bugün
- tai lung vs gocu22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- krt tv4
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- gocusuz bir sözlük5
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- true nickli yazar19
- habire1228
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- sözlüktekiler kaç yaşında9
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- kürtler asimile edilmelidir11
- gocu'nun çaylak olması3
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- fırtına sonrası sessizlik2
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro2
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- varlık sebebimiz3
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- anti villain2
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- et döner dürüm9
- aksu tv2
- apocalypse tank3
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- yağız kaan erdoğmuş2
- bottega3
- patso3
- meksika açmazı macerası5
- lale belkıs3
- üşümek güzeldir2
- kavga bitti hadi yatağa3
- mod gelince civciv sürüsü gibi dağılmak3
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- manisada okul saldırısı17
- binbir gece2
- nicki 4 harfli olanların tehlikeli olması3
- sarı poşet kudurtması13
- asrın soygunu2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sevgili ile deneme kabinine girmek2
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- gammazlık3
- miiletin annesi namus değil mi3
- epoxis4
*barış manço'nun güzel şarkılarından biridir.benim için çocukluk zamanlarımın en neşeli ama yetişkin zamanlarımın en iç burkucu şarkısıdır.
*bilenler bilir, bayramların cıngılıydı o müzik sanki. ısrarla her bayram çalınırdı bu şarkı t.v ve radyolarda. peşpeşe,sıkılmaksızın. yarın da olacağı gibi. ben 'bayram' kelimesini her duyduğumda uzun saçlı ve takı dükkanlarında ki mankenler gibi takıp takıştırmış o ülke senin bu ülke benim gezip, farklı renkten,farklı ırktan, farklı dilden bir sürü çocuğu başına toplayıp, onlarla gülüştükçe çocuklaşan o ihtiyarı anımsarım. bayramlarımızın olmazsa olmazı.sonra bir gün öldüğünü duydum, tüh dedim bayramlar kutlanmayacak kesin.sanki onun öldüğünden çok bayramların kutlanmayacağına üzülmüştüm.
arife geceleri başka bir alemdi. bayram kadar önemliydi o dönem çocukları için, şimdilerde bilmiyorum nasıl. alınan bayramlıkları giyip yarım saat kadar izlerdim kendimi ayna da, anneme gösterirdim 'çok yakışmış' diyeceğini bileceğim halde. baba pek çaktırmazdı ama gururunun şiştiğini içgüdüsel bir şekilde hissederdim ben.'oğlana bak der' gibi bakardı. sonradan öğrendiğime göre bu bayramlık meselesinde mahallede ki emsallerimin de benden pek geri kalmıyormuş,bayramlıkla yatandan tutunda yeni ayakkabılarını boyayanına kadar.yeni elbise olmalarından ötürü değildi elbette bu heyecan.bayramlıktı onlar, elbise dense sanki günaha giriyormuş gibi hissederdim kendimi.öyle öğretilegelmişti.sanki bayram sabahı önemli bir şey olacak hissi olurdu içimde.ne olducağından hiç emin olamazdım hiç bir şey de olmazdı zaten. namaza kaldırırdı babam, gece ne kadar geç yatsam da en istekli uyandığım zamanlar o bayram sabahlarıydı. namaz kılarken hep bir gözüm onda olurdu,kopya çekerdim ondan,etrafta aynı an da secdeye giden kalabalığı önemsemeden gözlerimi bir an bile kaçırmamaya çalışırdım babamdan. eve dönerdik, akrabalar, ziyaretler,bayramlaşma ritüelleri; el öpmece,sarılmaca,tokalaşmaca, arkadaşlarla toplanan harçlıkları yarıştırmaca, şeker saymaca derken biterdi bayram.
o zamanlarda duyduğum heyecanın kapladığı yere zamanla yetişkin hayatının gerekleri dolmuş.ödevler,sınavlar,iş,güç vs. derken bir gece bir bakmışsın yaş yirmi-beş.çeyrek yüzyıl ı geçmekte ömür.bir ev ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayacak şekilde tasarlanmış bir hayat.yarın bayram ve aileden 1500 küsür km. uzakta.işte o yıllarda bayramlarda bir şey olacak diye beklediğim şey bu bayram sabahında olmuştu.büyümüştüm ve geri dönüş yoktu artık.çocukluğum, barış abiyle beraber bayramlarını alıp başka çocukların dünyasına gitmiş.evet,kötü son...benim bayramım bitmişti artık.
hala ailesiyle olabilecek şansı elinde bulunduranlar, şansının farkında olarak bayramlaşsın sevdikleriyle,bol bol şeker yesinler.zira aileyle geçecek son bayramın hangisi olduğunu kestiremiyor insan.
bu şanstan mahrum olan kesim için, radyoların ve televizyonların açık olduğu yerlerden uzak durun derim,mümkünse evden çıkmayın.yarın size ne kadar iyi zamanlar yaşadığınızı fark ettirecek tuzaklarla dolu olacak yollar.herkese iyi bayramlar.
*bilenler bilir, bayramların cıngılıydı o müzik sanki. ısrarla her bayram çalınırdı bu şarkı t.v ve radyolarda. peşpeşe,sıkılmaksızın. yarın da olacağı gibi. ben 'bayram' kelimesini her duyduğumda uzun saçlı ve takı dükkanlarında ki mankenler gibi takıp takıştırmış o ülke senin bu ülke benim gezip, farklı renkten,farklı ırktan, farklı dilden bir sürü çocuğu başına toplayıp, onlarla gülüştükçe çocuklaşan o ihtiyarı anımsarım. bayramlarımızın olmazsa olmazı.sonra bir gün öldüğünü duydum, tüh dedim bayramlar kutlanmayacak kesin.sanki onun öldüğünden çok bayramların kutlanmayacağına üzülmüştüm.
arife geceleri başka bir alemdi. bayram kadar önemliydi o dönem çocukları için, şimdilerde bilmiyorum nasıl. alınan bayramlıkları giyip yarım saat kadar izlerdim kendimi ayna da, anneme gösterirdim 'çok yakışmış' diyeceğini bileceğim halde. baba pek çaktırmazdı ama gururunun şiştiğini içgüdüsel bir şekilde hissederdim ben.'oğlana bak der' gibi bakardı. sonradan öğrendiğime göre bu bayramlık meselesinde mahallede ki emsallerimin de benden pek geri kalmıyormuş,bayramlıkla yatandan tutunda yeni ayakkabılarını boyayanına kadar.yeni elbise olmalarından ötürü değildi elbette bu heyecan.bayramlıktı onlar, elbise dense sanki günaha giriyormuş gibi hissederdim kendimi.öyle öğretilegelmişti.sanki bayram sabahı önemli bir şey olacak hissi olurdu içimde.ne olducağından hiç emin olamazdım hiç bir şey de olmazdı zaten. namaza kaldırırdı babam, gece ne kadar geç yatsam da en istekli uyandığım zamanlar o bayram sabahlarıydı. namaz kılarken hep bir gözüm onda olurdu,kopya çekerdim ondan,etrafta aynı an da secdeye giden kalabalığı önemsemeden gözlerimi bir an bile kaçırmamaya çalışırdım babamdan. eve dönerdik, akrabalar, ziyaretler,bayramlaşma ritüelleri; el öpmece,sarılmaca,tokalaşmaca, arkadaşlarla toplanan harçlıkları yarıştırmaca, şeker saymaca derken biterdi bayram.
o zamanlarda duyduğum heyecanın kapladığı yere zamanla yetişkin hayatının gerekleri dolmuş.ödevler,sınavlar,iş,güç vs. derken bir gece bir bakmışsın yaş yirmi-beş.çeyrek yüzyıl ı geçmekte ömür.bir ev ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayacak şekilde tasarlanmış bir hayat.yarın bayram ve aileden 1500 küsür km. uzakta.işte o yıllarda bayramlarda bir şey olacak diye beklediğim şey bu bayram sabahında olmuştu.büyümüştüm ve geri dönüş yoktu artık.çocukluğum, barış abiyle beraber bayramlarını alıp başka çocukların dünyasına gitmiş.evet,kötü son...benim bayramım bitmişti artık.
hala ailesiyle olabilecek şansı elinde bulunduranlar, şansının farkında olarak bayramlaşsın sevdikleriyle,bol bol şeker yesinler.zira aileyle geçecek son bayramın hangisi olduğunu kestiremiyor insan.
bu şanstan mahrum olan kesim için, radyoların ve televizyonların açık olduğu yerlerden uzak durun derim,mümkünse evden çıkmayın.yarın size ne kadar iyi zamanlar yaşadığınızı fark ettirecek tuzaklarla dolu olacak yollar.herkese iyi bayramlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar