bugün
- kahvaltı5
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü26
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan3
- pilavın yanında ekmek yemek3
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- çayı üfleyerek içen erkek3
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu28
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi3
- haksız insan uzaklaşması3
- gocu33
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- teröristbaşı bebekkatiline villa yapan akepeli3
- nev12
- israil'in hizbullah yeraltı merkezini patlatması3
- sözlükte kavga olacak hissi5
- uyudun mu mesajı14
- boyumun 2 cm kısalması22
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması2
- arda turan4
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- kiraz cicegi kolonyasi42
- ona bir şey söyle8
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması11
- marmara depremi için ezber bozan açıklama5
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar10
- fazla açıklama yapan insan2
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- fazla samimiyet9
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- mal mıyım sorunsalı13
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- ey insan9
- arabada sevişmek6
- otelde sevişmek8
- ismail kartal34
- küt saçlı hatun12
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- anın görüntüsü26
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
son play-off çıkışıyla kontrolünü tamamen yitirdiğini gösteren federasyon başkanı.
şimdi temmuz ayının başından beri biraz sağdan, biraz soldan kıvranışlarını bir an için görmezden gelelim. türk futbolu için çok önemli olacağı konuşulan bir karar verilecek iddianame mahkeme tarafından kabul edildiğinde. görünen o ki iddianame kabul edildiğinde de bu arkadaş çıkıp "iddianame suçu ortaya koymaya yetmez, mahkeme kararını da bekleyelim" diyebilir. mahkeme karar verdiğinde de "henüz karar kesinleşmedi ki" diyebilir. bu en azından kirlenmişlik algısını senelerce belki de 5 sene öteleye öteleye üç aşağı beş yukarı futbolun üzerinde taşıtabilir.
şahsından münhasır olarak eklemek gerek ki; mesele fenerin düşmesi falan değil benim için. bir galatasaraylı olarak düşmesini de asla istemem. ama o kirlenmişlikten gs de nasibini almışsa şahsen gereği neyse yapılmasını isterim ve dilerim. zerre kadar da üzülmem, gönül verdiğim renklerdir; şampiyon oldu diye de bank asya'ya düştü diye de renklerimden vazgeçecek değilim.
taraftar olabiliriz ama tuttuğumuz takımlardan çok futbolu sevenleriz. kirlenmiş bir ligi oturup da izlemek isteyecek insanlar olabileceğini düşünemiyorum. bu kirlenmişlik gerçek de olmayabilir ama bu kirlenmişlik algısı türk futbolu üzerinden kalkmadığı sürece hiçkimse temiz bir lig olduğundan, akıtılan terin gerçek olduğundan söz edemez. şampiyonluklar değersizleşir, kaybeden takımların taraftarları suçu ne futbolcularına ne de teknik adamlarına bulur. söylenecek tek söz maçın satıldığı olur. böyle bir lig mi istiyoruz biz?
biz alınterinin gerçek olduğu; mücadelenin, hırsın, azmin kazandığı maçlar izlemek istiyoruz. biz oynanan futbolu izlemek ve o futbolu desteklemek istiyoruz. futbol konuşulsun istiyoruz. milyon dolarlık transferler yaptıktan sonra milyon dolarların kulüpler arasında gezidirildiği en azından bu algının verildiği bir lig istemiyoruz. para babalarının başkanlığını, beleş biletlerle doldurulan tribünleri, yalandan oynayan oyuncuları istemiyoruz.
az buçuk ilke istiyoruz canım kardeşim. biraz olsun temiz, en azından temiz olduğunu düşündüğümüz insanlar, kulüpler, kurumlar ve organizasyonlar görmek istiyoruz. kornerlerde, friklerde heyecanlanmak istiyoruz. topu taça atan futbolcuyu dahi alkışlamak istiyoruz. her atılan golde, golü yiyen takımın 11 futbolcusunu sırayla gözden geçirip papatya falı açarcasına "o sattı", "bu satmaz" demek istemiyoruz.
futbol izlemek istiyoruz kardeşim. bunun bedeli marka değerinizin, koltuklara yayılmış popolarınızın üzerindeki kellelerinizin, kedi gibi pisliğin üstünü örten kişiliklerinizin, "x düşerse batarız" diyen para babalarınızın sonu olsa da istiyoruz. temizliğe gerekirse kendinizden başlayın istiyoruz.
sadece futbol istiyoruz canım kardeşim. ingiltere gibi, ispanya gibi, fransa gibi ve hatta italya gibi.
çünkü italya'da udinese çıkıp juventus olmadan olmaz kardeş demiyor en azından. çatır çatır da ligden düşürüyorlar kirlenmişlik olsa da. kirlenmişlik olsa da o algıyı futbolun üstüne yaymıyor, örtmüyorlar. faturasını kesiyorlar ve o kulüp de o faturayı ödüyor.
gs amatör kümeye düşse ben gs'den vazgeçer miyim? takım sevgisi başarıya endeksli değildir, başarı sadece takıma ilgiyi, sevgiyi artırır ama herşey değildir. şampiyon bir tektir ama 2.ler de hep yaşar, hep mücadele eder ve hep varolur.
bütün bunların birer masal olduğunu, her maçın her futbolcunun önceden ayarlandığını, ideallerin rüyaların hayallerin satılık olduğunu düşündürtmeyin. gereğini yapın ve bir pislik varsa temizleyin. pislik sizdeyse önce siz temizlenin. yoksa kulüpleriyle, futbolcularıyla ve hatta taraftarıyla bu pislik ya da bu kirlenmişlik algısı hepimizi boğacak.
şimdi temmuz ayının başından beri biraz sağdan, biraz soldan kıvranışlarını bir an için görmezden gelelim. türk futbolu için çok önemli olacağı konuşulan bir karar verilecek iddianame mahkeme tarafından kabul edildiğinde. görünen o ki iddianame kabul edildiğinde de bu arkadaş çıkıp "iddianame suçu ortaya koymaya yetmez, mahkeme kararını da bekleyelim" diyebilir. mahkeme karar verdiğinde de "henüz karar kesinleşmedi ki" diyebilir. bu en azından kirlenmişlik algısını senelerce belki de 5 sene öteleye öteleye üç aşağı beş yukarı futbolun üzerinde taşıtabilir.
şahsından münhasır olarak eklemek gerek ki; mesele fenerin düşmesi falan değil benim için. bir galatasaraylı olarak düşmesini de asla istemem. ama o kirlenmişlikten gs de nasibini almışsa şahsen gereği neyse yapılmasını isterim ve dilerim. zerre kadar da üzülmem, gönül verdiğim renklerdir; şampiyon oldu diye de bank asya'ya düştü diye de renklerimden vazgeçecek değilim.
taraftar olabiliriz ama tuttuğumuz takımlardan çok futbolu sevenleriz. kirlenmiş bir ligi oturup da izlemek isteyecek insanlar olabileceğini düşünemiyorum. bu kirlenmişlik gerçek de olmayabilir ama bu kirlenmişlik algısı türk futbolu üzerinden kalkmadığı sürece hiçkimse temiz bir lig olduğundan, akıtılan terin gerçek olduğundan söz edemez. şampiyonluklar değersizleşir, kaybeden takımların taraftarları suçu ne futbolcularına ne de teknik adamlarına bulur. söylenecek tek söz maçın satıldığı olur. böyle bir lig mi istiyoruz biz?
biz alınterinin gerçek olduğu; mücadelenin, hırsın, azmin kazandığı maçlar izlemek istiyoruz. biz oynanan futbolu izlemek ve o futbolu desteklemek istiyoruz. futbol konuşulsun istiyoruz. milyon dolarlık transferler yaptıktan sonra milyon dolarların kulüpler arasında gezidirildiği en azından bu algının verildiği bir lig istemiyoruz. para babalarının başkanlığını, beleş biletlerle doldurulan tribünleri, yalandan oynayan oyuncuları istemiyoruz.
az buçuk ilke istiyoruz canım kardeşim. biraz olsun temiz, en azından temiz olduğunu düşündüğümüz insanlar, kulüpler, kurumlar ve organizasyonlar görmek istiyoruz. kornerlerde, friklerde heyecanlanmak istiyoruz. topu taça atan futbolcuyu dahi alkışlamak istiyoruz. her atılan golde, golü yiyen takımın 11 futbolcusunu sırayla gözden geçirip papatya falı açarcasına "o sattı", "bu satmaz" demek istemiyoruz.
futbol izlemek istiyoruz kardeşim. bunun bedeli marka değerinizin, koltuklara yayılmış popolarınızın üzerindeki kellelerinizin, kedi gibi pisliğin üstünü örten kişiliklerinizin, "x düşerse batarız" diyen para babalarınızın sonu olsa da istiyoruz. temizliğe gerekirse kendinizden başlayın istiyoruz.
sadece futbol istiyoruz canım kardeşim. ingiltere gibi, ispanya gibi, fransa gibi ve hatta italya gibi.
çünkü italya'da udinese çıkıp juventus olmadan olmaz kardeş demiyor en azından. çatır çatır da ligden düşürüyorlar kirlenmişlik olsa da. kirlenmişlik olsa da o algıyı futbolun üstüne yaymıyor, örtmüyorlar. faturasını kesiyorlar ve o kulüp de o faturayı ödüyor.
gs amatör kümeye düşse ben gs'den vazgeçer miyim? takım sevgisi başarıya endeksli değildir, başarı sadece takıma ilgiyi, sevgiyi artırır ama herşey değildir. şampiyon bir tektir ama 2.ler de hep yaşar, hep mücadele eder ve hep varolur.
bütün bunların birer masal olduğunu, her maçın her futbolcunun önceden ayarlandığını, ideallerin rüyaların hayallerin satılık olduğunu düşündürtmeyin. gereğini yapın ve bir pislik varsa temizleyin. pislik sizdeyse önce siz temizlenin. yoksa kulüpleriyle, futbolcularıyla ve hatta taraftarıyla bu pislik ya da bu kirlenmişlik algısı hepimizi boğacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar