bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması18
- yağmurcu neden akpli10
- call of duty black ops3
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- pazartesi diyete başlamak4
- seda akman2
- kızlar naber10
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- şükürcülük4
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- yeni gelin instagramı2
- g3 ile intihar etmek3
- öğrencilik halleri3
- çok sıcak olması4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- komşuya kahveye gitmek8
- aykolik bey birader2
- aslan gibi adam3
- manifest5
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- erdal beşikçioğlu16
- mürted öldürmek2
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- en tehlikeli insan tipleri6
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- çay içen kız13
- yar2
- rak2
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- trivagoya bakmadın mı2
- aile hekimi2
- sinem dedetaş10
- smallville'deki konuk oyuncular6
- iş ilanı2
- galatasaray10
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yanlış ata oynamak3
- ütü13
- sözlükler arası savaş çıksa11
soluk aldıkça soluklardan bile daha fazla kullanılan sözcüklerin ifade ettikleridir.
duygu, düşünce ve ruh halimizle birlikte sığ halimizinde göstergesi konumundadır sözcükler.
zira bir anlık öfkemiz de bir sözcüğe bağlıdır bazen, bir ömür minnet ya da bir ömür mutlulukta.
o kadar güçlüdür ki sözcükler, bu güce sahip olanı kral yapar.
en büyük zenginlikler bazen bir 'mutluluk' sözü ile elde edilirken, bir ömür sürüp gidecek kırgınlıklarda yine baş aktördür sözcükler.
tapılası insanlar'ın arkasındaki güçtür sözcükler. halbuki sözcükleri aldığınız zaman geriye sadece et ve kemik kalacaktır.
bazen o da kalmayacaktır. belki de ölmüştür müellifi.
fakat ölüyü yaşatan da sözcüklerdir, diriyi tutan da. her şey onlarda gizlidir.
sevgi, nefret, minnet, vefa ve bir sürü duygunun akarsuyudur sözcükler. ab'ı hayat gibi can verir onlara.
olmasa onlar hepsi birer cansız ruh olurdu. kimsenin ruhuna işleyemeyen ölü ruhlar.
bugün mevlananın kalbi sözcüklerle atıyor.
her kalp atışında yeni bir heyecanla seslenir bize. yeni bir üslup katar zihnimize.
kim merak ediyor ki ahmet hamdi'nin mirasını, halbuki 'ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında' dedin mi hemen zihninde, gözünün önünde beliriverir aziz üstad ve devam ediyor 'yekpare, geniş bir anın parçalanmaz akışında.'
onu duyuyorsun. ağzından çıkan her sözcüğü tane tane.
ayva'nın sarı, nar'ın kırmızı olduğunu biliyoruz ama bir sözcüğe dökmeden ifade edemiyoruz. çünkü kalptir sözcükler. kalbi olmayan bir canlı düşünülebilir mi?
allah'ın insanlara gönderdiği dinler bile varlıklarını sözcüklere borçludur.
duyulduğu zaman insanın içini titreten sözcüklerdir onların da var olma sebebi. inandıran, haşyet etmemizi sağlayan.
nimetlerimizdir bizim sözcükler, ama şakalarımızı bile bu nimetlerle yaparız.
nimetle bile şaka olunabileceğinin kanıtıdırlar.
ne varki kimsesizliğe mahkumdurlar bazen. yıpratılmakta cabası.
en güzel duyguların ölümüne kurşun sıkmaktır onları yıpratmak. bilmemezliktir ve sonunda kendi üstüne toprak atmaktır.
duygu, düşünce ve ruh halimizle birlikte sığ halimizinde göstergesi konumundadır sözcükler.
zira bir anlık öfkemiz de bir sözcüğe bağlıdır bazen, bir ömür minnet ya da bir ömür mutlulukta.
o kadar güçlüdür ki sözcükler, bu güce sahip olanı kral yapar.
en büyük zenginlikler bazen bir 'mutluluk' sözü ile elde edilirken, bir ömür sürüp gidecek kırgınlıklarda yine baş aktördür sözcükler.
tapılası insanlar'ın arkasındaki güçtür sözcükler. halbuki sözcükleri aldığınız zaman geriye sadece et ve kemik kalacaktır.
bazen o da kalmayacaktır. belki de ölmüştür müellifi.
fakat ölüyü yaşatan da sözcüklerdir, diriyi tutan da. her şey onlarda gizlidir.
sevgi, nefret, minnet, vefa ve bir sürü duygunun akarsuyudur sözcükler. ab'ı hayat gibi can verir onlara.
olmasa onlar hepsi birer cansız ruh olurdu. kimsenin ruhuna işleyemeyen ölü ruhlar.
bugün mevlananın kalbi sözcüklerle atıyor.
her kalp atışında yeni bir heyecanla seslenir bize. yeni bir üslup katar zihnimize.
kim merak ediyor ki ahmet hamdi'nin mirasını, halbuki 'ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında' dedin mi hemen zihninde, gözünün önünde beliriverir aziz üstad ve devam ediyor 'yekpare, geniş bir anın parçalanmaz akışında.'
onu duyuyorsun. ağzından çıkan her sözcüğü tane tane.
ayva'nın sarı, nar'ın kırmızı olduğunu biliyoruz ama bir sözcüğe dökmeden ifade edemiyoruz. çünkü kalptir sözcükler. kalbi olmayan bir canlı düşünülebilir mi?
allah'ın insanlara gönderdiği dinler bile varlıklarını sözcüklere borçludur.
duyulduğu zaman insanın içini titreten sözcüklerdir onların da var olma sebebi. inandıran, haşyet etmemizi sağlayan.
nimetlerimizdir bizim sözcükler, ama şakalarımızı bile bu nimetlerle yaparız.
nimetle bile şaka olunabileceğinin kanıtıdırlar.
ne varki kimsesizliğe mahkumdurlar bazen. yıpratılmakta cabası.
en güzel duyguların ölümüne kurşun sıkmaktır onları yıpratmak. bilmemezliktir ve sonunda kendi üstüne toprak atmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar