bugün
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı20
- sözlüğün kraliçesi5
- sözlüğün kralı5
- evlenmek3
- asansörde konuşmama kuralı3
- forma7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- metamfetamin7
- cadılar bayramı temalı filmler2
- aç uyumak10
- ırak5
- sevgi vs aşk9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- gece gece kokoreç gömmek7
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- salçalı makarna10
- ayağı şiir kokan kadın6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- umman4
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- betray me6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- insan sevmemek3
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- çin9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ilhan irem dinleyen erkek6
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- hamile fotoğrafı5
- geçmişe götüren şarkılar5
- büreyde3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- nemlendirici krem20
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- balık yanına en yakışan çorba9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- filistin5
- bir günde 1500 kalori almak4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- sandalet ayak bikinisidir4
türkçeciliğin, yeryüzünde benzeri olmayan bir dil, katışıksız bir dil yaratmakla ilgisi yoktur, yabancı dil, yabancı sözcük düşmanlığı ile de. bana kalırsa, bizim dil sorunumuzu, "öğretimi olan bir dil" ilkesi ile özetlemek daha yerinde sayılmalıdır. bugün bizim çeşitli kuşaklar elinde yazılan, konuşulan türkçe, çağdaş uygarlığın getirdiği kavramları anlatacak, yaratıcılığa yarar nitelikte değildir. daha açığı, bizim dilimiz bugün aramızda ortak bir anlaşma aracı olmak görevini yerine getirememektedir. bu açıdan bakılınca, yabancı sözcük düşmanlığı, türkçenin bütün dillerden üstünlüğü gibi duygusal davranışların, bizim sorunumuzla bir ilişiği yoktur. konuyu böyle alırsak, bir yığın gereksiz tartışmayı da önlemiş oluruz.
hangi kuşaktan olursa olsu, dil üstüne konuşmaya kendisini yetkili sayan herkes, ancak kendi konuştuğu, kendi yazdığı türkçeyi türkçe sayıyor ve onunla yetinmek istemeyeni aşırılıkla suçlamaya kalkıyor. bu bakımdan dil karşısındaki çeşitli davranışları arasında ılımlı olanını aşırı olanından ayırt etmek epeyce güçleşiyor. gerçi, "dili kendi başına bırakın efenim, kendi kendine değişir o," diyenleri düpedüz ılımlı saymak yerinde gibi görünürse de, o düşüncenin işe yarar bir yanı yoktur. çünkü, dil kendi kendine değişmez, onu o dilde konuşan, yazan kişiler değiştirir. nitekim, yalnızca aydınlar, yazarlar değil, okuma yazma bilmeyenler de dili bilinçsiz olarak değiştirmektedirler. bütün iş, bu değişmeyi başı boşluktan kurtarmak, onu bilimsel diyebileceğimiz bir yola sokabilmektir.
dil sorununu bugün de çözebilmiş değiliz, türkçeyi çağdaş diller seviyesine getirebilmek için önümüzde sürekli çalışmaları gerektiren yıllar var daha. bu durumda, ılımlı ya da aşırı olmanın ne demeye geldiğini anlamak güçtür. karşımıza çıkan sorunları görmezlikten gelemeyiz. bu zamana dek geldik, artık duralım diye düşünemeyiz.
hangi kuşaktan olursa olsu, dil üstüne konuşmaya kendisini yetkili sayan herkes, ancak kendi konuştuğu, kendi yazdığı türkçeyi türkçe sayıyor ve onunla yetinmek istemeyeni aşırılıkla suçlamaya kalkıyor. bu bakımdan dil karşısındaki çeşitli davranışları arasında ılımlı olanını aşırı olanından ayırt etmek epeyce güçleşiyor. gerçi, "dili kendi başına bırakın efenim, kendi kendine değişir o," diyenleri düpedüz ılımlı saymak yerinde gibi görünürse de, o düşüncenin işe yarar bir yanı yoktur. çünkü, dil kendi kendine değişmez, onu o dilde konuşan, yazan kişiler değiştirir. nitekim, yalnızca aydınlar, yazarlar değil, okuma yazma bilmeyenler de dili bilinçsiz olarak değiştirmektedirler. bütün iş, bu değişmeyi başı boşluktan kurtarmak, onu bilimsel diyebileceğimiz bir yola sokabilmektir.
dil sorununu bugün de çözebilmiş değiliz, türkçeyi çağdaş diller seviyesine getirebilmek için önümüzde sürekli çalışmaları gerektiren yıllar var daha. bu durumda, ılımlı ya da aşırı olmanın ne demeye geldiğini anlamak güçtür. karşımıza çıkan sorunları görmezlikten gelemeyiz. bu zamana dek geldik, artık duralım diye düşünemeyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar