bugün
- red flag erkek listesi5
- menemen5
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı5
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- balık etli mi kuru götlü mü5
- boy vermek2
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım6
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
- kediye miyav demek2
- aylık 517 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- güne bir türkü barcı bırak4
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- uzay teknesi2
- halı sahada 2 gollüğüne kaleye geçmek2
- ölüm6
- köfteci yusuf4
- türk müsün türkiyeli misin12
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- işe evden yemek götürmek2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- beni özleyenler elime mum diksin15
- nasıl birisiniz6
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- yunanistan29
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- sabahın köründe denize girmek4
- alin3
- rüyada nervio yu görmek8
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- milli muharip uçağı kaan3
- bjk tv2
- ispanya daki göçmen krizi8
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- anın görüntüsü13
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- ona bir şey söyle10
- mutlu kalmak için öneriler6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- en son aldığınız iltifat14
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- gürcistan26
- favori coldplay şarkınız4
*barış manço'nun güzel şarkılarından biridir.benim için çocukluk zamanlarımın en neşeli ama yetişkin zamanlarımın en iç burkucu şarkısıdır.
*bilenler bilir, bayramların cıngılıydı o müzik sanki. ısrarla her bayram çalınırdı bu şarkı t.v ve radyolarda. peşpeşe,sıkılmaksızın. yarın da olacağı gibi. ben 'bayram' kelimesini her duyduğumda uzun saçlı ve takı dükkanlarında ki mankenler gibi takıp takıştırmış o ülke senin bu ülke benim gezip, farklı renkten,farklı ırktan, farklı dilden bir sürü çocuğu başına toplayıp, onlarla gülüştükçe çocuklaşan o ihtiyarı anımsarım. bayramlarımızın olmazsa olmazı.sonra bir gün öldüğünü duydum, tüh dedim bayramlar kutlanmayacak kesin.sanki onun öldüğünden çok bayramların kutlanmayacağına üzülmüştüm.
arife geceleri başka bir alemdi. bayram kadar önemliydi o dönem çocukları için, şimdilerde bilmiyorum nasıl. alınan bayramlıkları giyip yarım saat kadar izlerdim kendimi ayna da, anneme gösterirdim 'çok yakışmış' diyeceğini bileceğim halde. baba pek çaktırmazdı ama gururunun şiştiğini içgüdüsel bir şekilde hissederdim ben.'oğlana bak der' gibi bakardı. sonradan öğrendiğime göre bu bayramlık meselesinde mahallede ki emsallerimin de benden pek geri kalmıyormuş,bayramlıkla yatandan tutunda yeni ayakkabılarını boyayanına kadar.yeni elbise olmalarından ötürü değildi elbette bu heyecan.bayramlıktı onlar, elbise dense sanki günaha giriyormuş gibi hissederdim kendimi.öyle öğretilegelmişti.sanki bayram sabahı önemli bir şey olacak hissi olurdu içimde.ne olducağından hiç emin olamazdım hiç bir şey de olmazdı zaten. namaza kaldırırdı babam, gece ne kadar geç yatsam da en istekli uyandığım zamanlar o bayram sabahlarıydı. namaz kılarken hep bir gözüm onda olurdu,kopya çekerdim ondan,etrafta aynı an da secdeye giden kalabalığı önemsemeden gözlerimi bir an bile kaçırmamaya çalışırdım babamdan. eve dönerdik, akrabalar, ziyaretler,bayramlaşma ritüelleri; el öpmece,sarılmaca,tokalaşmaca, arkadaşlarla toplanan harçlıkları yarıştırmaca, şeker saymaca derken biterdi bayram.
o zamanlarda duyduğum heyecanın kapladığı yere zamanla yetişkin hayatının gerekleri dolmuş.ödevler,sınavlar,iş,güç vs. derken bir gece bir bakmışsın yaş yirmi-beş.çeyrek yüzyıl ı geçmekte ömür.bir ev ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayacak şekilde tasarlanmış bir hayat.yarın bayram ve aileden 1500 küsür km. uzakta.işte o yıllarda bayramlarda bir şey olacak diye beklediğim şey bu bayram sabahında olmuştu.büyümüştüm ve geri dönüş yoktu artık.çocukluğum, barış abiyle beraber bayramlarını alıp başka çocukların dünyasına gitmiş.evet,kötü son...benim bayramım bitmişti artık.
hala ailesiyle olabilecek şansı elinde bulunduranlar, şansının farkında olarak bayramlaşsın sevdikleriyle,bol bol şeker yesinler.zira aileyle geçecek son bayramın hangisi olduğunu kestiremiyor insan.
bu şanstan mahrum olan kesim için, radyoların ve televizyonların açık olduğu yerlerden uzak durun derim,mümkünse evden çıkmayın.yarın size ne kadar iyi zamanlar yaşadığınızı fark ettirecek tuzaklarla dolu olacak yollar.herkese iyi bayramlar.
*bilenler bilir, bayramların cıngılıydı o müzik sanki. ısrarla her bayram çalınırdı bu şarkı t.v ve radyolarda. peşpeşe,sıkılmaksızın. yarın da olacağı gibi. ben 'bayram' kelimesini her duyduğumda uzun saçlı ve takı dükkanlarında ki mankenler gibi takıp takıştırmış o ülke senin bu ülke benim gezip, farklı renkten,farklı ırktan, farklı dilden bir sürü çocuğu başına toplayıp, onlarla gülüştükçe çocuklaşan o ihtiyarı anımsarım. bayramlarımızın olmazsa olmazı.sonra bir gün öldüğünü duydum, tüh dedim bayramlar kutlanmayacak kesin.sanki onun öldüğünden çok bayramların kutlanmayacağına üzülmüştüm.
arife geceleri başka bir alemdi. bayram kadar önemliydi o dönem çocukları için, şimdilerde bilmiyorum nasıl. alınan bayramlıkları giyip yarım saat kadar izlerdim kendimi ayna da, anneme gösterirdim 'çok yakışmış' diyeceğini bileceğim halde. baba pek çaktırmazdı ama gururunun şiştiğini içgüdüsel bir şekilde hissederdim ben.'oğlana bak der' gibi bakardı. sonradan öğrendiğime göre bu bayramlık meselesinde mahallede ki emsallerimin de benden pek geri kalmıyormuş,bayramlıkla yatandan tutunda yeni ayakkabılarını boyayanına kadar.yeni elbise olmalarından ötürü değildi elbette bu heyecan.bayramlıktı onlar, elbise dense sanki günaha giriyormuş gibi hissederdim kendimi.öyle öğretilegelmişti.sanki bayram sabahı önemli bir şey olacak hissi olurdu içimde.ne olducağından hiç emin olamazdım hiç bir şey de olmazdı zaten. namaza kaldırırdı babam, gece ne kadar geç yatsam da en istekli uyandığım zamanlar o bayram sabahlarıydı. namaz kılarken hep bir gözüm onda olurdu,kopya çekerdim ondan,etrafta aynı an da secdeye giden kalabalığı önemsemeden gözlerimi bir an bile kaçırmamaya çalışırdım babamdan. eve dönerdik, akrabalar, ziyaretler,bayramlaşma ritüelleri; el öpmece,sarılmaca,tokalaşmaca, arkadaşlarla toplanan harçlıkları yarıştırmaca, şeker saymaca derken biterdi bayram.
o zamanlarda duyduğum heyecanın kapladığı yere zamanla yetişkin hayatının gerekleri dolmuş.ödevler,sınavlar,iş,güç vs. derken bir gece bir bakmışsın yaş yirmi-beş.çeyrek yüzyıl ı geçmekte ömür.bir ev ve kendi ihtiyaçlarımı karşılayacak şekilde tasarlanmış bir hayat.yarın bayram ve aileden 1500 küsür km. uzakta.işte o yıllarda bayramlarda bir şey olacak diye beklediğim şey bu bayram sabahında olmuştu.büyümüştüm ve geri dönüş yoktu artık.çocukluğum, barış abiyle beraber bayramlarını alıp başka çocukların dünyasına gitmiş.evet,kötü son...benim bayramım bitmişti artık.
hala ailesiyle olabilecek şansı elinde bulunduranlar, şansının farkında olarak bayramlaşsın sevdikleriyle,bol bol şeker yesinler.zira aileyle geçecek son bayramın hangisi olduğunu kestiremiyor insan.
bu şanstan mahrum olan kesim için, radyoların ve televizyonların açık olduğu yerlerden uzak durun derim,mümkünse evden çıkmayın.yarın size ne kadar iyi zamanlar yaşadığınızı fark ettirecek tuzaklarla dolu olacak yollar.herkese iyi bayramlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar