bugün
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı15
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- hangi manifest kızısın4
- evli bir adama aşık oldum sözlük21
- güne acı bir gerçek bırak5
- günaydın nervio ve diğerleri2
- sözlüğün en tatliş yazarı2
- tele 22
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- oyum ak partiye3
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- intel pentium 44
- kız görünce değişen erkek2
- asrın soygunu11
- from gold from dust28
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- sözlüğün manyak dolu olması5
- bir otel odasında sözlük kızıyla görüşmek4
- yay burcu5
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı16
- geceler öyle bir kötü dinli gavur2
- ona bir cümle bırak2
- uzak durulması gereken insanlar2
- fiziği güzel sözlük kızları56
- meksika açmazı macerası6
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- recep tayyip erdoğan30
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- birine aşık olup kafayı yemek9
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- fatma betül sayan kaya69
- yapay zeka moderatör tatlişliği2
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı8
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita16
- kadının en öpülesi yeri11
- senin aklini alirim9
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- sevgililer2
- kuran da namazın olmaması12
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- şampuan yerine saç kremi almak6
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- sabahın köründe işe giden ezik13
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- memeleri kafam kadar kız24
bir deli vardı hatırlıyorum çocuktum. kocaman gülen, yırtk pırtık giyinen, ama her zaman, zamanların her salisesinde kulağının birinde papatya taşıyan, koparılmamış, taze. papatyayla gülerdi kocaman, sakalı saça, aklı havalara karışmış, halde. ben çok çocuk, yarı açık yeşil panjurların biraz ötesinde gibi duran parmaklık demirlerine, kocaman çok çocuk başımı dayar seyrederdim, papatya gibi gülen deliyi.
yaz diyorsun deli, deli yazılmaz ki dört harfli.
koşuyordum sabaha yakın ışıklarda. korkardım zaten yürümeye dar sokaklarda. koşuyordum, niye bilmeden, veya korkumdan ezbere. koşuyordum arnavut taşı gibi döşeli dar sokaklların birinde, arkam sıra sanki heybetli kilise, kilisede deli saklı. takıldı başıma göre küçük ayaklarım, arnavutun birine, uzandım öylece taşlı serinliğe. sustum, sonra mı bilmiyorum yaşlarım damladı yanaklarımdan yere. gülüyordu deli düştüğüme veya oda ezbere, hep gülerdi. uzattı elini uzattım elimi, deliler gibi fırladım mı yerden veya o mu kaldırdı ne önemi vardı. gülüyordu, sadece gülerdi, gülerken anlatırdı herşeyi. anlardınız gülmelerinin makamından ne istediğini. yoksuldu, rivayet o ki kaptırmıştı aklını güzel bir kıza sanki, tıpkı sokaklar gibi. ama öyle çok gülerdi ki sanki bütün gülmeler cebinde, biz gülmeye hasret, sadece seyret. hayret papatyasını çıkardı kulağının dağınık başıyla olan boşluğundan, uzattı bana gülüyorken, her zaman gülerdi zaten. gülerken çıkardı, gülerken uzattı, gülerek arkasını döndü uzaklaştı. nasıl ve ne zaman oldu bütün bunlar bilmiyordum. ve ilk defa zamanın durduğuna şahit oldum. papatya elimde koştum tekrar, yeşil panjurlarımın sığınağına, kollarına. loştu panjurların arkası. büyük bir parkımız vardı, orada görmüştüm bir kızı, papatyayı seviyor sevmiyor diye okşayarak yapracıklarını upuzun bucaksız yeşillere bıraktığını. ağlıyordu, anlamadım. bende başladım onun gibi, delisin değilsin diyerek okşamaya. son yapracık yapmacık olmayan gülmelerde delisin diye loş odanın düştü zeminine, ben de o kız gibi ağlamalımıydım, yoksa deli-ler gibi gülmeli miydim, bir bulmaca gibi koydum küçük cebime bu düşünceyi, yaşamaya devam ettim; az gülerek ama ağlayarak çok, katıla katıla. deli diyorlar bana, haksız değiller galiba ve hala aklımda delli deli küpeli, papatya.
gibi gülen deliyi.
yaz diyorsun deli, deli yazılmaz ki dört harfli.
koşuyordum sabaha yakın ışıklarda. korkardım zaten yürümeye dar sokaklarda. koşuyordum, niye bilmeden, veya korkumdan ezbere. koşuyordum arnavut taşı gibi döşeli dar sokaklların birinde, arkam sıra sanki heybetli kilise, kilisede deli saklı. takıldı başıma göre küçük ayaklarım, arnavutun birine, uzandım öylece taşlı serinliğe. sustum, sonra mı bilmiyorum yaşlarım damladı yanaklarımdan yere. gülüyordu deli düştüğüme veya oda ezbere, hep gülerdi. uzattı elini uzattım elimi, deliler gibi fırladım mı yerden veya o mu kaldırdı ne önemi vardı. gülüyordu, sadece gülerdi, gülerken anlatırdı herşeyi. anlardınız gülmelerinin makamından ne istediğini. yoksuldu, rivayet o ki kaptırmıştı aklını güzel bir kıza sanki, tıpkı sokaklar gibi. ama öyle çok gülerdi ki sanki bütün gülmeler cebinde, biz gülmeye hasret, sadece seyret. hayret papatyasını çıkardı kulağının dağınık başıyla olan boşluğundan, uzattı bana gülüyorken, her zaman gülerdi zaten. gülerken çıkardı, gülerken uzattı, gülerek arkasını döndü uzaklaştı. nasıl ve ne zaman oldu bütün bunlar bilmiyordum. ve ilk defa zamanın durduğuna şahit oldum. papatya elimde koştum tekrar, yeşil panjurlarımın sığınağına, kollarına. loştu panjurların arkası. büyük bir parkımız vardı, orada görmüştüm bir kızı, papatyayı seviyor sevmiyor diye okşayarak yapracıklarını upuzun bucaksız yeşillere bıraktığını. ağlıyordu, anlamadım. bende başladım onun gibi, delisin değilsin diyerek okşamaya. son yapracık yapmacık olmayan gülmelerde delisin diye loş odanın düştü zeminine, ben de o kız gibi ağlamalımıydım, yoksa deli-ler gibi gülmeli miydim, bir bulmaca gibi koydum küçük cebime bu düşünceyi, yaşamaya devam ettim; az gülerek ama ağlayarak çok, katıla katıla. deli diyorlar bana, haksız değiller galiba ve hala aklımda delli deli küpeli, papatya.
gibi gülen deliyi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar