcılık müessesi ve suçu oluşturan unsurlar gibi şeyleri tümden kaldırmak lazım...
Ateş olmayan yerden duman çıkar mı allahınızı severseniz?
Uğraş dur, adam suçlu mu, keşif falan, git tatbikat yaptır.
Adam suçunu kabul etti dürüstçe, e ne yapacaksın, salıver gitsin.
Yok, diyelim mağdure şikayetçi oldu, en doğal hakkı tabii onun da, sakinleştireceksin, "sevmişti söyleyemedi, oldu bi kere" diyeceksin ve hop hiç bekletmeden mahkemede kıyacaksın nikahlarını.
Maksadı çaktınız değil mi?
Evlenmeyecekse tecavüz eden kalır mı, görürsünüz o saatten sonra.
Ha elbette bu kadar süratte karar alırsan ufak pürüzler çıkabilir.
Misal; Kınayı hangi taraf yapar, kuru pasta, limonata hangi taraf ?
Bakın bu konuda doğal olarak bir gerginlik yaşanabilir.
işte burada yargıya büyük iş düşüyor, geleneği iyi bilen hukukçuların devreye girmesi gerekiyor bu noktada.
"Sadece hukuk bilen hukukçu dünyanın en kötü insanıdır" diye bir söz vardır, bunu da duymamışsınızdır siz.
işte öyle hukukçunun adaletinin terazisinde, ne insan halinden anlamak vardır, ne gelenek-görenek, ne ahlak.
Benim en önemli farkım bu; halden anlamak.
Ne?
Bunların kimi yapıldı, kimi konuşuluyor mu? E gördünüz mü aklın yolu okumaktan geçmiyor bazen.
Daha çok fikrim var da telefon çalıyor, bakmam lazım.
Ben ki bu adliyenin kaç yıllık çaycısıyım, inanın o kadar çok tecavüz oluyor ki ara verip doğru düzgün bi çay içemiyor hakimler...
Neyse bir ara yine konuşuruz, hatırlatırsanız yargı yükünde kalmıştık...
Bi de şu ruh muh, 21 gram olayından konuşuruz...
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar