bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı45
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- 6668
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- jennifer lawrance9
- sözlük sapıkları12
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- flört11
- doğaüstüyle dinle kafayı bozan kitle4
- dünya iyi midir8
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak17
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak4
- yaşlılık3
- sözlük teletabileri4
- abd iran savaşı2
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız9
- kızılay avm11
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- özgür özel'e yurttaştan yumuşak muhalefet tepkisi3
- kiraz cicegi kolonyasi30
- üçüncü gözü açık yazarlar2
- ağır müslüm gürses sözleri9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- uzun adam2
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- hükümet şu olaya da el atsa3
- arkadaşlar bakar mısınız2
- slipknot5
- kitap okumak6
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- çerçioğlu ailesinin togg tedarikçisi olması5
- focus film2
- gocu32
- milf seven erkek2
- baş abaza4
- yandaş akademisyen3
- kendini çok önemli sanan yazar14
- iphone duo4
- sözlüğe ben geldikten sonra2
- naruto dayı denen yarım akıllı2
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- fenerbahçe18
- marilyn manson2
- ben troll üm7
- kıymalı üzümlü börek5
- abd ve çin'i takip etmek için kanallar öner5
türkçeciliğin, yeryüzünde benzeri olmayan bir dil, katışıksız bir dil yaratmakla ilgisi yoktur, yabancı dil, yabancı sözcük düşmanlığı ile de. bana kalırsa, bizim dil sorunumuzu, "öğretimi olan bir dil" ilkesi ile özetlemek daha yerinde sayılmalıdır. bugün bizim çeşitli kuşaklar elinde yazılan, konuşulan türkçe, çağdaş uygarlığın getirdiği kavramları anlatacak, yaratıcılığa yarar nitelikte değildir. daha açığı, bizim dilimiz bugün aramızda ortak bir anlaşma aracı olmak görevini yerine getirememektedir. bu açıdan bakılınca, yabancı sözcük düşmanlığı, türkçenin bütün dillerden üstünlüğü gibi duygusal davranışların, bizim sorunumuzla bir ilişiği yoktur. konuyu böyle alırsak, bir yığın gereksiz tartışmayı da önlemiş oluruz.
hangi kuşaktan olursa olsu, dil üstüne konuşmaya kendisini yetkili sayan herkes, ancak kendi konuştuğu, kendi yazdığı türkçeyi türkçe sayıyor ve onunla yetinmek istemeyeni aşırılıkla suçlamaya kalkıyor. bu bakımdan dil karşısındaki çeşitli davranışları arasında ılımlı olanını aşırı olanından ayırt etmek epeyce güçleşiyor. gerçi, "dili kendi başına bırakın efenim, kendi kendine değişir o," diyenleri düpedüz ılımlı saymak yerinde gibi görünürse de, o düşüncenin işe yarar bir yanı yoktur. çünkü, dil kendi kendine değişmez, onu o dilde konuşan, yazan kişiler değiştirir. nitekim, yalnızca aydınlar, yazarlar değil, okuma yazma bilmeyenler de dili bilinçsiz olarak değiştirmektedirler. bütün iş, bu değişmeyi başı boşluktan kurtarmak, onu bilimsel diyebileceğimiz bir yola sokabilmektir.
dil sorununu bugün de çözebilmiş değiliz, türkçeyi çağdaş diller seviyesine getirebilmek için önümüzde sürekli çalışmaları gerektiren yıllar var daha. bu durumda, ılımlı ya da aşırı olmanın ne demeye geldiğini anlamak güçtür. karşımıza çıkan sorunları görmezlikten gelemeyiz. bu zamana dek geldik, artık duralım diye düşünemeyiz.
hangi kuşaktan olursa olsu, dil üstüne konuşmaya kendisini yetkili sayan herkes, ancak kendi konuştuğu, kendi yazdığı türkçeyi türkçe sayıyor ve onunla yetinmek istemeyeni aşırılıkla suçlamaya kalkıyor. bu bakımdan dil karşısındaki çeşitli davranışları arasında ılımlı olanını aşırı olanından ayırt etmek epeyce güçleşiyor. gerçi, "dili kendi başına bırakın efenim, kendi kendine değişir o," diyenleri düpedüz ılımlı saymak yerinde gibi görünürse de, o düşüncenin işe yarar bir yanı yoktur. çünkü, dil kendi kendine değişmez, onu o dilde konuşan, yazan kişiler değiştirir. nitekim, yalnızca aydınlar, yazarlar değil, okuma yazma bilmeyenler de dili bilinçsiz olarak değiştirmektedirler. bütün iş, bu değişmeyi başı boşluktan kurtarmak, onu bilimsel diyebileceğimiz bir yola sokabilmektir.
dil sorununu bugün de çözebilmiş değiliz, türkçeyi çağdaş diller seviyesine getirebilmek için önümüzde sürekli çalışmaları gerektiren yıllar var daha. bu durumda, ılımlı ya da aşırı olmanın ne demeye geldiğini anlamak güçtür. karşımıza çıkan sorunları görmezlikten gelemeyiz. bu zamana dek geldik, artık duralım diye düşünemeyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar