bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat31
- dincilere laf anlatmakta çalışmak13
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- kaçak çay18
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği5
- en iyi çakmak markası10
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- fon vurgunu54
- antalya7
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- hayatın son gününde yapılabilecekler7
- borsa istanbul19
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- çilekli pasta yiyen erkek6
- yazarların kulaklık markaları4
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu4
- galatasaray vs akp8
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- nervio bayan6
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- hristiyan hukuku2
- zengin kel erkekler neden saç ektirmiyor sorunsalı2
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- tavuk dolma5
- from gold from dust34
- mark twain2
- emre aydın2
- iltica22
- muzlu süt4
- pastırma sıcakları3
- ismet gürbüz'ün tırnakları vs bikbik'in tırnakları2
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- tavuklu pilav13
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- dido3
- sosyal medyaya foto atmayınca hayatsız zannedilmek2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- kürk mantolu madonna4
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- tanga giyince osuramıyorsun5
- yulaf lapası vs tost8
- podofili3
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- zahter3
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
popüler kültür ile içi boşaltılmış değerlerimizden bir tanesi daha. buradan bu durumun müsebbibi elif şafak ve türevlerine tüm kinimizi ve hıncımızı gönderiyoruz. türkiye'de hümanizmin artık dillere pelesenk olmuş ''insanı sev'' söylemini haksız bir şekilde ona taşıttıran tüm yazarlara buradan tüm kötü temennilerimi iletiyorum. siz para kazanacaksınız diye koskoca mevlana celaleddin rumi'yi hümanist yaptınız. ''şimdi mevlana insanı sevmiyor muydu?'' diye bikbikleyenler çıkabilir. ulan seviyordu lavuk herif ama hümanist miydi acaba? hümanizmin tanımına bak bakalım. ondan sonra bir de mevlana hazretlerinin yaşayışına bak. ayrıca ulan dingil insanı sevmek bir tek hümanizm ile mi oluyor. ki bana kalsa tüm insanları sevemem. onu mevlana hazretleri yapmıştır belki ama benim karakterim bunu kaldıramaz. nasıl seveyim insanı bu kadar bokluğun sebebi o iken. öyle herkesi sevemem. hele hele ''beeen hümanistim'' diye gezen dangalakların yeni bir söylemi var ''herkesi olduğu gibi kabul et'' oldu canım. ''kimseyi değiştirmeye kalkışma'' hehe oldu. ben onlarca masumu öldürmüş bir adamı olduğu gibi kabul edeceğim öyle mi. tecavüz suçundan hüküm giymiş bir şerefsizi değiştirmeye çalışmayacağım öyle mi. fiziksel görünümünü değiştirmeye çalışmakla başlarım işe. yahut bush'u olduğu gibi kabul edelim. adam binlerce insanın ölümünden sorumlu ama olsun napalım o da öyle işte. bu mantık en hafif tabirle omurgasızlık, karaktersizliktir.
neyse mevlana celaleddin rumi hümanist değildir arkadaşım. ona şu zamanın barış güvercini gibi bir rol biçmek isteyenlere, çok iyi, şuurlu bir müslüman, yahut her şeyden ottan boktan rahatsızlık duyan bir fanatik olduğum için değil ama, en azından kültürünü bilmeye çalışan, onu seven ve korumaya niyetli bir öğrenci olarak karşı çıkıyorum. ve uyuz oluyorum bu adamlara. yok arkadaşım o sadece insanı sevmezdi. tüm mahlukatı severdi. ayrıca senin bu hümanistliğin, farkında ol veya olma, tamamen pragmatist bir yaklaşımdan kaynaklanıyor. bu zamanda geçer akçe hümanizmdir. ben demiyorum cemil meriç diyor. al sana cümlenin tamamı ''sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda.
marksizmden egzistansiyalizme kadar avrupa'nın tüm düşünce akımları hümanist.
kavramdan çok kılıf; kelime değil bukalemun: demokrasi gibi, sosyalizm gibi.''
neden hümanist değildir. valla billa iki tıka bakar neden olduğu. yaz bakalım molla google'a hümanizm sonra mevlana celaleddin rumi yaz. iki dakika sonra neden olmadığını anlarsın. ondan sonra farketmeye başlarsın hümanizm'in bizim topraklarımızda kendi meşruiyetini sağlayabilmek için mevlana hazretlerinden yararlandığını. çünkü hümanizm doğaüstü inanışların hocalığını reddeder. seküler bir hayat duruşu sergileyen hümanizm cemil meriç'in deyimiyle ''imanını kaybetmiş bir çağın dini''. ama bizim yazarlarımız ne kadar ayran kafalıysa artık bunların arasındaki farkı ayırt edemez. yahut ayırt ederler ama işlerine gelmez çünkü onlarda bu hümanizmden ekmek yiyeceklerdir.
insanların bu zamanda mevlana'ya bu kadar çok önem vermelerinin, hakkında paneller vermelerinin, toplantılar düzenlemelerinin, düşünceleri üzerine konferanslar yapılmasının sebebi şu zamanda birliğe olan ihtiyacın muazzam olmasından. dünyanın her yerinde bir çatışma bir anlaşmazlık var. mevlana'nın ''gel. ne olursan ol yine gel'' sözünü dilimize dolayarak birlik çağrısı yapıyoruz. devletler bu mantığı kullanarak merkezi otoriteye bağlılık duyulmasını istiyor. yani insanları kendi hükümleri altına almaya çalışan güçlüler de bunu kullanıyor. ırkçılığı sona erdirmek için çabalayan bazı güzel insanlarda bunu kullanıyor. peki mevlana ne için kullanmış. tamam ne olursan ol gel demiş. ama nereye gel demiş. mevlana celaleddin rumi hazretleri başı secdeden kalkmayan, kur'an'ı kerim'i kendi ahlakı haline getirmeye çalışan bir evliya, bir allah dostu, bir şeyh, bir müslüman. mevlana'dan bahsedilirken bunları duymazsınız genelde. onun aşkı anlatılır. hani allah aşkı bile anlatılmaya çalışılmaz. çok sevdiği dostu olan şems-i tebrizi'ye olan aşkı anlatılır. bazıları buna eşcinsel muhabbeti ekler ki bence diğer taraf var ve bu bazılarının diğer tarafta yatacak yeri yok. her neyse mevlana insanlara, ateşe de tapsan, puta da tapsan gel demiş. nereye gel. önemi yok, o gel demiş hoşgörmüş. yok abi. önemi var. benim topraklarımda yaşamış bir evliyanın düşüncelerinin çapulcular tarafından delik deşik edilmesine izin vermemem gerek. mevlana insanları islam'a çağırmıştır. güzel kardeşlerim hani hümanizmin reddettiği doğaüstü, bir allah inancının en son dinine. mevlana'yı biliyorsak böyle bilelim. seviyorsak böyle sevelim. ve eğer bize ters geliyorsa da adam gibi sevmiyorum diyebilelim. geçmiş zamanda kalmış, karşılık veremeyeceği bir yere gitmiş adamcağıza vurmayalım, onu olmadık şeylere çevirmeyelim.
neyse mevlana celaleddin rumi hümanist değildir arkadaşım. ona şu zamanın barış güvercini gibi bir rol biçmek isteyenlere, çok iyi, şuurlu bir müslüman, yahut her şeyden ottan boktan rahatsızlık duyan bir fanatik olduğum için değil ama, en azından kültürünü bilmeye çalışan, onu seven ve korumaya niyetli bir öğrenci olarak karşı çıkıyorum. ve uyuz oluyorum bu adamlara. yok arkadaşım o sadece insanı sevmezdi. tüm mahlukatı severdi. ayrıca senin bu hümanistliğin, farkında ol veya olma, tamamen pragmatist bir yaklaşımdan kaynaklanıyor. bu zamanda geçer akçe hümanizmdir. ben demiyorum cemil meriç diyor. al sana cümlenin tamamı ''sözünü dinletmek isteyen her felsefe bu kaftana bürünmek zorunda.
marksizmden egzistansiyalizme kadar avrupa'nın tüm düşünce akımları hümanist.
kavramdan çok kılıf; kelime değil bukalemun: demokrasi gibi, sosyalizm gibi.''
neden hümanist değildir. valla billa iki tıka bakar neden olduğu. yaz bakalım molla google'a hümanizm sonra mevlana celaleddin rumi yaz. iki dakika sonra neden olmadığını anlarsın. ondan sonra farketmeye başlarsın hümanizm'in bizim topraklarımızda kendi meşruiyetini sağlayabilmek için mevlana hazretlerinden yararlandığını. çünkü hümanizm doğaüstü inanışların hocalığını reddeder. seküler bir hayat duruşu sergileyen hümanizm cemil meriç'in deyimiyle ''imanını kaybetmiş bir çağın dini''. ama bizim yazarlarımız ne kadar ayran kafalıysa artık bunların arasındaki farkı ayırt edemez. yahut ayırt ederler ama işlerine gelmez çünkü onlarda bu hümanizmden ekmek yiyeceklerdir.
insanların bu zamanda mevlana'ya bu kadar çok önem vermelerinin, hakkında paneller vermelerinin, toplantılar düzenlemelerinin, düşünceleri üzerine konferanslar yapılmasının sebebi şu zamanda birliğe olan ihtiyacın muazzam olmasından. dünyanın her yerinde bir çatışma bir anlaşmazlık var. mevlana'nın ''gel. ne olursan ol yine gel'' sözünü dilimize dolayarak birlik çağrısı yapıyoruz. devletler bu mantığı kullanarak merkezi otoriteye bağlılık duyulmasını istiyor. yani insanları kendi hükümleri altına almaya çalışan güçlüler de bunu kullanıyor. ırkçılığı sona erdirmek için çabalayan bazı güzel insanlarda bunu kullanıyor. peki mevlana ne için kullanmış. tamam ne olursan ol gel demiş. ama nereye gel demiş. mevlana celaleddin rumi hazretleri başı secdeden kalkmayan, kur'an'ı kerim'i kendi ahlakı haline getirmeye çalışan bir evliya, bir allah dostu, bir şeyh, bir müslüman. mevlana'dan bahsedilirken bunları duymazsınız genelde. onun aşkı anlatılır. hani allah aşkı bile anlatılmaya çalışılmaz. çok sevdiği dostu olan şems-i tebrizi'ye olan aşkı anlatılır. bazıları buna eşcinsel muhabbeti ekler ki bence diğer taraf var ve bu bazılarının diğer tarafta yatacak yeri yok. her neyse mevlana insanlara, ateşe de tapsan, puta da tapsan gel demiş. nereye gel. önemi yok, o gel demiş hoşgörmüş. yok abi. önemi var. benim topraklarımda yaşamış bir evliyanın düşüncelerinin çapulcular tarafından delik deşik edilmesine izin vermemem gerek. mevlana insanları islam'a çağırmıştır. güzel kardeşlerim hani hümanizmin reddettiği doğaüstü, bir allah inancının en son dinine. mevlana'yı biliyorsak böyle bilelim. seviyorsak böyle sevelim. ve eğer bize ters geliyorsa da adam gibi sevmiyorum diyebilelim. geçmiş zamanda kalmış, karşılık veremeyeceği bir yere gitmiş adamcağıza vurmayalım, onu olmadık şeylere çevirmeyelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar