bugün
- putin türkmüş7
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- türk vatandaşları türktür8
- true'nin acile kaldırılması8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci7
- vexillarius the slayer3
- dinci şairler3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- kill bill vol 32
- tek adam2
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- ilk öpüştüğüm kız6
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- amca diyen bokolog2
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- osuruktan şiirler41
- giysi fiyatlarının uçması2
- rus milfi3
- türkiyeli olmak2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- bebek katili4
- adana kebap10
- burası instagram değil sözlük4
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- dünya asla vazgeçme günü4
- gogo yubari ile okul gezisinde yanyana düşmek2
- aleksey batrakov13
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- mahalle kültürünün yok olması2
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- ford flex3
- ince memed3
- haftanın gammazları listesi26
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı3
- rusya'dan ingiltere'ye iha tehdidi2
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak2
- muadil ilaç2
- akrabayı engelleme havası2
- uzaylılara açıklamakta zorlanacağımız şeyler2
- günün tweeti2
- arkadaşlar sizce bu balık mı rihanna mı3
- tulumba tatlısı6
- zeynep bastık'ın beyaz külodu2
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu2
- içimi dostuma döktüm umarım başkalarına anlatmaz2
- dünyanın sonunun fon müziği2
- ben geldim kerkenezler18
Fryderik Franciszek Chopin (okunuşu: Şopen) (22 Şubat 1810, Zelazowa-Wola, Polonya - 17 Ekim 1849, Paris), Romantik dönemin önde gelen Polonyalı piyanist ve bestecisi. Bazı kaynaklarda doğum günü 1 Mart olarak gösterilir.
Babası Fransız, annesi Polonyalı olup ömrünün büyük kısmını şöhretini kazandığı Paris'te geçirmesine ve klasik müzik literatüründe Fransız ismiyle anılmasına rağmen gönlü her zaman o dönem Rus işgali altındaki vatanı Polonya'da olmuştur. Bu durumu ile Chopin devrinin önemli karakterlerindendir. Milli sınırların üzerinde bir müzisyendi denebilir. Zaten 19.yyda ortaya çıkan yeni tip bir sanatkarın veya dahi virtüozların hali milli bir sanatkar olmaktan çok evrensel bir sanatkar olmaktır.
Chopin, tam anlamıyla romantik bir sanatkar, fakat yine yaratılış bakımından bambaşka bir şahsiyetti. Besteciliği bunu en açık şekilde gösterir. Pek az eseri istisna edilirse besteciliği tamamen piyanoya vurmuştur. Piyanodan kendini gösteren yeni tınlama imkanları çıkarmış, ayrıca devrinin henüz ulaşamadığı tınıları bile keşfetmiştir. Bununla birlikte armonilerinin geniş ve zengin ifade sahası, çok farklı üstünlüğünü, bu melodiler ve onların ortaya konuşunda beliren ritmlerin özel bir serbestlikle düzenlenişi ve sonunda lirik şiire has bir tattan gelişerek yükselen ifade yeteneği gibi nitelikleriyle, Chopin’in Fransız müziğinin ancak çok daha sonra varabildiği özelliklerin ilk hatlarını tespit etmek mümkündür.
Ne kadar uzakta yaşasa da derin bir hisle vatanına daima bağlı kalmıştır. Kendisinden önce konser salonlarında görülen Mazurka ve Polonezleri folklör statüsünden çıkarıp sanat seviyesine yükselten odur.
Eugène Delacroix'ın fırçasından Frédéric-François Chopin.Gerçekte, yeteneği küçük yaşta beliren ve genç yaşta olgunlaşan bu müzisyen de çalışma yolunu tutmak zorunda kaldı. Beethovenin öldüğü sene Joseph Elsnerin öğrencisi olarak Varşovada genel dikkat ve ilgiyi üzerine çekti. Viyanada kaldıktan sonra Temmuz Devrimi sırasında Parise geldi. Orada piyanist olarak ünlendi ve adı Avrupa'nın her tarafına yayıldı. Besteciliği de orada gelişti ve yükseldi. 1837-1847 arasında Fransız yazar George Sand (Barones Dudevant) ile inişli çıkışlı bir ilişki yaşadı. Ömrü boyunca kırılgan ve zayıf olan bedeni 1849'da tüberküloza yenik düştü. Cenazesinde kendi bestelediği Marche Funébre-Cenaze Marşının (2.Piyano Sonatı-3.Bölüm) değil Mozart'ın Requiem'inin çalınmasını istedi. Paris'te Pére-Lachaise mezarlığında gömülüdür.
Chopinin yeni bir fikri aristokrasisinin temsilcisi olarak gören Schumann genç besteciyi sonsuz takdir ifade eden şu sözlerle alenen selamlıyordu.Şapkalarınızı çıkarın baylar, bir dahi geliyor. Şair olmak için kocaman ciltler doldurmak gerekmez; bir iki şiirle bu ünvana layık olabilirsin. Chopin de böyle şiirler yazmıştır.
http://tr.wikipedia.org/w...9ric_Fran%C3%A7ois_Chopin
Babası Fransız, annesi Polonyalı olup ömrünün büyük kısmını şöhretini kazandığı Paris'te geçirmesine ve klasik müzik literatüründe Fransız ismiyle anılmasına rağmen gönlü her zaman o dönem Rus işgali altındaki vatanı Polonya'da olmuştur. Bu durumu ile Chopin devrinin önemli karakterlerindendir. Milli sınırların üzerinde bir müzisyendi denebilir. Zaten 19.yyda ortaya çıkan yeni tip bir sanatkarın veya dahi virtüozların hali milli bir sanatkar olmaktan çok evrensel bir sanatkar olmaktır.
Chopin, tam anlamıyla romantik bir sanatkar, fakat yine yaratılış bakımından bambaşka bir şahsiyetti. Besteciliği bunu en açık şekilde gösterir. Pek az eseri istisna edilirse besteciliği tamamen piyanoya vurmuştur. Piyanodan kendini gösteren yeni tınlama imkanları çıkarmış, ayrıca devrinin henüz ulaşamadığı tınıları bile keşfetmiştir. Bununla birlikte armonilerinin geniş ve zengin ifade sahası, çok farklı üstünlüğünü, bu melodiler ve onların ortaya konuşunda beliren ritmlerin özel bir serbestlikle düzenlenişi ve sonunda lirik şiire has bir tattan gelişerek yükselen ifade yeteneği gibi nitelikleriyle, Chopin’in Fransız müziğinin ancak çok daha sonra varabildiği özelliklerin ilk hatlarını tespit etmek mümkündür.
Ne kadar uzakta yaşasa da derin bir hisle vatanına daima bağlı kalmıştır. Kendisinden önce konser salonlarında görülen Mazurka ve Polonezleri folklör statüsünden çıkarıp sanat seviyesine yükselten odur.
Eugène Delacroix'ın fırçasından Frédéric-François Chopin.Gerçekte, yeteneği küçük yaşta beliren ve genç yaşta olgunlaşan bu müzisyen de çalışma yolunu tutmak zorunda kaldı. Beethovenin öldüğü sene Joseph Elsnerin öğrencisi olarak Varşovada genel dikkat ve ilgiyi üzerine çekti. Viyanada kaldıktan sonra Temmuz Devrimi sırasında Parise geldi. Orada piyanist olarak ünlendi ve adı Avrupa'nın her tarafına yayıldı. Besteciliği de orada gelişti ve yükseldi. 1837-1847 arasında Fransız yazar George Sand (Barones Dudevant) ile inişli çıkışlı bir ilişki yaşadı. Ömrü boyunca kırılgan ve zayıf olan bedeni 1849'da tüberküloza yenik düştü. Cenazesinde kendi bestelediği Marche Funébre-Cenaze Marşının (2.Piyano Sonatı-3.Bölüm) değil Mozart'ın Requiem'inin çalınmasını istedi. Paris'te Pére-Lachaise mezarlığında gömülüdür.
Chopinin yeni bir fikri aristokrasisinin temsilcisi olarak gören Schumann genç besteciyi sonsuz takdir ifade eden şu sözlerle alenen selamlıyordu.Şapkalarınızı çıkarın baylar, bir dahi geliyor. Şair olmak için kocaman ciltler doldurmak gerekmez; bir iki şiirle bu ünvana layık olabilirsin. Chopin de böyle şiirler yazmıştır.
http://tr.wikipedia.org/w...9ric_Fran%C3%A7ois_Chopin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar